Michelin Rehberi: Bir Lastik Şirketi, Nasıl Oldu da Dünyanın En Ünlü Yemek Otoritesi Haline Geldi?
24 Şubat 2022 · 7 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Bu içerik Bionluk sponsorluğunda Bionluk seslendirmelerinden İrem Öznur Kılıç tarafından seslendirilmiştir.
Bir lastik şirketi nasıl oldu da dünyanın en ünlü yemek otoritesi haline geldi?
Yazar Zeynep Şeniş, editör Çağrı Mert Bakırcı.
İster gelişmekte olan bir restoranın işletmecisi olun, ister sadece iyi yemekleri keşfetmeyi seven biri.
Eminiz ki Michelin rehberini duymuşsunuzdur.
Bu rehber 100 yılın en çok beklenen ve en ünlü yemek el kitabıdır.
Çünkü küresel çapta mutfak peyzajında sunulan en yüksek standartları ve kaliteli yiyecekleri temsil etmektedir.
Bazı eleştirmenler tarafından bu rehber mutfak dünyasının kutsal kitabı olarak adlandırılır.
Michelin yıldızı derecelendirmeleri herhangi bir restoranın kaderini belirleyebilir.
İlk kez bir Michelin yıldızı alanlar bir gecede işletmelerini uluslararası ün ve muazzam sayıda müşteri akışı kazandırabilirken...
Michelin yıldızını kaybeden restoran sahipleri ve şefler için bu durum, onarılması oldukça güç olan bir itibar kaybına yol açabilir.
İyi ama bir lastik şirketi olarak bildiğimiz Michelin'in bu kadar prestijli bir derecelendirmeyle nasıl bir alakası olabilir ki?
Öncelikle rehberi kısaca bir tanıyalım.
Michelin rehberine göre bir yıldız, yüksek kalitede yemekler sunan uğramaya değer anlamına gelir.
İki yıldız...
Rutanızı değiştirmeye değecek derecede mükemmel bir yemek.
Üç yıldızsa özel bir yolculuğa değecek kadar olağanüstü bir mutfak anlamına gelir.
Michelin rehberinin ortaya çıkışı.
Andre Michelin ve Eduard Michelin ilk olarak hem otomobillerinin hem de yemek turizminin yeni bir lüks olduğu 1900 yılında Kırmızı Rehberi yayınladılar.
Michelin kardeşler rehberi yayınlamaya karar verdiğinde Fransa'da yalnızca yaklaşık 2200 adet araba bulunuyordu.
Hükümet henüz kapsamlı bir yol sistemi kurmamıştı ve benzin sadece belirli eczanelerden satın alınabiliyordu.
İki kardeş arabaları aileleri pazar günü pikniklerine götüren bir yenilik olmaktan çıkartıp uzun mesafelerde kullanılabilir bir ulaşım şekline dönüştürmekte kararlıydı.
1900'de yayınlanan rehberin 399 sayfası Fransız kasabaları ve şehirleri arasında gezintiye çıkmak için gereken tüm bilgileri içeriyordu.
Rehbere yalnızca otellere bağlı restoranlar dahil edildi ve listelendi.
Michel lastikleri ve bakımları hakkındaki bilgiler ilk 33 sayfayı, otomobil parçası üreticilerinin reklamları ise 50 sayfayı işgal ediyordu.
Düzinelerce kasaba hakkında haritalar ve temel bilgiler rehberin büyük kısmını oluşturuyordu.
Sürücüler için bu bilgiler çok önemliydi.
Benzin istasyonları henüz mevcut değildi.
Bu nedenle sürücülerin hangi eczanelerin litrelik kaplarda benzin sattığını bilmeleri gerekiyordu.
Sürücüler otoyollarda henüz ışık bulunmadığı için yıl boyunca gün batımı saatlerinin listelendiği zaman çizelgelerine ihtiyaç duyuyordu.
Bu gibi detaylar Michelin rehberini insanların trenle seyahat edeceğini varsayan dönemin tur kitaplarından ayırıyordu.
Michelin kardeşler dönemin mütevazi insanları sayılmazlardı.
1900'lerde ilk Michelin rehberinin ilk sayfasında André Michelin tarafından yazılmış şu ibare bulunmaktadır.
Bu çalışma yeni yüzyılla birlikte ortaya çıkıyor ve bir o kadar da uzun sürecek.
Kılavuzun en az yüzyılda yanacağını tahmin etmek oldukça cesurca olsa da zamanla bu öngörü gerçeğe dönüştü.
Lastik şirketi büyüdükçe rehberleri de büyüdü.
Michelin kardeşler 1920'de Michelin rehberini ücretli yapacak kadar popüler hale gelmiş ve Avrupa çapında ülkeye özgü baskılar yapmaya başlamışlardı.
1931'de ise harika bir yenilik yaptılar.
Dünyaca ünlü Michelin yıldızı derecelendirme sistemini tanıtmaya karar verdiler.
Ancak bir derecelendirme sistemine sahip olmak o kadar da basit değildi.
Michelin kardeşler derecelendirmelerini doğrulamak için gizlice restoranlara ziyaret edecek, ve yemek kalitesini gözlemleyecek profesyonel gıda müfettişlerine yatırım yaptılar.
Bu uzmanlar yemek kalitesi, ambiyans ve sunulan hizmet gibi kriterleri özenle inceleyerek bir derecelendirme sunmaya başladılar ve bu özen hala devam etmektedir.
Bu zekice düşünülmüş derecelendirme sistemi ve gıda müfettişlerinin varlığı nedeniyle restoranlar en lüks ve kaliteli restoranı ortaya çıkarmak için Kendilerini birbirleriyle rekabet
ederken buldular. Katılan tüm restoranlar rehber tarafından kabul edilmek için kendilerini daha yüksek seviyelere çıkarmaya gayret etti.
Yalnızca restoranların kalitesi artmakla kalmadı.
Aynı zamanda Michelin rehberinin popüleritesi de inanılmaz düzeyde arttı.
İlginç bir şekilde herkes bu tür bir dış kaynak tarafından yaratılan rekabetten memnun değildi.
Birçok restoran sahibi bu derecelendirmenin müşteri beklentilerini yersiz miktarda abarttığını ve bu nedenle servis ve dekor gibi detaylara daha fazla harcama yapma zorunluluğu doğurduğundan
şikayetçiydi. Örneğin Casa Julio isimli bir İspanyol restoranı 2009 yılında ilk yıldızını aldı.
Ancak restoranın şefi Julio Bioska, yıldızın verildiği yemeklerin sevdiği yemekler olmadığını ve yaratıcılığını kısıtladığını söyleyerek Aralık
2013'te gerçekleşen yıldız kaldırma işlemi başarısız olunca menüsünü değiştirmek zorunda kaldı.
2015 yılında yıldızı geri alındı.
Londra'daki Peter Sham Nurseries Cafe ve Belçika'daki Who Is Fun Lee'de benzer şekilde yıldızlardan şikayetçi olan restoranlar arasındadır.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
