Gelir Eşitsizliği, Kadınların Sosyal Medyada Seksi Selfie Paylaşma Eğilimini Arttırıyor!
5 Eylül 2019 · 7 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Daha önceden buna sebep olan ana faktörün cinsiyet eşitsizliği olduğu düşünülüyordu.
Yazar Çağrı Mert Bakırcı Dünyanın en önde gelen akademik jürnerlerinden olan PNS'de yayımlanan bir araştırmada New South Wales Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Araştırma Merkezi, Melbourne
Üniversitesi Psikoloji Bölümü ve yine Melbourne Üniversitesi Ekonomi Bölümünden bilim insanları, 113 ülkeden 8 Haziran 2016 ile 7 Temmuz 2016 arasında gönderilen 433.335 halka
açık selfieyi yani özçekimi analiz etti.
Özellikle de ateşli, seksi gibi etiketlerle işaretlenmiş olan özçekimlere odaklandılar.
Araştırmanın başyazarı Dr.
Candice Blake şöyle diyor. Bu tarz özçekimlerin en yüksek olduğu yerlere baktık.
Modern psikolojide kadınların kendi görünümleriyle en çok ilgilendikleri yerlerin ataerkil baskıların en yüksek olduğu yerler olduğu gösterilmiştir.
Yani kadınların fiziksel görünümlerine diğer özelliklerinden daha fazla değer verilen yerlerde kadınlar da kendilerine daha çok bakmaya meyletmektedirler.
Bu argümana göre eğer bir yerde seksualizasyon yani cinselleştirme varsa orada cinsel eşitsizlikten doğan zayıflık vardır.
Buna bağlı olarak araştırmacılar erkek egemenliğin yüksek olduğu ve kadınların cinsel nesne olarak görüldüğü yerlerde seksi selfie çekme oranlarının daha yüksek olacağını düşünüyorlardı.
Ancak veri analizi çok daha ilginç bir sonucu ortaya koydu.
Erkek egemenliğinden ziyade ekonomik eşitsizliğin yani gelir eşitsizliğinin daha yüksek olduğu veya arttığı bölgelerde kadınlar seksi öz çekimlere daha fazla zaman ayırıyordu.
Dr. Blake şöyle anlatıyor.
Beklentimiz aksine bulduğumuz ekonomik eşitsizliğin giderek arttığı yerlerde kadınların internete daha fazla seksi özçekim yükledikleri yönündeydi.
Erkeklerin daha fazla toplumsal güce sahip olduğu veya cinsiyet eşitsizliğin belirgin olduğu yerlerde değil.
Üstelik bu sonuçlar sadece belirli bir ülke veya topluma özgü değildi.
Hemen her coğrafi bölgede bu davranış kalıbı gözleniyordu.
Bundan emin olmak için araştırmacılar popülasyon büyüklüğü, insan gelişimine dayalı özellikler, internete erişim gibi sayısız faktörde hesaba kattılar.
Ama sonuç değişmedi. Gelir eşitsizliği ile özçekimin ne alakası var?
Uzmanlar gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu yerlerde rekabetin ve statüye sahip olma geriliminin de yüksek olduğunu vurguluyor.
Bu sosyal hiyerarşinin her basamağında geçerli.
Gelir eşitsizliği arttıkça insanlar gelir basamağının daha da üstlerine çıkmak için kendilerini baskı altında hissediyorlar.
Dr. Black şöyle söylüyor.
Gelir eşitsizliği ile seksi özçekimler çekmenin bu kadar ilişkili olması, kadınların seksi özçekimleri kendi çevrelerinde sosyal statülerini arttırmak için kullandıklarını düşündürüyor.
Doğru veya yanlış. Günümüzde seksi gözükmek ekonomik, sosyal ve kişisel birçok kazancın önünü açıyor.
Bu elbette genellikle bilinçli veya farkında olunarak yapılan bir davranış değil.
Yani kadınlar, hmm burada gelir eşitsizliği çok yüksek, memelerimi çekeyim de sosyal statüm artsın diye düşünmüyorlar.
Bu tür davranışlar bulunan çevrede bireylerin birbirleriyle kurdukları karmaşık sosyal statü ağının yarattığı psikolojinin bir sonucu olarak doğuyor.
Sosyal statü basamaklarına tırmanmaya itilmişlik, bunu mümkün kılacak davranışların daha sık sergilenmesine neden oluyor.
Seksi özçekimler sayesinde sosyal statü kazanma çabası da bunlardan sadece birisi.
Sadece seksi özçekimler de değil.
Araştırmacılar dijital dünyadan uzaklaşıp, Daha gerçek dünyadaki davranışları da incelediler ve birebir aynı sonucu buldular.
Dr. Blake şöyle anlatıyor.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki binden fazla ekonomik bölgeyi inceledikten sonra şunu gördük.
Güzellik salonlarında ve giysi dükkanlarında daha çok vakit geçirmek ile gelir eşitsizliği arasına doğrudan bir ilişki mevcut.
Bizi buna iten evrim.
Elbette bu tarz davranışların evrimsel bir kökeni bulunuyor.
Araştırmacılar bu tür davranış değişikliğinin evrimsel açıdan çok mantıklı olduğunu söylüyorlar.
Evrimsel açıdan düşünüldüğünde bu tür davranışlar tamamen mantıklıdır.
Hatta uyum başarısını arttırıcıdır.
En nihayetinde insanlar eşler için mücadele halindedir.
Buna bağlı olarak hiyerarşinin neresinde bulundukları, ne tür eşler bulacaklarını doğrudan etkiler.
Herkes hiyerarşinin en üst basamaklarında olmak ister.
İşte bizim araştırmamızda bu gerçeği tam olarak uyuyor.
Her şey kadınların ne için ve nasıl mücadele verdiğiyle ilgili.
Dr. Blake sözlerini şöyle sonlandırıyor.
Yani bir daha bir kadının bikinisini seksi bir şekilde ortaya koyduğu bir fotoğraf yayınlandığında onun zekadan yoksun veya bir kurban olduğunu düşünmeyin.
O son derece karmaşık bir sosyal ve evrimsel oyun içindeki stratejik bir oyuncudur.
Tıpkı diğer herkes gibi o da yaşamdaki başarısını maksimize etme peşindedir.
Bu tür araştırmaların sonuçlarına temkinli yaklaşmak şart.
Tüm bu bulgulara ve dikkatli çalışmalara rağmen unutmamak gerekiyor ki, İki değişkenin birlikte değişiyor olması, birindeki değişimin diğerindeki değişimin nedeni olduğu anlamına gelmemektedir.
Örneğin bir yandan hava sıcaklıkları artarken bir yanda Nicolas Cage filmlerini daha sık izliyor olmanız, sıcaklıkların artışının sizin Nicolas Cage filmleri izleme miktarınızın artmasının nedeni olmak zorunda değildir.
Belki de şans eseri bir filmini izledikten sonra hoşunuza gitmiştir, diğer filmlerinde izlemek istemişsinizdir.
Ama bu tam da yaz aylarına denk gelmiştir.
Buna bilimde korelasyon neden-sonuç ilişkisi olmak zorunda değildir ilkesi denir.
Dolayısıyla kadınların seksi özçekimleriyle ekonomik avantaj sağlama çabası arasında doğrudan bir ilişki olduğu ortaya konmuş olsa da, bu özçekimlerin nedeninin sosyoekonomik statü olduğu, yani iki değişken arasında neden-sonuç
ilişkisi bulunduğunu iddia etmek mümkün değildir.
Seslendiren Ekin Baran Sunar Bu içerik Evrim Ağacı'nda yayınlanmıştır.
Evrimağacı.org üzerinden daha fazla bilimsel içeriğe ulaşabilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
