Lavoisier Neden İdam Edildi? Giyotinle Kafasının Kesilmesi Sonrası Göz Kırptığı Doğru mu?
29 Temmuz 2026 · 9 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Lavoisier neden idam edildi?
Giyotinle kafasının kesilmesi sonrası göz kırptığı doğru mu?
Çok yaygın bir hikayedir ve bugüne kadar birkaç farklı biçimde anlatılmıştır.
Hikayeye göre ünlü Fransız kimyager Anton Lavoisier dönemin yobaz bilim düşmanlarıyla verdiği mücadelede bu kelleler hiçbir işe yaramaz diye bağırdı.
Hemen sonrasında da yargılanıp ölümü mahkum edildi.
Ancak ölümü sırasında bile bilim ve öğrenme aşkıyla yanıp tutuşuyordu.
Bu yüzden istanlarından bir tanesine giyotinle yapılacak idamı sırasında kafası kesildikten sonra gözlerini dikkatle incelemesini söyledi.
Eğer ki kafası koptuktan sonra iki defa göz kırparsa kafanın vücuttan ayrıldıktan sonra da beynin bilinçli faaliyetlerini sürülebildiğini ispatlamış olacaktı.
İddiaya göre gerçekten de koparılan kafasındaki gözleri gerçekten de iki defa kırpıldı.
Bu hikayenin gerçekliği uzun yıllardır tartışılmaktadır.
İlk olarak şunu diyebiliriz.
Anton Lavoisier'e ait resmi ve güvenilir biyografilerin hiçbirinde böyle bir olaydan bahsedilmemektedir.
Dolayısıyla bu durum iddiayı en azından Lavoisier'in böyle bir şey yaptığı iddiasını ciddi anlamda zayıflatmaktadır.
Buna rağmen hikaye popülerliğini korumaktadır.
Örneğin Discovery Channel kanalındaki guillotine belgeselinde bir doktor bu hikayeyi gerçekmiş gibi anlatmıştır.
Ancak kendisine ulaşılıp kaynağa sorulduğunda kaynak olarak bir arkadaşın anlatımından anımsadığını, arkadaşının ise bir yerlerde okuduğunu ama nerede okuduğunu hatırlamadığını belirtmiştir.
Bilimde anekdotal yani kulaktan dolma, deneyime dayanan anlatımların hiçbir veri değeri bulunmamaktadır.
Böylesine ikinci ve hatta üçüncü anekdotlar ise hiçbir şekilde kabul edilemez.
Bir bilim kanalında bunun bilimsel bir anlatım olarak sunulması büyük bir hatadır.
Kafanın kesilmesinden sonra göz kırpılabilir mi?
Peki bu olayı Anton Lavoisier'in yaşamamış olması böyle bir şeyin yaşanamayacağı veya içerisindeki bilginin gerçek olmadığı anlamına mı gelir?
Pek değil. Tam tersine böyle bir şeyin olması sinirli bilimsel açıdan gayet muhtemel.
Çünkü bu tür hikayeler sadece Lavoisier'e atfedilmiyor.
Örneğin Jean Paul Marat'ı öldürdüğü için ölümle yargılanan Charlotte Corday'in kafası giyotinle kesildikten çok kısa bir süre sonra cellat kesik kafayı kaldırıp yanağına şaplak atmıştır.
Görgü tanıkları yanakların kızarıp yüzün öfkeli ve içerlemiş olduğunu belirtmişlerdir.
Bir başka anlatıya göre birbirine düşman iki kişi giyotinle idam edildikten sonra aynı sepete kelleleri konulmuştur ve biri diğerini öylesine sert bir şekilde ısırmıştır ki ölüm katılığının da gelmesi nedeniyle iki kafa birbirinden
ayrılamamıştır. Daha kontrol deneylerden gelen veriler de var.
Örneğin 1880 yılında yapılan bir deneyde kafası kesilen katil ve tecavüzcü Menes Klo'nun kafasına ölümünden 3 saat sonra olmasına rağmen ölü bir köpekten kan pompalanmıştır.
Araştırma sonucuna göre adamın dudakları titremiş, göz kabakları açıp kapanmış ve sanki bir şeyler söyleyecek gibi ağzını açmıştır.
Ama hiçbir şey dememiştir.
1905 yılında yapılan bir diğer deneye göre katil Languilly'nin kafasının kesilmesinden sonra bir doktor adını seslenmiştir.
Adını söylemesi üzerine kesti kafa gözlerini açmış ve ses yöne odaklanmıştır.
Deneysel sonuçlar güvenilmez ve çelişkilidir.
Ancak tersine dair de çok fazla kanıt var.
Örneğin bir deney sırasında kafası kesilmiş hayvanların 15 dakika sonra bile uyaranlara tepki verdiği iddia edilmiştir.
Bir diğer veriyi 1836 yılında öldürülen katil Lassenair'in denek olmayı kabul etmesi sonucu öldürülmesi sonrası tepki alma yönelik deneyden gelmektedir.
Deney sonucunda şahıstan en ufak bir tepki dahi anlamamıştır.
1879 yılında benzer şekilde idam edilen katil Prunier da kafasının kesilmesi sonrasında tüm denemelere rağmen en ufak bir tepki vermemiştir.
Son bir örnek verelim. 1989 yılında Kore'de yaşanan bir taksi kazasında yolculardan biri arabalar arasında sıkışırken diğerinin kafası hızla yerinden kopmuştur.
Sıkışan hasta diğerinin yere düşen kafasını net bir şekilde görmüştür.
Kafada beliren yüz ifadeleri önce şok ve kafa karışıklığı iken birkaç saniye içerisinde aşırı korku ve acıya dönüşmüştür.
Bu durum kafanın kopmasından hemen sonraki birkaç saniyede beyin faaliyetlerine sürdüğünü doğrulamaktadır.
Tabi sözünü ettiğimiz bu verilerin birçoğu eski ve birazcık da efsane ilişmeye açık, pek kontrollü olmayan deneylerden gelen anekdotal içeriği yüksektir.
Modern bilimin bilgileri ışığında böyle bir şeyin pek mümkün değil gibi gözüküyor.
Çünkü bazı özel yöntemlerle kesilmiş kafaları saatlerce bile korumak mümkün olsa da herhangi bir önlem alınmadığı takdirde beyin ölüm sonrasında sadece 15 saniye kadar faaliyetlerini koruyabilmekte.
Bilinç ise kabaca 5 saniye kadar devam edebiliyor.
Sonra kapanıyor. Bu dar zaman aralığında verilecek bir uyaran beynin tepki vermesini sağlayabilir.
Ancak hepsi bu. Lavoisier'in hayatı ve idam nedeni.
Lavoisier'in bilimsel araştırmaları onu Fransız hükümetinin ve devletle çalışan büyük firmaların önemli pozisyonlarına getirmişti.
Örneğin daha 26 yaşındayken devletin gümrük vergi toplamasını kolaylaştırılacak bir duvarın Paris etrafında örülmesiyle görevlendirilmişti.
28 yaşındayken hükümetin vergi toplamak bakımından en önemli iş ortaklarının olan Ferme General firmasının yönetim kurulu üyelerinden birinin kızı olan Marianne Pierrette Paulze ile evlenerek hem finansal olarak elini güçlendirilmişti
hem de daha da güçlü pozisyonlara gelmesinin önü açılmıştı.
Bayan Pauze, Lavoisier'in bilimsel kariyerinde çok büyük bir rol oynamıştır.
Bu süreçte ferme jeneralinin yoğun gündemi dolayısıyla bilimsel çalışmaları yavaşladı ancak buna rağmen kimya yönelik çalışmalarını sürdürdü ve köylülere olumlu katkı sağlayacak vergi reformlarını geçirmeye çabaladı.
Kariyerinin ilerleyen kısımlarında Kraliyet Tarım Komisyonu'nun kurulması için çabaladı ve başarıya ulaştıktan sonra ilk genel sekreter olarak görev aldı.
Komisyonun en birinci görevlerinden birisi solojeden elde edilen tarım ürünlerinin verimliliğini artıracak yöntemler geliştirmekti.
Lavoyzlar bunu başarmak için kendi cebinden de bol miktarda para harcadı çünkü bu toprakların verimliliği çok düşüktü.
Ancak 10 yıllık çabası sonrası yayınladığı raporda da belirttiği gibi her ne kadar verimliliği artırmak mümkünse de hükümetin koyduğu aşırı yüksek vergiler dolayısıyla yerli çiftçilerin geleneksel yöntemleri değiştirmek adına pek az motivasyonu
vardı. Lavoisier bilimsel araştırmalarındaki başarısını kariyerindeki yükselişi netice gücü olarak kullandı.
Patlayıcılar üzerine yaptığı çalışmalar sonucunda ve üstün yönetim yeteneklerinden ötürü Barut Komisyonu'nun yönetici olarak atandı.
Burada Fransız hükümetinin emriyle artık beklenene veremediği söylenen Fermi General firması yerine atanan 4 komisyonlardan birisi Lavoisier'di.
Onun yönetimi altında Fransa barut üretimi ve verimliği konusunda müthiş atılımlar yaşadı.
Öyle ki barut ticareti Fransa'nın ana gelir kaynaklarından biri haline geldi.
Fransa ihtilali süresince emeklilerine bir matbaa kurarak bilimsel araştırmaları yayınlamaya odakladı.
Ağırlık ve ölçü bilimlerinin standartlaştırılmasına yönelik komisyonun başına getirildi.
Bu komisyon Fransa'nın metrik sisteme geçişini mümkün kıldı.
Sonradan Eples ve diğer bilim insanları ile birlikte politik gereçlerle bu görevinden alındı.
yaptığı son işlerden birisi Fransız eğitim reformu için bir ulusal toplantı düzenleme girişimi oldu.
Bu süreçte aralarında Joseph Louis Lagrange'ın da bulunduğu birçok yabancının mülklerinin elinden alınmasına engel olmaya çalıştı.
Ancak ihtilal hız ve güç kazandıkça zaten vergi sisteminden ötürü nefret duyulan ferme jeneralleriyle yönelik saldırılarda hız kazandı.
Firmanın ihtilal sırasında Mart 1791'de kapatılması sonrasında Lavoyzer'de Barut Komisyonu'ndaki görevinden alındı.
Dahası iş yerindeki ve evindeki laboratuvarlarına da el konuldu.
8 Ağustos 1793'de bütün bilim oluşumları da kapatıldı.
24 Kasım 1793 günü tüm eski vergi çalışanların tutuklanması emretildi.
Lavoyzer, tütüne su karıştırmak ve devlete olan borçlu sahtekarlık ile ilişkili 9 ayrı gerekçeyle yargılandı.
Her ne kadar detaylı bir savunu hazırladıysa da mahkeme bunu görmezden geldi.
8 Mayıs 1794 günü karar açıklandı ve Lavoisier 27 arkadaşıyla birlikte sadece 50 yaşındayken ölme mahkum edildi.
Göz kırpma hikayesinin yanı sıra mahkemeye başkanlık eden yargıcın sözleri de epey meşhurdur.
Hakkında doğrudan hiçbir kanıt bulunmasa da Lavoisier'in bilimsel çalışmaları dolayısıyla affedilmesi gerektiği ileri sürüldüğünde yargı şöyle elemiştir.
Cumhuriyetin bilim insanlarına veya kimyacılara ihtiyacı yoktur.
Adaletin yargısı geciktirilemez.
Büyük matematikçi Lagrange, Lavoisier'in idamı sonrasında şunları söylemiştir.
Bu kafayı kesmeleri sadece bir an sürdü.
Ancak onun bir benzerinin gelmesi için 100 yıl bile yeterli olmayacaktır.
Sonuç. Uzun lafın kısası kafanın vücuttan hızla ayrıldığı durumlarda, guillotine ile idam gibi, Lavoisier'e atfedilene benzer durumların yaşanması sinir bilimsel olarak olası gözüküyor.
Fakat bunu olduğundan fazla göstererek beyne farklı anlamlar yüklemeye çalışmak, bilim dışı safsataları alet olmak olacaktır.
Bu nedenle konuya dikkatli yaklaşmak gerekir.
Bu arada ölümünden sadece bir buçuk sene sonra Anton Lavoisier'i Fransız hükümeti tarafından iade itibar edilmiştir.
Bir podcast fikriniz
var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
