Göreli Hız Nedir? Bağıl Hız, Hareket Algımızı Nasıl Etkiliyor?
9 Şubat 2022 · 6 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Göreli hız nedir?
Bağılız hareket algımızı nasıl etkiliyor?
Saatte 80 km hızla giden araçtan geriye doğru saatte 80 km hızla top atışı yapsak ne olur?
Yazar Çarmelt Bakırcı Seslendiren Akın Karahasan Trafikte durmakta olan bir arabanın içindeyken Yanınızdaki aracın yavaşça ileri gitmesi sırasında sanki kendinizin geriye doğru gittiğinizi hissettiğiniz
olmuştur. Ya da bir otoyolda hızla giderken sizinle aynı hızla ilerleyen diğer araçların sanki hiç hareket etmiyormuş gibi gözüklüklerini deneyimlemişsinizdir.
Bir cismin ne yöne doğru hareket ettiği o cismi gözleyen kişinin bulunduğu düzlemin hareketine bağlı olarak değişir.
İşte tam da bu nedenle bize sabit gibi gelen cisimler başka referans düzlemlerine göre aslında oldukça hareketli olabileceği gibi bize çok hareketli gibi gözüken cisimler bazı diğer gözlemcilere göre tamamen hareketsiz
olabilirler. İşte cisimlerin hareketlerinin gözlemin yapıldığı düzlemin hareketine bağlı olmasına göreli hareket demekteyiz.
Elbette ki burada söz ettiğimiz Aynı noktadan bir cisme bakan bireylerin algıları arasındaki nörolojik bir farklılık değildir.
Buradaki farkı yaratan gözlemcilerin üzerinde bulundukları cisimlerin hareketleridir.
Yani doğrudan doğruya temel bir fiziksel olgudan söz etmekteyiz.
Eğer ki bir arabaya binip saatte 80 km hızla bir yöne doğru hareket ederseniz ve hareketinizin aksi yönüne doğru bir cisim fırlatırsanız o cisimden büyük bir hızla uzaklaştığınızı görürsünüz.
Çünkü içerisinde bulunduğunuz araba aynı hızla aksi yönde gitmeye devam ederken fırlattığınız cisim geriye doğru hareket edecek.
Lakin cismin sizden uzaklaşma hızı cismin fırlatılış hızıyla ilgilidir.
Dahası Bu hızın algısı bulunduğunuz referansa göre farklı olacaktır.
Saatte 80 km hızla bir yöne doğru gidilirken aksi yöne doğru saatte 80 km hızla bir futbol topu fırlatılmaktadır.
Elbette ki aracın içerisinde seyir halinde olan bireyler bu topun kendilerinden saatte 80 km hızla uzaklaştığını göreceklerdir.
Çünkü topun fırlatıldığı hareket düzlemi içerisinde bulunmakta ve topun hareketini bu düzlemden izlemektedirler.
Burada dikkati çeken nokta şudur.
İşin içine iğme dahil edilmediği müddetçe topun anlık hareketini tespit ederken düzlemin sabit hızlı hareketinin önemi yoktur.
Yani arabanın durgun olması saatte 30, 60, 90, 120, 200, 500 km hızla hareket ediyor olması önemli değildir.
Önemli olan o hareket düzleminden fırlatılan topun hızıdır.
Aynı düzlemdeki gözlemcilerin gözlemledikleri tek şey de bu.
ilk hızdır. Saatte 80 km müthiş bir hızdır ve görselde görünen de budur.
Ancak eğer ki tüm bu olayı dışarıdan seyrediyorsanız Ve araç üzerinde değil de yerdeyseniz çok tuhaf bir şey görürsünüz.
Araçtan fırlatılan top sanki hareketsizken serbestçe yere bırakılmış gibi olduğu yere düşer.
Bu çok mantıklıdır. Zira dışarıdan bakan bir aracın gidiş hızından etkilenmezken araçtan fırlatılan cisimler bu hızdan etkilenirler.
Dolayısıyla araç dışındaki gözlemci için top fırlatıldığı anda aslında aracın yönüne doğru saatte 80 km hızla zaten gitmektedir.
Aracın üzerindekiler ise topun hareket halinde olduğunu hissetmezler.
Onlara durgun bir cisim...
Çünkü hem top hem de bireyler aynı araç üzerinde aynı hızda hareket halindedir.
Dolayısıyla top fırlatıldığında araç üzerindekilere göre topun hızı sadece atış hızıyla ilişkilidir.
Yerdeki bireye göre ise top bir yöne doğru saatte 80 km hızla giderken bir anda diğer yöne doğru 80 km hızla fırlatılmaktadır.
Bu iki hız vektörü birbirini sıfırladığı için top olduğu yere bırakılıveriyormuş gibi gözükecektir.
Bunu şöyle de anlayabilirsiniz.
Eğer top gerçekten de araç üzerinden olduğu yere bırakılıverecek olsaydı aracın üzerindeki kişiler için top olduğu yere düşüverecekti.
Bir arabanın içinde giderken serbest bıraktığınız elmanın olduğu yere düşmesi gibi.
Ancak dışarıdan izleyen biri bu olduğu yere bırakılan topun ya da elmanın aracın hızıyla aracın gittiği yöne doğru gidiyor gibi gözükürdü.
İşte bu göreli hız kavramının en güzel örneklerinden birisidir.
Sadece bu örneğe bakarak bile evrenin varlığı ve evren içi olguların birbirleriyle etkileşimlerinin gözlem referans noktasına göre değiştiği gerçeği fark edilmeli.
Analizler bu perspektiften yapılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki bu görelik evrene mistik bir anlayış kazandırmamakta Bunun yerine fiziksel ya da matematiksel bir analiz yapılırken referans noktalarının doğru bir şekilde tanımlanmasının önemini bizlere göstermektedir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
