Koronavirüs Salgını: Hangi Aşamadayız, Vaka ve Ölüm Sayısını Öngörmek Mümkün mü?
29 Mart 2020 · 9 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Koronavirüs salgını.
Hangi aşamadayız?
Vaka ve ölüm sayısını öğrenmek mümkün mü?
Yazarlar Dr.
Müge Çevik. Ali İhsan Nergiz Seslendiren Funda Başak Önümüzdeki yıllarda 10 milyondan fazla insanın ölümüne neden olabilecek bir şey ortaya çıkarsa,
bu bir savaştan çok daha hızlı yayılabilen bir virüs olur görüşünü dile getiren Bill Gates, bir sonraki salgın için hazır değiliz başlıklı TED konuşmasında şöyle devam etmişti.
Salgın hastalıkları durdurabilecek bir sisteme çok az yatırım yaptık.
Hazırlanmanın başarısızlığı bir sonraki salgının eboladan daha tahrip edici olmasına çarpıcı bir şekilde olanak sağlayacaktır.
Bugün ise tüm dünyayı etkileyen bir salgınla karşı karşıyayız.
Damlacık yoluyla yayılabilen bir virüsün nasıl küresel bir salgına sebep olabileceğini dünya nüfusunun üçte birini etkileyen zamanın en ölümcül pandemisi 1918 İspanyol gribine bakarak
anlayabiliriz. İlk kez ABD'nin New Mexico eyaletinde tespit edilen İspanyol gribi Türkiye dahil olmak üzere tüm dünya ülkelerini etkisi altına aldı.
18 ay içerisinde 500 milyon insanı enfekte ederken tahmini olarak 50 ile 100 milyon arası insanın ölümüne sebep oldu.
25 Mart itibariyle COVID-19 tüm dünyada 400 binden fazla insana bulaşmış ve 18 binden fazla kişinin ölümüne sebep olmuş durumda.
Üstelik yapılan modelleme çalışmaları daha salgının zirve noktasında dahi olmadığını gösteriyor.
Türkiye'de ise 25 Mart itibariyle 2433 vaka ve 59 ölüm bildirilmiş durumda.
Kuluçka süresi üzerinden baktığımızda bu sayılar mevcut durumu değil, en azından iki hafta öncesinde başlayan enfeksiyonları göstermektedir.
18 Mart'ta Tayvan Hastalık Kontrol Merkezi, son üç günde yaptığı basın açıklamalarında, 4-13 Mart tarihlerinde Türkiye'de bulunan 15 kişilik seyahat grubundan 9
kişinin pozitif sonuç aldığını duyurmuştu.
Bu kişilere virüs bulaşının Türkiye'de seyahat ederken gerçekleşmiş olması kuvvetle muhtemel.
Bir ülkenin vaka ihraç etmeye başlaması ve ölüm vakaları bildirmesi ortalama 4-6 hafta öncesinde toplum içerisinde bir bulaşın sürdüğünü ve tespit edilemeyenlerde
dahil yüzlerce, belki binlerce vakanın olduğuna işaret etmektedir.
Modellemeler gösteriyordu.
Peki, modelleme çalışmaları bu durumu öngörüyor muydu?
Ve ne yazık ki cevabımız evet.
Örneğin salgının başında Wuhan şehri ve ardından tüm Çin kapılarını dünyaya kapatmış olsa da modelleme çalışmaları 23 Ocak öncesinde ortalama 60 bin kişinin Wuhan'dan
hava yoluyla Çin dışına çıktığını gösteriyor.
Bu kişiler arasında 900 kadar yolcunun koronavirüste enfekte olmuş olduğunu göz önüne alırsak tüm dünyaya yayılan bu vakalar mevcut salgının boyutunda büyük öneme sahip.
Aynı çalışma, uluslararası hava trafiğini göze alarak Hong Kong, Singapur, Japonya ve Güney Kore'nin ve sonrasında Amerika, Fransa, Almanya ve İtalya'nın ilk
etkilenecek ülkelerden olacağını gösterdi.
Bu ilk projeksiyonlar güncel durumla tamamen örtüşmekte.
Çoğu modellemede risk kategorisinde yer almayan ülkelerden birisi ise İran'dı.
19 Şubat tarihinde İran, beklenmedik bir şekilde koronavirüs hastalığı kaynaklı iki ölüm bildirdi.
İran'da sayılar artış gösterirken, komşu ülkelerde de İran seyahat öyküsü olan vakalar bildirilmeye başladı.
Salgının sadece beşinci gününde 43 vaka ve 8 ölüm bildirilmişti.
İran örneğine bakarsak yapılan modelleme çalışması 23 Şubat tarihinde İran'da neredeyse 4000'e yakın vaka olabileceğini gösterdi.
İlerleyen süreçte sadece 2 hafta içinde kısıtlı test imkanlarına rağmen vaka sayısının 4000'i aştığını izledik.
Aynı çalışmada Türkiye, İran'la arasındaki hava ve kara trafiği nedeniyle en riskli ülke olarak belirlenmişti.
Türkiye 23 Şubat tarihinde İran'la olan sınırlarını kapattı.
Ancak modelleme çalışmalarına bakarak İran içerisinde bu tarihten önce bir aydır süren bir salgın olduğunu söyleyebiliriz.
Bu sebeple o dönemde yeterli test yapılmadığını da göz önüne alarak 23 Şubat öncesinde Türkiye'ye giriş yapan ancak tespit edilememiş vakaların bulunma ihtimali çok yüksek.
Dünyanın yarısı enfekte olacak.
Dünyadaki veriler salgının başında her vakanın ortalama 2,5-3 kişiyi enfekte ettiğini söylüyor.
Her bir vakanın bir ay içerisinde yaklaşık 300-400 kişiyi enfekte edebileceğini tahmin edebiliriz.
Buradan yola çıkarak önümüzdeki 18 ay içerisinde önlemler alınsa bile dünya nüfusunun yarısından fazlasının enfekte olacağı ve neredeyse 80 milyon ölüme sebep olacağı tahmin
ediliyor. İngiltere'nin virüs politikasını yönlendiren modellemelerden en önemlisi hafta başında Imperial College of London araştırmacıları tarafından yayınlandı.
İngiliz medyasında da hararetle tartışılan etkili önlemlerle dahi İngiltere'de ölüm sayısının 250 bin üzerinde olacağını öne sürüyor.
Bu rapor en katı önlemlerin dahi aşılar kullanılabilir hale gelene kadar yürürlükte kalması gerektiğini bildiriyor.
Karantina kaldırıldığında ve okullar açıldığında yeterli düzeyde toplum bağışıklığı sağlanamamışsa, ikinci bir salgın dalgası gerçekleşmesi ihtimali ise oldukça yüksek.
O yüzden en fazla tartışılan stratejilerden birisi, sağlık sisteminin yoğunluğunu gözlemleyerek yapılabilecek kontrollü izolasyon ve karantina.
Hangi stratejinin ne ölçüde etkili ya da etkisiz olacağını ilerleyen haftalarda göreceğiz.
Şimdilik gözlemlediğimiz örnekler önümüzde çok zor bir döneme girdiğimize ve her ülkenin sağlık sisteminin büyük bir baskı altında olacağına işaret ediyor.
Nitekim enfekte olan her 5 kişiden birinin hastaneye yatması gerektiğini ve her 10 kişiden birinin yoğun bakıma ihtiyaç duyacağını düşünürsek, sağlık sisteminin hızlı bir şekilde gelecek
olan bu hasta yoğunluğuna hazır hale getirilmesi gerekmektedir.
16 Mart tarihli Dünya Sağlık Örgütü basın açıklamasında Genel Direktör Dr.
Tedros şu ifadeleri kullandı.
Okulları kapatma, spor organizasyonlarını iptal etme ve toplanmaları engelleme gibi sosyal mesafelendirme önlemlerinde de hızlı bir artış oldu.
Fakat aynı artışı COVID-19 mücadelesinin omurgası olan test, izolasyon ve temas takibinde görmedik.
Salgını önlemenin en etkili yolu salgın zincirini kırmaktır.
Bunun için mutlaka test etmeniz ve izolasyon gerçekleştirmeniz gerekir.
Bir yangınla gözünüz kapalı mücadele edemezsiniz ve bu pandemiyi kimin hasta olduğunu bilmeden durduramayız.
Sağlık çalışanlarını korumak zorundayız.
Bu salgından en fazla etkilenecek olan gruplardan birisi ise şüphesiz salgın mücadelesinin en ön cephesinde hayat mücadelesi veren sağlık çalışanları.
Sağlık çalışanlarının sağlığının korunması için kişisel koruyucu ekipmanlarının temini ve test kapasitesinin hızlı bir şekilde arttırılması gerekmektedir.
Her ülkenin salgın seyri kendine özgü özellikler barındırdığı için Çin, İtalya, İran, Almanya veya İngiltere ile yapılacak kıyaslamalar bundan sonra pek bir sonuç vermeyecektir.
Her ülkenin kendi gerçekliğine ve koşullarına uygun bir strateji belirlemesi ve gerekli önlemleri titizlikle daha da geç kalmadan uygun zamanda alması gerekmektedir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
