Lucid Dream Nedir, Ne Değildir? Rüyalarımızı Bilinçli Olarak Kontrol Edebilir miyiz?
26 Aralık 2025 · 19 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Lucid dream Türkçesi berrak rüya, kontrollü rüya veya bilinçli rüya olarak da çevrilir.
Rüyayı gören kişinin rüya gördüğünü bilinçli olarak fark etmesi durumudur.
Bu farkındalığı kimi zaman rüyanın kısmen veya tamamen kontrol edilmesiyle sonuçlanır.
Ancak bir rüyanın lucid veya berrak olarak tabir edilmesi için illa kişinin kontrollü olmasına gerek yoktur.
Kulağa bilim kurgu veya sahte bilim gibi gelen bu olgu gerçek bir bilimsel olgudur ve uzun yıllardır psikologlar ve sinir bilimciler tarafından araştırmaktadır.
Örneğin katılımcılardan en son rüyaları hakkında ayrıntılı olarak rapor vermelerini isteyen bir çalışma, berrak rüyaların berrak olmayanlara kıyasla gerçekten de uyuyan kişinin bir rüyada olduğu gerçeğine dair çok daha fazla içgörü
ile karakterize edildiğini bulmuştur.
Berrak rüyalar gören katılımcılar rüya içindeki düşünceler ve eylemler üzerinde daha fazla kontrole sahip olduklarını, mantıklı düşünme yeteneğine sahip olduklarını ve uyanık yaşamlarının gerçek kanınlarına yerleşmene daha iyi olduklarını belirtmişlerdir.
İnsanların berrak ve berrak olmayan rüyalarda olduğu gibi uyanık haldeki bilinçli karar verme yeteneğini araştıran başka bir çalışma uyanıkken ve berrak rüyalar gördüğümüzde iradesel yetenekler arasında büyük ölçüde ölçüde bulunmuştur.
Bununla birlikte plan yapma yeteneği uyanıklığa kıyasla berrak rüyalarda önemli ölçüde daha kötüydü.
Ancak tüm bu bulguları daha iyi anlamak istiyorsak öncelikle rüya dediğimiz olguyu biraz daha yakından tanımamız gerekiyor.
Rüyalar hakkında temel bilgiler.
Yüzyıllardır insanlar uykusunda rüya görür.
Öyle ki hayatımızın yaklaşık 2190 günü yani 6 yılını rüya görerek geçiyoruz.
Rüyalarımızda yaşadığımız algıların ve duyguların farkında olsak da uyanık olduğumuz zamanki gibi birleşti değiliz.
Rüyaların evrimsel avantajı ve içerikleri.
Rüya görmek önemli ve özel bir bilinç durumudur ve karmaşık beyinlere sahip hayvanlar da önemli bir seçilim avantajına sahiptir.
Yapılan bazı çalışmalar sonucunda rüya içeren iyi bir gece uykusundan sonra kişilerin anagram bulmacaları ve zor problemleri çözme yeteneklerinde gelişme görülmüştür.
Bu yüzden rüyalar gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz problemleri çözmek konusunda bir simülasyon ortamı yaratır ve bu yolla türün evrimsel uyum başarısını artırıyor olabilir.
Gerçekten de rüyalar uyanık haldeki bilincimizi tamamlayan çok sayıda öge içerir.
Rüyada gördüğümüz tüm nesnelerin tümü iç dünyamızın yazmasıdır.
Rüyanızda sanamadığınız birini görseniz bile aslında onu gün içinde herhangi bir yerde, zamanda görmüşsünüzdür.
Yani rüyalar, gündeli karata denemlediğiniz olayların çoğunlukla rastgele ve rasyonel olmayan biçimlerde düzenlenmesiyle yeni senaryolar yaratma gelişimidir.
Beyin bu senaryolar sayesinde onlarla karşılaşmadan bile çeşitli bilgileri öğrenebilir.
Rüyaları neden hatırlamıyoruz?
Zamanında rüya görmenin temelini düşünmüş olan Aristo ve Plato zamanında bilinmiyor olsa da bugün biz rüya görmede en azından etkin olan iki bölge olduğunu biliyoruz.
Bunlar rüyaların en çok görüldüğü kısım olan REM uykusunda etkinliği kaybolan dorsal lateral prefrontal korteks yani DLPFC ve parietal lobdaki precuneus olarak bilinen beyin bölgeleridir.
Bu bölgelerin etkinliğini yitirmesinden dolayı rüya esnasında kısa dönem hafızamızı geliştiremeyiz ve gördüğümüz rüyaların çoğunu unuturuz.
Beynin rüyaları unutmasının fonksiyonel evrimsel sebebi ise gerçek hayat ile hayal dünyası arasındaki devamını koparmaktır.
Eğer bütün rüyalarımızı hatırlasaydık hangi zamanın gerçek, hangisinin rüya olduğunu ayırt edemezdik.
Ayrıca uykuda fiziksel vücudumuzun konumsal olarak yerini tayin edemeyiz.
Rüya gören kişi rüyasında maceralara çıkarken gerçek vücudunun yatağında yattığını fark edemez.
Aynı şekilde beyinde gerçekleşen bu değişimlerden dolayı rüyada karar vermek ya da isteklerimizi yönlendirmek de kolay değildir.
Rüyaların saflığı Uyanıkken sürekli aklımızdan düşünceler geçer.
Beynimiz duygular, anılar ve davranışları üretir.
Bunların hepsi rüyada da olur ama beyin etkinliğimiz farklıdır.
Rüya esnasındaki düşünceler uyanıkken olduğu gibi nörel impulslerle başlayabilir ama uyanıkken çok fazla sapma vardır.
Düşünceler oradan oraya savrulabilir.
Dış duyularımız olan koku, işitme, görme ve benzeri duyular sürekli faaliyet halindedir ve günlük hayattaki işlerimizi kolaylaştırmak için durmaksızın çalışırlar.
Örneğin küçük bir karın gururlaması buzdolabında ne olduğunu düşünmemize neden olabilir.
Rüya görürken dış duyularımız ya tamamen ya da büyük oranla susturulur.
Bundan sonra da dış yıllar artık kapalıdır ve düşünceleri yönlendiremezler.
Ama artık beyinde bir anı, resim, duygu seli başlamıştır.
Beynimiz bu anılar, duygular ve resimler arasında bağlantı kurarak rüya dediğimiz senaryoları oluşturur.
Lucid Dream nedir? Bazı insanlar uykuları sırasında uyanıkken sahip oldukları bilincin bazı yönlerini rüya içinde yeniden uyandırarak, kendi rüyaları sırasında farkındalık yaşama yeteneğine sahiptir.
Hatta bu kişiler hayal dünyasında kontrolü ele alabilir ve katıtarak edebilirler.
İşte buna lüsüt dilimlenir.
Berrak rüya olarak bilinen bu olgu hala üzerine yeterince çalışmamış bir konudur.
Ancak son gelişmeler berrak rüyanın bilinç ve uyku halinin melez bir durum olduğunu göstermektedir.
Ancak lüsüt dilim görmek için illa özel biri olmanız gerekmez.
İnsanların yarısı hayatlarında en az bir adet berrak rüya görür.
Bu öylesine keyifli bir deneyimdir ki birçokları bunu tekrar yaşamayı dört gözle bekler.
İnsanlar berrak rüyalar sırasında hayatlarının aşkıyla tanışmaktan, ortaçağ savaşlarını kazanmaya kadar çok geniş bir yelpazede rüyalar görürler ve bu ilginç senaryoları kontrollü bir şekilde simüle etme imkanına ilişirler.
Lucid Dream nasıl ortaya çıkar?
Uyuduğumuz anda beyin etkinliği ve kimyasında meydana gelen bir değişim, rüya benzeri bir zihinsel etkinlikle paralel olarak gerçekleşmeye başlar.
Bilinç zaten uykunun daha başlangıcında değişmeye başlar.
Uyku derinleştikçe, cerebral enerji metabolizması ve kan akışına bağlı sinir etkinlik azalmaya başlar.
Özellikle uykunun en derin evresi olan non-drama uykusunda bu görülür.
Bu derin evrelerde beyin bölgeleri arasındaki bağlantı azaltılır ve yerel bağlantılar daha etkin kılar.
Genel anestezi uygulanan insanların yaşadığı durumda aslında buna benzerdir.
Tüm dış duyular kapatılır ve farkındalık çok düşük seviyelere çekilir.
Uzun mesafeli bağlantılar bilgilere birleştirmek ve beyin alanları arasına iletişim sağlamak içindir.
Bunlar çalışmadığında bilinçle kapanır.
Derin uyku halinden çıkarken beyin dalgaları değişmeye başlar ve gittikçe uyanık haldeki beyin dalgalarımıza benzer.
Uykunun rüya görüldüğü kısım olan ve uykunun yaklaşık üçte birini kapsayan bu evreye REM uykusu denir.
Uykunun dört evresinden ikisini oluşturan derin uyku evrelerinden çıkarken beynin tüm bölgeleri tekrar etkinleştirilmez.
Bu yüzden derin uykudan REM uykusuna geçişte beynin bölgelerini seçip etkinleştirme uygulanır.
Beyin bölgelerinin tekrar etkin hale gelmesi kısa dönem otobiyografik hafızayı değiştirerek rüya görmeyi ve rüyaların içeriğini etkiler.
Örneğin gün içinde duygusal bir olay tecrübe ettiysek REM uykusu sırasında limbik, paralimbik ve amigdala bölgelerimiz etkinleşir.
REM uykusunda etkinleşen bir diğer bölge de medial prefrontal kortekstir.
Korteksin bu bölümü yavaş uyku dalgalarından üretilmesinden sorumludur ve başkalarının davranışlarıyla ilgili düşündüğümüzde çok favori olan bir bölgedir.
Ayrıca uyanık olduğumuzda beynin tüm nöro modülatör beyin sapı sistemleri etkin haldeyken uyduğumuz anda bunların bazıları etkisizleştirilir.
Bilinen başlıca nöromodülatörlerden bazıları serotonin, norepinefrin, dopamin ve asetilkolindir.
Bu nöromodülatörler bilişsel işlevleri, dikkati, ruh halini düzenleyen moleküllerdir.
Rem uykusuna geçtiğimizde norepinefrin ve serotonin ev sahipliği yapan iki sistem tamamen kapatılır.
Bu durum beyin kimyasında değişikliğe sebep olarak zihnimizin rem uykusu esnasındaki bilgi işleme süreçlerini etkiler.
Örneğin Locus Corellius bölgesindeki nöronlar dikkatli olma ve karar verme süreçlerine kilit rol oynarlar.
Beyin rüyada olduğunu nasıl fark eder?
Rüya gören kişi nasıl oluyor da vücudunun bir rüya sahnesinde olduğunu fark ediyor?
Günlük hayatta insanlar bulundukları yeri Parietal Lob'daki Precuneus adlı böğün bölgelerinin çalışmasıyla tespit edebilirler.
REM uykusunda Precuneus'un etkiliniği susturulur.
O zaman kontrollü rüyalarda bu bölgenin görevini başka bir bölge müsteniyor.
Çok sayıda araştırmadan elde edilen sonuçlar rüyada gerçek olmayan uzuvlarımızı gerçekmiş gibi algıldığımızı gösteriyor.
Aslında bu durum sadece rüyada değil gerçek hayatta bile oluyor.
Bir deneyde bir kişinin sırtı sıvazlanıyor ve bu esnada kişinin vücudu kendisine ayna vasıtasıyla gösteriliyor.
Katılımcıya bulunduğu yere söylemesi telkin edildiğinde vücudunun aynadaki yansımasını gösteriyor.
Katılımcının beyni asıl vücudunu değil aynadaki vücudunu kendi vücuduymuş gibi algılıyor.
Rüyalarda da buna benzer olaylar yaşanıyor.
İmgeler ve bunların içindeki yerler bilincimiz tarafından gerçek gibi algılanıyor.
Rüyada vücudumuzu göremeyiz ama hissedebiliriz.
Precuneus'u kullanmadan vücudumuzun rüya sahnesindeki yerini tespit edebiliriz.
Precuneus sadece fiziksel vücudumuzun gerçek hayatta uzaydaki yerini tespit etmemiz için gereklidir.
Rüyalarda resimler fiziksel vücudumuzun yerini alır ve diğer bir deyişle gördüğümüz vücut resmi beyin tarafından vücut gibi algılanıyor.
Rüya bilinci uyanık haldeki bilincimizden nasıl ayırt ederiz?
Bahsettiğimiz üzere kontrollü rüya kişinin rüya görmesi sırasında uyanık haldeki bilinci ile rüya bilincinin karışması sonucu oluşan bir rüya şeklidir.
Rüyada aklı başında olma durumu rüya gören kişiler tarafından sıklıkla uyanık haldeki duruma benzetilir.
Ancak bu durum uyanık haliyle rüya bilincinin ortasında kalmış ve çok sabit bir durum değildir.
Yine de berrak olan ve berrak olmayan rüyalar özel olarak kesinlikle farklı hisar yaratır.
Bu durum bu ikisinin farklı beyin aktivitesi kalıpları ile ilişkili olduklarını gösterebilir.
Ama bunu bilimsel olarak ispatlamak kulağa geldiği kadar kolay değildir.
Bir deneyim ya da davranış süreni çalışan bilissel bilimciler, genellikle insanların yaşamış oldukları deneyimi anlattıkları subjektif raporları, belirli bir durumun insanların muhakemelerini...
Ayrıca bu tür araştırmalarda katılımcılar bir tam gece boyunca bir beyin tarayıcısı içinde yatmak zorundadırlar ve araştırmacılar berrak bir rüyanın tam olarak ne zaman gerçekleştiğini deşifre etmek zorundadırlar.
Ancak bu sayede berrak rüya sırasında beyin aktivitesinde olan biteni berrak olmayan rüyalarla karşılaştırabilirler.
Uyku sırasında felce uğramayan birkaç eylemden birisi göz hareketlidir.
REM uykusu adını Rapid Eye Movement'tan alır ve bu uyku evresi kontrollü rüya gören kişiye dışarıdaki dünyayla bir tür mesaj yapışma yolu sağlar.
İşte bunu fark eden araştırmacılar, REM uykusu sırasında berrak rüya gören katılımcılar ile onları inceleyen araştırmacılar arasında birleşim kodu tasarladılar.
İlk olarak uyku araştırmacısı Stefan Laboche tarafından geliştirilen bu yöntemde denekler ve araştırmacılar, denek uykuya dalmadan önce kararlaştırılan göz hareketleri ile araştırmacılara bilinçli rüya gömme başlığının uyarısını verebilir.
Örneğin gözü iki kez sola ve iki kez sağa hareket etme gibi.
Kişi gözlerini rüyadan önceden...
kararlaştırıldığı gibi hareket ettirir ve bu hareketler göz çukurunun kenarına yerleştirilmiş elektrotlar tarafından kaydedilip doğrulanır.
Sinirli bilimci Ursula Voss ve Martin Dresler tarafından yürütülen çalışmalar, bilinçli rüya görürken beyin faaliyetlerinin cam uykusunun temel özelliklerini taşıdığını ama bilinçli olmayan rüya görülen zamandan da uyanık olunan zamandan
da farklı olduklarını gösterdi.
Bu demek oluyor ki Lusit rüya sadece katılımcıların ya da araştırmacıların düştüğü bir hüsnü kurumdu değildir.
Ayrıca bu tür çalışmalar sayesinde uzmanlar beynin hangi bölgeleriyle berrak rüya arasındaki ilişki olduğunu tespit etmeye başarmışlardır.
Çalışmalar berrak olmayan rem uykusuna geçişin beynin ön bölgelerinin artan aktivitesiyle ilişki olduğunu göstermiştir.
Bu alanlar genellikle yalnızca uyanıklık durumlarında gözlenen mantıksal akıl yürütme ve gönüllü davranış gibi daha üst seviye bilissel işlevle ilgilidir.
Gözlenen beyin aktivitesi gamma dalgası türündedir ve bu dalgalar algılarımız, duygularımız, düşüncelerimiz ve anılarımız gibi farklı deneyimlerimizin bütünleşik bir bilincine bağlanmasını mümkün kılmaktadır.
Yapılan bir takip çalışması bu alanları elektriksel olarak uyarmanın bir rüya sırasında yaşanan berraklık derecesinde bir aşı sebep olduğunu bulmuştur.
Rüya deneylerini içeren çalışmaların en iyi işlerinden birinde, katılımcılardan bilinçli rüya görürken davranış zincirinin başladığını ve bittiğini belirtecek göz hareketlerinin yanı sıra önceden belirlenmiş bazı ek hareketleri yapmaları istendi.
Sinirli bilimci Daniel Erlecher ve Berne Üniversitesi'nden çalışma arkadaşları aynı hareketlerin bilinçli rüya esnasında ve gerçek hayata ne kadar süre aldığını kıyasladı.
Bu hareketler sayı saymak, belli bir sayıda adım atmak, basit şimdilik benzeri hareketler yapmayı içeriyordu.
Araştırmacılar sayma işleminin akli kısmının gönüllüler uyanık olsun ya da rüyada olsun aynı sürede gerçekleştiğini ama fiziksel hareketlerin rüyalarda gerçekte olduğundan daha uzun sürdüğünü buldu.
Araştırma ekibi bunun sebebinin beynin kendini en etkin şekilde koordine edebilmesi için vücuttan duygusal geri bildirim alamıyor olmasına bağlı olabileceğini düşünüyor.
Kontrollü rüya üzerine yapılan diğer araştırmalarda rüya gören kişinin yatağında yattığının ve rüya gördüğünün farkında olduğu bulunmuştur.
Normal şartlarda rüya gören kişiler fiziksel vücudunun farkında olamazlar çünkü doğa sorotelar prefrontal korteks ve prekronios etkin değildir.
Ancak kontrollü rüya gören kişilerin beyinlerinde bu bölgeler REM uykusu sırasında tekrar etkin hale gelir ve rüyada kontrol başlar.
Bu beyin alanları kendine referanslı işleme ve fail olma duygusu gibi daha yüksek bilgisayardan eklerle ilişkildir.
Bu da berrak rüya görmenin melez bir bilinç durumu olduğu görüşünü destekler.
Ayrıca kontrollü rüya ve normal rüya karşılaştırıldığında kontrollü rüya görmeye daha yatkın kişilerin beyinlerinin kortikal yani beyin kabuğu balantılarının daha fazla olduğu ve beyinlerindeki gama dalgalarının da bir artış olduğu
gözlenmiştir. Yaklaşık 40 Hz frekansındaki gama dalgaları beyinde farkındalıkla ilişkilendirilmiştir.
Kontrollü rüya gören kişilerin beyinlerindeki gamma dalga frekansının 40 Hz civarında ölçümlesi bu kişilerin rüyalarında uyanıklık bilincine sahip olduğunu gösteriyor.
Kontrollü rüya esnasında DLPFC ve Precuneus'un Remux esnasında tekrar etkin hale gelmesi gamma dalgalarının frekansında değişikliğe sebep olur ve tüm kortikal bağlantılarda bir artış meydana gelir.
Lucid Dream sırasında duygular kontrol edilebilir mi?
Kontrollü rüyanın başka bir özelliği de rüya gören kişinin rüyada uyanırken olduğu kadar iyi bir mantık düşmetine sahip olmasıdır.
Kontrollü rüyada kişiler duyguların düzenleme yeteneklerine sahiptir.
Bir araştırmada katılımcılara onlarda farklı duygular uyandıracak kişilerin yüzlerinin fotoğrafları gösterilmiştir.
Olumlu ve olumsuz duyguların ortaya çıkmasına sebep olan bu fotoğraflar gösterildikten hemen sonra kişiler kısa bir süre uyumuştur.
Bu kısa süreli esnasında REM uykusuna geçen katılımcılar olumlu duygu uyandıran yüzleri REM uykusuna geçemeyenlerden daha iyi tanımışlardır.
Araştırma REM uykusuna geçemeyen kişilerde olumsuz duyguların daha fazla oluştuğunu ve REM uykusunda olumsuz duyguları işlemede yardımcı olduğunu göstermektedir.
Kontrollü rüyada insanlar sosyal ilişkileriyle ilgili konuları uyanıkken olduğundan daha fazla düşünürler.
Rüya gören kişiler rüya başına ortalama 4 kişi tanımlarlar ve kişiler arasındaki sosyal ilişkiler sıklıkla, agresiflikle yakından bağlantılıdır.
Bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda rüyada ortaya çıkan agresifliğin sadece REM uykusunda ortaya çıktığı görülmüştür.
İstediğiniz zaman lüsü Dream görebilir misiniz?
Aslında berrak rüya uyku sırasında ortaya çıkabilecek birçok anormal deneyimden biridir.
Uykudan dehşet içinde ve felçli olarak uyandığınız ve halk arasında karabasan olarak bilinen uyku felci bir başka anomalidir.
Berrak rüyalarda ve tüm bu diğer anomalilerde bireyin uyku halindeki özel farkındalığını bir artış gözlenir.
Dolayısıyla lüsut rüyayı başlatabilmek için bu anomali tetiklebilmek gerekir.
Berrak rüyaların istek dahilinde tetiklenebileceğine dair de kısıtlı da olsa kanıtlar vardır.
Bazı insanlar neredeyse her ülkede alışlarında bilinçli rüya başlatmaktadırlar ve bu sayede bu kişiler rüyalar üzerinde neler yapmamızı sağlamaktadırlar.
Fakat bu kişilerin gelişmiş bir yetenek sayesinde mi yoksa doğuştan sahip oldukları bir özellik dolayısıyla bunu yapabildikleri net değildir.
İnternet arayacak olursanız berrak rüyanın nasıl etkileyebileceği ile ilgili bolca ipucu ve pik noktası paylaşıldığını görebilirsiniz.
Bunlar arasında uyanık dünyadan tanıdık bir nesil olan rüya tütenlerine sahip olmaktan, berraklığın kaymasını durdurmak için rüyalarda dönmeye kadar bir dizi öneri ve davranış yer alır.
Ne var ki bu rüyaların gerçekten arzuya bağlı olarak deneyimlenebileceğini gösteren bilimsel okullar çok kısıtlıdır.
Dolayısıyla lüsütlülüğüm değil ama bunun isteğe bağlı olarak titrenebileceği iddiası şimdilik şaibeli ve sahte bilimin sınırında gözükmektedir.
Burada sorumluluk biraz da bu alana ilgi duyan kişilere düşmektedir.
Zira bu internet forumları varoluşun diğer düzenlerine ulaşmak için bilişli rüyaları kullanmak isteyen New Age inançlarından, bilinçli rüyaları tetikleyen güvenilir yöntemleri tespit etmeye çalışan teknoloji odaklı ve meraklı rüya konsolana
kadar uzanıyor. Bazı çevrim içi tartışma forumlarında Alzheimer hastaları için geliştirilen ve gerçekçi rüyalar görmek gibi yönetikleri olan ilaçları kullanan kişiler bilinmek mümkün.
Ancak bu kişilerin iddiaları bilimsel olarak kanıtlanmış değil ve bu nedenle güvenilir olarak kabul edilmemeli.
Gerçeğin doğası ile ilgili hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da son sözü internet forumları değil bilimsel araştırmalar söyleyecek.
Lucid Dream ile bilinç problemini çözmek.
Bilincin beyinde nasıl ortaya çıktığı sınırlı bilimdeki en şaşırtıcı sorulardan biridir.
Bazı araştırmacılar bilinçli rüyaların bilinç bilimi için fayda sağlayabileceğinin altını çiziyor.
Ama bu üzerinde çalışılması çok zor bir alan.
Bilinç uyku süresince öngörülen hal bir şekilde değişir ve rüya bilimi halin emekleme evresindeki bir sahadır.
Ayrıca deneyler üzerinde inceleme yapmak için gereken karmaşık ekipmanlarda bu araştırmalarda ek sorunlar yaratmaktadır.
Nihayetinde bu cihazlar içinde vücuduna sensörler bağlı şekilde uyuyan biri bilincinin o anki durumunu modifiye olmamış bir şekilde yansıtabilir mi?
Yine de Lucid Dream araştırmaları bilinci anlamımızı sağlayabilir.
Çünkü berrak olan ve berrak olmayan rüyalar içeren REM uykusu, Bilinçli deneyimizin belirgin şekilde farklı olduğu ama genel beyin durumunun aynı kaldığı iki durumdur.
Berrak rüya sırasında beyin aktivitesindeki gözlenen değişimleri, berrak olmayan rüyalardaki değişimlerle kıyaslayarak berrak rüya sırasında yaşanan gelişmiş farkındalıkla karşı birçok özelliklere bakabiliriz.
Ayrıca uyuyan bir kişinin göz hareketlerini ne zaman berrak rüyada olduğunu gösteren bir işaret olarak kullanarak, sadece bu yükseltilmiş bilinci neyin karakterize ettiğini ve koruduğunu değil, aynı zamanda ilk etapta nasıl ortaya çıktığını daha iyi anlamak
için, Bu noktadan örebilecek aktiviteyi inceleyebiliriz.
Bu yönde yapılan çalışmalar bilincin sırlarını ayırtmamıza yardımcı olacaktır.
Sonuç, günlük hayatta fark etmediğimiz eserlerin rüyadaki sanal dünyamıza girilmesi yeni fikirlerin doğuşunu olarak sağlayabilir.
Tarih boyunca birçok bilimsel ve sanatsal ilham rüya sırasında denemlenmiştir.
Aristo ve Plato uyuyan kişinin beyninin bazı kısımlarından kapanmasından ziyade farklı olduğuna inanmışlardır.
Görünen o ki beyin uyku sırasında nöro kimyasını ve dinamiğini değiştirerek farklı beceriye yarışmaktadır.
Bu bakımdan rüya görmek aslında duygusallıkla ve yaratıcılıkla örtülü bir düşünce şekli olarak da görülebilir.
Özellikle rüya bilinci bizi gerçeklikle sınırlandırılmış dünyadan alıp bizim yarattığımız imge ve öykülerin olduğu başka bir dünyaya götürmektedir.
Rüyalar bize içinde barındırdıkları orijinal perspektifleri ve yaratıcılığı gerçek dünyaya taşıma imkanı vermektedir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
