Transkript
Evrim ekonomisi nedir?
Enerji, entropi ve evrim üzerine.
Yazar Çağrı Mert Bakırcı seslendiren Akın Karahasan.
Evrende her şeyin bir enerji değeri vardır.
İlk etapta çok havalı gibi gözüken bu önerme, evrenimiz içerisindeki nesnelerin yapısından kaynaklı basit bir fiziksel gerçektir aslında.
Var olan her madde belli sayıda atomdan oluşur.
Bu atomların her birinin ve bunlardan oluşacak her molekülün belli bir enerjisi vardır.
Bu enerji sağlamaksızın o yapıların bir araya gelerek oluşması mümkün değildir.
Bu enerji büyük patlamadan beri Bu da onların değerini belirler.
Bunun bir değer olarak görülmesinin sebebi...
O enerjinin havadan gelmemesidir.
Eğer basit yapı taşlarından daha karmaşık yapılar oluşuyorsa bir şeyler bu oluşum için enerji kaybediyor demektir.
Örneğin günümüzden 4,5 milyar yıl öncesinden itibaren gezegenimiz üzerinde canlılık cansızlıktan kimyasal yollarla kendiliğinden evrimleşirken bu enerji kaybını yaşayan güneşti.
Elbette güneş bunu bilinçli olarak yapmamaktadır.
Ancak bunun... illa bilinçli olması şart da değildir.
Evren içerisindeki hemen her madde çeşitli şekillerde enerji alır ve enerji verir.
Kimisi çoğunlukla enerji verme halindeyken bazı diğerleri alma halindedir.
Bu maddeler arası bir ekonomi gibidir.
Para yerine enerji alışverişi vardır.
Bu durum... biyolojik unsurlarla ilgili çok ilginç ve temel bir gerçeği gösterir.
Bir canlının kullanabileceği enerjinin bir sınırı vardır.
Her canlı kendisinin ilk hücresi olarak bilinen zigot halinden öldüğü ana kadar belli bir miktarda enerji alışverişi potansiyeline sahiptir.
Bunu en iyi değerlendirebilenler en başarılı olanlardır.
İşte biyolojik unsurlarda bu başarı miktarını evrimsel uyum başarısıyla ölçeriz.
Tüller tıpkı güneş gibi enerji alışverişini bilinçli olarak sürdürmezler.
Ancak en nihayetinde popülasyonlar içerisindeki bireysel farklılıklardan ötürü bazıları enerjiyi diğerlerine göre çok daha verimli kullanır.
Bu enerjinin kullanıldığı yerler sayısızdır.
Av bulmaktan tutun da çiftleşmeye kadar, nefes alıp vermekten tutun da bir organın üretilmesine kadar, hasar gören bir dokunun onarılmasından tutun da hücre işçi faaliyetlere kadar.
Tabii ki canlılar etraflarından enerji çalarak bu potansiyellerini maksimumda tutmaya çalışırlar.
Biyolojide buna beslenme ve soluma diyoruz.
Beslenme etraftan enerji çalma işidir.
Soluma ise o enerjinin kullanılabilir hale dönüştürülmesi sürecidir.
Üretilen bu enerji az önce saydığımız işlemlerde harcanır.
Zaten canlılık da sadece bundan ibarettir.
Canlılığı cansızlıktan ayıran yegane unsur budur.
Cansızlar Aktif olarak enerji üreterek o enerjiyi kendi bütünlüklerini sürdürmek için kullanamazlar.
Cansızlığın kimyası olan inorganik kimya buna müsaade etmez.
Canlılığın kimyası olan biyokimya veya organik kimya ise buna izin verir.
Canlılar sürekli olarak etraflarından enerji çalarak kendilerine kullanırlar.
Böylelikle fiziğin en temel yasalarından olan termodinamiğin ikinci yasasına en azından ölene kadar karşı koyarlar.
Bu yasa evrendeki her şeyin mutlaka düzensiz hale gitmeye meyilli olduğunu söyler.
Canlılar öldüklerinde nihayet termodinamiğin öngördüğü düzensiz hale ulaşırlar ve parçalanırlar.
ölüm anına kadar her canlı etraftan çaldığı enerjiyle bu entropi artışına geçici olarak karşı koyabilir.
Zaten yaşam mücadelesi de bundan kaynaklıdır.
Hiçbir canlının... koyverme şansı yoktur.
Fakat bir canlı ne kadar beslenirse beslensin, ne kadar solursa solusun, doğumdan ölene kadar her canlının belli bir süresi vardır.
Bu süre aynı zamanda enerji alışverişi için sahip olduğu sınırları belirler.
Dolayısıyla her canlının enerji kullanımı bakımından bir başarı değeri vardır.
Dediğimiz gibi bu Evrimsel uyum başarısıdır.
İlk etapta bunun sadece enerjiye dayanıyor olması tuhaf veya kışkırtıcı gelebilir.
Ancak düşünecek olursanız bir eş bulma işinin ya da hayatta kalma çabasının nihal ve en temel başarısı en az enerjiyle en yüksek başarıyı elde etme oranına göre belirlenir.
Dolayısıyla süreçte enerjinin payı göz ardı edilemezdir.
Canlıların tüm bu enerji alışverişi sürecine Evrim ekonomisi adı verilir.
Bu terim, beşeri bilimlerden ekonominin bir alt dalı olan evrimsel ekonomi ile karıştırılmamalıdır.
Evrimsel ekonomi, insan toplumlarının ekonomik ilişki ve süreçlerinin biyolojik prensiplerine dayanarak analiz edilmesidir.
Evrim ekonomisi ise bir canlının öngörmeksizin veya haberi olmaksızın takip ettiği enerji dengesidir.
Evrimsel süreci analiz ederken her şeyi ortak bir paydada incelemek isterseniz o sürecin organın, yapının, olgunun enerji karşılığına bakmaya çalışabilirsiniz.
Tabii ki bu biyolojinin henüz matematiksel temelinin tam olarak oluşturulmamış olmasından ötürü ne yazık ki henüz çok kolay değildir.
Fakat bir şekilde o yapının enerji üretme, harcama oranına bakacak olursanız ne kadar masraflı bir yapı olduğunu ve ne düzeyde bir enerjiye karşılık geldiğini anlayabilirsiniz.
Sonrasında yapacağınız analizler muhtemelen çok daha somut ve sayısal olacaktır.
Evrimi bu şekilde enerji ekonomisi temelinde düşünmenin sayısız avantajı vardır.
Buna en güzel örnek körelmiş organları anlamamızı sağlamasıdır.
Bir organın eski işlemini yitirmesi o canlı popülasyonu için o organın yük haline gelmesi demektir.
Popülasyon içerisinde o organı tam olarak üretenler o organ için gereksiz yere bir dolu enerji harcamak zorunda kalır.
Üretmek Bakım, yenileme, onarım vs.
Ancak popülasyon içerisinde çeşitli sebeplerle o organı daha ufak, daha eksik, daha işlevsiz olarak üreten canlılar bir anda enerji bakımından bir avantaj kazanacaktır.
Çünkü artık işlevini yitirmiş o organa yönelik enerji sarfiyatları diğer türdaşlarından çok daha az olacaktır.
Bu enerjiyi başka faaliyetleri kullanmaları mümkündür.
Örneğin hayatta kalmaya, Tabii ki eğer çevre şartları değişirse ve körelme yoluyla ilerleyen organ herhangi bir avantaj sağlamaya başlarsa evrimsel süreçte o avantajı
sağlatan özelliğin en ön planda görüldüğü bireyler yeniden avantajlı konuma geçecektir.
Böylelikle körelmekte olan bir organ yeni bir işlev kazanarak o yöne doğru evrimleşebilecektir.
Ancak tüm bu değişimler evrim ekonomisi dahilindeki alışverişin Bir podcast
fikriniz var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
