Genetik Analizler Sayesinde Buz Adam Ötzi'nin Görünüşüne Dair Yeni Detaylar Keşfedildi!
4 Ekim 2023 · 4 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Genetik analizler sayesinde buz adam öksinin görünüşüne dair yeni detaylar keşfedildi.
1991 yılında bir İtalyan vadisinde yürüyen bazı kır yürüyüşçüleri, Avusturya sınırında donmuş bir cesetle karşılaştılar.
Ceset, 5300 yıl önce bir ok ile vurulduktan sonra ölen bir adama aitti.
Bulunduğu vadiye ithafen Ötzi olarak adlandırılan buz adam, tüm dünyadan insanların hayal dünyalarında yer edinerek ve bilim insanlarına eski Avrupalılar hakkında benzeri görülmemiş bir anlayış katarak bir sansasyona
dönüştü. Ötzi, geleneksel olarak uzun, dağınık saç ve soluktan rengiyle tasvir ediliyordu.
Bu çıkarımlar...
kısmen mumyanın 2012'deki genetik sekanslanmasında ortaya çıktı.
16 Ağustos 2023 tarihinde Cell Genomics'te yayınlanan makalede Ötzi'nin daha yüksek kaliteyle tekrardan dizelenen genomu buz adamın önceden düşünüleninin aksine çok az miktarda saça ve
daha koyutan rengine sahip olduğunu ortaya koydu.
Bozzano, İtalya'daki Yurok Araştırma Merkezi'nde mumya araştırmacısı ve makalenin ortak yazarı olan Albert Zink, konu hakkında şunları söylüyor.
Şaşırmıştım. Fakat düşünüldüğünde bu gayet mantıklı bir keşif.
Bulduğumuz sonuçlar mumyanın neden göründüğü şekilde olduğunu oldukça iyi açıklıyor.
Ötzi'nin buzda muhafaza edilmesi antik DNA çalışmalarının yapılmasına olanak sağladı.
2012'de araştırmacılar dizelenen ilk genomlardan biri olan Ötzi'nin genomunun taslak halini yayınladılar.
Yapılan analiz sonucu Ötzi'nin soluk benze, kahverengi gözlere ve bozkır soyuna sahip olduğu öne sürüldü.
Bu son nokta çok şaşırtıcıydı.
Çünkü araştırmalara göre Doğu Avrupa ve Orta Asya'daki sürü insanlardan gelen Bozkır soyu şimdiki Güney Avrupalılar arasında yaygın olmasına rağmen Ötzi öldükten bin sene sonra bile henüz Avrupa'ya ulaşmamıştı.
Neyse ki araştırmacılar Ötzi'nin genomunun mükemmel bir şekilde sekanslanmadığını biliyorlardı.
Öte yandan antik DNA teknolojisi ilk sekanslamadan boyana çok büyük oranla gelişmişti.
Bu yüzden Zink ve meslektaşları Ötzi'nin kalça kemiğinden parçalar toplayıp Bunların sekanslanmaları için Almanya'ya gönderdiler.
Burada yapılan yüksek kalite genom çalışması Ötzi'nin bozkır soyunun muhtemelen bir modern DNA kontaminasyonu sonucu ortaya çıktığını gösterdi.
Yeni bulgulara göre Ötzi'nin soyu büyük oranda Anadolu çiftçilerine dayanıyordu.
Akdeniz ve Karadeniz arasında kalan karada yaşayan Anadolu çiftçilerinin Avrupa'ya göç edip yerli avcı toplayıcılarla çiftleştikleri düşünülüyor.
Fakat Ötzi'nin Çok büyük oranda Avrupalı avcı toplayıcı DNA'sı taşımaması soyunun zamanında diğer Avrupalılardan genetik olarak izole olduğunu gösteriyor.
Deri pigmentasyonu işaretçileri ise Ötzi'nin beklenenden daha fazla melenine sahip olduğu modern Sicilyalılardan daha koyutanlı olduğunu ortaya çıkardı.
Ötzi ayrıca erkek kelliğine dair genetik işaretler de taşıyordu.
Yaşı ve mumyanın saçının eksik olması göze alındığında Zink, Ötzi'nin öldüğünde kelleşmeye başlamış olduğundan şüpheleniyor.
Önceki çalışmalar Anadoluların Ötzi'nin hayatta olduğu zaman da Avrupa'da olduğunu öneriyor.
Londra'daki Francis Crick Enstitüsü'nden antik genom araştırmacısı Pontus Skoglund bu konuda şunları söylüyor.
Mumyanın Anadolu kökenlerine sahip olması hiç şaşırtıcı değil.
Ancak genomu hayatına ve son saatlerine dair detaylı portremize hoş bir eklenti yapmamızı sağlıyor.
Zink ise araştırma hakkında son olarak şunları söylüyor.
Çalışmalar bu mumya hakkında öğrenilecek daha çok şey olduğunu gösteriyor.
Bana sık sık Ötse hakkında 33 yıllık araştırmalardan sonra her şeyi öğrenmiş olmamız gerekmiyor mu diye soruyorlar.
Ancak durum böyle değil.
Ben her zaman araştırma için yeni kapılarının açılacağını düşünüyorum.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
