Kesilmiş Çiçekleri, Bilimi Kullanarak Nasıl Daha Canlı Gösterebilirsiniz?
28 Mart 2024 · 8 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Kesilmiş çiçekleri bilimi kullanarak nasıl daha canlı gösterebilirsiniz?
Bilim sayesinde özel günlerde alınan çiçeklerinizin uzun süre canlı kalmasını sağlayabilirsiniz.
Sabah uyandığınızda vazoya konulmuş güzel bir buket çiçekle karşılaşmak çok güzel bir histir.
Ancak yaprakların dökülmeye başladığını, solduğunu ve saplarının sarktığını görmeye başladığınızda işte bu pek de hoş bir his değildir.
Biraz kimya ve biyoloji bilgisi sayesinde muhtemelen sadece evinizde bulunan malzemeleri kullanarak kesme çiçeklerinizin ömrünü uzatabilirsiniz.
Çiçeklerin saplarını kesin.
Muhtemelen daha önce çiçek saplarının uçlarını koparıp dikkatlice bir şeyin içine yerleştiren birisini görmüşsünüzdür.
Peki bunun arkasındaki mantık nedir?
Sapların yüksekliklerini değiştirmek çiçeklerin etrafının fazla sarılmasını önlemeye yardımcı olur.
Bu çiçeklerin fiziksel olarak birbirine temas etmesini, böylelikle taç yapraklarının dökülmesini önlemek ve yoğun ıslak yaprak kümelerinde mikrobiyel büyüme olasılığını azaltmak gibi iki amaca hizmet etmektedir.
Eğer bir bardak suya biraz kereviz koyup adeta sihirli bir şekilde tekrar gevrekleşmesini incelediyseniz, biyolojik bu terimi daha önce hiç duymamış olsanız bile bitkilerin turgor basıncı
sayesinde sert kaldıklarını sezgisel olarak anlayacaksınız.
Turgor basıncı ya da hidrostatik basınç adı verilen bu olgu, bitki hücreleri içinde plazma zarlarını hücre duvarlarına doğru iten kuvvettir.
Bitkiler yeterince su emmediklerinde turgor basınçları düşer ve solgun, sarkık bir gövde, yaprak ve taç yapraklar elde edersiniz.
Sapuçlarına kesikler atarak suyun bitkiye girmesi için bir kanal oluşturabilir ve buketlerinizin canlı görünmesini sağlayabilirsiniz.
Açılı bir şekilde keserek saplarda su akışını engelleyebilecek hava kabarcıklarını önlemeye yardımcı olabilirsiniz.
Lateks yayan bitkiler, Atatürk çiçeği ve gelincik gibi bitki özüyle tıkanarak su alımını engelleyebilir.
Bu durum sap uçlarını alevle ya da kaynar suya daldırarak kısa bir süre ısıtarak önlenebilir.
Budama yaparken vazonun su hizasının altında kalacak yaprakları da çıkarmayı ihmal etmeyiniz.
Bu yapraklar çürüyebilir ve sapların tıkanmasına yol açabilecek bakteriyel büyümeye neden olabilir.
Olası mikrobiyel kontaminasyonu en aza indirmek için budama yaptığınız makasınızı ve vazonuzu kullanmadan önce sterilize etmek ya da en azından yıkamak iyi bir fikir olabilir.
Bitki besini kullanın.
Satın almış olduğunuz çiçek buketinin içinde bulunan küçük bitki besini poşetinin tam olarak ne işe yaradığını merak etmiş olabilirsiniz.
Bu poşet genellikle 3 amaca hizmet eder.
Suyu asitlendirmek, karbonhidrat kaynağı sağlamak ve bakterilerin üremesini engellemek.
Biraz daha düşük bir pH değeri, kesme çiçeğin emdiği su miktarını artırarak turgor basıncının dengede tutulmasına yardımcı olabilir.
Ayrıca çiçeklerinizi çürütebilecek, Tıkayabilecek ve genel olarak kötüleştirebilecek bakteri, mantar ve diğer mikroorganizmaların artmasını engellemeye yardımcı olur.
Çoğu bitki besini, organizmaların artmasını sınırlamak için gümüş veya klor bileşikleri gibi başka maddeler içerir.
Bitki besinlerinin adından da anlaşılabileceği gibi, belki de yerine getirdiği en önemli işle bitkiye besin kaynağı olmaktır.
Kesme çiçeklerin canlı bir görünüme sahip olmasının bir kısmı, tıpkı bizim gibi karbonhidratlarla çalışan metabolik faaliyetlerinin sürdürülmesine bağlıdır.
Çoğu bitkide bulunan ve bir karbonhidrat türü olan şekerler, bitkilerin nemi tutmasına ve kurumamasına yardımcı olur.
Genellikle serbest bir şekilde muhafaza edilen bitki besinlerinden herhangi birine sahip değilseniz, evinizde oldukça basit bir şekilde kendi bitki besininizi yapabilirsiniz.
Çeşitli tarifler bulunsa da hepsinde bir şeker kaynağı, Asidik bir madde ve mikrobiyel büyümeyi sınırlayan bir madde genellikle de çamaşır suyu bulunur.
Stresi en aza indirin.
Kimse çok stresli olduğu anlarda mutlu olmaz.
Bitkilerde de durum pek farklı değildir.
Çiçeklerinizi korumak için onları mümkün olan en huzurlu koşullarda saklamanız gerekmektedir.
Bu da onları kurutan, Vazo suyunun buharlaşmasına neden olan ve metabolizma hızlarını artıran doğrudan güneş ışığını ve sıcaklığı en aza indirmek anlamına gelmektedir.
Çiçeklerin buzdolabında saklanmasının nedeni de budur.
Çiçek buketinizi korumayı gerçekten istiyorsanız çiçeklerin yaptıklarını taklit edebilirsiniz.
Bunlardan da en önemlisi çiçeklerinizi meyvelerin yanında saklamayınız.
Olgunlaşan meyveler özellikle de muz, Domates ve avokado etilen gazı yayar.
Bu yaşlanma yani ölme de dahil olmak üzere birçok doğa süreci hızlandıran bir bitki hormonudur.
Karanfil, nergis, hezaren ve zambak gibi bazı bitkiler etilene karşı özellikle hassastır.
Çiçeklerinizi meyve sepetinizden ve aynı zamanda araba egzozu, sigara dumanı ve diğer çürüyen bitkiler gibi dış etilen kaynaklarından uzak tutun.
Acımasızca görünebilir ama ölmeye başlayan çiçekleri koparmak kalanların korunmasına yardımcı olabilir.
Ayrıca çiçeklerin fiziksel hareketlerini de en aza indirmeniz iyi olacaktır.
Bunun sebebi hareketin çiçeklerin taç yapraklarının dökülme oranını ve etilen üretimini artırabilme ihtimalidir.
Bunu da güçlü esintilerden kaçınarak, Vazoları çok sık hareket ettirmeyerek ve kurutma makinesi gibi titreşim kaynaklarından uzak tutarak sağlayabilirsiniz.
Tüm çareler tükendiğinde.
Kimse solmuş ve ölmekte olan çiçekler görmekten hoşlanmaz.
Ancak çiçekleri ilk çürüme belirtilerini gösterdiklerinde çıkarır ve kurumaları için baş aşağı asarsanız neredeyse sonsuza kadar uzun bir süre dayanan güzel ve korunmuş çiçekler elde edebilirsiniz.
Ayrıca ileride daha uzun vazo ömürleriyle bilinen çiçekleri seçmeyi de düşünebilirsiniz.
Yıldız çiçekleri, süsenler ve nergisler çok güzeldir fakat kesildikten sonra genellikle 5 günden daha fazla dayanamamalarıyla bilinirler.
Çiçek buketlerinizin 2 hafta veya daha uzun süre dayanmasını istiyorsanız karanfil, lale, kasım patı ve antoryum bitkilerinden tercih edebilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
