Dünya Benzeri Bir Gezegen, Güneş Sisteminin Uzak Kısımlarında Saklanıyor Olabilir!
3 Ekim 2023 · 6 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Ve bu olası gezegenin varlığının, güneşin etrafında dolanan bazı gök cisimlerinin tam olarak anlaşılamayan tuhaf yörüngeler izlemesine açıklık getirebileceğini düşünüyorlar.
Japonya'daki Kindai Üniversitesi'nden gökbilimci Patrick Sofia Likavga ve Japonya Ulusal Astronomi Gözlemevi'nden gökbilimci Taka Shihito, güneş sistemindeki gök cisimlerinin
kütleçekimsel etkileşimlerini canlandıran bir simülasyon yürüttüler.
Bu araştırma ekibi ne cisim simülasyonu adı verilen özel bir bilgisayar programı kullanarak 50 astronomik birimin ötesine, sınırları iyi tanımlanmamış bir bölge olan uzak Kuiper
kuşağına veya diğer adıyla dağınık diske odaklandılar.
Araştırmacılar simülasyon sonuçlarının güneş sisteminin en dış kısmında henüz keşfedilmemiş bir gezegenin varlığına işaret ettiğini söylüyorlar.
Araştırma ekibi elde ettikleri bulguları 25 Ağustos 2023 tarihinde The Astronomical Journal üzerinden yayınlanan bir makalede açıkladılar.
Uzak Kuiper kuşağında bulunan gök cisimlerinin bazen son derece aykırı görünen yörüngeler izlediği bir süredir bilinmektedir.
Bu anomalilere bir cevap bulmak isteyen gökbilimci, kavga ve meslektaşı Yito'nun araştırması beklenmeyen bir sonuç verdi.
Araştırmanın bir kısmının yürütüldüğü Kinday Üniversitesi'nin yayımladığı bir raporda uzmanlar şöyle diyor.
Dikkat çekici bir şekilde simülasyondan alınan en iyi sonuçlar yaklaşık 200 ila 500 astronomik birim arasındaki mesafelerde güneşin etrafında dönen dünyanın 1,5
ila 3 katı kütleye sahip keşfedilmemiş bir gezegen olması gerektiğini göstermektedir.
Neptün ötesi nesneler başına buyruk hareket etmeleri ile bilinirler.
Birincil Kuiper kuşağındaki irili ufaklı milyonlarca gök cisminin aksine bu uzak bölgedeki gök cisimleri alışagelen sıradan yörüngeler izlemez.
Örnek olarak uzak Kuiper kuşağındaki Sedna cüce gezegeni gibi cisimler oldukça eliptik bir yörüngeyi takip eder.
İzlediği yörüngenin şeklinden dolayı Sedna'nın güneşe en yakın olduğu ve en uzak olduğu noktalar arasındaki mesafe çok büyüktür.
Güneşin etrafında bir kez dönmesi yaklaşık 11.400 dünya yılı süren Sedna, güneşe en fazla 76 astronomik birim kadar yaklaşır.
Güneşe en uzak olduğu noktanın mesafesi ise 937 astronomik birim olarak tahmin edilmektedir.
Sedna gibi başına buyruk gök cisimleri, aynı zamanda güneş sisteminin eliptik düzleminin sınırlarını terk ederek yüksek yörüngesel eğilimler gösterirler.
Ve çoğu cismin güneşin etrafında izlediği yolun üzerine çıkar ve sonra altına inerler.
Şimdiye kadar güneş sisteminin hiçbir modeli, göç eden antik gezegenler, gaz devleriyle rezonans, geçen yıldızlar veya başıboş gezegenler bu hareketlere neyin neden olduğunu
tam olarak açıklayamadı.
Araştırmacılar makalelerinde mevcut modellerin yalnızca kısmi cevaplar verdiğini ve dolayısıyla tam bir cevap vermekten uzak olduğunu belirtiyorlar.
Araştırmacılar şöyle açıklıyor.
Farklı dinamik sınıflara ait binden fazla Neptün ötesi nesne keşfedildi ve bu Neptün ötesi bölgesini anlamamızda önemli ilerlemeleri olarak sağladı.
Ancak TNO yörünge yapısının tamamını açıklayan tek bir evrimsel model geliştirilmemiştir.
Araştırmacılar geliştirdikleri yeni modelin ise yeterli cevabı sağlayabileceğini düşünüyorlar.
Dikkate değer kütlesi ve yaklaşık 30 derecelik eğimli yörüngesi sayesinde böyle bir gezegen, mevcut gözlemlerimize uygun olarak çok sayıda bağımsız TNO'ya, oldukça eğimli
TNO'lara ve ayrıca acayip yörüngelere sahip aşırı TNO'lara sebebiyet veriyor olabilir.
Bu araştırmanın sonuçları yapılacak çeşitli gözlemlerle test edilebilir.
Eğer gökbilimciler yaklaşık 150 astronomik birim mesafede bir TNO kümesi tespit edebilirse o zaman bu gözlem güneş sisteminde dünya benzeri başka bir gezegenin varlığının haberdisi
olarak değerlendirilebilir.
Yalnızca TNO'ların araştırılması bile muhtemelen Kuiper kuşağının doğasına dair değerli bilgiler sağlayacak bazı sıra dışı gök cisimlerini ortaya çıkaracaktır.
Güneş sisteminin uç kısımlarında dünya büyüklüğünde bir gezegende keşfedilecek olursa bu keşfin gezegen bilimi ve astronomi açısından derin etkileri olacaktır.
Likovk bu konu hakkında şöyle diyor.
Neptün'ün çok ötesinde bulunan dünya benzeri bir gezegen muhtemelen yeni bir gezegen sınıfına ait olacağından gezegen tanımını revize etmemiz gerekecek.
Bu türden bir veya birkaç yeni TNO'nun keşfi bile güneş sisteminin nasıl oluştuğuna dair teorilerimizde devrim yaratabilir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
