Transkript
Maymunları evrimleştirmek.
İnsana özgü bir gen maymun beyinlerini insandaki gibi irileştiriyor ve neokorteks kalınlığını arttırıyor.
Bu metin bir onluk seslendirmeni Özgür Babal tarafından seslendirilmektedir.
Yazar Çağrı Mert Bakırcı Bizi diğer primatlardan ayıran en temel özelliğimiz vücut büyüklüğümüze göre daha iri olan beyinlerimizdir.
İnsan olmayan ama primat olan atalarımızdan bize kadar gelecek olan yolakta çok sayıda gen rol aldı ve bunların zaman içinde değişmesinin etkisiyle bizler atalarımıza ve kuzenlerimize
göre farklılaştık.
Görünen o ki zeka büyüklüğümüzü etkileyen en önemli gen ARHGAP11B isimli bir gen olabilir.
Ve bu geni kullanarak diğer maymunlarda da iri beyinler üretmek, böylece evrimsel geçmişi teste tabi tutmak mümkün olabilir.
Gerçekten de Almanya'daki Max Planck Moleküler Hücre Biyolojisi ve Genetik Enstitüsü ve Japonya'daki Deneysel Hayvanlar Merkezi Enstitüsü'nden araştırmacılar bu geni kullanarak Jallithirix
jacus türü marmoset maymunlarının beyinlerini irleştirmeyi başardılar.
Araştırmaların sonuçları Science dergisinde yayınlandı.
Evrimde geriye gitmek.
Bu araştırma sadece baş döndürücü olmakla kalmıyor.
Aynı zamanda bilimsel olarak da oldukça öğretici.
Bu deneyden öğrendiklerimizle insanın diğer primatlardan beyin büyüklüğü ve zeka bakımından ayrıldığı süreci aydınlatmamız mümkün olabilir.
Max Planck Enstitüsü'nden başyazar Violent Hotner, Inverse sitesine şöyle konuştu.
Bu genin neler yapabileceğine dair, özellikle de eğer hipotezimiz doğruysa neler yapması gerektiğine dair bir fikrimiz vardı.
Ancak bunlar sadece bir umut düzeyindeydi.
Neyse ki bu gen, ondan bekleyebileceğimiz her şeyi tam olarak yapıyordu.
Sözünü ettiği etkiyi dört ana grupta incelemek mümkün.
Maymunlara aktarılan ARHGAP11B geni, Maymunlar da üst düzey insan fonksiyonlarıyla ilişkilendirilen neokorteks katmanını irileştirdi.
Maymun beyninin katlanma biçimini insan beyninin katlanma biçimine benzer hale getirdi.
Nöronların üretiminden sorumlu progenitör hücre tiplerinin sayısını arttırdı.
Özellikle de üst katmanlarla ilişkili nöronların sayısını arttırdı.
Ki bunlar insan evriminde de artış gösteren nöronlardır.
Anlayacağınız, bu genin marmosetlere eklenmesi, insan beyninin evrimi konusunda yaşadığını düşündüğümüz değişimlerin her birini tek başına gerçekleştirmeyi başardı.
Yani bu deney, homo sapiens türünün evriminin adeta yeniden canlandırması gibi.
Türümüz tam da bu tür bir genetik evrim geçirerek günümüzdeki beynine ve zekasına kavuşmuş olabilir.
Makalenin eş yazarlarından Michael Heide şöyle diyor.
Bu deneyimiz söz konusu genin ve bu genin insanlardaki ifadesinin primat veya maymun beyinlerinin genişlemesi ve katlanması için yeterli olduğunu gösteriyor.
İnsan neokorteksinin evrimi ve ARHGAP11B geni İnsan neokorteksinin evrimsel süreçte genişlemesi, modern insanlar olarak bizlerin sahip olduğu bilissel fonksiyonların
ana nedeni olarak görülmektedir.
İnsana özgü olan ARHGAP11B geni ise Neokorteks bölgesinin irileşmesiyle ilişkilendirilmektedir.
Çünkü bu gen neokortikal nöronları oluşturan progenitör hücrelerde ifade edilmektedir.
Ve az sonra göreceğimiz gibi primat olmayan hayvanlarda yapılan deneylerde genin aşırı ifadesinin beyni irileştirdiğini göstermiştir.
ARHGAP11B geni günümüzden 5 milyon yıl kadar önce çok daha yaygın olan ARHGAP11A geninin kısmi kopyalanması sonucu ortaya çıkmıştır.
Sonradan meydana gelen bir nokta mutasyonu dolayısıyla ARHGAP11A geninin ana fonksiyonunu yerine getirmemeye başlamış ve aslen mitokondride yaygınlaşmıştır.
Bu gen, burada glutaminoliz adı verilen bir süreç aracılığıyla neokorteksin büyümesiyle ilişkilendirilen bazal progenitörlerin çoğalmasına neden olmuştur.
İşte bu araştırmada insana özgü bu gen marmo setleri aktarılmış ve etkileri incelenmiştir.
Maymun harici türlerde ARHGAP11B geni.
Aslında bu gen ilk defa insan harici bir türde test edilmedi.
Bu genin beyin büyüklüğü üzerindeki etkisi daha önceden farelerde ve dağ gelinciklerinde de denenmişti.
Ancak orada insanlarda bulunan düzeyde gen kullanmak yerine sadece genin aşırı ifade edildiği durumları sınamışlardı.
Ve buna rağmen hayvanların beyinlerinin irileştiğini görmüşlerdi.
Bu yöntem nedeniyle beyinlerdeki irileşmenin bu genden mi yoksa bilmedikleri başka bir nedenden mi kaynaklandığını net olarak görememişlerdi.
Dahası tahmin edebileceğiniz gibi insanlar ve marmosetlerin aksine fareler ve dağ gelincikleri maymun değillerdir.
Dolayısıyla bu genin atalarımızda ne gibi bir etkiye sahip olduğunu görmek istiyorsak primatlara odaklanmamız gerekir.
Fareler ve dağ gelincikleri bu konuda bize pek fazla bilgi veremez.
Primatlar araştırmacıların özellikle ilgisini çekiyordu.
Çünkü bu deney yapılana kadar genin yakın akrabalarımızda da benzer bir işleve sahip olup olmayacağı bilinmiyordu.
Bu deney, insandan alınan bir genin primatlara konulması sonrasında beynin irileştiğinin gösterilebildiği ilk deney.
Etik kaygılar ve kürtaj.
Bu tür hayvan-insan melezi deneylerinde etik her zaman büyük bir kısıtlayıcıdır.
Birçok durumda melezler embriyo evresindeyken yeterince veri toplanmadığına kanaat getirildiğinde öldürülürler.
Dolayısıyla bu maymunun insan benzeri bir zeka sergileyip sergilemeyeceğini merak ediyorsanız ne yazık ki henüz bunu öğrenemeyeceğiz.
Bu araştırmada kullanılan maymun fetüs örnekleri Japonya'dan Almanya'ya getirildi ve burada deney için hazırlandı.
Sonrasında insan genleri enjekte edilen maymunlar büyütüldüler ve beyin gelişimleri incelendi.
Fetüslerin 101 gün büyümesinden sonra yeterince verinin toplandığına kanaat getiren ekip, sezaryen yöntemiyle fetüslerin gelişimini durdurdular.
Marmosetlerde gebelik yaklaşık 150 gün sürmektedir.
Bu evre, neokorteks gelişiminin yaşandığı ve bu bölgedeki nöronların üretildiği dönemdir ve insanda gebeliğin yaklaşık 16.
haftasına karşılık gelmektedir.
Etiğin kırmızı çizgisini aşmak olurdu.
Bana soracak olursanız daha bu genin maymunlarda bu düzeyde etkili olduğunu ilk keşfettiğimiz deneyde insan genlerine sahip maymunlar doğurmak etik olarak sorumsuzluk olurdu.
Sonuçta bu genin eklenmesiyle ne tür bir davranışsal değişim elde edeceğimizi henüz bilmiyoruz.
Ancak buna rağmen bazıları insan maymun melezlerini yapmanın etik bir risk değil tam tersine bir zorunluluk olduğunu iddia etmektedir.
Bu konuda nihai karara varmak zor.
Fakat bu tür araştırmalar devam ettikçe türümüzün evrimsel tarihini daha net bir şekilde aydınlatacağız ve nereden geldiğimiz sorusuna verdiğimiz cevapları çok daha net hale getirebileceğiz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
