İnsanlar İletişim Kurarken Nasıl Sıra Alıyorlar - veya Neden Alamıyorlar?
1 Ekim 2022 · 5 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Bu içerik Bionluk seslendirmelerinden İrem Öznur Kılıç tarafından seslendirilmiştir.
İnsan iletişiminde sıra alma ve dil arasındaki ilişki.
Uyarlayan Selen Gündüz, editör Arda Ateş.
Arkadaşlarınızla en sevdiğiniz dizi veya kitap hakkında konuşurken nasıl oluyor da birbirinizin sözünü kesmeden sohbet edebiliyorsunuz?
Bunu hiç düşünmüş müydünüz?
Kısacık bir karşılaşmada bile onca bilgiyi, duyguyu ve düşünceyi birbirinize kesintiye uğramadan aktarabilmenize olanak sağlayan gizli kahramanı.
Hiç merak etmiş miydiniz?
Hollanda'da bulunan Max Planck Enstitüsü Psikodil Bilim bölümünden Dr.
Stefan Levinson makalesinde bu sorulara ilişkin detaylı bilgiler sunuyor.
Makaleyi sizler için özetledik.
Gelin isterseniz ayrıntıları birlikte inceleyelim.
Öncelikle sıra alma davranışının evrimsel kökenleri hakkında neler bildiğimize bir bakalım.
Karşılaştırmalı primat çalışmaları, içlerinde lemurlar, eski dünya maymunları, Yeni dünya maymunları ve kuyruksuz maymunların da bulunduğu pek çok primat töründe sese dayalı sıra alma davranışının
görüldüğünü belirtiyor. Bu benzerliklerin ortak katılım yoluyla oluşan bir hemolojiden kaynaklanmak yerine paralel evrim yoluyla oluşan bir analojiden kaynaklanmaları mümkün olsa da sese dayalı
sıra almanın primat sıralamasında atalara ait bir kökeninin olması da muhtemel görünüyor.
Burada kafa karıştıran şey ise özellikle ortak jestlere dayalı iletişim kuran bazı primatlarda jestlere dayalı sıra alma görülse de sese dayalı sıra alma davranışının görülmüyor olmasıdır.
Bundan hareketli sıra alma davranışı diğer primatlarla homologsa insan iletişiminin katmanlı bir evrim izlediği söylenilebilir.
Afrika kolunda 1.6 milyon yıl önce yaşamış ve soyu tükenmiş bir insan türü olan Homo erectus, Konuşma için gerekli nefes kontrolünden yoksun olsa da jestlere dayalı bir iletişim sistemi
geliştirmiş olabilmeleri muhtemeldir.
Eldeki veriler modern insanlarla neandertallerin ortak atalarından önce, yani 600 bin yıl önce, konuşma üretimi için gerekli genetik ve fizyolojik yapıların mevcut
olduğuna dikkat çekmektedir.
Özetle geçen milyonlarca yıl içinde gelişen sese dayalı sıra alma davranışının tıpkı günümüzdeki bebeklerde olduğu gibi, dilsel karmaşıklığa evrilmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Son olarak Dr. Levinson, kültürel evrimin dil çeşitliliğinde belirleyici olmasından hareketle, sıra alma aracılığıyla dilsel karmaşıklığın artmasına bağlı olarak, sıra almanın
zamansal özelliklerinin sabitlenmiş olabileceğini vurgulamaktadır.
Bu makalenin var olan bilgi birikimimize katkısı nedir?
Son yıllarda yapılan çalışmalar, çocukların dile ilişkin pek çok karmaşık yapıyı, konuşma öncesi dönemde kazandığını ortaya koymaktadır.
Bu yapıların kazanılmasında ebeveynlerle çocuğun beraber deneyimledikleri iletişim çabaları büyük önem taşır.
Dolayısıyla sıra alma davranışının önemi, dil gelişimi bakımından işlevi ve evrimsel kökenleri hakkında bilgi sahibi olmak, konuşma öncesi dönemde bebeklerin ses üretimleriyle biz
yetişkinlere verdikleri cevapların ve ilk sıra alma deneyimlerinin değerini kavramamıza yardımcı olabilir.
Buna ek olarak, bebeklerin her iletişim çabasına ciddiyetle cevaplamanın, sıra alma davranışlarına cesaretlendirmenin ileriki dönemde karmaşık dil yapılarını kazanmalarına yardımcı olacağını
bilerek onlarla etkileşime geçmemizi sağlayabilir.
Ayrıca, otizm gibi gelişimsel bozuklukları işaret eden ve özellikle de dilin kişiler arası iletişim boyutunda kullanımı bakımından yaşanan sorunların teşhis, tanı ve tedavisinde
nörobilim, Evrimsel dil bilim, dil ve konuşma bozuklukları alanında yeni çalışmaları ortaya koymamız için gerekli temeli oluşturabilir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
