Transkript
Altyazı M.K. Evrimsel
süreçte türleşme bir anda oluvermez.
Genellikle bir grup izolasyon, zigot öncesi veya zigot sonrası bariyerler dolayısıyla devreye girer ve aynı türü ait farklı popülasyonlar birbirlerinden ayrılırlar.
Uzun bir süre boyunca bu iki popülasyon aynı tür içerisinde kalırlar.
Ancak artık ufak ufak farklılaşmaya başlamışlardır.
Çünkü Asla iki popülasyon üzerindeki evrim mekanizmaları yüzde yüz aynı işleyemez.
Aradaki farklar farklı yönlere evrime neden olur.
Uzun vadede bu iki popülasyon artık birbirinden ve başlangıçta ait oldukları ata türden o kadar farklılaşmışlardır ki tülleşme meydana gelir ve iki yeni tür
oluşur. Kimi zaman popülasyonlardan biri ata türden pek fazla uzaklaşamaz ve onun soyadlığını sürdürür.
Bu durumda sadece diğer soyadlı yeni bir türe evrimleşir.
Üstelik türleşme sürecinin kendisinin de keskin bir sınırı yoktur.
Kimi zaman ayrı türler olarak nitelendirebileceğimiz kadar genetik, morfolojik, anatomik, fizyolojik ve davranışsal olarak farklılaşan canlılar halen birbirleriyle çiftleşebilir ve melezler
oluşturabilirler. Bu melezler kimi zaman kısır olabileceği gibi, kimi zaman ebeveynleri olan iki ayrı türden bile verimli olabilirler.
Liselerde gösterilenin aksine modern tür tanımında filogenetik, evrimsel tür tanımı, çiftleşebilirlik aynı tür olunduğunu göstermez.
Farklı türler de verimli döller verebilirler.
Yavruların verimliliği, türleşmenin seviyesi ve miktarı ile ilgilidir.
Tüm bunların en güzel örneğini boz ayılar, Ursus Arctos ve onlardan evrimleşmiş olan kutup ayılarında Ursus Maritmus görmekteyiz.
Kutup ayıları yaklaşık 4.2 milyon yıl kadar önce boz ayılardan izole olarak kuzey kutbunda evrimleştiler.
Ancak tam izolasyonun günümüzden 150 bin yıl öncesine kadar gerçekleşmediği düşünülmektedir.
Dolayısıyla popülasyonlar birbirinden farklılaşmaya başlamış olsa da aralarında gene kışı kesilmemiştir.
Yine de son 4 milyon yıldır bu iki soyadlı birbirinden çok ciddi anlamda farklılaşmıştır.
Tamamen ayrı türler olarak isimlendirilmektedirler.
Buna rağmen bu iki ayrı tür halen birbirleriyle çiftleşip melezler verebilir.
İngilizce'de growler, grizzly artı polar, boz artı kutup veya pizly, polar artı grizzly olarak adlandırılan bu melezlere Türkçe'de
bolar ya da kutuz ayısı diyebiliriz sanırız.
Günümüzde hem vahşi yaşamda hem de kontrollü ortamlarda elde edilebilmiştir.
Ne yazık ki bu melezlere dair çok detaylı analizler bulunmamaktadır.
Melezlerin tam da umulduğu gibi iki canlının bir karışımı gibi gözüktükleri ve evrimsel süreçteki bir ara basamağı temsil ettikleri görülmektedir.
Elbette melezler her zaman doğrudan iki tür arasındaki ara basamak olmak zorunda değildirler.
Çünkü kimi zaman, Çiftleşen türler birbirleriyle o kadar yakın akraba bile olmazlar.
Hayvanlarda genelde yakın akraba türler melez verebilirler.
Ancak bitkilerde işler daha farklıdır.
Bolar ayıların vücut büyüklükleri kutup ayılarından küçük, boz ayılardan büyüktür.
Kafaları ise boz ayılardan yassı, kutup ayılarından geniştir.
Kutup ayıları gibi uzun boyunları vardır.
Ancak boz ayılar gibi omuzları kısadır.
Pençeleri kılsız olan boz ayılara göre kıllı, kıllarla kaplı olan kutup ayılarına göre seyrek kıllıdır.
Kıl rengi kutup ayılarıyla boz ayıların tam ortasındadır.
Muhtemelen merak ettiğiniz soruyu da yanıtlayalım.
Evet, melez olan bolor ayılar verimlidirler.
Birbirleriyle öreyerek çoğalabilirler.
Küresel ısınma sebebiyle buzulların erimesi kutup ayılarının yaşam alanlarını daraltmakta ve onları Amerika kıtasına gitmeye zorlamaktadır.
Bu sebeple kutup ayılarıyla yakın kuzenleri boz ayılar daha sık karşılaşmakta ve melezlenmektedirler.
İlerleyen yıllarda melezlerin ayrı bir türü olarak bu gruptan ayrılması ve evrimleşmesi çok muhtemeldir.
Bu içerik Evrim Ağacı'nda yayınlanmıştır.
Evrimağacı.org adresinden daha fazla bilimsel içeriğe ulaşabilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
