Karar Vermek Neden Bu Kadar Zor? İyi Kararları Hızlı Bir Şekilde Almanın En Etkili Yolu Nedir?
4 Ocak 2022 · 20 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Bu içerik Bionluk seslendirmelerinden İrem Öznur Kılıç tarafından seslendirilmiştir.
Karar vermek neden bu kadar zor?
İyi kararları hızlı bir şekilde almanın en etkili yolu nedir?
Yazar Itamar Şats, çevirmen Uygar Güler, editör Çağrı Mert Bakırcı.
Karar vermek genellikle zordur.
Hızlı şekilde iyi karar vermekse çok daha zordur.
Bu yüzden birçok insan hangi üniversiteye gideceği ya da hangi kariyer yolunu izleyeceği gibi hayatlarını değiştiren büyük kararları verirken zorlanır.
Dahası bazı insanlar...
Hangi dizüstü bilgisayarı alacakları gibi birazcık önemli kararlardan tutun da, öğle yemeğinde ne yiyecekleri gibi nispeten daha önemsiz kararlara kadar hemen her alanda karar verirken zorlanırlar.
Buna karşılık bazı insanlar kolayca karar verir ama kendileri için iyi olan kararı vermekte ya da doğru kararı zamanında vermekte zorlanırlar.
Bu durum hem genel olarak onları için bir sorun, hem de mali durumları, hobileri veya ilişkileri gibi hayatın spesifik alanlarını zorlaştıran bir şey olabilir.
Eğer kendinize daha önce neden karar vermek bu kadar zor ya da neden iyi kararlar vermekte zorlanıyorum veya neden bir karar vermem çok uzun sürüyor gibi sorular sorduysanız,
soruların cevaplarını bu yazıda bulacaksınız.
İlk olarak genel karar verme sürecini öğreneceksiniz.
Ardından karar vermenin Neden bu kadar zor olduğunu anlayacaksınız.
Böylece düşüncelerinizi daha iyi yorumlayıp karar vermek kabiliyetinizi geliştirebileceksiniz.
Karar vermek neden zordur?
Karar vermenin zor olmasının ana nedeni her aldığımız karardan önce genellikle zor ve karmaşık olan bir karar verme sürecine girmemizdir.
Bu sürecin herhangi bir adımında zorlanmak tüm süreci etkileyebilir.
Dolayısıyla insanlar karar verme sürecini tamamlarken zorlanırlar.
Tamamlamayı başarsalar bile bu süreç çoğunlukla ya çok yavaş ya da hatalıdır.
Spesifik olarak iyi kararlar vermek için farkında olsak da olmasak da genellikle şu adımları uygulamamız gerekir.
Kararınızı tanımlayın.
Bir karar vermeniz gerektiğini kabul edin ve o kararın neler getireceğini kabaca tanımlayın.
2. Amacınızı belirleyin.
O kararlarla neyi başarmayı umduğunuzu, ve bu amacın sizin için ne kadar önemli olduğunu tanımlayın.
3. Bilgi toplayın.
Kararları verirken ihtiyacınız olacak bilgileri toplayın.
4. Seçenekleri tanımlayın.
Sizde hangi seçeneklerin uygun olduğunu belirleyin.
5. Seçenekleri değerlendirin.
Mevcut seçeneklerin eksilerini ve artılarını tanımlayın.
Özellikle hedeflerinize uyanların.
6. Tercih ettiğiniz seçeneği seçin.
Farklı seçenekleri artıları ve eksilerine göre sıralayıp kendiniz için en iyi olanı seçin.
Buna ek olarak çoğu durumda bu karar verme sürecinin farklı evreleri arasında gidip gelmeniz gerekir.
Mesela bilgi topladıktan sonra geri gidip hedeflerimizi daha gerçekçi yapmak için yeniden düzenlememiz gerekebilir.
Aynı şekilde eğer seçeneklerimizi değerlendirirken bir karar vermek için yeteri kadar bilgi sahibi olmadığımızı fark edersek, ilerlemeden önce geri dönüp daha fazla bilgi toplamamız gerekebilir.
İyi bir karar vermek için yapmamız gereken çok fazla şey olduğundan, insanların sıklıkla karar verme süreçlerini tamamlamada ya da bunu hızlı ve doğru bir şekilde yapmakta zorlanması
şaşırtıcı değildir.
Bu, birinin faydalı deneyimleri ya da seçenekleri kaçırma olasılığı karşısında endişeli hissettiği bir düşünce yapısı olan ve Türkçe'ye fırsat kaçırma korkusu olarak çevirebileceğimiz
HOMO kavramıyla ilişkilidir.
Bu özellikle insanların gelecekte pişmanlık duymaktan korktukları ve imkansız olsa bile bundan tamamen kaçınmalarına izin verecek bir karar vermek için çabalayıp durdukları
durumlarda bir sorundur.
Doğal olarak karar verme süreci bilissel ve duygusal açılardan zahmetli bir durum olabilir.
Buna ek olarak, Karar verme eylemi kendi içinde yorucudur.
Çünkü kendimizi kontrol etmek için kullandığımız bilissel kaynakları tüketir.
Karar yorgunu olarak bilinen bu fenomen, başka kararlar vermemizi daha da zorlaştırır.
En azından zihinsel olarak yeniden şarj olma imkanı bulana kadar.
Yani son zamanlarda verdiğiniz kararların sayısı ve o kararları verirken yaşadığınız zorluk, gelecekteki kararlarınızı daha da zorlaştırabilir.
Diğer zorluklarla birlikte bu karar verme eyleminin sıklıkla sevimsiz algılanmasına yol açar.
Bu da karar ertelememize veya karar vermekten tamamen vazgeçmemize neden olabilir.
Son olarak belirsizlik ve doğal kararsızlık gibi karar vermemizi daha da zorlaştıran bazı ek faktörler daha vardır.
Önümüzdeki iki kısımda bu kavramlardan daha detaylı bahsedeceğiz.
Seçimi zorlaştıran faktörler The Paradox of Choice kitabında şöyle anlatıyor.
Birden fazla alternatifin varlığı, var olmayan alternatiflerin yani var olanların çekici özelliklerinin kombine edilmiş halinin hayal edilmesini kolaylaştırır.
Hayal gücümüzü bu aslında var olmayan alternatiflerle ne kadar meşgul edersek, işin sonunda seçtiğimiz alternatiften o kadar az tatmin oluruz.
Yani önümüzde daha fazla seçeneğin olması aslında bizi daha kötü hissettirir.
Genel olarak karar vermek zor olsa da bazı faktörler seçim yapmamızı daha da zorlaştırmaktadır.
Bunlardan en önemlileri şunlardır.
Karmaşıklık Genelde bir karar, ne kadar karmaşıksa seçim yapmak o kadar zordur.
Karar vermenin karmaşık olmasının yaygın nedeni, seçebileceğiniz çok fazla seçenek olmasıdır.
Bu durum, açırı seçenek olarak adlandırılan bir olgudur.
Belirsizlik Genelde bir karar, Ne kadar belirsizse seçim yapmak o kadar zordur.
Karar verirkenki belirsizliğin yaygın formu farklı seçeneklerinizin hangi sonuçlara neden olacağını bilememenizdir.
Sonuçlar Genelde bir karar ne kadar ciddiyse seçim yapmak da o kadar zordur.
Bir karar verdikten sonra genellikle katlanmanız gereken sonuç alternatif bir yol izlemeyi seçip eşsiz bir fırsatı kaçırmış olmanızdır.
Bu faktörler söz konusu olduğunda çok fazla varyasyon işin içine girer.
Örnek vermek gerekirse, bazı insanlar diğerlerini oranla belirsizlikleri kabul etmeye daha yatkındır.
Bu değişkenlik, kişinin özgüveni gibi şeyleri etkileyebilen, geçmiş önemli kararlar verme deneyimleri gibi faktörlerin çeşitliliğine bağlıdır.
Ayrıca bu değişkenlik, bir bakıma insanların bu faktörleri nasıl algıladıklarına da dayanabilir.
Mesela iki insan aynı belirsizlik seviyesinde bir kararla yüz yüze geldiğinde bir tanesi belirsizliğin ciddiyetini olduğundan fazla abartabilir.
Bu da karar vermesini zorlaştırır.
Ancak bu faktörlerden hiçbiri söz konusu olmadığında bile insanların kararsız kalabileceğini unutmayın.
Örneğin biri vereceği kararın sonuçlarının bir önemi olmasa bile iki mevcut tasarımdan birini seçerken kararsızlığa kapılabilir.
Doğuştan kararsız insanlar Birçok insan karar verirken zorlanmasına rağmen bazı insanlar doğası gereği kararsız olmaya daha yatkındır.
Kararsız insanlar en küçük kararları verirken bile hastalık derecesinde zorlanabilirler ve bu durum hayatlarının hem genelinde hem de spesifik bir alanda sorun teşkil
edebilir. Kararsız bireylerin bazı karakteristik kişilik özellikleri vardır.
Bunlardan en dikkat çekeni Tıpkı mükemmeliyetçilik gibi kararsızlıkla güçlü bir şekilde ilişkili olan olumsuz duygulara ve psikolojik strese yatkın olma eğilimi yani nevrotikliktir.
Buna ek olarak kararsızlık, belirsiz durumları tehdit edici olarak yorumlama ve sürekli en kötü olasılığı değerlendirme eğilimiyle ilişkilidir.
Ayrıca kararsızlık ertelemeyle de ilişkilidir.
Özellikle de söz konusu karar vermek olunca gereksizce geciktirme davranışı olan kararsal erteleme ile ilişkilidir.
Bu kararsız bireylerin sık sık kararlarında özellikle zorlandıklarını erteleme eğiliminde oldukları anlamına gelir.
İnsanlar neden kötü kararlar verirler?
Bazen insanların sorunu zamanında karar vermekte zorlanmaları değil, kötü kararlar verme eğiliminde olmalarıdır.
İnsanların kötü kararları vermesinin ana sebebi, Düzgün bir karar verme süreci yönetmenin zor olabilmesi ve bu nedenle insanların çoğunlukla süreci kusurlu bir şekilde yönetmeleridir.
Sorunlar karar verme sürecinin herhangi bir basamağında baş gösterebilir.
Mesela gidebileceğimiz birkaç üniversite arasında seçim yapmamız gerekirken, bilgi toplama söz konusu olduğunda her bir üniversite için ihtiyacınız olan tüm bilgileri düzgünce toplamakta başarısız
olabilirsiniz. Çünkü bunu yapmak çok çaba gerektirir.
Ek olarak karar vermemize karışan ve kötü kararlara sebep olan çeşitli şeyler vardır.
Örneğin duygularımız.
Sık sık karar vermemize engel olur.
Ya da bir hata yaptığımızı bile bile kötü seçim yapmamıza neden olur.
Benzer şekilde yorgun ve uykusuz olmak bilgiyi işlememizi zorlaştırabilir.
Ve iyi kararlar vermemize engel olan çeşitli bilissel önyargılardan müzdarip olmamızı daha olası hale getirebilir.
Örnek vermek gerekirse...
Zaten var olan inançlarımızı doğrulayacak şekilde bilgiyi aramamıza, onaylamamıza, yorumlamamıza ve hatırlamamıza neden olan doğrulama önyargısı diye bir olgu vardır.
Bu önyargı, mesela potansiyel bir iş hakkında uyarı sinyallerini görmezden gelmemize neden olabilir.
Çünkü bunun bizim için iyi olacağına inanırız.
Konuyla ilgili bir kitapta belirtildiği gibi.
Doğrulama önyargısı büyük ihtimalle iş dünyasındaki en büyük sorundur.
Çünkü en komplike insan bile yanlış anlayabilir.
İnsanlar gidip bilgi topluyor ama tahrifat yaptıklarının farkında bile olmuyorlar.
Ön sezi ve karar verme.
Ön sezi, karar verme sürecinde sıklıkla çok önemli bir rol oynar.
Bizi kötü kararlara yönlendirebileceği gibi iyi kararlar vermemize de yardımcı olabilir.
Mesela kötü kararlara yönlendirmeye gelince ön seziye güvenmek, Önemli olsalar bile ilgili bilgileri dikkate almadığımız anlamına gelebilir.
Öteki taraftan ön sezi büyük miktarda bilgiyle analitik muhakeme yeteneğimizi kullanarak başa çıkmamız gereken durumlarda aynı şeyi hızlıca yapmamıza yardımcı olabilir.
Aslında karar vermek söz konusu olduğunda ön sezinizi kullanmak özünde iyi ya da kötü değildir.
Onun yerine size yardım edip etmemesi veya zarar verip vermemesi elinizdeki koşullar ve sezginizi kullanma şekliniz gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.
Ön sezinizi kullanmanız gerektiğini düşündüğünüz durumlarda, ilk önce durumu değerlendirip, ön sezinizi kullanmanın sizin için en iyi seçenek olduğundan emin olmanız gerektiği, yani
ön sezinizi kullanırken bunu uygun bir şekilde yapmanız gerektiği anlamına gelir.
Duygular ve Karar Verme Duygularımız sıklıkla mantıksız bir şekilde davranmamıza, ve kötü kararlar vermemize yol açabilir.
Yine de bu karar verirken duygularınızı tamamen görmezden gelmeniz gerektiği ya da o duyguların mutlaka kötü kararlar vermenize neden olacağı anlamına gelmez.
Onun yerine karar verirken duygularınızı düzgün bir karar verme süreci yönetmenizi engellemelerine izin vermeden rasyonel bir şekilde hesaba katmanız gerektiği anlamına gelir.
Örneğin romantik bir ilişkiyi bitirip bitirmemekle ilgili bir karar almak söz konusu olduğunda, kesinlikle karşınızdaki kişiye karşı nasıl hissettiğiniz gibi duygusal düşünceleri hesaba katmalısınız.
Çünkü bu kararın çok önemli bir parçasıdır.
Yine de o kişiye karşı duygularınızın, mesela o kişinin size karşı yaptığı olumsuz şeyleri görmenizi engelleyerek hatalı bir karar verme süreci yönetmenize izin vermemelisiniz.
Peki nasıl daha iyi kararlar verirsiniz?
İdeal kararlar vermenin anahtarı, ilgili karar verme tekniklerini kullanarak ve yaygın gizli tuzaklardan kaçınarak düzgün bir karar verme süreci yönetmeyi öğrenmektir.
Örnek vermek gerekirse, söz konusu iyi kararlar vermek olunca, bilissel önyargının düşüncenizi etkileyebilmesi gibi sorunları hesaba katmalı, ardından o önyargıları azaltmak
için bir arkadaşınıza tavsiye veriyormuş rolü yapmak gibi, Önyargı azaltma teknikleri kullanmalısınız.
Söz konusu hızlı karar vermek olunca, uygun olduğunda ön sezinize güvenmekte emin olabilir, topladığınız bilgi miktarını sınırlayabilir, yeterince iyi kavramını benimseyebilir
ve oluşacak olan gecikmenin sizi olan maliyetini belirleyebilirsiniz.
Söz konusu zor kararlar vermek olunca, somut gerçeklere odaklanabilir, ikincil faktörleri göz önünde bulundurabilir ve farklı seçenekleri seçmenin, Gelecek çıktılarını kafanızda
canlandırabilirsiniz. Karar verme hakkında ek bilgiler.
Kararsızlığın türleri.
İnsanlar farklı şekillerde kararsız olabilirler.
Konuyla ilgili bir çalışma göze çarpan iki kararsızlık türü arasındaki farkları şöyle belirliyor.
Araştırıcı kararsızlık.
Tüm seçenekleri iyice araştırdıktan sonra bile karar vermek için uzun ve yorucu bir mücadeleyi içerir.
Aceleci kararsızlık.
Hızlı kararlar vermeyi içerir.
ancak aynı zamanda sürekli olarak kararları hakkındaki fikrini değiştirmeyi de içerir.
Kararsızlık mı, tereddüt mü?
Kararsızlık ve tereddüt, benzer terimler olmasına ve sıklıkla birbirinin yerine kullanılmasına rağmen teknik olarak iki ayrı olguya işaret ederler.
Spesifik olarak kararsızlık, çeşitli bağlamlarda karar verirken ki genel kronik zorluğu işaret ederken, tereddüt, belirli bir bağlamda karar verirken ki Geçici zorluğu
işaret eder. Özellikle tereddüt normal kabul edilir.
Ve hangi işi kabul edeceğiniz gibi belirli kararlar söz konusu olduğunda, olağan da olsa yine de onunla nasıl baş edileceğini öğrenmek yararlı olabilir.
Karar verme stilleri Karar verme tarzları insanların ortak karar verme yollarıdır.
Karar verme stillerinin en yaygın ölçeği şu şekildedir.
Rasyonel Alternatiflerin kapsamlı bir şekilde araştırılması ve mantıklı bir şekilde değerlendirilmesiyle karakterize edilir.
Örneğin, rasyonel karar veren bir kişi, karar verme sürecini şu şekilde tanımlar.
Mantıksal ve sistematik bir şekilde kararlar veririm.
Sezgisel, ön sezilere ve duyulara güvenmek olarak karakterize edilebilir.
Örneğin, sezgisel kararlar veren bir kişi, karar verme sürecini şu şekilde tanımlar.
Karar verirken sezgilerime güvenme eğilimindeyim.
Bağımlı Başkalarından bir tavsiye ve yönlendirme aramak olarak karakterize edilir.
Örneğin, bağımlı kararlar veren bir kişi karar verme sürecini şu şekilde tanımlar.
Başkalarına danışmadan nadiren önemli kararları alırım.
Kaçıngan Karar vermekten kaçınmaya çalışmakla karakterize edilir.
Örneğin, kaçıngan kararlar veren bir kişi karar verme sürecini şu şekilde tanımlar.
Baskı devam edene kadar önemli kararlar vermekten kaçınırım.
Spontane, anlık.
Dolayısızlık duygusu ve karar verme sürecini mümkün olan en kısa sürede tamamlama arzusuyla karakterize edilir.
Örneğin spontane yani anlık kararlar veren bir kişi karar verme sürecini şu şekilde tanımlar.
Genellikle ani kararlar veririm.
Genelde bazı karar verme tarzları uyumsal, pozitif çıktılara yol açma eğiliminde görülmekteyken, diğerleri uyumsuz, negatif çıktılara yol açma eğiliminde görülmektedir.
Farklı türdeki karar verme stilleri değişik psikolojik öncülerle ilişkilidir.
Bir makalenin belirttiği gibi, irrasyonel inanç, örnek olarak doğru seçim için eşsiz bir olasılık olduğuna inanmak, bir karar verdikten sonra onun bir daha
değişmeyeceğine inanmak, kaygı, hassas benlik saygısı ve bilgi eksikliğinin üstünde durmak mümkündür.
Uyumlu karar verme stilleri, problem çözme ve bilgi arama için daha iyi kapasiteye, yüksek benlik saygısına, olumlu benlik kavramına ve karar verme süreciyle bağlantılı
duyguları yönetme konusunda yüksek yeteneğe sahip kişiler tarafından tercih edilir.
Özet ve sonuçlar Karar verirken tereddütte kalmak normaldir.
Özellikle de hangi kariyer yolunu izleyeceğiniz gibi büyük kararlar verirken.
Ama bazı insanlar sürekli olarak bir yüksek seviyede kararsızlık içerisindedirler ve bu durum yaşamlarını önemli ölçüde etkiler.
Tam bir karar verme süreci tüm adımların farkında olsak da olmasak da genellikle kararın tanımlanması, hedeflerin belirlenmesi, bilgi toplanması, seçeneklerin
tanımlanması, seçeneklerin değerlendirilmesi ve tercih edilen seçeneğin seçilmesidir.
Karar vermenin zor olmasının ana nedeni, özellikle de hızlı bir şekilde karar vermek istiyorsak, genellikle zor ve karmaşık bir karar verme sürecinden geçmemiz gerekmesi ve sürecin
herhangi bir adımındaki zorlanmamızın tüm süreci etkilemesidir.
Belirsizlik, bilissel önyargılar, kaçırma korkusu ve gelecek pişmanlığını en aza indirme arzusu dahil birçok etken karar verme yeteneğimize müdahale edebilir.
Tereddüt ve duygular bazen kötü kararlar vermemize sebep olabilirler.
Ama bu durum tamamıyla kötü değildir.
Hatta her ikisi de belirli durumlarda iyi kararlar vermemize de yardımcı olabilir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
