Deniz Suyu İçilebilir mi? Neden Deniz Suyunu Arıtıp, İçme Suyu Olarak Kullanmıyoruz?
28 Şubat 2021 · 8 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Deniz suyu içilebilir mi?
Neden deniz suyunu arıtıp içme suyu olarak kullanmıyoruz?
Yazar Zeynep Şeniş Editör Çağrı Mert Bakırcı Seslendiren Başar Soysal Dünya nüfusu orantısız
bir şekilde artarken, mevcut doğal su kaynakları üzerindeki stres de hem miktar hem de kalite açısından artmaya devam ediyor.
Günümüzde 100 yılın en temel çevre sorunu olarak tahmin edilen su için küresel çapta bir rekabet bulunuyor.
Neredeyse 1 milyar insanın temiz suya erişimi bulunmuyor ve bu sayının önümüzdeki 10 yıllarda keskin bir şekilde artacağı öngörülüyor.
2020 yılında Cape Town susuz kalmaya tehlikeli düzeyde yaklaştı.
Yağmurlu havasıyla nam salmış İngiltere bile kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumda.
2018'de Kaliforniya'da yaşanan olağanüstü kuraklıkta bu endişe verici soruna parlak bir ışık tuttu.
Kaliforniya'da yaşanan yağışsızlık, eyaletin %80'inin aşırı veya istisnai bir kuraklık yaşamasına sebep olurken, kentsel alanlarda yaşanan su kesintileri özellikle çiftçileri
zor durumda bıraktı.
Daha da yakınlardan örnek vermek gerekirse, Türkiye'de son 5 senede yapılan gözlemler, yaşadığımız kuraklığın her geçen sene daha kötüye gittiğini gösteriyor.
Yağış düzensizliği ve yetersizliği sebebiyle rezervuarlar ve akarsu akış seviyeleri rekor düşük seviyelere ulaştı.
Yeryüzünde bulunan suyun %96.5'i okyanuslarımızda bulunur.
Fakat bu su tuzla doygun haldedir ve içilemez.
Tatlı suyun çoğu ise buzullarda veya yer altının derinliklerinde hapsolmuş durumdadır.
Öyleyse bizlere kullanabileceğimiz yüzde birinden biraz azı kalmışken neden tüm bu deniz suyundaki tuzu filtreleyerek ve neredeyse sınırsız miktarda temiz, içilebilir suya sahip olamıyoruz?
Bilim insanları ve devlet kurumları bu krize yanıt ararken tuzdan arındırma çözüm olarak ileri sürülmüştür.
Ancak tuzdan arındırma, temiz su kaynaklarını sorumsuzca harcayanlar için sihirli bir değnek olmaktan çok uzaktır.
Günümüz teknolojisiyle tuzdan arındırma aşırı pahalı bir yöntemdir.
Büyük miktarda enerji gerektirir.
Çevreye zarar verir ve eğer tüm bu sorunlar çözülebilseydi bile yalnızca sahillerde yaşayan toplumlar için işe yarar bir şekilde uygulanabilir olurdu.
Tuzdan arındırma yöntemleri Tuzdan arındırma tesisleri tipik olarak termal ve membran olmak üzere iki kategoriden birine girer.
Termal yöntemle deniz suyu emilir, saf buhar elde etmek için ısıtılır ve kalan tuzlu su tekrar denize pompalanır.
Membran yöntemiyle ise deniz suyu, tüm tuzu ve diğer kirletici maddeleri dışarı çeken bir dizi filtreden büyük basınçlarda itilir.
Termal arıtım yöntemi daha eski usül bir yöntemdir.
1980'lerden önce tuzdan arındırılmış suyun %84'ü bu işlemden geçiriliyordu.
Yeni milenyum başından beri ise özellikle de belirli bir tür membran teknolojisi olan ters ozmos yöntemi daha yoğun olarak kullanılmaya başlandı.
Bu tip tesisler artık dünya çapında tuzdan arındırılmış suyun %69'unu üretiyor.
Maliyet Sorunu Deniz suyunu tuzdan arındırma en pahalı tatlı su elde etme yöntemlerinden biridir.
Planlama, izin süreci ve konsantre atık yönetimi maliyetleri dahil olmak üzere tuzdan arındırma sürecinin toplam maliyetleri hem mutlak olarak hem de diğer alternatiflerin maliyetleriyle
karşılaştırıldığında oldukça yüksektir.
Tuzdan arındırma işlemi çok fazla enerji gerektirdiğinden tesislerin bakımı çok pahalıdır.
Enerji, denizden içme suyu sağlama maliyetlerinin neredeyse yarısını oluşturan tuzdan arındırma tesisleri için en büyük gider olarak rapor edilmektedir.
Pasifik Enstitüsü'nün bir raporuna göre tuzdan arındırma tesisleri üretilen her 1 milyon galon yani 3.78 milyon litre tatlı su için ortalama olarak 15.000
kWh enerji kullanıyor.
Her bir insanın...
Çeşitli nedenlerle günde 340 litre civarında su tükettiği ve tüm dünyanın her yıl 23.4 milyar kilowatt saat enerji tükettiği düşünülecek olursa, sadece bu yöntemle dünyaya
su sağlamanın inanılmaz yüksek maliyetli bir iş olduğu görülecektir.
Bu sebeple bu yüksek enerji gereksinimleri emisyonlarla ilgili endişeleri arttırıyor.
Çevresel Sorunlar Tuzdan arındırmanın maliyetleri sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevreseldir.
Tüm tuzdan arındırma yöntemleri, deniz suyunda bulunan tuzlardan ve işlemde kullanılan kimyasallardan oluşan konsantre bir atık ürün üretir.
Arıtmanın bu birinci yan ürünü, tesislerin denize geri pompaladığı brine adı verilen aşırı doymuş tuzlu sudur.
Bu madde, deniz tabanına çökerek çözünmüş oksijeni tüketir.
Yüksek tuzluluk oranı ve düşük oksijen seviyeleri, derin sularda yaşayan bentik organizmalar üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilir ve bu, gıda zinciri boyunca gözlemlenebilir ekolojik
etkilere dönüşebilir. Ayrıca bu yan ürün, besleme suyunda bulunan ağır metaller ve kimyasallarla yüklü olabilir.
Özellikle de kaynak suyunun ön arıtma sürecinde kullanılan kirlenme önleyici maddeler ekosistemler üzerinde potansiyel olarak zararlı etkileri olabilecek konsantrasyonlarda birikir ve çevreye zarar
verebilir. Yapılan bir çalışmaya göre toplam 173 ülke ve bölgede tuzdan arındırma tesisleri işletiliyor.
Ancak yalnızca 4 ülke, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar, dünyada yan ürün olarak ortaya çıkan brine'ın %55'ini tek başına üretiyor.
Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü tarafından Science of the Total Environment dergisinde 2019 yılında yayınlanan bir makale, tuzdan arındırma tesislerinin
bir yılda neredeyse Florida'nın tamamını kaplayacak kadar brine ürettiğini ortaya çıkardı.
Sonuç Tuzdan arındırma ciddi şekilde su sıkıntısı çeken bölgelerin kendi su kaynaklarına sahip olmasına izin verir.
Ancak yine de yüksek bir maliyete sahiptir.
Öte yandan iklim değişikliği ve şiddetli kuraklık gittikçe daha fazla alanı etkilerken bu yöntemin daha az maliyet ve karbon ayak izi şartıyla yatırım yapmaya değer bir süreç olduğu görüşü oldukça
yaygın. Yenilenebilir enerjiyi gelişmiş teknoloji ile birleştirmek, Tuzdan arındırmayı daha uygun bir seçenek haline getirebilir.
Ancak yine de kısa vadede çoğu ülke için ilk tercih olmayacaktır.
Bilim insanları çözüm olarak bu zararlı yan ürünü dikkatsizce etrafa atmak yerine yeni ekonomik değerler yaratmak amacıyla geri dönüşümü önermektedir.
Bazı mahsul türleri Tuzlu suya tolerans gösterebildiği için sulamada kullanılabilir.
Hidroelektrikle elektrik üretilebilir veya başka alanlarda tekrar kullanılmak için mineraller geri kazanılabilir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
