Transkript
Bir fotonun yolculuğu.
Güneşten gözünüze.
Çevirmen Çağrı Mert Bakırcı.
Bunu belki daha önceden duymuşsunuzdur.
Şu anda eğer dışarıdaysanız yüzünüze vuran güneş ışınları güneşten çıkıp size ulaşana kadar tam 8 dakika 20 saniye yolculuk ettiler.
Bu süre zarfında 149.6 milyon kilometre kat ettiler.
Ama bu fotonların yolculuğunun tamamını yansıtmıyor.
O fotonlar güneşin yüzeyini terk edene kadar sistemimizin merkezindeki yıldızı olan güneşin katmanları arasında çok uzun bir yolculuk yaparlar.
Hatta güneşten gelen bir fotonun hayatının büyük bir çoğunluğu güneşin içinde geçer.
Gelin bunun nedenine bir bakış atalım.
İlk olarak güneşin merkezinin 15.7 milyon kelvin sıcaklıkta olduğu düşünülmektedir.
Otosfer tabakası ise 5780 kelvin civarındadır.
Dahası ironik bir şekilde güneşin korona tabakası yüzeyinden daha sıcaktır ve 5 milyon kelvin civarındadır.
Buna koronal ısınma problemi denir.
Bu durumda güneşin oldukça ilginç bir astronomik cisim olduğunu söylemek mümkündür.
Evrendeki en zayıf kuvvet olmasına rağmen bir gök cismi için fazlasıyla güçlü olan kütle çekimi tarafından bir arada tutulan akıl almaz derecede sıcak olan neredeyse kusursuz bir süper plazma küresi.
Bu aşırı yüksek sıcaklık ve basınç nedeniyle yıldızımızın çekirdeğinde nükleosentez adı verilen bir süreç yaşanır.
Bu süreçte Hidrojen ve helyum gibi daha hafif elementlerin, insan vücudunun ve diğer her şeyin neredeyse tamamını oluşturan daha ağır elementlere dönüşmesi mümkün olur.
İşte güneşimizin aşırı sıcak merkezinde atomlarından sökülmüş çok miktarda elektron bulunur.
Bu elektronlar güneşin aşırı yüksek sıcaklıktaki katmanları arasında durmaksızın uçuşurlar.
Bu sırada da diğer fotonlarla etkileşime geçerler.
Fotonlar varlıklarına gamma ışınları olarak başlarlar.
Sonrasındaysa nükleer füzyon süreciyle durmaksızın değiştirilirler.
Bu süreçte fotonlar sürekli atomlar tarafından emilir ve geri salınır.
Araştırmacılar buna rastgele yürüme derler.
Çünkü fotonların doğduktan sonraki hareketleri bir parkta rastgele yürüyen sarhoş bir insanın hareketine benzerdir.
Bu rastgele yürüyüş sonucunda nihayetinde atomlar güneşin tüm katmanlarını aşarak yüzeye ulaşırlar.
Ama bu basit bir iş değildir.
Çekirdekte doğan atomlar öncelikle radyatif bölgeye ulaşırlar.
Bu bölge, güneşin X ışını ve mor ötesi ışınları ürettiği kalın tabakasıdır.
Fotonlar en çok burada elektronlar ve diğer malzemeyle etkileşirler.
Sonrasında konvektif bölgeye, ondan sonra da fotosfere ulaşırlar.
En çılgın olanı ise şudur.
Bir fotonun çekirdekte doğmasından yüzeye ulaşmasına kadar geçen süre, 100 bin yıl ila 50 milyon yıl sürebilir.
Ortalamada ise 150 bin yıl sürdüğü düşünülmektedir.
Yani yüzünüze vuran o fotonlar sadece 8 dakika 20 saniyelik bir uzay yolculuğu yapmadılar.
Aynı zamanda yıldızımızın içinde 10 binlerce belki milyonlarca yıl geçirdiler.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
