Transkript
Evrim nedir?
Yazar Çağrı Mert Bakırcı En kısa tanımıyla evrim Popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller içerisindeki
değişimidir. Bu tanımdaki her bir basamak, evrim için olmazsa olmazdır.
Popülasyon, evrimsel süreçe değişen bireyler değil, popülasyonlardır.
Yani tekil bireyler, örneğin bu yazıyı okuyan siz veya tekil olarak köpeğiniz, asla evrimleşmemiştir, asla da evrimleşmeyecektir.
Ancak bir türün tüm bireylerinin oluşturduğu popülasyonlar her bir nesilde bir önceki nesle göre daha farklı özellik dağılımlarına sahip olacaktır.
İşte bu evrimdir.
Gen ve özellik dağılımları Evrimde olan bir türün bir başka dönüşüm olmak zorunda değildir.
Evrimde değişen popülasyonların, genlerin veya özelliklerin dağılımıdır.
Örneğin uzun boyluluğa dair genlerin popülasyon içinde görülme sıklığı bir nesilden diğerine geçtiğinizde %5'den %7'ye çıkmışsa o popülasyon evrimleşmiş demektir.
Türleşme evrimin kaçınılmaz bir sonucudur ancak evrimden söz etmek için türleşme şart değildir.
Nesiller içindeki değişim Evrimsel değişimden söz etmek için mutlaka en az bir nesil geçmesi gerekir.
Bir bireyin kendi ömrü içerisinde geçirdiği hiçbir değişim evrimsel değildir.
Ömrümüz içinde geçirdiğimiz değişimlere gelişim denir.
Evrimsel biyoloji ile gelişimsel biyoloji iki farklı biyoloji sahasıdır.
Bu tanımın dışladığı ve hesaba katmadığı birkaç unsur vardır.
Bunları vurgulamak evrime dair kavramları daha da netleştirecektir.
Canlılık Evrimin modern tanımlarında her zaman canlılığa özel bir vurgu yapılmaz.
Çünkü eğer ki belirli özellikleri taşıyan bireylerden oluşan bir popülasyon varsa ve bu popülasyonun bireylerini tanımlayan özelliklerin gelecek nesle aktarılma niteliği varsa o
bireyler geleneksel anlamda canlı olarak tanımlanamasa da evrimleşebilirler.
Örneğin virüsler canlı değildir ancak evrimleşebilirler.
Örneğin tamamen bilgisayar ortamında simüle edilen bireyler bile canlı olmamalarına rağmen evrimleşerek insan mühendisliğinin üretebildiğinden daha başarılı ürünleri evrimsel
değişim yoluyla üretebilmektedir.
Bunların yanı sıra evrimsel değişimler, kültürel evrim, kimyasal evrim, jeolojik evrim, astro evrim, gibi her zaman doğrudan canlılıkla
ilgili olmayan diğer bilim dallarında da kullanılmaktadır.
Türleşme ve Makro Evrim Kimi zaman evrim, kısa yoldan, bir türün bir diğerine dönüşümü olarak tanımlanır.
Halbuki bu evrimin tanımı değil, sonucudur.
Gölün oluşumu sürecini, bir çukurun suyla dolarak kapanması olarak tanımlamak, süreci dahil bir fikir verse de, Bu su ile dolarak kapanma işinin nasıl gerçekleştiğini anlatmaz.
Gölün oluşacağı bölgeden daha yüksek yana aşağı akan su damlalarının bu çukur içerisinde yavaş yavaş birikerek çukurun dolmasıyla izah etmek süreci daha iyi tanımlar.
Benzer şekilde yukarıda yaptığımız evrim tanımı yani popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller içinde değişmesi uzun vadede ve farklı çevre şartları altında birikerek
yeni türleri oluşturur. Ancak söylediğimiz gibi bu evrimin sonucudur, tanımı değil.
Mikro evrim ya da evrim yeterli süre tanındığında makro evrimi doğurur.
Damlaya damlaya göl olur.
Bu açıdan evrim genellikle kısa vadede genotipteki, genlerdeki, genellikle uzun vadede ise bu gen değişimlerine bağlı olarak fenotipteki, fiziksel özelliklerdeki değişimdir.
Fosiller ve geçiş türleri Evrimin tanımı genler üzerinden yapılır, fosiller veya ara geçiş türleri üzerinden değil.
Fosiller makro evrimin tartışmaya yer bırakmayan kanıtlarını sunuyor olsa da evrimsel sürecin tespiti için fosillere ihtiyacımız yoktur.
Bir diğer deyişle elimizde hiçbir fosil bulunmasaydı da sadece doğaya yönelik gözlemlerimizden, genetik bililerden ve matematiksel evrim sahasından yola çıkarak evrimsel
değişimi ispatlamamız mümkün olurdu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
