Transkript
Köpeklerle nasıl anlaşıyoruz?
Köpekler bizi anlıyor mu?
Yazar Çağrı Mert Bakırcı Seslendiren Altay Kenger Dünyanın en yüksek iletişim becerilerine sahip olan köpeği Rico'yu duydunuz mu?
200 farklı kelimeye başarıyla ve hatasız tepki vermeyi başarabildiği için hayvan davranışı kitaplarına adı altın harplerle yazılmıştır.
Elbette her köpek Rico kadar akıllı değildir.
Ancak yine de köpek sahipleri köpeklerinin kendilerini anladığına defalarca şahitlik etmiştir.
Bu tepkiler kimi zaman kuyruk sallama, kimi zaman heyecanla etrafta koşturma, kimi zaman bir boyun büküklüğü, kimi zaman da ağlak gözler şeklinde olabilir.
Açıkçası köpeklerin bizi gerçekten anlayıp anlamadığını tam olarak bilmiyoruz.
Çünkü bizim komutlarımıza ancak ve ancak o komuta koşullandırıldıklarında tepki verebiliyorlar.
Ortalama bir köpek 165 farklı komuta tepki verebilse de çoğu köpek sahibi sadece birkaç tanesiyle yetinmektedir.
Bu yetenek eğitim sonrası oluşmaktadır.
Yani doğuştan gelen bir anlamlandırma söz konusu değil.
Lakin bu onların bizi anlamadığını iddia etmek için yeterli değil.
Zira insan bebekleri de belli bir yaşa gelene ve belli bir deneyime edinene kadar etraflarına pek de anlamlı tepkiler verememektedir.
Elbette bir insan bebeği genleri bizimle anlaşabilecek şekilde beynini şekillendirdiği için bizi kat kat kolay anlamakta ve hızla öğrenmektedir.
Dolayısıyla bir köpekle bebeği kıyaslamak hatalı olur.
Fakat arada paralellikler olduğu açıktır.
Köpeklerin kelimelere verdikleri tepkilerle ilgili şaşırtıcı bir gerçek, beyinlerinin insanlara göre zıt çalışmasıdır.
Bir çalışmada araştırmacılar 12 köpek sahibinin köpekleriyle ilişkisini incelemiştir.
Araştırma sırasında sahipleri köpeklerini belli cisimlere getirmek için eğitmişlerdir.
Sonrasında bu cisimleri getirmelerini istemişlerdir.
Ancak kimi zaman köpeklere cismin adını söylemek yerine saçma sapan bir kelime söyleyerek cismi getirmelerini istemişlerdir.
Bu sırada köpeklerin fMRI ile beyin aktiviteleri gözlenmiştir.
İlginç bir şekilde köpeklerin uydurma kelimelere verdikleri nöral tepki alışageldikleri kelimelerden çok daha yüksek olmuştur.
Normalde insanların bildikleri kelimeleri duydukları zaman nöral faaliyetleri saçma kelimeler duyduklarında olana kıyasla daha yüksek olmaktadır.
Köpeklerde durum ters gibidir.
Araştırmacılar Bunun nedeninin köpeklerin insanların yeni sözcüklerini öğrenmeye daha duyarlı olması olduğunu düşünüyor.
Yani yeni bir kelime duyduklarında sahiplerinin onlardan yeni bir beklentisi olduğunu varsayarak daha pür dikkat kesiliyorlar ve nöral faaliyetleri artıyor.
Köpeklerin bizi insanlar gibi anlamadığına dair bir nokta kelimelerimizi anlamlandıramadıklarını bilmemizden geliyor.
Örneğin bir köpeğe yumuşacık bir ses tonuyla ve gülümseyerek ''Sen bugüne kadar yeryüzünün gördüğü en berbat köpeksin.'' diyecek olursanız, muhtemelen köpeğiniz övüldüğünü zannedecek ve sevinçle tepki
gösterecektir. Dolayısıyla şartlandırma sırasındaki vücut dili, ses tonu da büyük önem taşımaktadır.
Köpekler muhtemelen bizi insanlar gibi anlayamamaktadır.
Emory Üniversitesi'nden köpek-insan ilişkisi üzerine çalışan araştırmacılardan Ashley Pritchard şöyle diyor.
Birçok köpek sahibi onlara söyledikleri kelimeleri köpeklerinin anlayabildiğini düşünür.
Ancak bu fikri destekleyebilecek pek bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Köpeğinizle daha sıkı bir iletişim kurmak istiyorsanız size tavsiyemiz kelime seçiminden ziyade görsel ve kokuya dayalı belirteçlere odaklanmanız.
Yani köpeğinize yeni bir numara öğretmek istiyorsanız ilk olarak kelimelere odaklanmayın.
Evet. İnsanlar kelimelerle iletişimi tercih ettiği için aklımızın ona gitmesi de normaldir.
Ancak köpeklerimiz bu şekilde evrimleşmiş canlılar değiller.
Onlar görsel ve kokuya dayalı veriler ile dünyayı anlamlandırıyorlar.
Dolayısıyla getir komutuna karşılık gelen bir el işareti belirlemek, köpeğinizin suratına bakıp da getir diye bağırmaktan çok daha işlevsel olacaktır.
Köpekler bizi ne kadar anlıyorlar bilinmez.
Ancak bizimle sımsıkı bir bağları olduğu gerçek.
Bizden farklı da olabilirler.
Ancak bu onlara daha da bağlanmamızın önünde bir engel değildir.
Sonuçta köpekleri insan gibi oldukları için değil, köpek oldukları için seviyoruz.
Belki de insanları sevmeyi doğru düzgün beceremediğimizden.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
