Karabasan Nedir? Gerçek midir? Uyku Felci ile İlişkisi Nedir?
11 Kasım 2023 · 8 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Karabasan nedir, gerçek midir, uyku felci ile ilişkisi nedir?
İddia. Kötü bir şey yaparsanız eğer gece karabasan gelebilir.
Karabasandan kaçamazsınız.
Uyanırsınız ama hareket edemezsiniz.
Karabasan aslında şeytan veya cindir.
Kötülüğünüzden beslenir.
Gerçek mi? Gerçek taraflar.
Karabasan denen olgu, bilim tarafından net bir şekilde açıklanabilmiş olan uyku felci dediğimiz durumdur.
Fizyolojik olarak analiz edildiğinde uykunun hızlı göz hareketleri döneminin düzensiz olması veya bu evrede uyanmanın gerçekleşmesinden ötürü oluştuğu bilinmektedir.
Sahte taraflar, yapılan kötülüklerle hiçbir alakası olmadığı gibi uyku felcinin şeytan ya da cinlerle de herhangi bir alakası bulunmamaktadır.
İddianın kökeni Bu durumu yaşayan insanlar büyük bir korkuyla karşı karşıya kaldıkları ve sebepleri halk arasında basit bir şekilde açıklanamadığı için bu durum kültürel yapı içerisinde
cinler ve şeytanlar gibi uydurma kavramlarla ilişkilendirilmiştir.
Bilgiler Uyku felci uykuya dalarken ya da uyanma öncesinde meydana gelir.
Uykuya dalarken meydana gelirse vücut fizyolojik olarak REM uykusu devresine hazırdır.
Ancak beyin hala kendisini kapatamamıştır.
Buna hipnagojik uyku felci denir.
Bu durumda birey hala bilinç sahibiyken ve uykunun getirdiği bilinçsizlik hali devreye girmemişken vücut uyku atonisi denen ve vücudun felçli gibi hareketsiz kalmasını sağlayan duruma geçmiştir.
Bu gerçek bir felç durumu gibidir.
Çünkü birey kendi uyanıklığının bilincindeyken vücudunu hareket ettiremez.
Eğer ki uyku felci daha sıklıkla görüldüğü üzere uyanmadan önce meydana gelirse henüz REM döngüsü tamamlanmamıştır.
Ancak beyin uykudan uyanır ve bilinçli hale döner.
Buna da hipnopompik uyku felci denir.
Yine bu durumda da birey uyandığının farkında olsa da henüz uyku atonisi durumu kapatılmamıştır ve geçici bir felç durumu yaşanır.
Kısaca uyku felci beynin algısal kısmıyla vücudu kontrol eden kısmını fizyolojik açıdan uyumsuzluğundan doğan bir sonuçtur.
Neden cinler ve şeytanlar görülebiliyor?
Uyku felci genellikle korkutucu bir deneyimdir.
Çünkü birey duyu organları sayesinde uyanık olduğunu fark eder.
Ancak vücudunu kontrol edemez.
Hele ki rüyalarımızı gördüğümüz temel uyku evresi olan REM döngüsünün tamamlanmamış olmasından ötürü birey rüya görmeye devam edebilir.
İşte bu durumda canavarlar, yaratıklar, şeytanlar, cinler gibi kültürümüzün yarattığı hayal ürünü unsurları görülebilir.
Toplumlarda karabasan gibi bir kavramın gelişmesinin nedeni uyku felcine yüklenen gerçek dışı anlamlardır.
Uyku felci ne kadar sürer?
Uyku felci genellikle birkaç saniye ile birkaç dakika arasında sürer.
Çok nadiren saatlerce sürdüğü görülmüştür.
Ayrıca çoğu insan ömründe birden fazla uyku felci geçiremez.
Bu tip tekli vakalara izole uyku felci adı verilir.
Çok nadiren bireylerde uyku felci kendini ömür boyu tekrar eder.
Buna da tekrar eden uyku felci adı verilir.
İlk durum genellikle bir hastalık göstergesi değilken ve vücutlarımızın kusursuz çalışmıyor olmasının rastlantısal bir sonucuyken ikinci tip uyku felci hastalıkların belirtisi olabilir.
Yapılan araştırmalarda uyku felci geçirenlerin sıklıkla halüsinasyon gördüklerini veya Kut tehlike haline geçtikleri görülmüştür.
Bilincin açık, vücudun kilitli olduğu durumlar son derece ürkütücü olduğu için beyin kendini korumak adına hızla çalışır ve bu sırada gerçek olmayan görüntüler bilinç altından çağrılır.
İşte konu hakkında mitlerin doğmasına sebep olan sanrılar tamamen fizyolojik kökenli olan halüsinasyonlardır.
Neden bazı kişilerde daha sık görülüyor?
uyku felci aşağıdaki durumlarda daha sık olarak görülmektedir.
Narkolepsi yani uyku döngüsü bozukluğu hastalarında, yüzüstü uyuyanlarda, stresli dönemlerden geçenlerde, yaşam biçiminde ani değişiklikler olanlarda, çok az uyuyup
çok fazla alkol tüketenlerde, sıklıkla uyku felci geçirenlerde narkolepsi aranır ve teşhis edilirse bu hastalık tedavi edilerek uyku felcinden kurtulana bilinir.
Uyku felcinin evrimsel sinir bilimi, uyku felcine neden olan sinir yolakları ile ilgili birçok başarılı çalışma yürütülmüştür.
Uyku felci geçiren bireylerin kendilerini içerisinde buldukları durumdan haklı olarak aşırı korkmalarından ötürü orta beyinleri hızlı bir şekilde aşırı uyarılmışlık durumuna geçer.
Bu çok ciddi tehdit altında olan bireylerde görülen bir durumdur.
Bireyin kendisini çaresiz ve boğuluyor gibi hissetmesi beynin aslında var olmayan bir saldırgan yaratmasına neden oluyor olabilir.
Bu saldırgan beynin kendisine içinde bulunduğu durumu açıklamak için geliştirdiği elde olan en mantıklı açıklama gibi düşünülebilir.
Çünkü böyle bir baskılanmışlık ve felç haline ancak birisi bizi öldürmeye çalışıyorsa deneyimleyebileceğimizi düşünürüz.
Yani uyku felci sırasında beynimizin yarattığı görüntülerin nedenleri muhtemelen kültürel geçmişimizde de yatmaktadır.
Ortamda bulunmadığı bilgisini verecektir.
Çünkü gerçekte böyle bir saldırgan yoktur.
Fakat evrimsel süreçte beyinlerimiz bu şekilde çelişkili durumlarda güvenli tarafta kalmak adına bu tür uyarıları tehdit olarak algılayacak biçimde özelleştirmiştir.
Böylece hayatta kalma şansımız artar.
İşte bu durum uyku felcinin etkisini de arttırmaktadır.
Beyin, duyu organlarından gelen ve normalde yatıştırıcı olması beklenen uyaranları içinde bulunduğu korkutucu ve bilinmedik durumun risklerinden ötürü reddeder.
Yapılan çalışmalar uyku felci sırasında görülen halüsinasyonlarda beynimizin amigdala yani korku merkezi, talamus yani bilinçaltı arasındaki
kapı görevi gören bölge, anterior süngülat ve pontin.
Tegmentum gibi kısımlarının görev aldığını göstermiştir.
Tüm bu sinir yolakları uyku felci sırasında aşırı uyarıldığı için beynin gerçekle hayale ayırt etmesi güçleşir.
Genellikle bu durum uyku felcinin birkaç saniye sonunda sonlanmasıyla ortadan kalkar ve birey eski haline döner.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
