Evrim Rastgele Bir Süreç mi? Evrimsel Süreçte Yeni Özellikler Tamamen Rastgele mi Ortaya Çıkar?
26 Şubat 2022 · 7 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Evrim rastgele bir süreç mi?
Evrimsel süreçte yeni özellikler tamamen rastgeleme ortaya çıkar.
Yazar Lait El Şavaf.
Çevirmen İrem Soylu.
Editör Mert Karagözoğlu.
Seslendiren Bendeniz Batuhan Özçetçi.
Daha önce şu lafı duydunuz mu?
İnsan gözü gibi karmaşık ve güzel bir şeyin evrim gibi rastgele bir süreç sonucu oluşmasına inanamıyorum.
Peki ya şu tür bir lafı?
Hücrenin hassas bir şekilde ayarlanmış ve mükemmel karmaşıklıktaki bir nanofabrika gibi çalışan karmaşık moleküler mekanizmasının tesadüfen ortaya çıkmış olması mantıksız görünüyor.
Bu konuda üretilen temel argümanlar genellikle şu şekildedir.
Birinci öncül, vücut ve beyindeki bu karmaşık, organize ve fonksiyonel bölümler kesinlikle tesadüfen ortaya çıkmış olamaz.
İkinci öncül, evrim tesadüfi bir süreçtir.
Sonuç Bu sebeple beyin ve vücudun bu karmaşık bölümleri evrim sonucu oluşamaz.
Bu argümanın en büyük hatası ikinci öncülün tamamen yanlış olmasıdır.
Evrim şansa bağlı ilerleyen tesadüfi bir süreç değildir.
Bu sadece yaygın bir yanılgıdan ibarettir.
Bu yanılgının nedenini anlamak için evrimi iki adıma ayırabiliriz.
Birinci adım mutasyon.
Bu adım popülasyona yeni genetik varyantlar kazandırır.
İkinci adım doğal seçilim.
Bu adımda oluşan yeni genetik varyantların bazıları bir sonraki jenerasyona geçerken bazıları geçemez.
Bu gerçekte evrim sürecinin oldukça basitleştirilmiş bir halidir.
Gerçekte çeşitliliğin tek yolu mutasyonlar değildir.
Seçilimin de tek yöntemi doğal seçilim değildir.
Ancak bu ikili bu yazının amaçları için yeterli olacaktır.
Birinci adım. Mutasyonlar rastgelidir.
Evet, mutasyonlar rastgelidir.
Mutasyonlar, türün gelecekte ihtiyaç duyabileceği şeyleri tahmin edemez.
Mutasyonlar, organizmanın içinde bulunduğu koşullardan büyük oranda bağımsız olarak körlemesine meydana gelirler.
En nihayetinde mutasyon dediğimiz şey, organizmanın genomunda meydana gelen beklenmedik değişimlerdir.
Bu değişimler, mutasyona sebep olan ve mutajen adı verilen kimyasallardan, hücre içindeki kusurlardan kaynaklı gen kopyalama hatalarından veya uzaydan dünyaya
gelen ve dünyadaki kaynaklardan yayılan yüksek enerjili ultraviyole ışınlar gibi unsurlardan kaynaklanabilir.
Bunların her bir hücrelerimizle sürekli olarak ve kaotik bir biçimde etkileştiği için hangi anda, hangi bireyde, hangi mutasyonun meydana geleceğini kestirmek de mümkün olmamaktadır.
Mutasyonlar rastgele meydana geldikleri için, organizma üzerindeki etkileri yararlı, zararlı veya nötr olabilir.
Sıklık bakımından bu etkiler çoğunlukla nötr'dür.
Nadiren zararlıdır, daha da nadiren faydalıdır.
Bu bağlam bilgisi ışığında ele alacak olursak, mutasyonları rastgele olarak tanımlamak mümkündür.
Her ne kadar bunun aksi yönde bazı bulgular da olsa bile.
Ancak ikinci adım, doğal seçilim kesinlikle rastgele değildir.
Hatta doğal seçilim rastgeleliğin tamamen zıttıdır.
Bu basamakta rastgele meydana gelen mutasyonlar arasından organizmaya faydası olduğu ortaya çıkanlar gelecek nesle aktarılırlar.
Ki bu mantıklıdır.
O mutasyonların avantajlı olması demek, canlının hayatta kalma ve üreme mücadelesine pozitif bir katkı sağlıyor anlamına gelir.
O canlı ürediğinde kendisine avantaj sağlayan mutant genleri de gelecek nesle daha çok ve daha sık aktarılabilecektir.
Öte yandan bir mutasyon şans eseri zararlı bir etkiye sahipse, organizmanın hayatta kalma ve üreme şansını azaltacaktır.
Zaten o nedenle bu mutasyonlara zararlı mutasyon denir.
Bir diğer deyişle mutasyonun etkisi ortaya çıkana kadar ona zaten faydalı veya zararlı diyemeyiz.
Bu nedenle de bu tür mutasyonların bir sonraki nesle aktarılma ihtimali daha düşük olacaktır.
Böylece zararlı mutasyonlar popülasyonda giderek azalacaktır veya hızla elenecektir.
Sonuç, evrim rastgele değildir.
Biraz düşünürseniz bu şekilde işleyen bir sürecin rastgelelikle tamamen zıt olduğunu görebilirsiniz.
Bir şey rastgele ise doğası gereği tahmin edilemez ve düzenli değildir.
Doğa seçilim ise bunun tam tersidir.
Çünkü doğa seçilim mantıklı ve tahmin edilebilirdir.
Bir mutasyonun bir sonraki nesle geçme olasılığı tahmin edebileceğiniz üzere hayatta kalma ve üreme üzerindeki etkilerine bağlıdır.
Yararlı mutasyonlar sonraki nesle geçme eğilimindeyken, Zararlı olanlar ayıklanır.
Bu limitli ve düzenli bir ilişkidir.
Rastgeleliğin tam tersidir.
Temel hata şudur.
İnsanlar rastgele olmayan doğa seçilim ile rastgele olan mutasyonu karıştırırlar ve evrimin bir bütün olarak rastgele gerçekleştiğini düşünürler.
Halbuki evrim rastgele mutasyona uğramış genlerin hiç de rastgele olmayan doğa seçilim sürecinden geçtiği bir süreçtir.
Ve doğal seçilim özünde rastgele olmadığı için doğal seçilim ile seçilerek evrimleşen kirpi iğneleri, bombardıman böceğinin savunma yetenekleri ve yaban arısının, hamam böceğinin zihnini
bilim kurgu filmlere yaraşır bir şekilde ele geçirmesi gibi özellikler de kesinlikle rastgele değildir.
Yani evet göz, plasanta ve ahtapotların üç kalbinin olması gerçekten de rastgele olmuş olamaz.
Çünkü bunlar rastgele bir şekilde var olmadı.
O özellikleri ortaya çıkaracak adımlara ait mutasyonlar rastgele yaşandı, evet.
Ama onların fayda sağlayıp da doğal seçilim ile seçilmesi asla rastgele değildi.
Canlının içinde bulunduğu şartlar tarafından belirlendi ve belli şartlarda hangi özelliklerin evrimleşeceği rastgele değil, fayda ve zarar dengesine bağlı olarak tamamen
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
