Hızlı Yazı Yazma Rehberi: Klavyede Nasıl Daha Hızlı Yazabilirsiniz?
10 Ocak 2023 · 34 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Bu içerik Büyonluk seslendirmenlerinden İbrahim Uzun tarafından seslendirilmiştir.
Bu bölümde, klavyede nasıl daha hızlı, sağlıklı ve rahat bir şekilde yazı yazabileceğinize yönelik, yazı yazma tekniğinizi nasıl iyileştirebileceğinizden, çalışma alanınızı nasıl tasarlamanız gerektiğine, klavye tasarımınızı
değiştirmenin faydalarına kadar birçok kapsamda ipucu bulunmaktadır.
Hızlı yazı yazmak için tüm ipuçlarını uygulamak zorunda olmadığınızı unutmamalısınız.
Tüm ipuçlarını bir arada uygulamak yerine, en azından başlangıçta sizin açınızdan en faydalı olacak birkaç ipucunu bulup bunlara odaklanabilirsiniz.
Bu bağlamda birkaç küçük ipucu uygulamak bile yazma hızınız ve sağlığınız söz konusu olduğunda büyük bir fark yaratabilir.
Yazı tekniğinizi nasıl geliştirebilirsiniz?
Klavyeyi hafif dokunuşlarla basın.
Klavyede yazı yazarken tuşların bu tuşlara bastığınızı algılaması için gereken miktardan daha fazla güç uygulamayın.
Tuşlara gerekenden daha sert basmayın.
Zira bu yazı hızınızı düşürmenin yanında yazı yazarken elinizin maruz kaldığı stresi arttıracaktır.
Hafif bir basış ile güçlü bir basış arasındaki fark görece küçük olabilir.
Ancak iş ve gündelik hayatımızda saatlerce klavye kullandığımız göz önünde bulundurulduğunda bu farkın boyutu oldukça artmaktadır.
Ellerinizi hareket ettirmekten kaçının.
Yazarken ellerinizi görece sabit tutmaya çalışın.
Ellerinizi çok fazla hareket ettirmek yavaşlamanıza ve ellerinizin yorulmasına neden olur.
Not Makalenin ilerleyen bölümlerinde ellerinizin ve parmaklarınızın hareketini en aza indirmeye yönelik klavye düzeninizi değiştirmek ve klavyeye bakmadan yazı yazma tekniğini öğrenmekle dahil olmak üzere çeşitli
yöntemler göreceksiniz. Tutarlı bir parmak düzeni benimseyin.
Hangi tuşa hangi parmağınıza bastığınız konusunda tutarlı olmaya çalışın.
Ana hatlarıyla ele alındığında bu tutarlılık ne kadar yüksekse yazma hızınız da o kadar fazla olur.
Yazı yazarken hangi parmaklarınızı hangi tuşlara basmak için kullandığınız konusunda tutarlı olmalısınız.
Bu tutarlılığı, her parmağın bir tuş sütunundan sorumlu olduğu, alışılmış klavyeye bakmadan yazı yazma sistemi gibi belirli bir yazma sistemi benimseme ve ellerinizi klavye üzerinde görece sabit tutma yollarıyla sağlayabilirsiniz.
Tutarlılık sizi yavaşlatan veya ellerinizi zorlayan bir yazı sistemi benimsediyseniz bu çerçevede sorumlu olacaktır.
Böyle durumlarda yazı sisteminizi değiştirmek en faydalı yoldur.
Bu yol kısa vadede yazı hızınızı ve tutarlı şekilde yazım kabiliyetinizi bir miktar düşürse de uzun vadede faydaları büyüktür.
Hangi harfleri basacağınızı planlayın.
Yazı yazarken bastığınız tuşla beraber takibinde basacağınız tuşları da göz önünde bulundurmalısınız.
Böylelikle bir kelimeyi yazarken bir sonraki tuşu düşünmek için gereksiz aralar vermezsiniz.
Çalışma alanınızı nasıl tasarlayabilirsiniz?
Çalışma alanınızı düzgün bir şekilde tasarlamak oldukça kolay ve önemli bir adımdır.
Düzgün tasarlanmış bir çalışma alanında daha hızlı yazı yazabilir, daha rahat çalışabilir ve el, bel ve sırt sağlığınız çerçevesinde birçok sorundan korunabilirsiniz.
Klavyenizi nasıl konumlandırmalısınız?
Klavyenizi nasıl konumlandırmanız gerektiği konusunda göz önünde bulundurmanız gereken birkaç unsur vardır.
Klavyeyi harfli kısmı vücudunuza ortalanacak şekilde konumlandırdığınızdan emin olmalısınız.
Bu bağlamda birçok kişi, nümerik tuş takımını da klavyenin bir parçası olarak kabul eder ve klavyeyi bir bütün olarak ortalar.
Ancak yazı yazarken nümerik tuş takımına nadiren başvurulmakta, ağırlıklı olarak harf takımı kullanılmaktadır.
Bu sebeple klavyeyi, nümerik tuş takımına da hesabı katarak ortalamak, ellerinizi veya bedeninizi harflerin bulunduğu tarafa doğru hafifçe bükmenize ve vücudunuzu gereksiz yere germenize sebep olur.
Klavye dirseklerinizi 90 derecelik veya biraz daha büyük bir açıda tutmanızı mümkün kılacak bir yüksekliğe ve mesafeye konulmalıdır.
Bu konumlandırma vücudunuzun gereksiz yere kasılmasını engeller ve iyi bir postürü destekler.
Klavye bileklerin doğal duruşunu bozmayacak bir şekilde konumlandırılmalıdır.
Zira temelde yazı yazarken bileklerinizin içe veya dışa bükülmesini istemezsiniz.
Böylesi bir bükme bileklerinize gereksiz yük bindirecektir.
Çalışma pozisyonunuz nasıl olmalı?
Çalışırken sağlıklı bir postürü koruduğunuzdan emin olmalısınız.
Bu hem çalışırken ellerinizi düzgün bir pozisyonda tutmanızı sağlar hem de genel bağlamda sağlığınız için son derece faydalıdır.
Postür konusunda özellikle dikkat etmeniz gereken unsurlar şunlardır.
Ayaklarınız yere düz basmalıdır.
Dizleriniz ayaklarınızın üzerinde ve sandalyenin dışında konumlandırılmalı ve dik veya biraz daha geniş bir açıyla bükülmelidir.
Leğen kemiğiniz öne doğru kavislenmeli ve kalçalarınız dizlerinizle aynı veya biraz daha yüksek bir konumda olmalıdır.
Bileniz hafif kavisli olmalı ve sandalye veya bel destekli bir sırt yastığıyla uygun bir şekilde desteklenmelidir.
Sırtınız rahat ve nötr pozisyonda olmalıdır.
Kambur oturmanın hiçbir faydası yoktur.
Omuzlarınız ve kollarınız rahat pozisyonda olmalıdır ve öne doğru eğilmemelidir.
Boynunuz rahat pozisyonda olmalıdır.
Başınız öne veya arkaya eğilmemeli, doğrudan omurganızın üstünde dengelenmelidir.
Bu başınızın doğal pozisyonudur.
Çoğumuzun bilgisayar başında kötü bir postürle oturmayı tercih ettiği bir inanma gerçektir.
Ve bu kadar fazla değişikliğe alışmak zaman alabilir.
Bu çerçevede bu değişiklikleri birer birer takip edebilir ve böylece vücudunuzun ilgili bölümlerini parça parça alıştırabilirsiniz.
Çalışırken zaman zaman postürünüze ve oturduğunuz pozisyona da dikkat ederek bir öz denetim uygulayabilirsiniz.
Arada sırada koltuğunuza kıpırdanmanın da bir sorun olmadığını unutmamalısınız.
Ancak bununla beraber ana hatlarıyla oturuşunuzun ve postürünüzün düzgün olduğundan emin olmalısınız.
Gerilmeniz gerektiğini hissederseniz otururken gerilmeye çalışmak yerine sandalyeden kalkıp düzgünce gerilmek de daha sağlıklıdır.
Son olarak oturduğunuz sandalyenin postürünüzde ve duruşunuzda büyük bir rol oynadığını ve kötü postürden kaynaklanan birçok sağlık sorununun daha iyi bir sandalye ile çözülebileceğini de göz önünde bulundurmalısınız.
Zira günümüz dünyasında muhtemelen siz de sandalyenizi saatlerinizi geçiriyorsunuzdur ve iyi düzeyde ergonomik sandalyeler sağlığınıza iyi bir yatırım olacaktır.
Monitörünüzü nasıl konumlandırmalısınız?
Eğer monitörünüz kötü bir şekilde konumlandırılmışsa yazı yazarken ve genel bağlamda çalışırken postürünüzü korumakta zorlanabilirsiniz.
Bu sebeple monitörünüzü konumlandırırken şu hususlara dikkat etmelisiniz.
Monitörünüzü doğrudan önünüzde olacak şekilde yerleştirin.
Yüksekliğini ekranın üst kısmının yaklaşık olarak göz hizasını gelecek şekilde ayarlayın.
Monitör ile aranızda yaklaşık 60 cm mesafe bırakın.
Buna ek olarak monitörünüzü çevrenizdeki pencere ve diğer ışık kaynaklarının yansıma yapmasını engelleyecek bir şekilde konumlandırdığınızdan emin olmalısınız.
Ekrandaki bir şey göremiyorsanız monitöre doğru eğilmek yerine büyüteç uygulaması gibi yazılım tabanlı bir çözüm tercih etmelisiniz.
Not Eğer laptop kullanıyorsanız ve ekranı yukarıdaki hususlar çerçevesinde konumlandıramıyorsanız, çalışırken postürünüzü korumak amacıyla bir laptop standı ve kablosuz klavye ve mouse seti satın almayı düşünebilirsiniz.
Zira ilerleyen başlıklarda da göreceğimiz üzere, laptoplarda kullanılan klavye ve touchpadler genellikle ortalama altı kalitededir.
Dolayısıyla iyi bir klavye ve mouse seti, sağlık bakımından iyi bir yatırım halini almaktadır.
Yazı yazma ve dinlenme sırasında kol pozisyonunuz nasıl olmalıdır?
Genel olarak dinlenirken ön kollarınız ve bilekleriniz doğal, destekli ve rahat bir pozisyonda bulunmalıdır.
Kollarınızı koruyacak yüzeyin yumuşak olması, sert olmasından daha iyidir.
Bu sebeple masa yüzeyiniz sert bir yüzeyse, örneğin cam bir yüzeyde çalışıyorsanız, yumuşak bir sümen takımı masa pedi almayı düşünebilirsiniz.
Ancak yazarken ellerinizi bir yüzeye koymanız konusu biraz daha karmaşık ve tartışmalıdır.
Bazı kimseler yazı yazarken kollarınızı havada tutmanızı ve yalnızca dinlendirmek istediğinizde indirmenizi önerir.
Bu yöntem doğal bilek pozisyonunuzu korumak açısından avantajlıdır.
Doğal bilek pozisyonu da el sağlığınızın önemli bir bileşinedir.
Bununla beraber yazı yazarken kollarınızı bir yere koymanın da faydaları vardır.
Örneğin kollarınızı bir yere koyduğunuzda daha yavaş yorulur ve ellerinizi görece daha sabit tutabilir, böylelikle daha hızlı yazı yazabilirsiniz.
Bu çerçevede yazı yazarken ellerinizi havada tutma veya bir yere koyma tercihi size aittir.
Her iki seçeneği de deneme yoluyla hangi seçenekte daha az yazı yazdığınızı ve daha az bilek ağrısı çektiğinizi bulabilirsiniz.
Bununla beraber iki seçeneği de bir arada kullanmanızda bir sakınca yoktur.
Yani çalışırken büyük miktarda yazı yazmanız gerektiği durumlarda ellerinizi yüzeye koyarak destekleyebilir, yazı yazmanızın gerekmediği durumlarda ise ellerinizi havada tutabilirsiniz.
Çalışırken oturur pozisyonda olmak zorunda değilsiniz.
Şimdiye kadar birçoğumuzun tercih ettiği oturur pozisyonda postürümüzü nasıl koruyabileceğimize yönelik önerileri ele aldık.
Bununla beraber bazı durumlarda oturmak yerine ayakta çalışmayı tercih edebilirsiniz.
Ki ayakta çalışmak genel hatlarıyla sağlığımız için daha iyi bir seçenektir.
Eğer ayakta çalışmak istiyorsanız bilgisayarınızı koyabileceğiniz yükseklikte bir stand yapabilir, ayakta çalışma masası edinebilir veya bunu da bir adım öteye taşıyarak koşu bantlı bir masa satın alabilirsiniz.
Ki koşu bantlı masaların sağlık açısından çeşitli faydaları olduğu da vurgulanmıştır.
Ancak koşu bantlı masalarda çalışmak, ayakta durarak çalışmaktan doğal olarak daha zordur ve çeşitli araştırmalar yürürken yazı yazmak başta olmak üzere çeşitli görevlerin daha zor yerine getirildiğini vurgulamaktadır.
Bununla beraber otururken çalışmak veya ayakta dururken çalışmak arasındaki performans farkı oldukça küçüktür.
Bunun yanında çalışırken oturma, ayakta durma veya yürüme yönünde bir karar verirken bu seçeneklerin hangisinde fiziksel olarak daha iyi hissettiğinizi ve hangisinde performansınızı koruyabildiğinizi belirlemeniz gerekir.
Ayrıca eğer daha rahat hissetmenizi sağlayacaksa oturma, ayakta durma ve yürüme seçenekleri arasında geçişler yapabilirsiniz.
Örneğin çalışırken oturabilir, molalarda ayağa kalkabilirsiniz.
Böylesi yöntemler üretkenlik açısından da faydalıdır.
Nasıl çalışmayı seçerseniz seçin, çalışma alanınızı düzgün bir şekilde ayarladığınızdan ve çalışırken postürünüzü koruduğunuzdan emin olmalısınız.
Postürünüzü korumak konusunda ayakta durmak veya oturmak arasında büyük bir fark yoktur.
Fark yalnızca bacaklarınızın konumudur.
Kaliteli bir klavye kullanın.
Kaliteli bir ergonomik klavye satın almak, yazı yazma hızınızı arttırmanın ve ellerinizi sağlıklı tutmanın kolay bir yoludur.
Yeni bir klavyeye ihtiyaç duyup duymadığınızı kendinize iki soru sorarak bulabilirsiniz.
Mevcut klavyeniz sizi yavaşlatıyor mu?
Klavyenizin yeterince hassas olmaması veya tuşlarının küçük olması yazı hızınızı düşürebilir.
Klavyeniz ellerinizde ağrıya sebep oluyor mu?
Klavye tuşlarınız çok sertse veya tuşlar birbirine çok yakın konumlandırılmışsa ağrı çekebilirsiniz.
Eğer zamanınızın büyük bir kısmını laptopla çalışarak geçiriyorsanız ve laptopunuzun dahili klavyesini kullanıyorsanız yeni bir klavyeye ihtiyacınız olabilir.
Zira bu yeni klavye satın alımlarının en yaygın sebebidir.
Dahili laptop klavyelerinin birçoğu ergonomik değildir ve yazı hızında düşüşlere sebep olur.
Hangi klavyeyi satın alacağınız kişisel tercih ve el boyutlarınız gibi faktörlerce belirlenmektedir.
Dolayısıyla herkes için mükemmel bir klavye modeli yoktur.
Bir klavye satın almadan önce klavyenin teknik özelliklerini ve satın alacağınız klavyeye yönelik yorumları okumalısınız.
Bununla beraber bazı kimseler mekanik klavyelerin daha iyi olduğunu öne sürerler.
Ancak kuna hakkında yapılan araştırmalar, mekanik klavyelerin normal klavyelere kıyasla el ağrılarını bir miktar azaltabildiği bulgusunun yanında, mekanik klavyelerin yazı hızı açısından bir faydası olmadığını, hatta bazı durumlarda
yazı hızını düşürebildiğini bildirmektedir.
Bu bağlamda yazma hızınızı arttırmak ve çalışırken ellerinizi sağlıklı tutmak istiyorsanız, tercihiniz ergonomik klavyelerden yana olmalıdır.
Bu klavyelerin birçoğu pahalı değildir ve yıllarca dayanabilir.
Ayrıca devamlı bilgisayar kullanımı nedeniyle el ağrısı çekiyorsanız, klavyeye ek olarak ergonomik bir fare de almak isteyebilirsiniz.
Klavye düzenleri Klavye düzeni, klavye üzerindeki tuşların yerlerini ifade eder.
Bazı insanlar bu düzenleri değiştirmenin yazı hızını arttırdığını ve klavye kullanımına bağlı sağlık sorunlarının meydana gelme riskini düşürdüğünü öne sürmektedir.
Sonraki bölümde en yaygın klavye düzenlerini öğrenecek, klavye düzeninizi değiştirmenin ne gibi avantajları olduğunu görecek ve düzeni tamamen değiştirmek yerine küçük ayarlamalar yaparak nasıl daha hızlı yazı yazabileceğinizi göreceksiniz.
Not Aşağıda yer alan bilgiler, Türkçe F klavye kullanımına yönelik çalışma eksikliğinden ötürü İngilizce dilinin yazımına yönelik örneklerle aktarılmıştır.
Yaygın Klavye Düzenleri İngilizce için en yaygın klavye düzenleri QWERTY, Duvarak ve Kolmak düzenleridir.
Bunlar arasında en yaygını, piyasaya ilk sürülen düzen olan QWERTY düzenidir ve günümüzde birçok klavyede varsayılan düzen olarak kabul edilmektedir.
Duvarak ve Kolmak klavye düzenleri ise QWERTY klavyeleri kıyasla daha verimli bir düzen geliştirmek amacıyla tasarlanan ürünlerdir.
Zira QWERTY klavyeler daktilolarda karşılaşılan mekanik sorunların üstesinden gelebilmek amacıyla tasarlanmıştır ve bu sebeple ergonomik açıdan dezavantajlı bir pozisyondalardır.
Duvarak ve kolmak düzenlerinde ise QWERTY düzeninin aksine yazı hızını arttırmak ve el ağırlığını azaltmak amaçlanmıştır ve bu tasarımlar aşağıdaki kriterler çerçevesinde oluşturulmuştur.
Yazı yazarken parmakların hareket ettiği mesafeyi asgari düzeye indirmek.
Yazı yazarken parmakların eşit oranda kullanılmasını sağlamak.
Yazı yazarken eller ve parmaklar arasında düzenli geçişler olmasını sağlamak.
Duvarak klavye düzenine bakıldığında, sesti harflerin birçoğunun sol elle, sessiz harflerin birçoğunun ise sağ elle yazıldığı görülebilir.
Bu geçiş çerçevesinde oluşturulan düzen, eller arasında görece ritmik bir değişim olmasını sağlamaktadır.
Ve en sık kullanılan harfler, ellerimize doğal pozisyonla dinlendirdiğimiz hat olan orta-ana hatta konulmuştur.
Böylelikle en sık kullanılan harfleri basarken parmaklarımızın görece daha kısa bir mesafe kat etmesi sağlanmıştır.
Bu düzenin faydası, İngilizce'de en sık kullanılan 1000 kelimenin yazıldığı bir çalışmada gözle görülür bir hal almaktadır.
1000 kelimenin yazılışında QWERTY klavyede parmaklarımız 16.000 cm, Doğurak klavyede 9.500 cm, Kolmak klavyede 8.000 cm mesafe kat etmektedir.
Bin kelimenin yazılışında QWERTY klavyede sol elimizi %66, duvarak klavyede %55, kolmak klavyede ise %56 oranında kullanırız.
Klavye düzeninizi değiştirmeli misiniz?
Duvarak ve kolmak gibi klavye düzenlerinin yazarken parmakların kat ettiği mesafe gibi çeşitli ergonomik ölçümlerde QWERTY düzeninden daha üstün olduğu açıktır.
Bu üstünlüğe karşın klavye düzeninizi değiştirip değiştirmemeye yönelik kararınızda, klavye düzeninizi değiştirdiğinizde daha hızlı yazıp yazmayacağınız ve pratikte çektiğiniz el ağrıları gibi hususları da göz önünde bulundurmanız
gerekir. Hız açısından bakıldığında alternatif bir klavye düzenini kullanmanın insanların daha hızlı yazmasını sağlayıp sağlamadığı konusunda yapılan araştırmalar yetersizdir.
Ergonomik iyileştirmelerin yazma hızında mutlak bir artışa sebep olmamasının olası bir nedeni yazı hızımızı belirleyen faktörlerin ergonomiden etkilenmemesi olabilir.
Dolayısıyla yeni bir klavye düzenine geçme yönünde bir karar alacaksanız, bu kararınızın yazı hızınızı beklediğiniz kadar etkileyemeyebileceğini de göz önünde bulundurmalısınız.
Bunun yerine QWRTY klavyelerinde nasıl daha hızlı yazabileceğiniz konusuna odaklanabilirsiniz.
Konfor açısından bakıldığında ise alternatif düzenler QWLTY düzeninden daha ergonomiktir ve böyle bir düzene geçmenizin çeşitli faydaları olabilir.
Bununla beraber alternatif düzenlerin el ağırlığına yönelik riskleri azalttığını net bir şekilde söylemek oldukça güçtür.
Ancak bu alternatif düzenlerin en azından bir noktaya kadar daha ergonomik olduğu da kesindir.
Hız ve konforun ötesinde dikkate almanız gereken bir başka faktör de kullanılabilirliktir.
Yani işte ayrı, evde ayrı klavye kullanacaksanız bu faktörü de göz önünde bulundurmalı, alışma sürecinize bu değişimleri de dahil etmelisiniz.
Alternatif düzenlere sahip klavyeler oldukça az rastlanır şeylerdir.
Dolayısıyla halkın kullanımına açık bilgisayarlarda veya çevrenizdeki insanların bilgisayarlarında bu klavyeyi muhtemelen asla görmezsiniz.
Böylesi bir durumda Duvarak veya Kolmak tasarımlarına çokalaşırsanız, QWRTY klavyelerinde çeşitli zorluklar yaşayabileceğiniz anlamına gelir.
Bu zorlukları göze alarak yine de Duvarak veya Kolmak veya F klavye düzenine geçmeyi tercih ederseniz, başvurabileceğiniz basit bir yöntem klavye düzenini yazılımsal olarak değiştirmektir.
Yani bir başka bilgisayar kullanacağınız zaman Windows ayarlarından klavye düzenini istediğiniz düzene çekebilir, işiniz bittiğinde ise geri varsayılan düzene dönebilirsiniz.
Anahtarıyla ele alındığında klavye düzeninizi değiştirmek, yazı yazarken bir miktar daha rahat olmasını sağlasa da bu düzen değişikliğinin yazı hızınızı kayda değer oranda arttırmayacağını veya sağlık sorunları açısından kayda
değer bir düşüşe sebep olmayacağını da göz önünde bulundurmanız gerekir.
Bu bağlamda çok yazı yazıyorsanız alternatif bir düzen benimsemek faydalı olabilir.
Ancak yine de böylesi bir değişikliğin diğer QWERTY klavyelerde çalışmanızı zorlayacağını da hesaba katmalısınız.
Yazı yazma hızınızı artırmaya çalışıyorsanız klavye düzeninizi değiştirmek yerine başvurabileceğiniz daha mantıklı yöntemler vardır.
Yazmaya çok zaman ayırıyorsanız alternatif bir düzende yazmayı öğrenmek buna değebilir.
Ancak bunu yapmak çok fazla çaba gerektirdiğinden ve diğer klavyelerde çalışmayı zorlaştırabileceğinden yazma hızınızı artırmaya çalışıyorsanız klavye düzeninizi değiştirmek genellikle yapmanız gereken ilk şey değildir.
Örneğin nadiren kullanılan Caps Lock tuşunu daha sık kullanılan ve ulaşılması daha zor olan kontrol tuşu gibi daha kullanışlı bir tuşla değiştirebilirsiniz.
Bu tür değişiklikler yapmak muhtemelen yazma hızının üzerinde önemli bir etkiye sahip olmayacaktır.
Ancak yine de çeşitli faydaları bulunmaktadır.
Ve tuhaf tuş kombinasyonlarını gerçekleştirirken veya ulaşmak için güçlük yaşadığınız tuşlara basarken ellerinizin yaşadığı stresi azaltmakta faydalı olabilir.
Klavyeye bakmadan yazmak Klavyeye bakmadan yazmak, kas hafızası ve ellerin konumundan faydalanarak basacağınız tuşları bulduğunuz ve bu şekilde yazı yazdığınız bir tekniktir.
Geleneksel bağlamda klavyeye bakmadan yazmak, baş parmaklar hariç 8 parmağınızı klavyenin orta ana hattına yerleştirmeyi içirir.
Parmaklarınızın her biri farklı bir dizi tuştan sorumludur.
Birçok modern klavyede işaret parmaklarının durduğu harflerde, QWRTY klavyeleri için F ve J harflerinde bir çıkıntı veya nokta bulunmaktadır.
Bu noktalar klavyeye bakmadan yazan kimselerin parmaklarının nerede olduğunu anlamasını ve buna göre ellerini konumlandırmasını sağlar.
Bakmadan yazmak daha mı iyidir?
Bakmadan yazma genellikle bireysel olarak öğrenilen yazı yazma sistemleriyle karşılaştırılır.
Bu sistemlerde insanlar geleneksel bakmadan yazma sistemlerinde benimsenen parmak düzenlerinin farklı bir kombinasyonunu kullanır.
Genellikle işaret veya orta parmakları veya bu ikisinin bir kombinasyonu ile klavyenin tamamına ulaşmaya çalışırlar.
Bireysel olarak öğrenilen yazı stratejileri genellikle avlama ve gagalama türünde yazı ismiyle anılmaktadır.
Zira bu yazı stratejilerini kullanan kimseler hangi tuşa basacaklarını bulabilmek için klavyeye bakmak zorundadır.
Bununla beraber birçok bireysel eğitimli klavye kullanıcısı da klavyeye bakmadan yazı yazabilen kimseler gibi kasa hafızasından faydalanarak klavyeye bakmaksızın yazı yazabilmektedir.
Klavyeye bakmadan yazı yazabilmenin iki avantajı vardır.
Yazı hızında artış, el yorgunluğunda düşüş.
Bununla beraber konu hakkında yürütülen araştırmaların bu faydalara yönelik bulguladığı sonuçlar yetersizdir.
Hız açısından ele alındığında bakmadan yazma, yazmanın diğer türlerinden daha hızlı değildir.
Ve klavyede yazı yazmayı bireysel olarak öğrenen kimseler de bakmadan yazma hızına denk hızlara ulaşabilmektedir.
El yorgunluğu açısından ele alındığında bakmadan yazmanın belirli avantajları vardır.
Zira bu yöntem el hareketlerini azaltır ve diğer yöntemlere kıyasla parmakların eşit oranda kullanılmasını sağlar.
Bu yöntemin dezavantajları arasında ise belirli sık kullanılan tuşlara rahat bir şekilde basılamaması ve belirli tuş kombinasyonlarına basabilmek için elin bükülmesini gerektirmesi bulunur.
Bu yöntemin bir başka kayda değer dezavantajı ise bilinçli pratik gerektirmesidir.
Bu pratik yapılmadığında bakmadan yazı yazma kabiliyeti zamanla gerilemektedir.
Ana hatlarıyla ele alındığında bakmadan yazma tekniği, iş akışınız ve yazı hızınız bakımlarından oldukça faydalıdır.
Eğer klavyeye bakmadan bir şeyler yazmakta zorlanıyorsanız, bu yöntemi öğrenmek isteyebilirsiniz.
Ancak hali hazırda klavyeye bakmadan hızlı bir şekilde yazı yazabiliyorsanız, bu yöntemi baştan öğrenmenizin size çok bir faydası olmayacaktır.
Bu çerçevede ana odağınızın klavyeye bakmadan nasıl bir şeyler yazabildiğinizi öğrenmek olmalıdır.
Bu noktada kişisel tercihleriniz ve kabiliyetiniz çerçevesinde geleneksel klavyeye bakmadan yazı yazma eğitimlerini takip edebilir veya yalnızca pratik yapmak isteyebilirsiniz.
Bakmadan yazmayı öğrenmek.
Geleneksel sistemler çerçevesinde klavyeye bakmadan yazı yazmayı öğrenmek isterseniz internette bulunan ücretsiz kursları ve yazılımları araştırabilirsiniz.
Ancak bu eğitimi ne şekilde alırsanız alın, bakmadan yazı yazmaya yönelik kabiliyetiniz uzun vadede pratiğe bağlı olacaktır.
Dolayısıyla bakmadan yazı yazmayı öğrenmenin en kolay yolu, parmaklarınızı yukarıdaki görselde gösterilen yerlere yerleştirip, doğru sütunları için doğru parmakları kullandığınızdan emin olarak bir şeyler yazmaktır.
Bu türde bir alıştırma yaparken başlangıçta elbette klavyeye bakacaksınız.
Ancak zaman içinde klavyeye bakmadan yazı yazmanızı sağlayacak kasa hafızasına edineceksiniz.
Böylesi bir alıştırmanın, özellikle mevcut yazma kabiliyetinizde yeterince hızlı ve iyi durumdaysanız, başta sinir bozucu olabileceğini unutmamalısınız.
Diğer tüm kabiliyetler gibi bakmadan yazmada belirli bir miktar zaman ve çaba harcayarak iyileşebileceğiniz bir beceridir.
Dolayısıyla moralinizi bozmamalı ve çalışmaya devam etmelisiniz.
Tüm bunlarla beraber bakmadan yazmayı öğrenmeye karar verir ve pratik yapmaya başlarsanız hızlı yazmaktan öte doğru yazmaya odaklanmalısınız.
Zira ilk hedefiniz kas hafızasını doğru bir şekilde oluşturabilmektir.
Doğru yazım düzenini yeterince uzun takip edebilirseniz zaman içinde yazı hızınız da artacaktır.
Bakmadan yazma tekniğine alternatif teknikler.
Geleneksel yöntemleri takip etmek istemiyor ancak yine de yazım tekniğinizi ilerletmek ve daha hızlı yazmak istiyorsanız bu yöntemlerin bilirli parçalarını kullanarak kendi yazım tekniğinizi geliştirebilirsiniz.
Bu bağlamda örneğin klavyeye bakmadan nasıl bir şeyler yazabileceğinizi öğrenmek isteyebilirsiniz.
Geleneksel bakmadan yazma yöntemini kullanmayan birçok kişi de kasa hafızaları ve el yerleşimleri çerçevesinde oldukça yüksek hızlarda yazı yazabilmektedir.
Bunu başarmanın yolu ise basitçe klavyeye bakmadan bir şeyler yazarak pratik yapmaktır.
Klavyeye bakmadan bir şeyler yazmak ile geleneksel bakmadan yazma yöntemi arasındaki temel fark şudur.
Düz yöntemde yalnızca klavyeye bakmamaya odaklanıyorsanız ancak geleneksel yöntemde klavyeye bakmamanın yanında hangi parmağınızla hangi tuşa basacağınızı da öğrenmeniz gerekir.
Klavyeye bakmadan yazı yazmak başta oldukça zor gelebilir.
Ancak bu yöntemin kavranması yine de geleneksel bakmadan yazma yöntemine kıyasla daha kolaydır ve hız bakımından oldukça faydalıdır.
Bu bağlamda ele alabileceğimiz bir başka yöntem de hibrit yazı yöntemidir.
Bu yöntem dahilinde mevcut yazı yazma yönteminizi geleneksel bakmadan yazma yönteminin belirli taraflarıyla birleştirirsiniz.
Ve bu yöntemi öğrenmek geleneksel bakmadan yazma yöntemine kıyasla yine daha basittir.
Örneğin klavyede bir şeyler yazarken dominant elinizi daha fazla kullanmayı tercih ediyorsanız, klavyeyi iki eliniz arasında eşit olarak bölebilir, böylelikle daha hızlı yazabilir ve dominant eliniz üzerindeki baskıyı azaltırsınız.
Bu başlıkta ele alınacak son yöntem ise yazım yönteminizde küçük değişiklikler yapmaktır.
Böylesi küçük değişiklikler az çaba karşılığı büyük hız farkları yaratabilir Örneğin boşluk tuşuna baş parmağınız yerine işaret veya orta parmağınızla basıyorsanız baş parmaklarınızı kullanmaya alışmaya çalışabilirsiniz.
Bu türde bir değişiklik yapmak hem az çaba gerektirir hem de sizi oldukça hızlandırır.
Özetle geleneksel bakmadan yazma sistemini öğrenmek istemeseniz bile bu sistemin belirli parçalarını alabilir ve kendi yazım yönteminizi geliştirebilirsiniz.
Böylelikle sil baştan yeni bir yazım sistemi öğrenmenize gerek kalmaksızın hem yazı hızınızı arttırabilir hem de elleriniz üzerindeki yükü düşürebilirsiniz.
Tekrar eden eklem incinmelerinden nasıl kaçınabilirsiniz?
Tekrar eden eklem incinmeleri İngilizce repetitive strain injuries veya kısaca RSI, klavyeli yazı yazma veya uzun süreli fare kullanımı gibi küçük tekrar eden eylemlerin biriken etkisiyle meydana
gelen incinmelerdir. RSI acılı bir süreçtir ve tedavi edilmemesi takdirinde elinizi kapatmak suretiyle bir şeyler tutmanın bile imkansızlaştığı bir seviyeye erişebilir.
Bilgisayar kullanımında RSI geliştirme riski teşkil eden 4 temel unsur bulunmaktadır.
Kötü yazım tekniği, kötü postür ve vücut hizası, kasılmış veya zayıf kaslar, klavye veya farenin aşırı kullanımı.
Bu faktörlerle ilgili olarak elinizdeki gerilimi azaltmak için yapabileceğiniz bir başka şey de tuş kombinasyonlarına basarken elinizi bükmekten kaçınmaktır.
Ctrl-Z, Ctrl-T gibi kombinasyonlara tek elinizle basıyorsanız elinizi ciddi oranda büküyorsunuz demektir.
Bu nedenle bu tür tuş kombinasyonlarına basmanız gerekiyorsa tek el yerine iki elinizi de kullanmaya çalışmalısınız.
Örneğin Ctrl-Z kombinasyonunu sağ elinizde sağ kontrol, sol elinizde ise Z tuşuna basarak girebilirsiniz.
Buna ek olarak elinizin belirli bir bölümünde veya belirli bir parmağınızda ağrı hissediyorsanız bu parmağınızı veya elinizi hareket ettirmekten kaçınarak ağrıyan kısımdaki gerilimi düşürebilirsiniz.
Örneğin bileğiniz ağrıyorsa yazı yazarken yalnızca bileğinizi değil kolunuzun tamamını hareket ettirmeye çalışmalısınız.
El kaslarınız sıkıysa RSI geliştirme riskini düşürmek ve ilgili semptomları hafifletmek amacıyla birkaç şey yapabilirsiniz.
Yazıya başlamadan önce çeşitli ısınma hareketleriyle elinizi ısıtın.
Çok soğuk bir çalışma ortamında çalışmayın.
Ellerinizi aktif olarak kullanmadığınız zamanlarda tamamen gevşetin ve dinlendirin.
Mola verin ve ellerinizi düzgün bir şekilde esnetin.
El kaslarının zayıfsa terapi hamuru, stres topları, terapi bandı, el yayı, parmak yayı veya çin topları kullanarak ellerinizi ve parmaklarınızı güçlendirebilirsiniz.
Bu türde gereçlere erişiminiz yoksa bir top haline getirilmiş çorap veya paket lastiği gibi gereçleri de kullanabilirsiniz.
Bu yöntemlerin yanında barfix ve ağırlık kaldırma gibi daha genel egzersiz türleri de işe yarayacaktır.
Ancak bu yöntemler elbette daha fazla çaba gerektirmektedir.
RSI konusundaki unutmamanız gereken en önemli faktör ise RSI'nin birinci sebebinin RSI'nin etkilediği bölgenin aşırı kullanımı olduğudur.
Bu çerçevede yazım tekniğinizi ve postürünüzü iyileştirmek, sıkı veya zayıf kaslarınızı güçlendirmek kaslarınız üzerindeki gerilimi azaltacaktır.
Ancak günün sonunda bilgisayarı kullanmak veya bir şeyler yazmak için yine ellerinizi ve parmaklarınızı kullanırsanız ve bu kullanım ne kadar fazla olursa RSI geliştirme riskiniz o kadar yüksek olacaktır.
Bu çerçevede RSI sizin için ciddi bir risk haline gelmişse bilgisayar kullanma şeklinizi değiştirebilirsiniz.
Yazı yazma ve tıklama miktarınızı azaltabilirsiniz.
Bu bağlamda örneğin bir e-posta yazmak yerine e-postayı yazacağınız kişiyi telefonla arayabilir, yazacağınız şeyleri önceden planlayarak bu yazıları düzenlemek için harcadığınız çabayı azaltabilirsiniz.
Bu yöntemlere ek olarak başvurabileceğiniz bir başka yöntem de ses tanıma yazılımlarıdır.
Bu yöntem eğer ellerinizin iyileşmesi için zamana ihtiyaç duyuyorsanız ve bu süreç içerisinde bilgisayarınızı yine de sık sık kullanmanız gerekiyorsa özellikle faydalıdır.
Bütün bunlarla beraber tekrar eden eklem incilmeleri konusu ciddi ve karmaşık bir konudur.
Eğer bu türde incilmelerden muzdarip olduğunuzu veya risk grubunda yer aldığınızı düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
Diğer faydalı yazım önerileri, klavye kısa yolları ve makrolardan faydalanın.
Birlikte tıklandığında bir program içinde belirli bir özelliği etkinleştirmenizi sağlayan tuş kombinasyonları olan bazı klavye kısayollarını nasıl kullanacağınızı öğrenmek, size çok zaman kazandırabilir ve elinizdeki gerilimi
düşürebilir. Bu bağlamda yararlı klavye kısayollarını kullandığınız yazılım adına, klavye kısayolları tümcesi ekleyerek bir arama yapmanız yeterlidir.
Belirli bir eylemi bir kısayol ile nasıl gerçekleştirebileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, Microsoft Word çıktı alma kısayolu gibi bir arama yapabilirsiniz.
Klavye kısa yollarının tamamını öğrenmek zorunda olmadığınızı unutmamalısınız.
Böyle bir çaba çok kısa sürede boğulmanıza sebep olur.
Bunun yerine en çok kullandığınız eylemlerin kısa yollarını öğrenebilir ve zaman içinde bu kısa yolları çeşitlendirebilirsiniz.
Kısa yolların yanında daha uzun eylemleri otomatik bir şekilde gerçekleştiren yazılım öbekleri olan bilgisayar makrolarında kullanabilirsiniz.
Bu makroları kurmak genellikle kısa yollardan daha zordur ancak özellikle işiniz temelinde aynı görevleri defalarca yapmanız gerekiyorsa makrolar size kayda değer ölçüde zaman kazandırır.
İlgili kısa yolları bulmaya benzer şekilde ihtiyacınız olan makroları nasıl ayarlayacağınıza dair kılavuzlar için çevrim içi arama yapabilirsiniz.
Arama girdiğiniz makro kelimesinin yanı sıra kullandığınız yazılımın adını ve gerçekleştirmeye çalıştığınız işlevin açıklamasını da barındırmalıdır.
Yazım aşamasında yazım hatalarını görmezden gelin.
Bir şey yazarken yazım hatalarına ve küçük aksaklıklara odaklanmak iş akışınızı bozabilir ve ne yazacağınıza yönelik düşüncelerinizi sekteye uğratabilir.
Bu nedenle yazdığınız şeye bağlı olarak yazım sürecinizde yazım hatalarını görmezden gelmek ve bu hataları düzenleme aşamasında düzeltmek sizin için faydalı bir yöntem olabilir.
Bu yöntemi de bir adım öteye taşıyarak yazım sürecinizde yazdığınız şeyleri ara ara kontrol edebilir ancak tamamen okumaktan kaçınabilirsiniz.
Bu yöntem de yazmak istediğiniz şeyler hakkında düşünmenizi kolaylaştırır ve bir akış oluşturmanızı sağlar.
Bununla beraber bazı insanlar bu yöntemin yazım sürecini olumsuz yönde etkilediğini ifade etmektedir.
Dolayısıyla bu yöntemi kullanıp kullanmamak sizin terziğinize bağlıdır.
Odaklanın ama rahat olun.
Ruh haliniz yazım hızınızı ve hata yapma şansınızı etkileyebilir.
Bu bağlamda özellikle dikkat etmeniz gereken iki temel husus vardır.
Enerjiniz düşük, yorgun veya sıkılmış olmamalısınız.
Enerjiniz düşükse bir şeyler yiyebilir, yorgunsanız dinlenebilir veya sıkılmışsanız müzik dinleyerek çalışabilirsiniz.
Olumsuz bir ruh halinde olmamalısınız.
Eğer sinirli veya gerginseniz ve bu sebeple işinize odaklanamadığınızı hissediyorsanız küçük bir ara verebilir ve biraz rahatlayıp işinize geri dönebilirsiniz.
Sakin ve odaklı olduğunuz zamanlar yalnızca yazım hızınızı değil genel bir alanda üretkenliğinizi de etkilemektedir.
Sizin için en iyi yöntem nedir?
Hangi tavsiyeleri dikkate almalısınız?
Bu bölümde yazım hızınızı arttırmaya ve ellerinizdeki gerginliği azaltmaya yönelik birçok tavsiye ele alınmıştır.
Bu tavsiyelerden bazılarının uygulanması kolaydır ve etkileri büyüktür.
Bazılarının ise zordur ve etkileri görecek küçüktür.
Bu tavsiyelerden bazılarının uygulanmasının zor olması, bir tavsiyenin uygulanma zorluğu ile işe yararlı arasında net bir ilişki bulunmaması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda, amacınız bu makalede paylaşılan bütün tavsiyeleri
uygulamak olmamalıdır. Yani bütün tavsiyeleri okumalı ve maliyet çaba ekseninde değerlendirmeli, yazım hızı ve sağlığı açısından size en faydalı olacak tavsiyeleri uygulamalısınız.
Gelişiminizi takip edin.
Farklı tavsiyelerin yazma hızını nasıl etkilediğini ölçmek amacıyla çevrim içi bir yazma testi kullanabilir, performansınızı kıyaslama yoluyla bu tavsiyelerin etkileyiliğini ölçebilirsiniz.
Böyle bir ölçümde bulunacaksanız performansınızı daima aynı metotla ölçmeli, yazma testine girdiğiniz konum ve ne kadar yorgun olduğunuz gibi arka plan faktörlerini de göz önünde bulundurmalısınız.
Bu testlerin yer aldığı sitelerde bulunan ortalama değerlere bakabilir ve ortalama bir insana kıyasla ne kadar yavaş veya ne kadar hızlı yazdığınızı görebilirsiniz.
Bununla beraber bu sonuçlarda genellikle ağır bir seçim önyargısı olacağını da göz önünde bulundurmalısınız.
Zira bu testlere giren insanlar yazı hızlarına ortalama bir kimseden daha fazla dikkat etmektedir ve genellikle oldukça hızlı yazı yazan kimselerdir.
Bu çerçevede bu sitelerdeki testler zaten hali hazırda hızlı yazıyorsanız anlamlı sonuçlar verir.
Ancak bu siteleri yine de performansınızı düzenli olarak test etmekte kullanabilir, takip ettiğiniz tavsiyelerin faydasını ölçebilir ve bu yolla baz yazma hızınıza kıyasla ne kadar geliştiğinizi gözlemleyebilirsiniz.
Bununla beraber takip ettiğiniz yeni tavsiyelerin ellerinizdeki rahatsızlığı ve ağrıyı azaltıp azaltmadığını da takip edebilirsiniz.
Bu ölçüm yazım testlerine kıyasla elbette daha öznel olacaktır.
Ancak yine de bilgisayarda çalıştığınız günlerin sonunda el rahatsızlığınızı ve ağrılarınızı bir elektronik tabloya kaydedebilir ve bu yolla tavsiyelerin etkiliğini ölçebilirsiniz.
Son olarak performansınızı düzenli olarak test etmeye karar verirseniz ve başta bir gelişim görmezseniz bu durumun normal olduğunu unutmamalısınız.
Zira başta yavaş gelişmek öğrenim sürecinin doğal bir parçasıdır ve yeterli alıştırma ile gelişim yazım tarzınızın içgüdüsel bir tarafı haline gelecektir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
