Erkekler, Cinsel İlişkiye Girdikleri Kadın Sayısını Neden Abartarak Söylüyorlar?
17 Ekim 2019 · 7 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Çevirmen Şule Ölez Erkekler genellikle cinsel ilişkiye girdikleri karşı cinsten partnerlerinin sayısını abartarak söylerler.
Hatta kim zaman bu sayı kadınların verdikleri sayının iki katına kadar bile çıkabilir.
Bu konuda yapılan bir çalışma erkeklerin bu abartısının nedenleri olarak toplumsal beklentileri ve tek tek sayma yerine tahmini bir sayı verme eğilimini göstermektedir.
İyi ama bu neden önemli olsun ki diye düşünebilirsiniz.
İskoçya'daki Glasgow Üniversitesi'nde yürütülen ve Journal of Sex Research dergisinde yayınlanan araştırmanın yazarlarından Dr.
Kristen Mitchell bu konuda şunları söylüyor.
Cinsel ilişki davranışları konusunda araştırma yapan bilim insanları genellikle insanların söylediklerinin doğru olduğuna güvenmek zorunda kalırlar.
Cinsel ilişki partnerleri hakkında doğru bilgi verilmesi, bireyin cinsel ilişki yoluyla bulaşan enfeksiyon riskini değerlendirmek, ve STI HIV bulaşma oranını tahmin etmek gibi birçok nedenden dolayı
çok önemlidir. 2010-2012 yılları arasında yapılan Natsal 3 anket çalışmasında, Britanya'da yaşayan 16-74 yaş aralığındaki 6023 erkek ve 7170
kadına o zamana kadar karşı cinsten kaç kişiyle cinsel ilişkiye girdikleri, bu sayıyı nasıl buldukları ve cinsel ilişki konusundaki tutumları soruldu.
Araştırma sonuçlarına göre erkeklerin bildirdiği karşı cinsten partner sayısı ortalama olarak 14,4 iken kadınlarda bu sayı 7,12 oldu.
1990 ve 2000 yıllarında yapılan diğer iki anket araştırmasında da erkeklerin bildirdiği partner sayısı ortalamada kadınların bildirdiği sayının yaklaşık iki katıydı.
Dr. Mitchell bu konuda şu noktaya dikkat çekiyor.
Oysa istatistiksel olarak erkekler ve kadınlar tarafından bildirilen karşı cinsten partner sayısı ortalamasının aynı olması beklenirdi.
Araştırmacılar katılımcıların cinsel yönelimini hesaba katmadılar.
Dolayısıyla erkeklerin bu kadar yüksek sayı vermesi, eşcinsel erkeklerin eşcinsel kadınlara göre çok daha yüksek sayıda cinsel ilişkiye giriyor olması olabilirdi.
Ancak veriler arasındaki uyumsuzluğun açıklamasının bu olmadığı düşünülüyor.
İki nedeni var. İlki, eşcinsellik oranının bu sonuçları etkileyebilecek kadar yüksek olmaması.
İkincisi ve araştırmacılar tarafından vurgulananı ise, eşcinsel erkeklerin eşcinsel kadınlardan daha sık cinsel ilişkiye girdiğini gösteren bir bulgu olmaması.
Yani sayıma karşı cinsiyetten biriyle cinsel ilişki yaşamadığını söyleyen kadınlar ve erkekler, bir arada dahil edildiği sürece bunun sonuca etkisi de kabul edilebilir düzeyde olmalı.
Çalışmaya göre, kadınlar ve erkekler arasındaki cinsel partner sayısı tahminlerindeki bu farkın nedenlerinden biri, erkeklerin partner sayıları hakkında kadınlara göre daha sıklıkla abartılı sayılar vermeleridir.
Araştırmacılar analizlerinde çok küçük bir erkek katılımcı yüzdesi tarafından bildirilen en çok partner sayısının 110 olduğunu gördüler.
Oysa bu sayı kadınlarda 50 idi.
Bu küçük yüzde hesaplamalardan çıkarıldığında aradaki fark azaldı.
Dr. Mitchell, aradaki bu farkın bir diğer nedeni olarak hesaplama yöntemini, yani sayının belirlenme şeklini göstermektedir.
Dr. Mitchell, erkeklerin partner sayısını belirlerken büyük olasılıkla kaba bir tahmin yaptığını, kadınlarınsa akıllarında sürekli bir çetele tuttukları için çoğunlukla partnerlerini tek tek saydığını
belirtiyor. Anketteki 5-9 arası partner aralığını işaretleyen katılımcılardan erkeklerin %24'ü, Kadınların ise %15'i bu sayıyı tahminen verdiklerini bildirdiler.
10 ya da daha çok partner seçeneğini işaretleyen katılımcılardan da erkeklerin %63'ü, kadınların ise %52'si tahmin ettiklerini belirttiler.
Çalışma yazarlarının bu farka ilişkin sundukları üçüncü neden ise, katılımcıların cinsel ilişki konusundaki tutumları ve toplumdaki cinsiyet kalıplarıyla ilgili.
Erkeklerin %18'i bir gecelik ilişkilere hiç de yanlış değil derken bu oran kadınlarda %9.
Evlilik dışı ilişkileri ise kadınların %65'i her durumda yanlış görürken erkeklerde bu oran %57.
Yani genelde kadınlar cinsel ilişki hakkında erkeklere göre daha tutucu bir tutum izlemektedir.
Ancak Dr. Mitchell, Broad Levi's'a verdiği röportajda toplumsal beklentilerin sadece erkeklerin verdiği bilgileri değil, kadınlarınkini de etkilediğini söylüyor.
Bence erkeklerin partner sayılarını abartma nedeniyle kadınların bu sayıyı daha az belirtme nedeni aynı.
Toplumun erkekten veya kadından beklentilerine uymak.
Genellikle erkeklerin bu konuda yalan söyledikleri veya abarttıkları yönünde bir varsayım var.
Ama aslında insanların bazı bilgileri daha az bildirdiklerini tespit etmek daha zor.
Kadınların tutucu normlar sergileyen bir görüşmede verdikleri bilgiler ile mahremiyet altında verdiklerinin farklı olduğuna dair başka deneyler ve araştırmalar da var.
Mahremiyet altında partner sayılarını daha yüksek bildirebiliyorlar.
Erkekler ve kadınların cinsel ilişki konusundaki tutumlarıyla ilgili bu toplumsal kalıpların hala geçerli olduğunu fark etmek, Başkalarının gözünde, hatta ne yazdığımızı hiç kimsenin
göremeyeceği bir ankette bile nasıl görünmek istediğimizi etkilediği için önemli.
Ama insanların cinsel ilişki konusundaki tutumlarının giderek daha rahat olacağını, verdikleri bilgilerin gerçeğe daha yakın olacağını, daha fazla veya daha az vermek zorunda hissetmeyeceklerini
umuyorum. Seslendiren Su Erk Bir podcast fikriniz
var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
