Güneş Yüzeyinin En Yüksek Çözünürlüklü Fotoğraflarından Biri!
31 Ocak 2020 · 8 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Güneş yüzeyinin en yüksek çözünürlüklü fotoğrafı.
Yazar Çağrı Mert Bakırcı.
Bu fotoğrafa iyi bakın.
Bu, güneşimizin yüzeyine ait bugüne dek çekilmiş en yüksek çözünürlüklü fotoğraf.
Fotoğrafın sol kenarından sağ kenarına kadar olan genişliği yaklaşık olarak 3 dünya çapı kadar.
Güneşin yüzeyinde gördüğünüz ve hücre adı verilen yapıların her birinin yüzey alanı yaklaşık olarak Türkiye'nin yüz ölçümü kadar.
Bu öylesine detaylı bir fotoğraf ki, güneş yüzeyinde 30 km gibi astronomik anlamda Ufacık mesafelerdeki özellikleri bile ayırt etmemiz mümkün.
Fotoğrafta güneş yüzeyini kaplayan plazmayı görüyoruz.
Adeta bir volkandan fışkıran lavlar gibi.
Plazmada da durmaksızın kaynıyor gibi bir görünüme sahip.
Aşağıdaki videoda bunu daha da net olarak görebilirsiniz.
Kaynak NCF Dünyanın en büyük teleskobu.
Bu fotoğraf ve fotoğraflardan üretilen video ABD'nin Ulusal Bilim Vakfı'nın Daniel K.
Unie. Güneş teleskobu Dikis tarafından çekildi.
Teleskop ABD'nin Hawaii eyaletinde bulunuyor ve ismini Aralık 2013'te hayatını kaybeden Hawaii senatöründen alıyor.
Öncesinde İleri Uzay Teknoloji Teleskobu yani ATST olarak isimlendirilmişti.
Teleskobun her biri 300 tonu bulan 4 metrelik aynaları var ve kendisinden önceki teleskoplar güneş yüzeyini en iyi koşullarda bile 100 kilometrelik çözünürlükte inceleyebilirken Dikist
bu sınırı 25 kilometreye kadar düşürecek.
Bu astronomi tarihinde bir ilk.
Zaten bu ayna büyüklüğü Dikist'i gezegendeki en büyük teleskop yapıyor.
Bu kadar yüksek çözünürlükler dolayısıyla bilim insanları Dikist'i bir teleskoptan ziyade bir mikroskop olarak niteliyorlar.
Bu teleskop sayesinde güneşin koronasındaki yani taş kısmındaki manyetik akı tüplerini ilk defa detaylı bir şekilde çalışmak mümkün olacak.
Bu sayede koronal ısınma problemi adını verdiğimiz paradoksu da nihayet çözmemiz mümkün olabilir.
Bu problem güneş yüzeyi 6000 kelvin sıcaklıktayken korona kısmının 1 milyon kelvine ulaşmasına nasıl mümkün olduğu ile ilgili.
Ayrıca bu teleskop sayesinde jeomanyetik güneş fırtınaları da daha yakından incelenebilecek.
Ortalamada 22-25 yılda bir yaşanan bu kuvvetli atımlar dünya üzerindeki telekomünikasyon ve elektrik ağını olumsuz etkileme gücüne sahip.
Öyle ki uzmanlar 1989 yılında Kübek, Kanada'da yaşanan kitlesel elektrik kaybını güneşteki bu patlamalara bağlıyorlar.
2012 yılında da benzer bir fırtına yaşanmış ancak dünyaya doğru yaşanmamış olmasından ötürü gezegenimiz dikkate değer miktarda olumsuz etkilenmemiştir.
Dikist yöneticisi Thomas Rimmel şöyle diyor.
Her şey manyetik alanlarla ilgili.
Güneşin en büyük sırlarını çözmek istiyorsak bu ufacık yapıları 150 milyon kilometre uzaktan net bir şekilde görebilmekle kalmamalıyız.
Aynı zamanda manyetik alanları ve yönlerini inanılmaz bir hassaslılıkla ölçebilmeliyiz.
Bu sayede güneşin 1 milyon kelvinlik koronasına ve ötesine nasıl uzandığını anlayabiliriz.
Bu teleskobun diğer bir faydası uzay-hava durumu olarak da bilinen ve az önce sözünü ettiğimiz fırtınalardan haberdar olmamızı sağlayan erken uyarı sistemlerini geliştirmek.
An itibariyle bir fırtınadan sadece 48 dakika önce haberdar olabiliyoruz.
Bilim insanları bu süreyi 48 saate çıkarmayı istiyorlar.
Zikist tüm bu analizleri tek başına yapmayacak.
Aynı zamanda Parker Güneş Sondası ve Solar Orbiter gibi araçlardan gelen verilerden de yardım alınacak.
Bu sayede 3 farklı açıdan elde edilen verilerle güneşi daha iyi anlamamız mümkün olacak.
Teleskop daha yeni başlıyor.
Yayınlanan yüksek çözünürlüklü güneş fotoğrafı yeni teleskopun yapabileceklerinin tamamını göstermiyor bile.
Çünkü fotoğraf ve video 10 Aralık 2019'da çekildi ve o tarihte inşaatı tamamlanmamıştı.
Teleskop üzerindeki sadece tek bir araç yani görülebilir geniş band görüntüleyicisi çalışıyordu.
Bu araç güneşin aşırı yüksek çözünürlük fotoğraflarını çekmeyi sağlayan bir araç.
Ancak teleskop üzerinde görünür spektropolarimetreyi isimli bir diğer araç daha var ve bu araç bir prizma gibi ışığı bileşenlerine ayırarak farklı dalga boylarında
analiz yapabiliyor. Bu araç 23 Ocak 2020'de kullanıma girdi.
Teleskopun karyojenik kızıl ötesine yakın spektrofotopolarimetre difraksiyon sınırlı kızılötesine yakın spektropolarimetre ve görünebilir ayarlanabilir filtre gibi ek aygıtları
ise 13 katlı teleskop binasındaki inşaat devam ettikçe kullanıma girmeye devam edecek.
Teleskopun tamamen yürürlüğe girmesinin Temmuz 2020'yi bulunacağı söyleniyor.
Teleskopun en az 44 yıl hizmet vereceği düşünülüyor.
Ve bu sayede uzmanlar en azından iki tam güneş döngüsü görebilmeyi ümit ediyorlar.
Teleskop sancılarla doğdu.
Ancak söz konusu teleskopun inşası, yerel halk ile bilim insanlar arasında oldukça uzun soluklu bir gerilime de neden oldu.
Çünkü Ulusal Bilim Vakfı'nın katkılarıyla bu bölgede devasa bir teleskopun inşa edilmesi, yerli Hawaii halkınca kutsal sayılan toprakların işgali olarak yorumlandı.
Teleskopun inşa edileceği Hale-i Kala Dağı'nı, yani güneşin evini Wao Akua yani tanrıların alanı olarak görüyorlar.
İnançlarına göre tanrılar ve yarı tanrılar bu topraklarda yürüdüler.
Dolayısıyla Hawaii halkı buraların halen tapınak alanları olduğuna inanıyor.
Bu deneden de yerli halk 2012 yılında üretilmeye başlanan teleskobun inşasına karşı yıllarca protestolar düzenlediler ve hatta inşaat araçlarının alana girmesine izin vermediler.
Ancak İnşa planlarına ilk olarak 1990'larda başlanan 344 milyon dolarlık dikistin tamamlanabilmesi için yetkililer her yıl iki defa yerlilerle toplantılar
yaptılar ve sorunu çözmeye çalıştılar.
Daha önceden benzer protestolar nedeniyle 30 metrelik teleskop isimli bir diğer teleskopun inşası durdurulmuştu.
ziyaretçilerin yerlerin kültürü hakkında bilgilendirilmesi gibi şartlarda anlaşarak teleskopun inşaatında hemfikir olmayı başardılar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
