Transkript
Hayvan iletişimine giriş.
Hayvanlar nasıl iletişim kuruyor?
Çevirmen Ufku Aylin Kılıç.
Editor Ertuğrul Genç.
Bütün hayvanların hayatında diğer canlılarla iletişim kurma becerisi kritik bir rol oynar.
Güvelerin eşini nasıl etkilediklerini, tarla sincaplarının çevredeki yırtıcılar hakkında nasıl bilgi aktardıklarını ya da şempanzelerin egemenlik yararsızındaki konumlarını nasıl sürdürdüklerini incelerken iletişim sistemleri
de konuya dahil olur. Burada sizlere iletişim sinyallerinin çeşitleri ve bunların rol oynadığı çeşitli işlevler hakkında bir ön bilgi sunacağız.
Hayvan iletişimi klasik olarak şöyle tanımlanır.
Bir organizma tarafından yapılan hareket ya da bırakılan izin, başka bir organizma tarafından algılanması ve böylece diğer organizmadaki olası davranış biçiminin her iki katılımcıdan herhangi birine ya da her ikisine
birden adapte olacak şekilde değişmesi süreci.
İletişimin gerçekleşmesi için hem göndericinin hem de alıcının dahil olması zorunlu olsa da bazı durumlarda sadece bir oyuncu bu etkileşimden faydalanır.
Örneğin dişi fotinus ateş böcekleri, Fotinus dişileri tarafından üretilen sinyal ışıklarını taklit ederek daha küçük olan erkek fotinus ateş böceklerini manipüle eder.
Erkekler sinyallerin kaynağını araştırırken daha büyük olan fotinus ateş böcekleri tarafından yenip yutulurlar.
Bu gayet açık biçimde göndericinin yararlandığı ama alıcının yararlanamadığı bir durumdur.
Alternatif olarak tüylü dudaklı yarasalar ve tungara kurbağaları örneğinde olduğu gibi etkileşimden yararlanan tek oyuncu alıcıdır.
Erkek tungara kurbağaları, Dişilerin dikkatini kendi bölgelerine çekmek için tanıtım çağrıları yapar.
Bu sinyaller dişilerin alınması için tasarlandığı halde kulak misafiri olan tüylü dudaklı yarasalarda bu çağrıları algılar ve bu bilgiyi kurbağaların yerini bulmak ve onları yakalamak için kullanır.
Bu örneklere karşın hem göndericinin hem de alıcının bilgi alışverişinden yararlandığı birçok durumda vardır.
Büyük orman tavuğu bu gerçek iletişimi çok iyi bir şekilde sergilemektedir.
Çiftleşme dönemi boyunca Erkekler çok fazla enerji gerektiren çalımlı görüntüler ortaya koyarlar ve dişiler erkek cinsiyle ilgili bu güvenilir bilgiyi hangisiyle çiftleşeceğine karar vermek için kullanır.
Hayvanlar iletişim amaçlı birçok farklı duyu kanalları veya sinyal çeşitleri kullanırlar.
Gündüzleri aktif olan hayvanlar için görsel sinyaller çok etkilidir.
Bazı görsel sinyaller daimi bir reklam görevi görür.
Örneğin erkek kırmızı kanatlı kara kuşların, Her daim göz önüne serdikleri parlak kırmızı apoletleri bölgesel savunma açısından önemlidir.
Araştırmacılar test amacıyla apoletleri siyaha çevirdiklerinde erkekler diğer erkeklerin işgaline daha fazla maruz kalmıştır.
Bundan farklı olarak da bazı görsel sinyaller yalnız uygun koşullarda aktif olarak üretilmektedir.
Erkek yeşil kertenkeleler bölgelerini savunurken kafalarını birden hareket ettirip boğazlarını renkli, parlak bir şekilde belirginleştirirler.
Sesin çeşitli çevresel ve davranışsal şartlara kolayca uydurulabilmesi sebebiyle doğada akustik iletişim de oldukça yaygındır.
Sesler, amplitüt, süre ve frekans açısından ciddi şekilde değişkenlik gösterebilir ki bu da sesin çevrede ne kadar uzağa yayılabileceğine ve alıcının, göndericinin konumunu nasıl belirleyebileceğini
de etkiler. Örneğin birçok ötücü kuş yer belirlemeyi zorlaştıran saf tonda alarm sesi yayar ve yine aynı tür.
türdeşlerine göndericinin yerini bulmada kolaylık sağlayacak ve eşleri çekebilecek daha karışık geniş band şarkıları üretir.
Akustik iletişimin daha özel bir hali ise avlarının yerini belirlemek ve tespit etmek için yüksek frekans sesleri kullanan yarasa ve memeli deniz hayvanlarında görülür.
Ses emisyonundan sonra geri dönüş yankısı tespit edilir ve işlenir.
Sonrasında ise hayvan çevresini doğru şekilde betimleyerek avının konumunu gayet isabetli bir şekilde bulabilir.
Görsel ve akustik sinyallerle karşılaştırıldığında kimyasal sinyaller çok daha yavaş ulaşırlar çünkü üretildiği yerin noktasal kaynağından yayılması gereklidir.
Ancak bu sinyaller uzak yerlere kadar varabilir ve üretildiği andan itibaren yavaşça azalarak kaybolur.
Birçok güve türünde dişiler kimyasal izler bırakır ve erkekler de dişilerin konumunu bulmak için bunları takip ederler.
Araştırmacılar ibek böceği kelebeklerinde erkeklere şeffaf, hava geçirmez bir kutudaki bir dişi ile cinsel açıdan aktif bir dişinin ürettiği kimyasal maddelerle ıslatılmış bir filtre kağıdı arasında seçim
imkanı sunarak görsel ve kimyasal sinyallerin rolünü ayırt etmeye çalıştı.
İstisnasız biçimde erkeklerin tamamı kimyasal sinyalin kaynağına gitti ve diğer dişinin görünmesine tepki göstermedi.
Kimyasal iletişimin diğer hayvanların yaşamında da önemli rolü vardır.
Bu hayvanlardan bazıları kimyasal izleri tespit etmek için Vomero nazal organlarını kullanır.
Örneğin Asya filleri bu organlarını kullanarak dişinin idrarındaki kimyasal izleri takip eder ve cinsel açıdan kabul görüp görmeyeceklerini belirlerler.
Gönderici ile alıcı arasındaki fiziksel temasın meydana geldiği dokunsal sinyaller ancak çok kısa mesafelerde iletilebilir.
Dokunsal iletişim sosyal hayvanlar arasındaki ilişkileri kurma ve sürdürme de genellikle oldukça önemlidir.
Örneğin düzenli aralıklarla farklı bireyler yetiştiren şempanzeler, daha üst seviyede işbirliği ve yemek paylaşımıyla ödüllendirilmişlerdir.
Bulanık sularda yaşayan sucul hayvanlar için elektrik sinyali ideal bir iletişim biçimidir.
Birkaç mormirit balık türü yani bulanık sularda çevrelerini algılamalarını sağlayan zayıf elektrik alanları üretmeleriyle bilinen bir balık türü, temel olarak avın yerini elektrolokasyon yoluyla tespit etmelerini ve
buna ek olarak eş arayan bireylerin türdeşlerini türdeş olmayanlardan ayırt etmelerini sağlayan türe özgü elektriksel sinyaller üretirler.
Avcı köpek balıkları, avın zayıf bioelektrik alanlarında gizli dinleme yapmak için kullanılan baş kısımlarındaki özel elektroreseptör hücrelerini kullanarak elektrik sinyallerini algılama yeteneğine
Sinyallerin işlevleri En gösterişli iletişim sinyallerinden bazıları cinsel tanıtımda ve eşlere kur yapmada önemli rol oynar.
Başarılı bir üreme, eşin niteliğini ortaya koyan göstergeleri değerlendirmekle birlikte uygun cinste ve cinsiyette bir bireyin seçilmesini de gerektirir.
Erkek saten çardak kuşları, parlak renkli nesnelerle süslü özenle hazırlanmış çardaklar inşa ederek dişileri çekmek için görsel işaretler kullanır.
Dişi, çardağa yaklaştığında erkek kendisiyle birlikte olmasına izin veren dişiyle birlikte biten ya da bitmeyen, özenle hazırlanmış bir dans sahneler.
Böyle görsel işaretler üretmeyen erkeklerin bir dişiyi güvenceye alma şansı çok düşüktür.
Dişiler daha fazla üremeyi sağlamak adına, Çiftleşme konusunda seçici olsalar da cinsel rollerin tersine çevrildiği ve kadınların erkekleri cezbetmek amacıyla işaretler ürettiği türler de vardır.
Örneğin derin hortumlu boru balıklarında çiftleşme döneminde çizgili, geçici bir desen üreten dişiler erkeklere çizgisiz dişilerden daha çekici gelir.
İletişim sinyalleri ayrıca bölge savunması da dahil anlaşmazlıkların çözülmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
Erkekler kadınlara yaklaşmak için yarıştıklarında Fiziksel mücadeleye girişmenin bedeli çok ağır olabilir.
Dolayısıyla doğal seleksiyon, erkeklerin fiziksel mücadeleye girmeden rakiplerinin dövüş kabiliyetlerini doğru bir şekilde ölçmelerini sağlayan iletişim sistemlerini öne çıkarır.
Örneğin, kızıl geyik böyle karmaşık bir sinyal sistemi sergiler.
Çiftleşme mevsimi süresince erkekler bir grup dişiyi fazlasıyla savunurlar.
Ancak erkekler arasında kavga etmek nispeten nadirdir.
Bunun yerine erkekler kükreme ve karşılıklı yürüyüşle dahil olmak üzere savaş yeteneklerinin göstergesi olan sinyaller alıp verirler.
İki erkek arasındaki bir anlaşmazlık, genellikle bireylerin büyüklükleri hemen hemen aynı olduğunda ve görsel ve eşitsel sinyaller hangi hayvanın mücadeleyi kazanmasının daha olası olduğunu belirlemede yetersiz kaldığında
fiziksel bir mücadeleye dönüşür.
İletişim sinyalleri çoğu zaman hayvanların yer değiştirmelerini ve kendi yavrularını doğru bir şekilde tespit etmelerini sağlamakta, Kilit rol oynar.
Bakıma muhtaç yavrular doğuran türlerde yetişkinler yiyecek bulmak ve kaynak toplamak için yavrularını düzenli olarak yuva gibi bir sığınakta bırakırlar.
Döndükten sonra ise kendi yavrularını tanımaları gerekir.
Bu da yüksek derecede kolonileşmiş türlerde zor olabilir.
Brezilya kuyruksuz yarasaları milyonlarca yarasa bulunduran mağara kolonileri oluştururlar.
Dişiler her akşam yiyecek aramak için mağaradan ayrıldıklarında yavrularını binlerce diğer yavruyu barındıran bir yuvaya yerleştirirler ve tüneye geri döndüklerinde binlerce yavru arasından kendi
yavrularını bulma zorluğuyla karşı karşıya kalırlar.
Araştırmacılar, başlangıçta böyle bir ayırt etme görevini yerine getirmenin imkansız olduğunu ve dişilerin basitçe kendilerine yaklaşan herhangi bir yavruyu beslediklerini düşünüyordu.
Ancak daha sonraki araştırmalar, dişilerin %83 olasılıkla kendi yavrularını bulup onlara baktıklarını ortaya çıkardı.
Dişiler, Mekansal hafıza, akustik sinyalizasyon ve kimyasal sinyalizasyondan oluşan bir kombinasyon kullanarak bu kadar olağanüstü bir ayrımı yapabilmektedirler.
Yavrular annenin belli bir mesafeden tanıyacağı ve algılayabileceği kendilerine özgü izolasyon çağrıları üretirler.
Bir yavrunun daha yakından incelenmesi üzerine dişilerin buna ek olarak yavrunun kimliğini belirleyebilmek için koku duyusunu kullandıkları da görülmüştür.
Birçok hayvan çevre hakkında bilgiyi türdeşlerine özellikle yakın akrabalarına iletmek için iletişim sistemlerine bel bağlar.
Bunun mükemmel bir örneği yetişkinlerinin koloni üyelerini belli bir avcı türünün varlığı hakkında uyarmak için alarm verdiği eski dünya maymunlarında gözlenir.
Bu özellikle avcının niteliğine uygun önlemleri almak için gerekli bilgilerin iletimini sağladığı bir değerlidir.
Örneğin öksürük sesi çıkartma kartal gibi uçan bir yırtıcının varlığını gösterir.
Koloni üyeleri bu çağrıya yerdeki bitki örtüsünün arasına saklanmak için yer arayarak yanıt verirler.
Oysa kaçmaya dönük böyle bir tepki leopar gibi bir kara avcısı yaklaşırken uygun olmayacaktır.
Birçok hayvan bireylerin bir gruba uyum sağlamasını kolaylaştırmak ve grup bağlılığını sürdürmek için gelişmiş iletişim sinyallerine sahiptir.
Güç hiyerarşileri oluşturan gruplar halinde yaşayan türlerde iletişim, baskın sınıf ve hastalar arasındaki iyileştirici ilişkileri sürdürmek için kritik önemlidir.
Çempanzeler de alt sınıftaki bireyler üst sınıftaki bireylere karşı çömelme ve hırıltılı sesler çıkarma gibi itaatkar davranışlar gösterirler.
Buna karşılık olarak baskın sınıftaki bireyler düşük saldırganlık göstergesi olan uzlaşmacı sinyaller üretirler.
İletişim sistemleri grup hareketlerini koordine etmek için de önemlidir.
Bireylere grup üyelerinin konumlarıyla ilgili bilgi veren iletişim çağrıları birçok kuş ve memeli türleri tarafından kullanılır.
Sonuç olarak İletişim üzerine araştırma yapmak bize sadece hayvanların iç dünyasına ilişkin fikir vermez.
Aynı zamanda önemli evrimsel soruları daha iyi cevaplamamızı sağlar.
Bir örnek olarak, iki izole popülasyon eş bulmak için kullanılan sinyallerin yapısında zamanla farklılaşma sergilediğinde üremek için birbirinden bağımsız çiftleşmeye başlayabilirler.
Bu, topluluk gelecekte tekrar bir araya gelse bile hassas iletişim sinyallerindeki belirgin farklılıkların bireylerin sadece kendi topluluklarından eş seçmelerine neden olabileceği anlamına gelir.
Örneğin, birbiriyle yakın akraba olan ve benzer görünen 3 zar kanat türü, erkeklerin ürettiği düşük frekanslı seslerdeki farklılıklardan dolayı aslında birbirleriyle çiftleşerek üremezler.
Çünkü dişiler diğer türlerden gelen seslerle karşılaştırıldığında kendi türlerinden gelen seslere çok daha kolay tepki verirler.
Hayvan iletişim sistemlerinin kapsamlı bir şekilde anlaşılması, Tehdit altında ve nesli tükenmekte olan türlerin korunmasıyla ilgili etkin kararlar vermek adına da ciddi bir önem arz edebilir.
Bir örnek olarak, son araştırmalar, insan kaynaklı gürültülerin çeşitli hayvanların iletişimini nasıl etkileyebileceğini anlamaya odaklanmıştır.
Hayvan iletişimi alanı genişlemeye devam ederken, çeşitli türlerdeki bilgi alışverişi hakkında daha çok şey öğreneceğiz ve hayvanların tabiatta ürettiğine şahit olduğumuz muhteşem sinyal çeşitliliğini daha iyi
anlayacağız. Seslendiren Altay Kenger
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
