İnsanlar, İşlerine Gelene ve Kendilerine Duymak İstediklerini Söyleyenlere İnanmaya Meyilliler!
2 Ocak 2022 · 5 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
İnsanlar işlerine gelene ve kendilerine duymak istediklerini söyleyenlere inanmaya meyilliler.
Yazar Sude Akman, editör Çağrı Mert Bakırcı, seslendiren Akın Karahasan, Santa Barbara'daki Kaliforniya Üniversitesi'nden Ryan Opera ve Sevgi Yüksel tarafından yapılan Ve Journal
of the European Economic Association dergisinde yayınlanan bir makale insanların inanmak istedikleri şeyleri söyleyen insanları dinlediklerini ve gerçek olmasını tercih etmeyecekleri şeyleri söyleyenleri görmezden
gelmeyi meyilli olduklarını gösteriyor.
Buna bağlı olarak birbirleriyle benzer düşünen insanlar inanç alışverişinde bulunduklarında birbirlerini daha da ön yargılı hale getiriyorlar.
İnsanların kararları yalnızca kanıt ve deneyime dayalı olarak aldıklarını düşünmek mantıklı olsa da önceki araştırmalar karar vericilerin motive edilmiş inançlara sahip olduğunu göstermiştir.
İnsanlar bazı şeylere inanırlar çünkü o şeylerin doğru olmasını isterler.
Motive edilmiş inançlar ciddi önyargılar yaratabilir.
Motive edilmiş inançların çevrim içi forumlarda yanlış bilgilere inanışın çoğalmasında etkisi olduğu düşünülüyor.
Bu tür inançlar borsa performansını da açıklayabilir.
Finansal piyasalar hakkında çok sayıda nesnel bilgi mevcuttur.
Ancak grubun karar vermesi ve teşvik edilmesi balonlara ve finansal istikrarsızlığa neden olabilir.
Araştırmacılar, insanlar bu inançları birbirleriyle değiş tokuş ettiğinde inançlardaki bu tür önyargıların daha şiddetli olup olmadığını incelemek için laboratuvar deneyleri yaptılar.
Araştırmacılar, üyelerin her ikisinin de ortalamanın üstünde veya altında IQ puanı olacak şekilde ikili gruplara ayırdılar.
Denekler, daha sonra her ikisinin de doğru olduğuna inanmak istedikleri bir önerme ile ilgili inanç alışverişinde bulundular.
Deney sonuçlarına göre yüksek IQ grubunda oldukları konusunda karamsar bir kişi bu konuda daha iyimser olan biriyle eşleştirildiğinde yüksek IQ grubunda olduklarına yönelik önemli ölçüde daha
iyimser bir tavır edinme eğilimindeydi.
Bununla birlikte bu konuda iyimser bir kişi daha karamsar bir kişiyle eşleştirilirse daha yüksek IQ grubunda olduklarına yönelik inançları dikkate değer miktarda değişmedi.
Bu etki ciddi önyargılar üretme konusunda daha problemli olan gerçekten düşük IQ'lu gruptaki insanlar için özellikle daha da güçlüydü.
Genel olarak bu sonuçlar insanların önceden var olan inanma motivasyonlarını güçlendiren sosyal sinyallere daha yüksek bilgi değeri atfetmeleri nedeniyle önyargılarını büyüttüğünü göstermektedir.
Deneyin yarısında araştırmacılar deneklere hangi IQ grubunda oldukları hakkında tarafsız bir bilgi verdi.
Bu ilk inanç alışverişinin neden olduğu önyargıları ortadan kaldırmada oldukça etkiliydi.
Bu nedenle sonuçlar tarafsız, güvenilir bilgi kaynakları sağlamanın yankı odaları ve finansal piyasalar gibi ortamlarda motive edilmiş inançları azaltabileceğini göstermektedir.
Makalenin yazarından Ryan Opera'ya şöyle diyor.
Bu deney, internet çağında önyargılı inançların neden daha da kötüye gittiğine dair birçok popüler şüpheyi destekliyor.
Artık sosyal medyadan çok fazla bilgi alıyoruz ve aldığımız bilgilerin kalitesi...
Sonuç olarak çeşitli görüşlerin ve bilgi kaynaklarının ne kadar doğru olduğuna ve bunlara ne kadar değer vereceğimize genellikle kendi başımıza karar vermek zorunda kalıyoruz.
Sonuçlarımız insanların bu ikilemi bize duymak istediklerimizi söyleyen kaynaklara güvenilirlik atayarak çözdüğünü ve bu durumun zaman içinde motive edilmiş akıl yürütme nedeniyle ön yargıları çok
daha kötü hale getirebileceğini gösteriyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
