Memeli Hayvanlar Arasındaki En Vahşi Canlılar, İnsanların da İçinde Yer Aldığı Primatlardır!
20 Kasım 2019 · 5 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Memeli hayvanlar arasındaki en vahşi canlılar, insanların da içinde yer aldığı primatlardır.
İnsanların vahşete yatkınlığı, Vahşi primatlardan aldığımız evrimsel mirasın bir sonucu olabilir.
Antropologlar ve diğer bilim insanları yüzyıllardır neden insanların birbirlerini öldürmeye bu kadar meraklı olduğunu soruyor.
Peki evrimsel olarak bunun bir açıklaması olabilir mi?
Yapılan bir araştırmaya göre bu kadar agresif olmamızın nedeni evrimsel olarak şiddete meyilli bir taksonomik daldan türleşmiş olmamızdır.
Balinalar nadiren şiddete başvurur.
Aynı şekilde yarasalar ve tavşanlar da.
Fakat primatların...
bölgelerini aşan misafirlere neredeyse hiç tahammülü yoktur.
Hatta öyle ki gruplar halinde yeni bireye ölümcül şiddet uygulayabilirler.
Sevimli lemurlardan çapkın bonobolara, sosyal şempanzelerden ihtişamlı gorillere kadar primatlar takımının diğer memelilerden 6 kat daha fazla birbirlerini öldürdükleri tespit edildi.
Nature'da yayınlanan araştırmaya göre insan türü, diğer primatların popülasyon içindeki şiddet oranının neredeyse aynısına sahiptir.
Ayrıca ilginçtir ki bu röportaja göre mirketlerin ilk sırada olduğunu söyleyenler de var.
Şiddet veya ölümcül öfke diye bilinen davranış aslında bireyin üreme ve uyum başarısını artırır.
Dolayısıyla bilissel yetenek, çevre baskısı ve tür içi rekabetiyle doğru orantılı olması muhtemeldir.
Fakat ironik olarak insan türü aynı zamanda en fazla özgecil davranışa ve empati yeteneğine sahip hayvanların da başında geliyor.
Yeni makalede araştırmacılar 50 bin yılı kapsayan, içerisinde 600 insan popülasyonu olan 137 taksonomik aileden 1024 memeli türündeki 4 milyon ölümü
analiz etti. Bu verilerdeki öldürücü şiddeti sıraladı.
Yapılan hesaplamalara göre insan ölümlerinin %2'sinin bireyler arası cinayetler olduğu görüldü.
Bu verilere Neandertaller gibi soyu tükenen insan türleri de dahil.
Tarihe baktığımızda şiddet oranı dalgalanmalar gösteriyor.
Göçebe dönemlerde düşük orandayken yağmaların ve petihlerin kârlı olduğu dönemlerde yüksek olduğunu görüyoruz.
Medeniyetin ilerletilmesiyle oranlar tekrar düşmüştür.
Bu da biyolojik evrimin yanı sıra kültürel evrim sayesinde şiddetin kontrol altına alınabildiği anlamına gelmektedir.
En azından diğer primatlardan daha başarılı bir oranda.
Araştırmanın başında olan Jos Maria Gomez'e göre insanlar şiddet konusunda diğer primatlardan farklı değiller.
İnsan türünün şiddete daha meyilli olmasını düşünme nedeni etkilerinin daha büyük olması veya kendi türümüzde olan bir tene daha aşina olmamız olabilir.
Bir insan ile bir lemurun şiddet açısından popülasyon içerisindeki etkisi düşünülünce elbette insan türü daha büyük çapı zarar verecektir.
Bu da insanın şiddete daha meyilli olduğu algısını oluşturuyor olabilir.
Sonuçta sosyo-kültürel farklılıklara göre öldürme oranlarında değişiklik olsa da taksonomik tür olarak diğer memelilerden daha fazla birbirini öldürmeye meyilli olduğumuz görülüyor.
Bu durum, belki de kompleks sosyal gruplar halinde yaşayan hayvanlarda sık görülüyor olabilir.
Birbirleriyle yaşamak üzere evrimleşmiş üyelerin, tür içi şiddete daha çok yatkın olması ileride birçok araştırmanın konusu olabilir.
Belirli bir bölgede yaşayan sosyal türlerin, yalnız yaşayan ve belirli bir bölgesi olmayan memelilere oranla daha yüksek şiddet gösterdiğini belirten Gomez, Bu konunun araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
