Hüseyin Yılmaz, Albert Einstein'ın Kütleçekim Teorisini Çürüttü mü?
20 Temmuz 2026 · 8 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Hüseyin Yılmaz, Albert Einstein'ın kütleçekim teorisini çürüttü mü?
İddia. Acı Payam'da başlayan ve ABD'nin Boston şehrine kadar uzanan bir başarı öyküsü Prof.
Dr. Hüseyin Yılmaz'ınki.
Fizik lehası olan Yılmaz, meslektaşı Einstein yatasını bularak literatüre geçti, kendi ismiyle anılan kuramları oluşturdu.
1958 yılında çalışmalarını yakından takip ettiği ünlü fizikçi Albert Einstein'ın kendisi kadar ünlü fonksiyon teorisinde eksikler tespit etti ve bunu bir mektupla ünlü bilim adamına bildirdi.
Ama mektup ulaşmadan Einstein öldü.
Gerçek mi? Karışık.
Gerçek taraflar. Prof. Dr.
Hüseyin Yılmaz'ın gerçekten de önemli bir fizik profesörü olduğu, MIT'de eğitim aldığı ve teorik fiziğe, özellikle Einstein'ın da çalıştığı kütleçekim teorilerine yaptığı katkılarla bilindiği doğrudur.
Sahte tarafları ise Prof.
Dr. Hüseyin Yılmaz, Albert Einstein'ın küteçekim teorisini veya fonksiyon teorisini çürütmemiştir.
İddianın kökeni, bilim insanlarının akademik çalışmalarına odaklanıp, bilime yaptıkları önemli katkıları halka aktarmak yerine, mazlum edebiyatı yaparak bilim insanlarına ve kendi haber kaynaklarına daha fazla prim getireceğini düşünen kişi ve
kurumlarca, Prof. Dr.
Hüseyin Yılmaz'ın çalışmaları ve bu çalışmaların önemi kimi kaynakça gerçeklikten saptırılmıştır.
Bilgiler Öncelikle Prof.
Dr. Hüseyin Yılmaz'ın gerçek bir fizik profesörü olduğunu belirterek başlamak lazım.
Çünkü bu tarz hikayelerde ismi geçen kişiler bile kimi zaman gerçek olmayabiliyor.
Dr. Yılmaz 13 Ağustos 1924'ti.
Acı Payam'da doğmuş. 27 Ocak 2013'te iyisi.
Cambridge, ABD'de ölmüş bir fizikçidir.
Çalışmalarına Google Scholar gibi kaynaklarda ulaşmak mümkündür.
ODTÜ Fizik bölümünden Prof.
Dr. Bayram Tekin, Dr.
Yılmaz ile ilgili şu anları anlatıyor.
Boston taraflarında doktora sonrasında araştırma yaparken eski kitapçılara çok uğrardım.
Bazen ilginç kitaplar düşer.
Harvard Üniversitesi yakınlarındaki bir kitapçıda Hüseyin Yılmaz'a ait olan birkaç kitap buldum.
Kitaplarla ilgili ilginç olan şey şuydu.
Hüseyin önce kitapların bir kısmını çok dikkatli okumuş, satır satır pek çok yeri çizmiş, not almış, soru işaretleri koymuş.
Kitaplardan bir isminin arasında 1958 yılında Physical Review dergisinde yazdığı makalenin el yazısıyla bir kopyası vardı.
Sanıyorum o zamanki yazma imkanları nedeniyle eliyle yazmış.
Sonra da daktilo ile sekreteri yazmıştır.
Ama bu orijinal metin kitabın arasında kalmış ve sahafa satılmış o kitap.
Hüseyin Yılmaz'ın kariyeri.
Dr. Yılmaz okuma yazmayı 12 yaşından sonra öğrendi.
Açık öğretim üzerinden eğitim görüp nihayetinde İstanbul Teknik Üniversitesi fizik bölümünde eğitime devam etti.
1950 yılında lisansını, 51 yılında ise yüksek lisansını İTÜ'de bitirdi.
Bu sırada Einstein'ın kütleçekim teorisinde bir hata bulduğunu düşünen Dr.
Yılmaz'ın hocaları ona bu konuda yardımcı olamayınca MIT ile irtibata geçtiler.
Ulaştıkları profesörlerden birisi Dr.
Yılmaz'ın fiziğe yaklaşımından etkilenerek onu yanlarına davet ettiler.
O noktada İngilizce bilmeyen Dr.
Yılmaz dil bariyerine rağmen 1952 yılında ABD'ye gitti ve...
1954 yılında doktorasını tamamladı.
1954-56 yılları arasında Stevens Teknoloji Enstitüsü'nde yardımcı doçent olarak görev yapan Dr.
Gamaz, 1956'da Kanada Ulusal Araştırma Konseyi'ne kabul aldı.
1957 yılında Sylvania Electric Products firmasında çalışmaya başladı.
58-59 yıllarında Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsü'ne dahil oldu.
59 yılında Maser kullanarak yani uyarılmış radyasyon emisyonu ile çoğaltılmış mikrodalga kullanarak genel görevlilik teorisi üzerine yaptığı çalışmalara nedeniyle Kütleçekim Araştırmaları Vakfı ödülüne layık görüldü.
62 yılında Arthur D.
Little firmasında üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladı ve aynı zamanda MIT'de Biyoloji bölümünde araştırmalar yapmaya başladı.
64 yılında Eindhoven'da algı araştırmaları ve su çatısı altındaki çalışmaları sürdürdü ve sonra da Winchester'daki algı teknolojileri yani Perception Technology Corporation firmasına dahil oldu.
65 yılında Northeastern Üniversitesi'nden Fahri profesörlük aldı.
70'lerde bilim felsefesiyle ilgilenmeye başlayan Dr.
Yılmaz, 90'larda ise Tufts Üniversitesi Elektro-Optik Araştırma Merkezi ve Japonya'daki Hamamatsu Photonik firmasına katıldı.
Dr. Yılmaz bilim ennek attı.
Dr. Yılmaz'ın araştırma konuları fazlasıyla genişti.
Özellikle kütleçekim teorisi üzerine çalışan Yılmaz sonradan renk algısı ve konuşma algılama konularına da ilgidime başladı.
1960'larda Edwin Land'in evrim teorisiyle ilgili görüşlerine yola çıkarak renk algısına yönelik yeni ve erimsel teori geliştirdi.
Ama en çok ses getiren ve tanınan çalışması 58 yılında kütleçekim üzerine yayınladığı teorisidir.
Bu teoride Einstein'ın genelgörelilik teorisinin zayıf alanları ile ilgili açıklamasının genellenmesi üzerine yoğunlaştı.
Dr. Yılmaz'ın ilk teorisinin makalesi buradan, ikincisi ise buradan okunabilir.
Yayınladığı kitaplardan birisi buradan, ikincisi ise buradan edilebilir.
Dr. Yılmaz'ın çalışma alanı ile ilgili olarak Bayram hocamız şöyle anlatıyor.
Hüseyin hocanın ne tür bir araştırma yaptığı sorusunun cevabı biraz teknik.
Ama kısaca bahsedeyim.
Aslında önerdiği iki teori var.
1958 yılındaki teorisi biraz daha naif bir skalar kütle çekim teorisi.
İkincisi ise bundan yola çıkarak geliştirilen ama özünde Einstein'ın eklemlerinin sağ tarafına maddenin yanında kütle çekiminin de enerji momentum tensörünü ekliyor.
Tabi böyle bir tensörün anlamlı bir halini bilemiyoruz.
O yüzden teori günümüz itibariyle sadece bir fikir, bir hipotez konumunda.
Teorinin öngörüsü ise önemli.
Karadelik diye bir şeyin var olmadığını ileri sürüyor.
Ama kim ne derse desin teorisine çok güvendiğini biliyoruz.
Bunu ben kitaplar arasında aldığı notlardan rahatlıkla görebiliyorum.
Teorileri fizikte yaygın olarak kabul gören kavramlar olan olay ufkunu, dolayısıyla kara delikleri, kütle çekimini, büyük patlamayı ve genişleyen evren modelini reddediyor olmasından ötürü fizik camiasında yaygın olarak eleştirilmiştir.
Hatta 2007 yılında yayınlanan bir makale Dr.
Yılmaz'ın kütleçekim teorisini doğrudan doğruya deneysel ve kozmolojik olarak çürütünü ileri sürmektedir.
Dr. Yılmaz'ın kütleçekim teorisi şu üç ana madde üzerinden eleştirmektedir.
Teorisinde kullandığı alan denklemleri iyi tanımlanmamıştır.
Zayıf alanlarda bile eğer ki süper kütleli bir kara delikçi var söz konusuysa ola yufuklarının oluşabildiği bilinmektedir.
Bu da Dr. Yılmaz'ın iddiasının aksidir.
Teorinin geçerli olduğu sadece iki durum vardır.
Tamamen boş bir evren veya negatif bir enerji vakumu altında.
Dr. Yılmaz'ın en temel iddiası, geliştirdiği küteçekim teorisinin kuantum mekanı ile de uyumlu olduğu, süpersiçim teorisine ise alternatif bir teori geliştirdiği yönündedir.
Halbuki bunu bugüne kadar başarabilen kimse olmamıştır.
Dr. Yılmaz'ın bu konudaki iddialarının bir incelemesini buradan okumak mümkündür.
Ama birçok akademisyen Dr.
Yılmaz'ın çalışmalarını övmüş ve uzun uzadıya analiz etmiştir.
Dr. Yılmaz da ömrü boyunca teorisini eleştirenlere akademik makaleleriyle yanıtlar vermeye çalışmıştır.
94 yılında GPS teknolojisindeki ufak sapmalardan yola çıkarak teorisini test etmeye çalışmıştır.
Dr. Hüseyin Yılmaz'ın geliştirdiği teoriler bilimci ameliyatı tartışılmış ama dikkate değer bir değişim yaratmaya yetmemiştir.
Dr. Yılmaz'ın ileri sürdüğü gibi fikirler fizikçiler arasında sıklıkla geliştirilen sayısız fikirden sadece birkaçıdır.
Bu fikirlerden belirli fiziksel öngörülerde bulunabilenler sınandıktan sonra güç kazanırlar.
Dr. Yılmaz'ın hipotezleri bu sınavlara geçebilmiş değildir.
Buna rağmen Dr. Yılmaz fiziğe birçok katkıda bulunarak bilimin ilerlemesini ıskatmıştır.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
