Metamfetamin (Kristal Meth) ve Etkileri: Aramızdaki "Mavi" Tehlike!
6 Kasım 2023 · 7 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Metamfetamin ve etkileri.
Aramızdaki mavi tehlike.
Amfetamin türü uyarıcılar grubuna ait olan metanfetamin, günümüzde en çok kullanılan uyuşturucu kimyasallar arasındadır.
Çok küçük miktarlarda ve kısa süreli kullanımlarda bile bağımlılık oluşturabilme özelliğindedir ve tekrarlayan kullanımlarda birey, uyuşturucu kullanımına bağlı olarak gerçekleşen farmakolojik mekanizmalarıyla daha yüksek dozlara ihtiyaç duyacaktır.
Metamfetamin ve üyesi olduğu ilaç grubu, neden olduğu güçlü yan etkiler nedeniyle çoğu ülkede kontrollü kullanılmakta ve suistimali durumunda cezalar uygulanmaktadır.
Amfetamin ve metamfetamin, Amerika Birleşik Devletleri Uyuşturucu Uygulama İdaresi tarafından denetim altındadır.
Kristal med tarihi, metamfetamin neden üretildi?
Amfetamin veya alfametilfenetilamin türevi ilaçlar, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkilere sahip ve farmakolojik amaçlarla kullanılan kimyasallardır.
Amfetaminler ilk kez 1887'de Berlin Üniversitesi'nde astım tedavisi için çalışan Romen kimyager Lazar Adelaun tarafından, bir memeli nörotransmitteri olan fenetilaminin metil analoğu olarak sentezlenmiştir.
Özellikle dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda etkili bir ilaç kategorisidir.
Aderal, konserta, dexedrin, fosalin, metadex, metilin, ritalin olarak reçete edilir.
Ayrıca dopamin salıverilmesinde rol oynadığından dolayı Parkinson tedavisinde de kullanılmaktadır.
Yoğun tempoda çalışan bireyler de zihinlerini açık tutmak amacıyla amfetaminleri tercih edebilmektedir.
Yüksek uyarıcı etkileriyle uyku problemine ve şizofreni benzeri psikozlara yol açması nedeniyle su istimal edilerek keyif verici madde olarak yasa dışı kullanımları mevcuttur.
Kimyasal yapısı. Metamfetamin, amfetaminin en metillenmiş versiyonudur ve ilk olarak dekongestan yani burun tıkanıklığında kanalları açma işlevli olarak piyasaya sürülmüştür.
Japonya'da ilk olarak 1893'te Nagayoshi Nagai tarafından öncü kimyasal efedrinden sentezlenen metanfetamin, savaş sırasında askerler tarafından yorgunluğu önlemek için enerji hapları olarak kullanılmıştır.
Ancak savaştan sonra özellikle Avrupa'da kötüye kullanım kısa sürede salgın oranlarına ulaşmıştır.
Günümüzde ise tedavi amacıyla metanfetamin etken maddeli yalnızca desoksin bulunmaktadır ve bu da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisinde kullanılmaktadır.
Uyuşturucu olarak kullanılan metanfetamin genellikle beyaz, pembe veya kahverengi olarak, kristal met olarak bilinen diğer formu ise beyaz veya özellikle de Breaking Bad dizisi sonrasında popülerleşen açık mavi
kristaller olarak yasa dışı laboratuarlarda üretilmektedir.
Üretimde etken madde, uyarıcı özellikte olan efedrin veya södoefedrindir.
Burundan çekilerek veya buhar formunda teneffüs edilerek kullanımları vardır ve çeşitli kullanım şekillerinde farklı etkiler oluşmaktadır.
Buhar formunda kullanıldığında veya enjekte edildiğinde, kokainin burundan çekilmesine benzer, kalp ritminin hızlanması, beyinde nörotransmitter salınımı ve kan basıncının ani artışı ile karakterize olan bir ruh hali oluşturur.
Enjeksiyon daha güçlü bir üforik etkiye sebep olsa da oluşturduğu etki kısa sürelidir.
Farmakolojik ve fizyolojik özellikleri Amfetamin grubu kimyasalların ana iskeletini oluşturan yapı fenetilamin grubudur.
Fenetilaminler fizyolojik anlamda insan beyninde endojen olarak sentezlenerek nöromodülatör veya nörotransmitter olarak işlev görür.
Beyindeki kapiller, endotelyum hücrelerinde fenilalanin aminoasidi, dekarboksilasyonla fenetilamine dönüşür ancak nöronal ve ziküler içerisinde depolanmayıp monoamin oksidaz enzimiyle hızlı bir şekilde yıkılır.
Bununla birlikte fenetilaminin yan zincirindeki A karbonuna eklenen bir metil grubu fenetilamini MAO tarafından yıkılmaya karşı korur.
Bu esnada oluşan yeni yapı amfetaminin etkilerini taklit etmektedir.
Bir gıda maddesi olarak tüketildiğinde ise fenetilaminin amfetamin benzeri etkisi çok azdır veya hiç yoktur.
Çünkü monoamin oksidazlar tarafından hızla bozulur.
Amfetaminler hem santral sinir sisteminde hem de periferde norepinefrin, dopamin ve serotonin salınımı uyaran dolaylı monoamin agonistleridir.
Monoaminlere kimyasal olarak benzer göründüklerinden amfetaminler geri alım taşıyıcıları veya pasif difüzyon yoluyla nöronların presinaptik termilerlerine girebilmekte ve depolama veziküllerinden salınan
monoamin nörotransmitterlerini veziküllere geri alınımını zorlayabilmektedir.
Bağımlılık ve Tolerans Temel olarak herhangi bir maddeye tekrarlayan veya düzenli dozlarda maruz kalınması durumunda o maddeye karşı tolerans gelişmektedir.
Yani kullanılan maddeye karşı geliştirilen yanıt, ilk durumdaki etkisini yitirmekte ve birey aynı etkiye ulaşabilmek için daha yüksek dozlara ihtiyaç duymaktadır.
Burada tolerans, farmakokinetik ve farmakodinamik tolerans olmak üzere iki tipte gerçekleşmektedir.
Farmakokinetik toleransta, herhangi bir maddeye uzun süre artan dozlarda maruz kalınması üzerine vücutta maddenin temizlenme mekanizmalarının daha hızlı çalışması söz konusudur.
Bu durumda bireyler tarafından maddenin maksimum etkisi azalıyor gibi algılanarak her seferinde daha yüksek dozlar alınır.
Farmakodinamik tolerans ise herhangi bir maddeye artan dozlarda maruz kalınması durumunda ilaç molekülüne ait reseptörlerin downregüle edildiği veya ikincil mesajcı sistemlerin farmakolojik etkinin azaltılacağı
şeklinde uyarıldığı bir yanıt gelişir.
Her iki durumda da maddenin kullanımı üzerine farklı mekanizmalar aracılığıyla bağımlılık oluşur.
Tehlikeler Uzun süreli yüksek dozlarda metanfetamin kullanımının merkezi sinir sistemi ve kardiyovasküler sistem üzerine ciddi yan etkileri bulunmaktadır.
Bu yan etkilerin zamanla vücut direncini düşürme, çeşitli hastalıklara ve enfeksiyonlara yatkınlık sağlama durumu söz konusu olabilmektedir.
Kısa dönem yan etkileri sahte bir iyi ruh hali ve enerjik bir mod olarak örneklenebilir.
Birey bu sahteliğin farkına varmadan vücudunu kapasitesinin üzerinde kullanır.
Ayrıca kilo kaybı, hiperaktivite, bulantı, saldırganlık ve uyku problemleri de sık görülen yan etkiler arasındadır.
Metamfetamin, uzun dönem kullanımlarda geri dönüşsüz ve ciddi yan etkilere neden olur.
Örneğin kan basıncında ve kalp ritminde artış sonucu beyin damarlarında oluşan çatlaklar beyin kanaması, Alzheimer benzeri beyin hasarı ve felçle, düzensiz kalp atımı da kalp krizleri ve sonucunda ölümle sonuçlanmaktadır.
Aynı zamanda meydana gelen hasarları kullanım şekline bağlı olmakla birlikte akciğer, kara ciğer ve böbrek üzerinde işle bozukluklarına neden olmaktadır.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
