Transkript
Kaşlar ne işe yarar?
Kaşların evrimsel süreçte rolü nedir?
Neandertallerin yok olup modern insanların hayatta kalma nedenlerinden birisi kaşlar olabilir.
Yazar Penny Spikins Çevirmen Fatih Birinci Editör Şule Ölez Hepimizin kaşı var.
Peki kaşların tam olarak işlevi nedir?
Kaşlarımız gözümüze terin, suyun ve ufak tefek şeylerin düşmesini önler.
Ancak önemli başka bir işlevi daha vardır ve bu işlev kaşların hareketiyle ve insan ilişkileriyle ilgilidir.
Uzak evrimsel geçmişimizde atalarımızın hayatta kalabilmek için birlikte çalışması gerekiyordu ve biz modern zihinlerimizde bunun izlerinin kaldığını artık biliyoruz.
Ancak görünüşe göre anatomimiz de diğer insanlarla iyi geçinmenin önemini yansıtıyor.
Nature Ecology and Evolution isimli dergide yayınlanan güncel araştırmamıza göre tehdit edici ya da dostça görünebilme yeteneğimiz kendisini kemiklerimizde yansıtıyor.
En azından kafatasını şekli söz konusu olduğunda durum böyle.
Hepimiz insanların Neandertaller gibi erken dönem türlerinin bizden birazcık daha farklı göründüğünü biliyoruz.
En bilirgin fark ise bizim düz ve dikey alınlarımıza karşın arkaik insanların göze çarpan ve çok ayırt edici bir kaç çıkıntısı olmasıdır.
Bilim insanlarına göre bizlerle onların arasındaki bu fark açıklanması en zor farktır.
Hatta bu ayırt edici görünümü gizleyecek şapka gibi bir şey takan bir Neandertal'in New York metrosunda farkına bile varılamayacağı söylene gelmektedir.
Bizim son araştırmamız arkayık insanların gözlerinin üzerinde neden bu şekilde çıkıntı yapan dikkat çekici bir kemiğe sahip oldukları ve modern insanların neden buna sahip olmadıklarıyla ilgili bir yanık bulmuşa benziyor.
Bunun ardında gayet hareketli kaşlarımızın çok çeşitli ve zor fark edilen duyguları ifade etmek için kullanılıyor olabileceği gerçeğe yatar.
Bir Baskınlık İşareti Yapılan bir araştırmada günümüzdeki insanların belirli bir mesafeden birisini gördüklerinde bir tehdit olmadıklarını belirtmek için kısa bir süre boyunca kaşlarını bilinsizce
kaldırdıklarını göstermiştir.
Kaldı ki 19. yüzyılda Darwin tarafından da fark edildiği üzere diğer insanlarla aynı duygu veya düşünceyi paylaştığımızı göstermek için de kaşlarımızı kaldırırız.
Meslektaşlarım Ricardo Godinho, Paulo Huggins ve ben Kavve 1 adı verilen fosilleşmiş bir kafatasındaki bu çarpıcı kaş çıkıntısına baktık.
Niyetimiz bu çıkıntının amacını bulmaktı.
Ricardo, Kafe'nin kocaman kaş çıkıntısını törpüleyip düzlemek için 3 boyutlu bir mühendislik yazılımı kullandı ve Kafe 1'in iri kaş çıkıntısının o bölgede hiç avantaj sağlamadığını buldu.
Kaş çıkıntılarını açıklamak için öne sürülen bir teoriye dayanan yaygın söylemin aksine arkayık insanlardaki kaş çıkıntılarının çiğneme davranışıyla ya da diğer işlev mekanizmalarıyla da ilgisi yoktur.
Bu çıkıntının çıkarılmasının da ısırma sırasında yüzün geri kalanı üzerinde bir etkisi olmamıştır.
Bunun anlamı arkeik insanlardaki kaş çıkıntılarının sosyal bir fonksiyonu olması gerekliliğidir ve muhtemelen diğer primatlardaki gibi sosyal baskınlığı göstermek için kullanılmıştır.
Bizim türümüzde kaş çıkıntısını kaybetmiş olmanın muhtemel anlamı daha az tehdit edici görünmek olmuştur.
Ancak türümüzün daha düz ve daha dikey alanları geliştirmesi çok sıradışı bir olanağa yol açtı.
Kaşlarımızı en hafifinden en belirginine kadar birçok şekilde hareket ettirebilmek.
Kaş çıkıntısını kaybetmiş olmamıza öncelikle beynimizdeki değişiklikler ya da yüzümüzün ufalması neden olmuş olabilir.
Ancak bu değişiklik, kaşlarımızla çevremizdeki insanlara çeşitli şekillerde ufak mesajlar verebilmek ya da dostça mimikler oluşturabilmek için işe yaradı.
Duyguların ifadesi Tarihsel açıdan bakılırsa, yüzdeki bu belirgin değişikliklerin önemli sosyal değişikliklerle, özellikle de uzaktan ilişkili insan grupları arasındaki işbirliğiyle birlikte ortaya çıktıkları
görülür. Bu dönemler modern insan gruplarının büyük bölgeler arasında hediye takasına başladıkları zamanlardır.
Uzaklarda arkadaş sahibi olabilme durumu erken dönem insanlarının yeni çevreleri kolonize etmesine yardımcı olmuş olabilir.
Çünkü güvenebilecekleri ve arkalarını yaslayabilecekleri arkadaşları olmuştu.
Aynı zamanda modern insanlar erken türlerin aksine daha büyük ve daha kozmopolit gruplar içerisinde yaşayarak melezleşmeyi azaltmışlardır.
Yani bir kişinin kendi grubu dışındaki insanlarla dostça ve karşılıklı destek sağlayan ilişkiler oluşturmasının etkisi daha geniş kapsamlı olmuştur.
Hareketli kaşların gelişimi de tüm bu değişikliklerde hayati bir öneme sahip olmuşa benziyor.
Ancak bu değişiklikler sadece insanlara özgü değildir.
Kurtların evcilleştirilmesi sürecindeki kimi gelişmeler de buna benzerlik göstermektedir.
Köpeklerin kurtlara göre kuyrukları daha hareketli, yüzleri daha düzdür.
Kaşlarını kaldırarak daha şirin görünebilen köpeklerin de barınaklardan seçilerek sahiplenilmesi daha muhtemeldir.
Yani görünüşe göre insanlar ve köpekler için diğerleriyle uyum içinde yaşamak, hayatta kalabilmek adına çok önemlidir.
Atalarımız için de kaşların evrimi, dostluğu ifade edebilmede önemli bir fonksiyon gerçekleştirmiştir.
Tüm bunlar, özevcilleştirme denilen bir sürecin parçasını oluşturur.
İnsan olarak beynimiz, bedenimiz ve hatta anatomimiz çevremizdekilerle daha iyi geçinebilme dürtümüzü yansıtır.
Seslendiren Ekin Baran Sunar Bu içerik Evrim Ağacı'nda yayınlanmıştır.
Evrimağacı.org üzerinden daha fazla bilimsel içeriğe ulaşabilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
