Halk Arasında Anlatılagelen Masallar, Tahmin Ettiğinizden Daha Eski Olabilir!
23 Kasım 2019 · 5 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Halk arasında anlatıla gelen masallar tahmin ettiğinizden daha eski olabilir.
Evrimsel filogenetik analizler, Masalların kökenlerine ışık tutuyor.
Birkaç yüzyıl önce Grimm kardeşler, Hans Christian Andersen ve Charles Perrault gibi masal yazarları prenseslerin, kötü canavarların, karanlık ormanların, tuhaf büyülerin, birbirine
kavuşamayan aşıkların büyülü hikayelerini her yerde çocukların masal kitaplarına ve yatak uçlarına taşıdılar.
Ama uyarladıkları bu masallar ne kadar eskiydi?
Yeni bir araştırma bu masalların köklerinin tarih öncesi zamanlara kadar uzandığını öne sürüyor.
Royal Society Open Science dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmada biri halk bilimci, diğeri antropolog olan araştırmacılara göre Rumpelstiltskin ve Jack ve Pasulya Sırığı gibi masallar düşünülenden
çok daha eskiler. Araştırmacılar bu klasik masalların sırasıyla 4000 ve 5000 yıllık olduğunu söylüyor.
Bu iddia Grimm kardeşlerin sadece birkaç yüzyıllık masallara aktardığı yönündeki geçmiş tahminlerle çelişiyor.
Öyle gözüküyor ki basit tarihi verileri kullanarak masalların ne kadar eski olduğunu anlamak oldukça zor.
Masallar ağız yoluyla aktarıldığı için bunu bir tarihçinin ya da antropoloğun geleneksel yöntemleriyle anlamak neredeyse imkansız.
Bu yüzden araştırma ekibi bunun yerine pilogenetik analiz diye adlandırılan bir yöntemi kullanarak biyolojiden faydalandı.
Pilogenetik analiz genellikle organizmaların nasıl evrimleştiğini göstermek için kullanılır.
Araştırmacılar, 275 masalın kökenini bulabilmek için karmaşık dil ailelerini, popülasyon ve kültürleri inceleyerek evrimsel biyologların yarattığı stratejilerden faydalandılar.
Araştırma ekibi Arne, Thompson, Adler halk masallarını sınıflandırma modelini kullanarak 50 tane Hint-Avrupa dil ailesine mensup popülasyonda masalların varlığını inceledi.
Dil ailelerinden faydalanıp geriye doğru izlerini sürerek 76 masalın kökenini bulmayı başardılar.
Bunu yaparken bazı masalların aslında başka masallara dayandığına dair kanıtlar buldular.
Hikayelerden çeyreğinden fazlasının antik kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı.
Jack ve fasulye sırığı masalının izi 5000 yıldan uzun bir süre önceki Batı ve Doğu Hint-Avrupa dilleri arasındaki ayrılmaya kadar sürülebildi.
Demirci ve Şeytan diye adlandırılan bir masal ise 6000 yıldan daha eski gibi görünüyor.
Bu bulgular Willem Grimm'in uzun zamandır görmezden gelinen teorisini doğrulayabilir.
Grimm, bütün Hint-Avrupa kültürlerinin benzer masalları paylaştığını düşünüyordu.
Fakat herkes bu araştırmanın masalların o kadar eski olduğunu kanıtladığından emin değil.
Chris Samurai, Science News'da yazdığı bir yazısında araştırmanın demirci ve şeytan masalının demircilik için bir kelimenin bulunmadığı düşünülen bronz çağına dayandığı konusundaki ısrarını
hatalı buluyor. Tarihi kayıtları ve yazılı ipuçlarını bir kültürün sözlü tarihini öğrenmek için kullanmanın zamanı dolmak üzere mi?
Araştırma ekibi bu soruyu şöyle yanıtlıyor.
Kesinlikle hayır. Tabii ki bu araştırma...
sözlü masalların köken ve gelişimleri hakkında kanıtlar bulmak için yazılı kaynakları incelemenin önemini azaltmıyor.
Bunun anlamı şu, araştırmacılar masalların kökenini kitaplarda da aramaya devam edecekler.
Bu sırada, belki de bir zamanlar tanıdık gelen bir masal kitabını alıp, aynı masalları binlerce yıl önce kimlerin anlattığını düşünmenin vakti gelmiştir.
Seslendiren Altay Kenger Kısa
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
