Einstein'ı "Einstein" Yapan Akıl Hocası: Max Planck, Albert Einstein'in Hayatını Nasıl Değiştirdi?
28 Mayıs 2021 · 10 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Einstein'ı Einstein yapan akıl hocası.
Max Planck, Albert Einstein'ın hayatını nasıl değiştirdi?
Yazar Barış Barış.
Editör Çağrı Mert Bakırcı.
Seslendiren Murat Kılıç.
Albert Einstein hiç şüphesiz bilim tarihinin en önemli figürlerinden biridir.
Geliştirmiş olduğu görevlilik teorisi bugün kuantum mekaniği ile birlikte fiziğin iki başat teorisinden biri olarak kabul edilmektedir.
Üstelik fotoelektrik etki üzerine yazdığı makale ile de bir anlamda kuantum mekaniği alanının da kurucularından sayılır.
ve bu çalışmasıyla Nobel fizik ödülüne layık görülmüştür.
Ancak bu kadar önemli bir kişilik olan Einstein için bu seviyeye gelmek hiç de kolay olmadı.
Kısmen kendisinden, kısmen de dış etkilerden kaynaklanan sebeplerden dolayı aslında 20'li yaşlarının ortasına geldiğinde bir arkadaşının yardımıyla bulabildiği patent bürosunda kontrol
memurluğu işini sürdürüyor, bir taraftan da yeni evlendiği eşi Millie Van Merck ki kendisi sınıf arkadaşıdır ve çocuklarını geçindirmeye çabalıyordu.
Yeri gelmişken söyleyelim.
Merrick de çok iyi bir matematikçi ve fizikçiydi.
Ve bu alanda özel dersler vererek aile bütçesine katkı sağlamaktaydı.
Memuriyet dönemi.
O dönemde soracak olsanız görünüşte genç Albert'ın hayatı bir memur olarak devam edecek gibiydi.
Doktorasını verdikten sonra akademik kadro için başvurmuş fakat hocaları hiç düşünmeden reddetmişti.
Çünkü Einstein karakter olarak içine kapanık, sunum yapmaktan ve hocaları ile fizik dahi tartışmaktan hoşlanmayan bir karaktere sahiptir.
Doktora hocalarından yine önemli bir bilim insanı olan Herman Minkowski şöyle demiştir.
Onun bu seviyeye geleceğini hiçbirimiz düşünmemiştik.
Sınıfta hiçbir şeyle ilgisi yokmuş gibi davranırdı.
Bu dönemde Einstein'ın fiziği olan ilgisi, patent ofisinden kendisi gibi sayısal bilimlerden gelen arkadaşları ve yine Almanya'dan İsviçre'ye ziyarete gelen Rudolf
Leidenberg gibi fizikçilerle sohbet etmek, Bunun yanında patent bürosundaki boş zamanlarında kafasındaki meseleler, özellikle ışık ile ilgili olanlar üzerinde uzun uzun düşünmekten
ibaretti. Tam bu noktada Holm Pin Akademi isimli kuruluştaki genç fizikçilerle kurduğu arkadaşlık hayatını değiştirecekti.
Mucize Yıl 1905 yılında genç Einstein artık 25 yaşına basmıştı.
Bir süredir üzerinde çalıştığı konularla ilgili makaleler hazırlamaktaydı.
Bu arada Byrne'den tanıdığı bilim insanı Konrad Habekt ile yazışır.
Albert onunla yaptığı yazışmalardan aldığı cesaret ile o yılın latince Ennis Muabilis yani Mucize Yıl olarak adlandırılmasını sağlayacak makaleleri
yazar. Meşhur Ennil'in Der Fizik dergisine yollar.
Bu dört makale sadece Einstein için değil tüm insanlık için dönüm noktası olacaktır.
Planck Einstein'ın hayatına giriyor.
Einstein, 1905'te makalelere yayınlandığında çocuk gibi sevinse de bu sevinci kısa sürer.
Çünkü yazıları bilim cemiyetinden dikkate değer bir ilgi görmez.
Karakter olarak kolay demoralize olan kişiliği onu yine esir almıştır.
Bu arada evliliği de ufaktan çatırdamaya başlamıştır.
İşte tam bu noktada hayatına en büyük akıl hocası olacak kişi bir mektup vasıtasıyla girer.
Max Planck Einstein'dan 21 yaş büyüktür.
Almanya'da ve tüm bilim camiasında oldukça tanınmış bir bilim insanıdır.
Bunun yanında en büyük zevki genç ve ismi duyulmamış bilim insanı adaylarını bulup akademinin bir parçası yapmaktır.
Einstein'ın makalelerinin önemini herkesten önce fark etmiş ve derhal kaleme sarılmıştır.
İkili bir süre mektuplaşırlar.
6 Temmuz 1907 tarihli mektubunda Planck şöyle yazar.
Son mektuplarınızdan birinde söylediğiniz bir şeye cevaben, önümüzdeki yıl Bernice Oberland'e gelmeyi düşünüyorum.
Dürüst olmak gerekirse bu plan epey uzakta.
Ama daha şimdiden belki de o zaman sizinle tanışarak, arkadaşınız olma zevkine erişeceğimi düşünerek mutlu oluyorum.
Planck, 1908 yılında olmasa da, 1909 yılında gerçekten de İsviçre'ye gelerek Einstein'la bizzat tanışır.
Bu arkadaşlık, aradaki yaş farkına rağmen kısa sürede gelişecek ve Einstein'ın genel görevlilik teorisini yazmasına yardımcı olacaktır.
Bu arada Planck, halen akademiye kabul edilmeyen ve bu arada evliliği de gittikçe kötüleşen Einstein için adeta bir ağabey görevi görür.
Defalarca tren ile İsviçre'ye gider.
Onunla hem fizik hem de hayat ile ilgili görüşlerini paylaşır.
Bir taraftan da forsunu kullanarak akademinin bir parçası olması için girişimlerde bulunur.
Albert Einstein nihayet 1907'de ilk olarak İsviçre'de hocalığa geçiş yapar.
1911'de de Craig'de profesörlüğünü alacaktır.
Bu süreç içinde Planck daima onun yanındadır.
Sürekli mektuplaşırlar.
Bir süre sonra Planck tekrar İsviçre'ye dönmüş olan Einstein'ın hayatında yeni bir sayfa daha açacaktır.
Almanya Bileti 1914 yılında Einstein artık çok bilinen ve tanınan bir bilim insanıdır.
Yine Planck sayesinde Almanya'da Kaiser Wilhelm Enstitüsü'nde çalışmaya başlar.
1915'te meşhur kuramının son halini yayınlar.
Bu makale onu yaşayan efsane haline getirecektir.
1919 yılında Einstein'ın evliliği artık bitmek üzeredir.
Planck bitmemesi için çok uğraşır.
Miliva bir fizikçi ve oldukça zeki bir kadın olarak Max Planck'in saygısını kazanmıştır.
Ancak Einstein pek de söz dinleyen bir tip sayılmaz.
Zaten bir süredir kuzeni ile gönül ilişkisi içindedir.
Politik ayrılıklar ve kırılan bir dostluk.
Einstein ile Planck arasındaki arkadaşlık, Planck 1947'de ölene kadar öyle veya böyle devam edecektir.
Ancak bu dostluk süreç içerisinde oldukça hırpalanmış ve kırılmış.
Hatta gergin politik atmosfer dolayısıyla kopma noktasına gelmiştir.
Ayrılık Einstein ABD'ye göç ettiğinde başlar.
Planck Almanya'da kalmayı tercih ettiği için bu etapta birbirlerine bir miktar kırılırlar.
Aslında Einstein ile Planck fizik haricinde birbirlerine epey zıttır.
Bilimsel stilleri, sosyal yaşantıları, politik görüşleri ve din hakkındaki tutumları tamamen farklıdır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Einstein pasifizmi savunmuşken Planck 93 entelektüelin manifestosu isimli Almanya'nın Belçika'yı işgalini savunan dokümanı imzalayanlar
arasındadır. Weimar Cumhuriyeti de ikiliyi birbirinden ayıramamıştır.
Einstein bu cumhuriyeti savunurken Planck karşı durmuştur.
İkilinin anlaştığı bir nokta kuantum fiziğinin Kopenhag yorumunun hatalı olduğu yönündeki görüşleridir.
Ayrıca ikili birbirlerine her zaman saygıyla yaklaşmıştır.
Örneğin Planck Einstein'a yönetilen antisemitik eleştirilerden onu her zaman korumaya çalışmıştır.
İkiliği birbirinden tamamen koparan Naz Almanyası olmuştur.
Berlin Akademisi'nin sekreteri olan Planck, Einstein'ın bu akademiden istifasını diğer fizikçiler önünde talep etmek zorunda kalmıştır.
Einstein, bu noktada Kaliforniya'da yaşamaktadır ve Planck, ABD'nin sağladığı güvenli ortama dayanarak Einstein'ın yeni Almanya'yı eleştirilerini iki yüzlülükle suçlamıştır.
Einstein, centilmenlikten asla ödün vermemiş olsa da eski dostunun bu tutumunu asla affetmemiştir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
