Memeler ve Göğüsler: Erkekler, Dişilerin Memelerini Neden Sever?
27 Ocak 2021 · 11 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Erkekler dişilerin memelerini neden sever?
Editor Çağrı Mert Bakırcı Seslendiren Altay Kenger Beklenmedik gelecek olsa da, başlıktaki soru yıllardır bilim insanlarının kafalarında soru işaretlerine neden olan bir sorudur.
Bilim böyledir.
Aşina olduğumuz ama cevaplanmamış birçok gizem perdesinin peşinde koşar.
Çünkü aşinalıktan kaynaklanan duyarsızlık, birçok kıymetli gerçeği gözümüzün önünde olmalarına rağmen kaçırmamıza neden olabilir.
Bilim, buna engel olan müthiş bir araçtır.
Soru her ne kadar kolay geliyor olsa da bir türlü aydınlatılamamıştır.
Sahi heteroseksüel erkekler neden dişilerin göğüs bölgesinde bulunan yağlı bir doku parçasına bu kadar kafayı takmış durumdalar?
Bilim insanlarının bu konuda yeni bir teorisi var.
Önce terimleri temizleyelim.
Her ne kadar tuhaf bir şekilde kibar olduğu iddia ediliyorsa da göğüs ile meme aynı şey değildir.
Eş anlamlı olarak kullanılmaları bilimsel olarak hatalıdır.
Örneğin Göğüs kanseri diye bir kanser türü yoktur.
Yani eğer göğüsteki deri kanseri kastedilmiyorsa.
Yaygın olarak bilinen o kanser türünün adı meme kanseridir.
Göğüs, bilimsel adıyla thorax olarak bilinir.
Hayvanlar alemi içerisindeki sayısız hayvanın, dolayısıyla insanın da boynu ile karnı arasındaki bölgeyi işaret eder.
Türüne bağlı olarak göğüs bölgesinde, vücudun içinde ve dışında çok sayıda yapı ve organ bulunabilir.
Kalp, akciğerler, göğüs kafesi, meme de...
memeli hayvanlar sınıfında bulunan bu yapılardan biridir.
Çoğunda öyle olsa da her memeli hayvanın memeleri göğsünde bulunmak zorunda değildir.
Ancak bu sınıf içerisindeki insan türünün hem dişilerinde hem de erkeklerinde meme göğüste bulunur.
Meme özellikle primatlar takımında dolayısıyla insanlarda göğüste bulunan, dişilerde süt bezlerini barındıran, erkeklerde ise evrimsel süreç dolayısıyla neredeyse tamamen körelmiş bir organdır.
Konunun anlaşılması için önce bunun netleştirilmesi gerekmektedir.
Şimdi ana konumuza dönelim.
Erkekler neden memeleri sever?
Erkeklerin neden dişi memelerine bu kadar düşkün oldukları konusunda bugüne kadar çok sayıda teori ileri sürülmüştü.
Bunlardan bazıları halk arasında popüler olsa da düpedüz yanlıştır.
Örneğin kadın memelerinin büyüklüğünün süt verme kapasitesi ile hiçbir ilgisi yoktur.
Dolayısıyla erkekler...
Eğer ki kitleler halinde ve nesiller boyunca yanlış bir sinyalin peşinden koşmadılarsa dişileri daha fazla süt verme ihtimaline yönelik bir seçilme maruz bırakmış olamaz.
Yani erkeklerin meme düşkünlüğünün cevabı bu tür bir cinsel seçilim değildir.
Diğer teoriler genelde Freud'a atfedilen ve pratik olarak test edilmesi pek mümkün olmayan veya güvenli bir şekilde test edilmesi çok zor olan bilinçaltı ile ilgili teorilerdi.
Bazıları ise evrimsel antropolojiden gücünü alıyordu.
Örneğin bir teoriye göre Sıradan bir yağ bezi olan memeler, süt verme kapasitesine değil, kadın doğurganlığını sinyalliyordu.
Pleistosen dönemde açlık, ölüm kalım meselesiydi ve bu dönemde zayıf olmamak, besin bulabilme ve hayatta kalma başarısını yansıtıyordu.
Memeleri büyük olan bir kadın, bu yağ dokusunu besleyebilecek kadar besin bulabiliyor demekti ve bu nedenle bu tür kadınları seçen erkekler ve onların soy hattı, evrimsel avantaja sahipti.
Elbette sadece bu da değil, tıpkı günümüzde olduğu gibi Geçmişte de kadınların yaşı ilerledikçe memelerinin fiziksel görünümü değişmekteydi.
Dolayısıyla meme, doğurganlığın bir sembolü olarak evrimsel bir göreve sahipti.
Erkekler, meme şekline göre dişilerin doğurganlığını tespit edebiliyordu.
Tabii bu tür bir cinsel seçilim doğal seçilim ile dengelenmekteydi.
Çünkü eğer yağ dokusu doğurganlık ve hayatta kalma becerisi sembolü ise vücudun her yerinde yağ birikerek bu sinyal verilebilirdi.
Ancak atalarımız Afrika'nın sıcak savanaların devrimleştiği için bu kadar sıcak bir habitatta vücudun her yanına dağılmış ve vücudu aşırı sıcak tutan yağlar dezavantajlıydı.
Burada memelere düşen bir diğer rol kadının hamileliğini sinyallemekti.
Günümüzde 90-60-90 gibi terimlerle ifade edilen kum saati figürü hamilelikte bu oranı yitirmekteydi.
Bu da erkeklerin hamile dişileri kolayca ayırt edebilmesini ve sınırlı olan kaynaklarını henüz hamile olmayan dişilere ayırmalarını sağlamaktaydı.
Ayrıca simetri de sağlık sembolü olduğu için simetriyi sinyalleyen memelerin seçilmesi çok olasıydı.
Konu hakkındaki diğer teoriler ise evrimsel biyolojinin gücü sayesinde geliştirilebilmiş fakat destekleyici pek fazla veri toplanamamış olmasından ötürü yaygın kabul görememiş teorilerdi.
Şimdi bu teorilere bir yenisi daha eklendi.
Ancak bu doğrudan test edilebilir olması bakımından umut vaat ediyor.
Emur Üniversitesi'nde psikiyatri bölümünde çalışan Profesör Larry Young, İnsanın evrimsel sürecinde anne ile bebek arasındaki ilişkiyi güçlendirmek için emzirme sürecinde bebekte bir takım sinir ağlarının evrimleştiğini
düşünüyor. Bu nöral ağlar bebeklik çağını geçip ergenliğe ulaşan erkek bireylerde farklılaşarak farklı bir amaca hizmet eder hale geliyor olabilir.
Bebeklik çağlarında hayatta kalmak için anne sütüne dolayısıyla annenin memesine muhtaç olan erkek bireyler ergenlikten sonra cinsel dürtülerin de etkisiyle kadın memelerine karşı ilgi duyuyor olabilir.
Eğer bu teori güçlenebilirse hem Freudian yaklaşımı içine alması hem de kendisinden önce gelen sinir bilimsel açıklamaların omuzlarında yükselmesi bakımından bilim için önem arz edebilir.
Emzirme esnasında kadınların memucu uyarıldığında annenin beyninde aşk kimyasalı olarak da bilinen oksitosin salgılanır.
Bu hormon annenin dikkatini bebek üzerinde toplamasına yardım eder ve onunla ilgilenmesi konusunda destek olur.
İlginçtir ki son yıllarda yapılan araştırmalar Bu hormonun salgılanmasını sağlayan nöral devrenin aslında annelerin bebekler için kullanmalarını sağlamak amacıyla oluşmadığını gösterdi.
Birçok araştırma kadınların büyük çoğunluğunda meme ucunu uyarmanın cinsel istek uyandırdığını ve vajinal ile kilitoral uyarım ile aynı beyin bölgelerini faaliyete geçirdiğini göstermiştir.
Bir erkek partnerinin meme ucuna dokunduğunda veya masaj yaptığında bu eylem kadının beyninde oksitosin salgılanmasına yol açar.
Anne ile bebek ilişkisini düşündüğümüzde Bir önceki bahsettiğimiz durum için şunu diyebiliriz.
Oksitosin, kadının dikkatini ve ilgisini partnerinin üstünde toplamasına yardım ediyor ve bu kişiyle arasındaki bağı güçlendiriyor.
Bu da bize heyecan verici bir ihtimale götürüyor.
Erkekler bu davranışı kadınlar üstünde yaptıkça partnerlerinin kendilerine olan bağı artıyor.
Evrimsel süreçte bu durum erkeklerin bu davranışı tekrarlamaları ve bunu yapmak istemeleri şeklinde insanın fizyolojik ve psikolojik yapısını şekillendiriyor.
Evrimin en temel unsurlarından biri şüphesiz üreme ve neslin devamıdır.
Neslin devamını sağlamak için de karşı cinslerin birbirlerine yakınlaşmaları gerekmektedir.
Oksitosin hormonu bu yakınlaşmayı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır.
Young kendi sözleriyle bu gelişmeleri şu şekilde yorumluyor.
Erkeklerin kadın memelerine olan ilgisi heteroseksüel erkeklerde olan ve ergenlikle beraber harekete geçen bir beyin organizasyonudur.
Evrim Erkeklerdeki bu beyin organizasyonunu kadınlara karşı cinsel ilgi uyandıracak şekilde seçti.
Çünkü sonuç olarak bu organizasyon kadınların bağlanma duygularını güçlendiriyor ve onları partnerine daha bağlı yapıyordu.
Neden sadece insan erkekleri dişilerinin memelerine bu kadar ilgi duyuyor?
Dr. Yong'un evrim teorisinden gücünü alan yeni teorisi zor bir soruya cevap vermemizi sağlayabilir.
Neden diğer memeli hayvanlarda ve maymunlarda dişilerin memeleri bu kadar ön planda değil?
Neden sadece insanların erkekleri dişi memelerine bu kadar ilgi duyuyor?
Yangın düşüncesine göre bu durum tek eşlilikten kaynaklanıyor çünkü memeli hayvanların %97'sinde tek eşlilik görülmüyor.
Dolayısıyla çiftler arasında insanda olduğu kadar güçlü bir bağlılığa da ihtiyaç duyulmuyor.
İkinci bir sebep olarak bizim fizyolojik yapımız ve cinsel ilişki esnasındaki pozisyonlarımız geliyor olabilir.
İnsanlar birçok memeli hayvanın aksine iki ayağının üstünde kolayca dik durabilen ve yüz yüze bakarak cinsel ilişkide bulunan canlılar.
Bu durumda erkeklerin kadınların meme uçlarına dokunması için daha fazla fırsat veriyor.
Tek eşli tarla farelerinde meme uçları aşağı doğru sarkıyor ve bu hayvanlar arkadan çiftleştikleri için köpek stiliseksi yani onlarda bu tür bir evrimsel adaptasyon gerçekleşmemiş olabilir.
Bu durumda insanın cinsel evrim süreci kadın memelerine daha fazla önem vermiş diyebiliriz.
ve erkeğin kadın memelerine olan ilgisi zaman içinde bir beyin nöral ağı geliştirmiş olmalı.
En güncel bilgilerin de dahil olduğu bildiğimiz her şeyi göz önüne alırsak bu evrimsel değişikliğin en büyük sebebinin kadının partnerine olan bağlılığını ve annelik bağını güçlendirmek olması çok olası gözüküyor.
Yangın öne sürdüğü bu yaklaşımlar kültürden kültüre, milletten millete değişebilir.
Evrimsel açıdan erkeklerin bu ilgisi genel olarak avantajlı bir durum olabilir.
Ama örneğin bazı Afrika kabilelerinde kadınlar memelerini herhangi bir giysiyle örtmüyorlar.
Ve erkekler de öyle aman aman bir ilgiyle onlara bakmıyorlar.
Ancak buradan şu anlaşılmasın.
Bu insanlar memelerini örtmedikleri için cinsel faaliyetlerde memelerin hiçbir rolü yok demiyoruz.
Meme uçlarını dokunmak bu kadınlarda cinsel uyarım sağlayabilir de sağlamayabilir de.
Bu konuda henüz yeterince bilimsel çalışma mevcut değil.
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
