Dinlenen Müziklerin Sözleri, Gençleri Kötü Davranışlara İtiyor Olabilir mi?
12 Eylül 2021 · 15 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Altyazı M.K.
Ülkemizde de aralıklarla gündeme gelen bir konu özellikle de hiphop ve rap gibi şarkı türlerinde geçen sözlerin şiddet, alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı gibi kötü davranışları tetikliyor olabileceğine yönelik endişelerdir.
Türkiye'de özellikle de gençlerin boş zamanlarında yaptıkları etkinlikler arasından en üst sıralarda yer alan müzik dinlemek geldiği, ortalama bir gencin günde iki buçuk saat müzik dinlediği ve en popüler şarkıların
üçte birinin alkol veya uyuşturucu kullanımından söz ettiği, yani ortalama bir gencin müzik dinlediği saat başına 35 kere alkol veya uyuşturucuya maruz kaldığı düşünülecek olursa bu soru elbette önem arz
eder hale gelmektedir.
Dahası rap gibi bazı spesifik müzik türlerinin özellikle hedef alınması şaşırtıcı değildir.
1990'lı yıllarda ABD'de yapılan bir araştırmada rap türündeki şarkıların %47'sinde alkol tüketiminden bahsederken alkolden bahsetme oranının country müzikte %13, Hot
100 veya Top 40 gibi listelerde %12, Alternative Rock müzikte %10 ve Heavy Metal müzikte %4 olduğu gösterilmiştir.
Ayrıca her 3 rap şarkısından ikisinde yasa dışı uyuşturuculardan bahsedilirken diğer şarkı türlerinde bu oran %10 dolaylarında kalmıştır.
Daha net kıyaslayacak olursak yapılan bir araştırmaya göre sadece pop müzik dinleyen bir genç uyuşturucu kullanımından bahseden sözlere günde 5 defa maruz kalırken sadece rap dinleyen biri günde 251 referansa
maruz kalır. Ortalama müzik dinleyicisi için bu sayılar günde 84, haftada 591, yılda 30.732 referans düzeyindedir.
Ayrıca zaman içinde rap şarkılardaki kötü davranış referansları sıklaşmıştır.
1997 yılında yayınlanan rap şarkılarında alkolden bahsetme oranı 1979'a oranla 5 kat artmıştır.
%8'den %44'e çıkmıştır.
Ayrıca 1970 ila 1989 yılları arasında alkolden bahseden rap şarkılarında Bu referansların %43'ü alkole yönelik pozitif bir tona sahipken, bu oran 1994 ila
1997 yılları arasındaki rap şarkılarında %73'e çıkmıştır.
Rap ve rock şarkılarının kliplerindeki şiddet ve kriminal faaliyet imgeleri de diğer müzik türlerinin iki katı kadardır.
Elbette toplumun evrimi sanatın da evrimini tetiklemektedir.
Örneğin 2000'lerden önce sigara tüketimine yönelik imgeler daha yoğunken, 2005 yılı itibariyle popüler olan şarkıların sadece %3 civarında sigara tüketildiği görülmekteydi.
Buna karşılık şarkıların %14'ünde marihana, %24'ünde alkol, %12'sinde diğer maddelerin kullanımından söz edilmekteydi.
2005 yılında popüler olan 279 şarkıdan sadece %4'ü uyuşturucu veya alkol karşıtı nitelikteydi.
2017 yılında Billboard'un en çok dinlenen 100 şarkısından %33.7'sinde en az bir defa alkolden söz edilmekteydi.
Bu temayı şarkılarında en çok işleyen sanatçılar arasında Florida, Drake ve Lil Wayne gelmekteydi.
Bu şarkıların hepsi alkolizmi öven nitelikte değildir.
Bazıları ağır alkol tüketiminin yarattığı sorunlara da değinmektedir.
Bu durumda şu soru doğmaktadır.
Eğer bir genç, bu tür olumsuz davranışları pekiştiren, telkin eden veya öven müziklere uzun süreler boyunca maruz kalacak olursa bu kişinin davranışları negatif yönde değişebilir mi?
Eğer öyleyse, bu davranışları yeren veya eleştiren perspektiften müzik üretilecek olursa toplumdaki olumsuz davranışları azaltmak mümkün olabilir mi?
Burada dikkatinizi çekmek istediğimiz kritik nokta şudur.
Bu yazımızda incelediğimiz, belirli müzik türlerinde bu davranışların sergilenmesinin uygun olup olmadığı değildir.
Zira bu tür bir inceleme daha ziyade etik, sanat, felsefe ve kamu sağlığı boyutunda meta bir tartışma olacaktır ve yukarıdaki sorunun kapsamının ötesindedir.
Benzer şekilde, burada ayıklamak istediğimiz nokta, hali hazırda olumsuz davranışlar sergileyen kişilerin belirli müzik tiplerini seçip seçmediği konusu da değildir.
Elbette eğer ki belirli davranışları sergileyen kişiler belirli müzik türlerini tercih ediyorlarsa o müzik türlerini dinleyenlere yönelik yapılacak bir incelemede o türün kitlesinin olumsuz davranışları sergileme ihtimali daha yüksek olacaktır.
Zaten bugüne kadar yapılan deneysel çalışmalar hard rock, heavy metal, rap ve tekno gibi müzik türlerini dinleyen gençler arasında alkol ve yasa taşı uyuşturucu kullanımının daha yüksek olduğunu göstermeyi başarmıştır.
Burada sorduğumuz, hali hazırda bu tür olumsuz davranışları sergilemeyen, ve bu tür davranışlara yönelik başka sebeplerle meyilli olmayan bireylerin bu tür müziklere maruz kalması sonucunda davranışlarında
herhangi bir değişim olup olmadığıdır.
Elbette bu sorunun yanıtını vermek kolay değildir çünkü insanlar çok karmaşık sosyal ve psikolojik yapılara sahiplerdir ve bir davranış genellikle çok sayıda faktörün bir arada çalışması sonucunda ortaya çıkar.
Bu nedenle belirli müzik türlerini dinleyen kişilerin belirli davranışları sergileme ihtimalinin zamanla arttığını gösterebilseydik bile bu davranış değişiminin nedeninin bu müzik türü olduğunu aceleci bir şekilde ileri
süremezdi. Çünkü korelasyon her zaman neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmez.
Yine de bir korelasyon kurabilmek konuya yönelik atabileceğimiz ilk bilimsel adımdır.
Örneğin 2016 yılında yapılan bir araştırmada 15 ila 25 yaş arası üniversite öğrencileri arasında rap müzik dinleme ile alkol tüketimi, problemli alkol tüketimi, yasa dışı uyuşturucu tüketimi ve agresif
davranışlar arasında güçlü ve pozitif bir ilişki tespit edilebilmiştir.
Ne var ki rap müzik gibi türlere daha fazla maruz kalma sonucunda kötü davranışlardan söz eden sözleri daha çok dinlemenin bu davranışlarda herhangi bir değişime sebep olup olmadığı konusu çok net değildir ve halen tartışmalıdır.
Yapılan çalışmalarda olumsuz nitelikteki bir müziğe kısa bir süreliğine, örneğin bir dakikalığına maruz kalmanın davranışları değiştirmekte neredeyse hiçbir etkisi olmadığı gösterilmişse de daha uzun süreli maruziyet konusunda
cevaplanmayı bekleyen soru işaretleri bulunmaktadır.
Aşağıda örnekleyeceğimiz gibi farklı çalışmalardan birbirleriyle çelişen sonuçlar almak mümkün olmuştur.
Müzik olumsuz davranışları tetikleyebilir.
Müziğin davranışları değiştirebilme gücü konusunda korrelasyonun ötesine geçerek nedensellik iddia eden çalışmalar da yapılmıştır.
Örneğin Pittsburgh Üniversitesi'nden Dennis Hart, Amerika Birleşik Devletleri'nin güney eyaletlerinde popüler olan rap şarkılarında sözü edilen reçeteli öksürük şuruplarının hatalı bir şekilde övülmesi sonucunda gençler arasında
kodeyin bulanmış öksürük şurubu tüketiminin arttığını söylemektedir.
Dolayısıyla şarkı sözlerindeki telkinlerin gençlerin davranışını değiştirdiği söylenebilir.
Buradaki kritik nokta olumsuz davranışları pekiştiren veya olumlayan nitelikteki müziklerin o davranışların gençler arasında kabul edilebilirliğini artırıyor olmasıdır.
Dolayısıyla Bu davranışlara doğrudan neden olmuyor olsa bile bu davranışların ortak bir müzik kültürünü paylaşan gençler arasında daha kolay yayılabilmesi için uygun zemini hazırlamaktadır.
Bir diğer örnek olarak 2003 senesinde yapılan bir araştırmada 5 ayrı deneye tabi tutulan gençlerde vahşeti öven ve yücelten şarkılar dinletilen gençlerde şiddete yönelik algılar vahşeti öven
içerikte olmayan şarkılar dinletilenlere göre daha güçlü ve yoğun bir şekilde gelişmiştir.
Deneylerde vahşet içerikli şarkılar dinleyenlerde vahşet içerikli düşüncelerin arttığı saptanmıştır.
Ayrıca bu etkinin şarkının niteliği ve türünden bağımsız olduğu yani esprili bir dille de yazılmış olsa ciddi bir dille de yazılmış olsa aynı şekilde şiddet eğilimini arttırdığını göstermiştir.
Bu araştırmanın önemli tarafı müzik dinleme öncesi ve sonrasında davranışların nasıl değiştiğini ölçmüş olmasıdır.
Yani hatalı korelasyonlara düşmekten kaçınmıştır.
Buna göre sonuçlar katersiz hipotezi olarak bilinen bir argümanı çürütmektedir.
Bu hipoteze göre, agresif duygu ve düşünceleri müzik gibi tehlikesiz araçlar yoluyla ifade etmek kişinin agresiflik düzeyini düşürecektir.
Ne var ki deneysel sonuçlar bu sonucu desteklemiyor gibi gözükmektedir.
Ancak araştırmada, müzik dinlemenin saldırgan davranış üzerindeki kısa dönem ve uzun dönem etkilerinin netleştirilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiği de vurgulanmaktadır.
Müzik, olumsuz davranışları dizginleyebilir mi?
Katarsis hipotezi, farklı delillerle desteklendiği için ölmeye niyetli değil gibi gözükmektedir.
Örneğin Queensland Üniversitesi'nden araştırmacılar, deneklerinin başından geçen öfke uyandırıcı anıların üzerine giderek onları kasten sinirlendirmiştir.
Sonrasında bir gruba hardcore metal müzik dinletmişler, diğerlerinin ise sessizce oturmasını istemişlerdir.
Öfkeyi tetiklediği söylenen müzik türünü dinleyen bireylerdeki pozitif duygu oranı sessizce oturanlara göre çok daha yüksek olmuştur.
Benzer şekilde 2014 yılında yapılan bir araştırmada üzgün müziğin vücut içi dengenin sağlanmasında yardımcı olabileceği gösterilmiştir.
Bu bulgular 2005 yılındaki bir diğer çalışmanın gösterdiği üzere üzgün müzik dinlendiğinde aktifleşen beyin bölgelerinin homoestezi ile ilişkili beyin bölgeleri ile aynı olduğu bulgusu ile uyumludur.
Müzik olumsuz davranışlarda etkisiz eleman olabilir mi?
Ancak herkes müziğin belirli olumsuz davranışların sebebi olduğu konusunda aynı kanaatte değil.
Örneğin 2013 yılında yapılan bir araştırmada müziğin duyguları ve davranışları nasıl etkilediğinin hali hazırda altta yatan nedenlerle ilişkili olduğu gösterilmiştir.
Yani başta da uyardığımız gibi diğer faktörlerin etkisini görmekteyiz.
Klinik depresyon eğilimi olan bireyler üzgün ve negatif şarkılar dinledikten sonra daha kötü hissetmektedirler.
Ancak bu tür eğilimleri olmayan bireyler, üzgün şarkılardan sonra daha iyi hissettiklerini belirtmektedirler.
Üzgün veya negatif içerikli şarkıların, insanın iç dünyasında duygularını gözden geçirmesine ve insanlarla daha iyi ilişkiler kurulmasına katkı sağladığı gösterilmiştir.
Northwestern Üniversitesi'nden Eric Bison şöyle söylüyor.
Müzik, gençlerin alkol tüketmesine sebebi değildir.
Ama onları alkol tüketmeye teşvik edebilir.
Alkol ve uyuşturucu kullanımından söz etmenin, gençlerde bunların tüketimini artırdığını gösteren çalışmalar mevcuttur.
Öte yandan aynı araştırmada mutlu şarkıların hem depresyona eğimli olan hem de olmayan kişilerde daha fazla pozitif duyguları tetiklediği gösterilmiştir.
Yazımızın başında gençler arasında yaygın olarak dinlenen rap gibi müzik türlerinde uyuşturucu referanslarının arttığını söylemiştik.
Fakat 2014 yılında yapılan bir araştırma gençler arasında sigara ve uyuşturucu gibi maddelerin kullanımını tam tersi yönde gittiğini göstermekte ve müziklerin içeriği ile gençlerin davranışı arasında doğrudan bir ilişki
kurulamayacağını, dikkate alınması gereken daha birçok faktör olduğunu, örneğin çeşitli uyuşturucu maddelerin serbest bırakılmasının yarattığı etkileri gözetmek gerektiğini savunmaktadır.
Gençler arasında hem alkol hem sigara tüketimi, 2014 senesinde geleceği denetleme projemizin başladığı 1975 senesinden bu yana olan en düşük seviyelerine ulaşmıştır.
2013 ila 2014 yılları arasında reçeteli ilaçların, Özellikle de narkotik maddelerin kullanımı ya sabit kalmıştır ya da azalmıştır.
Gençlerin çeyreği geçtiğimiz sene içerisinde Mariana kullandığını itiraf etmektedir.
Buna karşılık gençlerin yedide birinden azı uyuşturucu veya sigara tüketmektedir.
Bu elbette yersiz rehavete kapılabileceğimiz anlamına gelmemektedir.
Sakin müzik ahlaksız davranışları pekiştirmekte kullanılabilir.
İlginç bir şekilde 2011 yılında yayınlanan bir diğer çalışmada araştırmacılar müziğin insanların ahlaki değer yargılarını değiştirebileceğini göstermiştir.
Ancak ilginç olan sonuç bu değildir.
İlginç olan daha sakin müzikler dinleyen kişilerin ahlaksız davranışlar sergilemeye daha meyilli olabileceğinin bulunmuş olmasıdır.
Araştırmacılar, katılımcıların sahte bir radyo reklamı dinlemesini istemişlerdir.
Reklamda bir internet sitesi insanlar için sahte dokümanlar üreterek onların daha yüksek gelir elde edebilmesine yardımcı olabileceğini söylemektedir.
Bu reklamı dinleyenlerin yarısına Fonda, Mozart'ın A Little Night Music Allegro'su dinletilmiştir.
Geri kalanına ise hiçbir müzik dinletilmemiştir.
Benzer şekilde bir diğer deneyde katılımcılara yine bir internet sitesinin radyo reklamı dinletilmiştir.
Bu defa internet sitesi, üniversite sınav kağıtlarında öğrencilere sahtekarlık yapma konusunda yardımcı olabileceğini söylemektedir.
Katılımcıların yarısına James Brown'un I Got You şarkısı dinletilmiş, diğer yarısına ise çekirgelerin sesi dinletilmiştir.
Her iki durumda da sakin veya mutlu nitelikte olan arka plan müziğini dinleyen grubun ahlaksız reklamı onaylama oranı hiçbir müzik dinlemeyen veya çekirge sesleri dinleyenlere göre daha yüksek olmuştur.
Araştırmacılar bu bulgulardan yola çıkarak müziğin doğru bir şekilde kullanılması halinde ahlaksız davranışları pekiştirici bir rol üstlenebileceği sonucuna varmışlardır.
Öyle ki müzikli arka plana sahip reklamı dinleyen deneklerden bazıları reklamda söylenenleri daha pozitif bir ışıkta gördüklerini söylemişlerdir.
Sonuç olarak müziğin duygu ve davranışlarımızı değiştirme gücü olduğu açıktır.
Bu gücün sıfırdan bir davranışı yaratabilecek kadar güçlü olup olmadığı henüz net değildir.
Yani hala hazırda belirli davranışlara eğilimi olanlarda bu davranışları pekiştirme düzeyinde kalıyor olma ihtimali bulunmaktadır.
Ancak yine de toplumun belirli bir kesimi için son damla olabilme gücüne sahip olan bu sanat eserlerini üreten sanatçıların Bu podcastımızdaki bulgular ışığında söz yazma pratiklerini gözden geçirmeleri
veya belirli bir temayı işlerken dinleyici kitlesinde bulunan kişilere hitap etme sırasında bu araştırmaların bulgularını göz önünde bulundurmaları tavsiye edilebilir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
