Herkes Yalan Söyler: Ama Neden? Ne Tür Yalanlar Söylüyoruz ve Bu Sahtekarlığın Sonuçları Ne?
21 Haziran 2020 · 8 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Sahtekarlığın sonuçları Farklı türde yalanlar söylemenin sonuçları neler?
Yazar Scott Wildermuth Çevirmen Yusuf Ertargin Seslendiren Fırat Cem Tuncel Yalan söylemenin kendine özgü yararları vardır.
Yalan söylemek insanların kendileri hakkında daha iyi hissetmelerini, başkalarının gözünde daha iyi gözükmelerini ve iyi ilişkiler sürdürmelerini sağlıyor.
Fakat aynı zamanda yalan söylemek birçok problem yaratabilir.
Yalan söylemek bilissel olarak yok edici olabilir.
Yalan söylemek insanların cezalandırılma riskini arttırabilir.
Kendilerini değerli kişiler olarak görememeleri insanların öz saygılarını tehdit edebilir ve toplumdaki güveni sarsabilir.
Farklı yalanlar, farklı sonuçlar.
Yalan söylemenin olumlu sonuçlara mı, olumsuz sonuçlara mı, yoksa her ikisinin karışımına mı yol açacağını nereden bileceğiz?
Merhamet kaynaklı yalanlar.
Yalan söylemek...
Yalancı için problemler yaratabileceği için ve dürüst olmak insanların kendileri hakkında iyi hissetmelerini sağladığı için çoğumuz karşılıklı ilişkilerimizde doğruyu söyleriz.
Yalan söylemeye karar verdiğimizde dürüstlük yerine başka bir değer ayrıcalığına düşeriz.
İnsanlar en çok duyguları hakkında yalan söylediği için bu değer genellikle merhamettir.
İnsanlar bir kişi hakkında ne kadar olumlu hissettiklerini yanlış anladıklarında o kişiyle bir bağ kurar ve o kişinin duygularını incitmekten kaçınırlar.
Levin ve Schweitzer toplum yanlısı yalan söyleyen kişilerin kırıcı doğrular söyleyenlerden daha güvenilir ve erdemli olduğunu buldu.
Dahası bu toplum yanlısı yalanlar aksi takdirde sağlayabileceğimizden daha büyük sosyal ağlar oluşturmamıza izin verir.
Aksine merhametle motive olmayan yalanlar büyük çapta sosyal ağlar kurmayı engeller.
Yine de merhametin yönlendirdiği her toplum yanlısı yalan fayda sağlamaz.
Yetenekleri hakkında aşırı olumlu geri bildirim alan insanlar, düşük başarı şansı olan işletmelerde başarılı olacaklarını düşünmeye yatkındır ve bu nedenle tedbirsiz girişimlerde bulunabilirler.
Maddi kazanç arzusuyla motive olan yalanlar.
Maddi kazanç arzusu da insanları yalan söylemeye motive eder.
Bu arzu yalan söylemeye motive ettiğinde sonuçlar genellikle negatif olur.
Sadece diğerlerini kandırmaya çalışanlar için değil diğer masumlar için de.
İnsanlar kendi çıkarları için yalan söylediğinde takındıkları aldatıcı tavır toplumsal normlar haline gelir.
Yalan söylemek sosyal olarak bulaşıcıdır.
Çünkü insanlar sahtekarlığın uygun olduğu emsalini gördüklerinde kendilerine yalan söyleme olasılıkları daha yüksektir.
Her nasılsa bütün yalanlar bulaşıcı değildir.
Her ne kadar insanlar grup içinde olduğunu düşündükleri sahtekarlıkları taklit etseler de grup dışı şahısların dürüst olmadığını gözlemlediklerinde yalan söyleme olasılıkları azalmaktadır.
Herkes maddi kazanç arzusuyla yalan söyleyenleri huysuzca yargılamaz.
Bazı kuruluşlarda insanlar meslektaşlarına ve müşterilere fayda sağlayabileceği için böyle bir aldatmayı ödüllendirecektir.
Pierce ve Snyder'ın ispat ettiği gibi müşterilerin adına yalan söyleyen çalışanlar daha büyük finansal kazançla ve daha düşük riskli neticelerle ödüllendirilir.
Yalan söylemeye istekli olmaları sahtekarlıklarından faydalanmak isteyenlerin arzuladığı değerdir.
İnsanları şahsi çıkar için yalan söylemekten engelleyen faktörlerden biri kendilerini erdemli gibi görmek istemeleridir.
Yalan söylemek insanları kendi yalanlarını makul kılmak ve suçsuzluklarını kanıtlamak için motive eder.
Böylece kendilerini iyi görmeye devam edebilirler.
İnsanlar davranışlarını rasyonelleştirerek ahlaki olarak kendilerini bağışladıkları zaman gelecekte daha fazla yalan söylemeye hazırlanırlar.
Çünkü sahtekarlığı haklı çıkartmanın bir yolunu bulmuşlardır.
Sonuç olarak bir tür aldatmaca diğer aldatma biçimlerine yol açabilir.
Örneğin insanlara sahte güneş gözlüğü takmaları istendiğinde bazı kişiler kendilerini sahtekar hissetmeye başlıyorlar.
Bu yüzden bu insanlar Kontrol koşullarındakine göre para kazanmak için sonraki görevlerdeki performanslarını gerçekte olandan yüksek raporlamaları daha olası hale geliyor.
Başlangıçta uydurulan küçük yalanlar sonradan gittikçe artan biçimlerde sahtekarlıklara dönüşebilir.
Çünkü kolluk güçleri ani ahlaki yıkımlara kıyasla yavaş bir ahlaki aşınmayı fark etmekte ve polislikte güçlük çekmektedir.
Şahsi çıkar arzusuyla motive olan sahtekarlık ayrıca insanların davranışlarını frenleyen kuralları da unutmasına neden olabilir.
Şu ve Gino'nun gösterdiği gibi yalan söyleyen insanlar bazen yalan söylemenin kurallarını unuturken diğer tür ayrıntıları hatırlayabilir.
Ek olarak yalancılar başkalarını da aynı düzenbazlıktan dolayı kınayarak kendilerini dürüstmüş gibi gösterebilirler.
Neyse ki şahsi çıkar odaklı düzenbazlıklar her zaman gitgide katlanan bir düzenbazlığa dönüşmez.
İnsanlar bazen toplum yanlısı eylemlerle ve gerekçelendirmelerle geçmiş sahtekarlıklarını ahlaki açıdan telafi etmeye çalışacaktır.
Olumlu benlik algısını sürdürme arzusu İnsanlar bazen kendilerini pozitif görmek amacıyla kendilerine veya başkalarına yalan söyler.
Bu çabalar bazen başarılı olabilir çünkü insanlar kendilerine veya başkalarına zekalarını ve yeteneklerini abartarak anlatırken genellikle pozitif duygular hissederler.
Rudy, Moore, Gino ve Schweitzer'in söylediği gibi insanlar ayrıca düzenbazlıktan uzaklaştıklarını hissettiklerinde bir hilebazın coşkusunu ve bir gırgırcının zevkini
yaşayabilirler. Dahası hile yapmak insanları kuralcı bir zihniyetten alıkoyduğu için Sonuç
Yalan söylemenin sonuçları göründüğü kadar basit değil.
İnsanlar genellikle yalanların küçümsemeye ve suçluluk duygusuna yol açtığını söyler.
Fakat çok daha fazlası var.
Yalanlar ilişkileri geliştirir, güven inşa eder, sosyal ağları yok eder, sosyal ağları yaratır, insanları daha yaratıcı yapar ve diğer insanların ne sıklıkla yalan söylediğini etkiler.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
