Transkript
Don, kaç veya savaş tepkisi, freeze, fight or flight response, insan da dahil bütün hayvan türlerinin stres veya ölüm korkusu gibi varoluşu tehdit edebilecek tehlikeli bir durumla
karşılaştığında verdiği otomatik bir fizyolojik ve psikolojik savunma tepkisidir.
Bu üç tepki, evrimsel süreçte oldukça erken bir dönemde evrimleşmiş ve insan da dahil hayvanların neredeyse tamamına miras kalmıştır.
En nihayetinde var olan tüm canlıların yegane biyolojik amacı hayatta kalmak ve üremektir.
Bir diğer deyişle bu ikisi haricindeki herhangi bir şeyi yapanların soyunu sürdürmesi mümkün değilken, bu ikisini yapmayı sürdüren birinin soyunu devam ettirme, dolayısıyla kendisine benzer bireylerle popülasyonu
domine etme ihtimali çok daha yüksek olacaktır.
Bunun önemli bir parçası da hayatta kalma başarısını tehdit eden tehlike unsurlarıyla mücadele etmek olduğu için buna yönelik en temel tepkilerin çok erken bir dönemde evrimleşip bütün canlılığa miras kalmış
olması son derece makuldür.
Zira bunu yapamayanların soyu çoktan sona ermiştir.
İnsan ve hayvandaki duyguların ifadesi isimli kitabında Charles Darwin, insan duygu ifadelerinin diğer hayvanların ifadelerine benzediğini ve duyguların organizmaya faydalı eylem tepkileri verdiği için uyarlanabilir
olduğunu savunmuştur. 1920'li yıllarda Amerikalı fizyolog Walter Cannon, vücutta hızla meydana gelen bir reaksiyon zincirinin tehdit edici koşullarla başa çıkmak için vücudun kaynaklarını harekete
geçirmeye yardımcı olduğunu fark etmiş ve bu durumu Kaçya'da savaş olarak tanımlamıştır.
Cannon'ın homeostaz kaç ya da savaş tepkisi, stres ve duygular üzerine yaptığı deneylerle psikoloji ve evrimsel biyolojiyi fizyolojiyle birleştirmeye açık olması, çağdaş araştırmacılar üzerindeki etkisinin
devam etmesini sağlamıştır.
Hans Selye ise 1936 yılında Nature'da yayınladığı makalesinde savaş ya da kaç tepkisine genel adaptasyon sendromunun ilk aşamasının bir parçası olarak yer vermiştir.
Donakal. Ama niye?
Uyarılma, tehdit karşısında savunma mekanizmasının ilk adımıdır.
Tehdit unsuru tarafından uyarılan bir hayvan genellikle önce dona kalır.
Donma, kaç ya da savaş tepkisinin beklemeye alınmasının bir sonucudur.
Bu davranışın evrimsel avantajı, henüz avcıları tarafından tespit edilmemiş avların, avcıların radarından kaçmaya devam edebilme ihtimalidir.
Ayrıca tehdit altındaki hayvan, bu süre zarfında uyarılmış bir dikkatle tehdit unsurunu inceleme, takip etme ve analiz etme fırsatı bulur.
Dolayısıyla bir arabanın farı karşısında donak alan bir geyiğin bu davranışı anlamsız gelse de, vahşi dünyada hayvanlar nadiren üzerlerine gelen tonlarca kilogramlık metal yığınlarıyla baş etmek zorunda kalmaktadır.
Böyle bir durumda donak almak dezavantajlıdır.
Ancak yüzlerce metre ötede duyulan bir dal kırılması veya alınan bir feromon sonucu donak almak, geyikler veya tavşanlar gibi avların bir sonraki hamlelerini belirleyene kadar dikkat çekmemelerini sağlayarak
evrimsel bir avantaj edinmelerini mümkün kılar.
Donak alma sırasında solma, kıl kabarması, hareketsizlik, bazı uyarıcı sesler çıkarma ve diğer vücut dili değişimleri hayvanların bir sonraki hamlesini belirleyebilir.
Hatta bu süreç birbirini fark etmiş hayvanlar arasında da görülür.
Bu bir çeşit pazarlık sürecidir ve bir sonraki hamlenin karşılıklı olarak ne olması gerektiğini belirlemeye yarar.
Kimi zaman bu donak alma hali kaçma veya savaşmayla sonuçlanabileceği gibi, diğer zamanlarda oynama, çiftleşme ve hatta herhangi bir davranışta bulunmama daha önce sergilenen davranışa dönmeyle
de sonuçlanabilir. Tüm bunlar haricinde, diğer hiçbir yolun çalışmayacağını fark etmiş bir türün tonik hareketsizliği ve çökmüş hareketsizliği, kaçınılmaz tehdide karşı verilen son çare tepkileri
olarak da sergilenebilir.
Yani çaresizliğini kabul eden bir hayvan da donak alabilir.
Bu hareketsizlik dinlenmeyi ve iyileşmeyi teşvik eden bir sessizlik halidir.
Kaç Kaçmak veya savaşmak, tehditle başa çıkmak için aktif bir savunma tepkisidir.
Donak almanın işe yaramayacağını anlayan bir hayvan, hayatta kalma şansını artırmak için tehdit unsurundan kaçmayı veya tehdit unsuruyla savaşmayı seçecektir.
Burada unutulmaması gereken önemli bir detay, kaçmak ve savaşmak sözcüklerinin oldukça genel anlamda kullanılıyor olmasıdır.
Örneğin, kaçmak, fiziksel olarak bulunulan yerden uzaklaşmak anlamına gelmek zorunda değildir.
Daha ziyade, kaçınmak anlamında da kendini gösterebilir.
Soğukkanlı hayvanların tehdit karşısında hızla renk değiştirerek kamufle olmaları bir çeşit kaçma örneğidir.
Benzer şekilde modern zamanlarda insanların rahatsız oldukları durumda kollarını kavuşturma veya vücutlarını geri çekme gibi vücut dili ifadeleriyle rahatsızlık unsurundan kaçınmaları kaçma davranışının
bir versiyonu olarak görülebilir.
Ancak tıpkı kaçmak konusunda olduğu gibi, savaşmak sözcüğü de illa fiziksel olarak iki hayvanın birbirine girmesi anlamına gelmek zorunda değildir.
Yine de bu tür bir rekabetin de savaşma kapsamına girdiği unutulmamalıdır.
Üreme mücadelesi veren geyiklerin çiftleşme öncesinde birbirleriyle boy ölçüşmesi, böğürerek birbirlerini korkutma çabaları, feromonlar yoluyla birbirlerini caydırma girişimleri, savaşma davranışı altında
değerlendirilmektedir.
Don, kaç ya da savaş tepkisinin fizyolojisi.
Buraya kadar sözünü ettiğimiz savunma reaksiyonlarının her biri, ortak bir nöral yolun aracılık ettiği farklı bir nöral paterne sahiptir.
Amigdala, hipotalamus, periakuaduktal gri ve sempatik ve vegal çekirdeklerdeki belirli fonksiyonel bileşenlerin aktivasyonu ve inhibisyonu rol oynar.
Don, savaş ya da kaç tepkisi otonom sinir sisteminin hem sempatik hem de parasempatik dalları tarafından şekillenir.
Tehdide maruz kalma sırasında bu dallar aktive edilir.
Sempatik baskınlık savaş ve kaç tepkilerine neden olurken, parasempatik baskınlıksa donmaya neden olur.
Kaç ya da savaş tepkisini üretmek için beynin hipotalamusu, sempatik sinir sistemi ve adrenal kortikal sistemini harekete geçirir.
Sempatik sinir sistemi, vücutta sinir yollarını kullanarak reaksiyonları başlatır ve adrenal kortikal sistem kan dolaşımından yararlanır.
Hipotalamus, sempatik siniri harekete geçirmesi için sinyal verdiğinde vücut gerilir, aktiviteyi hızlandırır ve tetikte olur.
Düz kaslara ve bezlere uyarılar gönderir ve adrenal medullaya epinefrin, adrenalin ve norepidefrin, noradrenalin salınması için sinyal gönderir.
Bu stres hormonları vücutta kan basıncında ve kalp atış hızında artış gibi çeşitli değişikliklere neden olabilir.
Aynı zamanda adrenal kortikal sistemi aktive etmek için hipotalamus tarafından hipofiz bezine kortikotropin serbest bırakma faktörü CRF salınır.
Hipofiz bezi, ACTH hormonunu adrenokortikotropik hormonu salgılar.
İnsan vücudunu tehditle başa çıkmaya hazırlayan çeşitli hormonların salınımını aktive ettiği adrenal kortekse ulaşmak için kan dolaşımından geçer.
Bu hormonların artan salgılanmasıyla ilişkili fizyolojik değişiklikler kaç veya savaş tepkisine neden olur.
Donma tepkisi sırasında olanlar Savaş ya da kaç tepkileri sempatik olarak yönlendirilen kalp hızı hızlanmasıyla ilişkiliyken, donma parasempatik olarak baskın kalp hızı yavaşlamasının eşlik
ettiği bir davranışsal engelleme biçimidir.
Kemirgenlerde yapılan çalışmalar donmanın beyin sapına bağlı amigdala bölgesine bağlı olduğunu göstermiştir.
İnsanlarda yapılan son nöro görüntüleme çalışmalarında benzer beyin bölgesinin donma tepkisinde rol oynayabileceği görülmüştür.
Donmada vücudunuz hem sempatik hem de dorsal vagal kork tarafından aktive edilir.
Korku hala itici bir duygu olsa da savaş veya kaç savaşma arzusu dorsal vagal aktivasyonundan kaynaklanan bir hareketsizlik hissinin gölgesinde kalır.
Birini donma modunda gördüğünüzde biraz kafa karıştırıcı olabilir.
Çünkü dışa dönük saldırganlığın gittiği bir görünüme geçmiştir.
Oysaki kişi sadece hissizdir.
Kalp hızı yavaşlar, kas gerginliği ve fiziksel hareketsizlik görülür.
Kaç ya da savaş tepkisi sırasında olanlar.
Hayatı tehdit eden bir tehlikeyle karşı karşıya kalındığında kaçmak veya bu mümkün değilse savaşmak çoğu zaman mantıklıdır.
Savaş ya da kaç tepkisi, vücudu bu eylemleri yapmaya hazırlayan otomatik bir hayatta kalma mekanizmasıdır.
Vücudumuzda ise bu süreçte bir takım biyokimyasal reaksiyonlar gerçekleşmektedir.
Kalpte kalbin atım hızı artar ve daha hızlı bir kalp atışı kaslara daha fazla kan besler ve kaçma ya da dövüşme yeteneğini geliştirir, koroner damarlar genişler, kan akışında artış gerçekleşir,
kardiyak miyositlere oksijen ve enerji kullanılabilirliği artar.
Dolaşım, iskelet kası hücrelerinde damarlar genişler, sindirim sistemi ve ciltte damarlar vazokonstriksiyona uğrar, Dalak kasılır, iskelet kası hücrelerinde oksijen artar, dolaşım iskelet
kaslarına ve beyne kan geçişini kolaylaştırır, metabolik olarak aktif hücrelere oksijen iletimi artar.
Akciğerlerde bronşlar genişler, solunum hızı artar, kandaki oksijen artar.
Karaciğerde glikojen glikoza dönüşür, iskelet kası ve beyin hücrelerinde glikoz artar.
Daha hızlı düşünmek tehlikeyi değerlendirmemize ve hızlı kararlar vermemize yardımcı olur.
Savaş veya kaç tepkisi aktifken, tehlike veya kaçış yolları dışında herhangi bir duruma konsantre olmak çok zor olabilir.
Görme keskinleşebilir, böylece tehlikeye daha fazla dikkat edilebilir.
Birey görüşün daha keskin hale geldiğini fark edebilir.
Ağız sindirim sisteminin bir parçasıdır.
Tehlikeli durumlarda enerji kaslara yönlendirildiği için sindirim durur ve ağızda kuruma gerçekleşir.
Kan sindirim sisteminden uzaklaşır, böylece bulantı ve midede kelebek uçuşması hissi gerçekleşir.
Derideki kan damarları, kanı ana kas gruplarına doğru zorlamak için kasılır, böylece ellerde soğuma gerçekleşir.
Tüm vücuttaki kaslar bireyi kaçmaya veya savaşmaya hazır hale getirmek için gerilir, özellikle kişi hareketsiz kalırsa kaslar harekete hazır kalmanın bir yolu olarak titreyebilir.
Eğer kişi hareket etmezse baş dönmesi ve sersemlik yaşar.
Adrenal bezler vücudun diğer kısımlarını tehlikeye cevap vermeye hazır hale getirmek için adrenalin salgılar.
Mesanedeki kaslarsa bazen aşırı strese yanıt olarak gevşer.
Bu nedenle idrar kaçırma görülebilir.
Tehlikeden kurtulabilmek için vücut serinlemeye çalışır, böylece avuç içleri terler.
Don, savaş ve kaçla nasıl başa çıkılır?
Modern zamanlarda aslanlardan kaçmamız gerekmiyor.
Ancak günlük olarak stres unsurlarıyla baş etmek zorunda kalıyoruz.
Bu tehditler karşısında vücudumuz, tıpkı aslanlara veya vahşi doğadaki diğer tehdit unsurlarına verdiği fizyolojik tepkiyi vermektedir.
En nihayetinde don, savaş veya kaç tepkisi, vücudun kendini koruması için tehlikeli bir durum karşısında gösterdiği tepkidir.
Kişiyi tehlike anında kurtarabilir.
Eğer gündelik yaşamınızda stres veya kaygıdan dolayı bu durumu sık sık yaşıyorsanız, başa çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz.
Stres tepkisinin etkileriyle başa çıkmak için şunları yapabilirsiniz.
Güvenli bir alana geçin.
Mümkünse daha az tehdit edici ve rahat hissettiğiniz bir yere geçin.
Dışarı çıkabilir veya sessiz bir mekanı tercih edebilirsiniz.
Bunu geçici olarak bile yapmak sizi rahatlatacaktır.
Nefesinizi yavaşlatın.
Stres tepkisi hızlı ve sığ nefes almaya neden olur.
Nefes alma teknikleriyle bunu kontrol altına alabilirsiniz.
Diyafram nefesinizle stres tepkisinin sakinleşmesini veya tersine dönmesini sağlayabilirsiniz.
Güzel ve sakin bir yürüyüş huzurlu olmanızı sağlayabilir.
Bununla birlikte yoga gibi aktiviteler nefesinizi yavaşlatmaya da yardımcı olabilir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
