Delta Varyantı, Pandeminin Seyrini ve Bitiş Süresini Tamamen Değiştirebilir!
1 Ağustos 2021 · 10 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Delta varyantı nedeniyle COVID-19 çiçek hastalığından bile bulaşıcı hale geldi.
Bu, pandeminin seyrini ve bitiş süresini tamamen değiştiriyor.
Artık pandemi toplumu koruma noktasından bireyi koruma noktasına evrimleşmiş olabilir.
Yazar Çağrı Mert Bakırcı, seslendiren Cemile Kış.
Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi CDC'den uzmanların kendi aralarında paylaştıkları ve The Washington Post gazetesine sızdırılan bir sunum dosyasına göre koronavirüsün delta varyantı, önceki
varyantlardan biraz daha şiddetli hastalığa neden oluyor.
10 kat daha fazla viral yüke neden oluyor olabilir.
Hastanelik olma ve ölme riskini artırıyor.
Oksijen yardımı alma zorunluluğu riskini artırıyor.
MERS, SARS, Ebola, nezle, grip, 1918 İspanyol gribi ve çiçek hastalığından daha hızlı yayılıyor.
Delta varyantının temel üreme sayısı orijinal varyantınki gibi 2.5 değil 5 ila 9 arasında.
Daha geniş kümelenmelere neden oluyor.
Eğer ilk enfeksiyon üzerinden 6 aydan uzun süre geçtiyse yeniden enfeksiyon riski daha yüksek olabilir.
Yani delta varyantının şu anki yayılma hızı su çiçeği gibi müthiş hızlı yayılan bir hastalıkla aynı düzeyde.
Bu durum koronavirüs pandemisine karşı verilen savaşın bir kez daha yön değiştirdiğini kabul etmemizi gerektiriyor.
Bu durum CDC direktörü Dr.
Rochelle Walensky'nin 22 Temmuz'daki şu sözlerini doğruluyor.
Delta varyantı daha önceden var olan ve halk arasında dolaşan tüm varyantlardan daha agresif ve çok daha bulaşıcı.
Benim 20 yıllık kariyerimde gördüğüm ve insanlık olarak bildiğimiz solunum yolu virüsleri arasında en bulaşıcı virüslerden biri delta varyantı.
11 Mayıs 2020'de yayınladığımız üzere o zaman yapılan modellemelerde en olası senaryo COVID-19'un kalıcı bir hastalık olması yönündeydi.
Ancak eğriyi bastırma çabaları, koronavirüsün 2020 yılı boyunca kısmen yavaş evrimleştiği gerçeği ve mRNA teknolojisi sayesinde hızlıca hazırlanabilen aşılar, belki de pandemiyi bir noktada
durdurabileceğimiz ümidini doğurmuştu.
Ne yazık ki pandemiyle yeterli ölçüde mücadele verememiş olmamıza bağlı olarak COVID-19 salgını, her geçen gün kalıcı ve ölümcül bir solunum yolu hastalığı olmayı garanti edecek şekilde ilerliyor.
Sızdırılan dökümanların gösterdiğine göre aşılı bireylerin hastalanma veya ölme riski aşısızlara göre dikkate değer miktarda düşük ve yarma vakası olarak bilinen aşılıların COVID-19'a yakalanma riski
aşısızlardan çok ama çok daha düşük.
Ancak virüs bir kez bir aşılı bireye bulaştığında o birey de sanki aşısızmışçasına virüsü diğer insanlara yayabiliyor.
Halk arasında aşı olma oranları da beklenenin çok altında kaldığı için aşı olmayı reddedenler nedeniyle pandemide artık sürü bağışıklığına erişme hedefinin imkansız hale gelmiş olabileceğini gösteriyor.
Çünkü data varyantının 5 ila 9 arası bulaşıcılık oranı sürü bağışıklığına erişmek için gereken aşılama oranını %67 civarından %80 ila 88 civarına çıkarıyor.
Tabii ki bu sürü bağışıklığının devreye girmesi için gereken oran.
Pandeminin durması için %95'lerin üzerinde bağışıklığa erişmek gerekebilir.
Aşılar çalışıyor.
Dökümanda aşıların net bir şekilde çalıştığını gösteren veriler göze çarpıyor.
Örneğin en az bir doz aşı olmuş kişilerde aşısızlara kıyasla %40 daha düşük ortalama RNA viral yükü.
Milimetre başına 3.8 yerine 2.3 kopyaya düşüş.
Viral RNA'nın tespit edilme süresinde kısalma.
8.9 gün yerine 2.7 güne düşüş.
Febril semptomlara yakalanma riskinde azalma, %63'den %25'e düşüş.
Semptom sürelerinde azalma, 16.7 günden 10.3 güne düşüş.
Hastanelik olma oranlarında %87 ile %90 arası azalma görüldü.
Ayrıca aşılılarda ikinci dozdan sonraki 14 ila 20.
haftaya kadar olan sürelerde bağışıklık tepkisinde herhangi bir azalma görülmedi.
Tüm bunlar aşıların beklendiği gibi çalıştığını gösteriyor.
Ayrıca aşılar delta varyantına karşı neredeyse alfa varyantına karşı oldukları kadar etkili.
ABD'de hastanelik olanlar arasında aşısızların oranı yavaş yavaş artıyor.
Ancak bu aşıların işe yaramıyor olmasından değil, basitçe aşılı bireylerin oranının toplum içinde çoğalıyor olmasından kaynaklanıyor.
Temel oran yanılgısı adı verilen bu istatistiki etkiyi başka bir yayınımızda izah etmiştik.
Elde edilen bulgulara göre özellikle de yaşlılar arasında delta varyantına yakalananlar aşı durumundan bağımsız olarak daha kolay hastanelik oluyorlar ve gençlere göre daha yüksek ihtimalle ölüyorlar.
Aşılılar arasındaki ayrıca 162 milyonu aşılanmış olan Amerikalılar arasında her hafta 35 bin civarında yarma vakası yaşanıyor.
Aşılar bağışıklık sistemi zayıf kişilerde de oldukça etkili.
Ancak genel popülasyona göre etkileri biraz daha kısıtlı gözüküyor.
Dolayısıyla bu kişilerin ek doz aşı olması gerekebilir.
Yapılan çalışmalara göre...
2 doz Pfizer-BioNTech aşısı olduktan 7 ila 27 gün sonra immünobaskılanmış kişilerde SARS-CoV-2 enfeksiyonundan korunma oranı %71 olarak ölçüldü.
Genel popülasyonda bu oran %90.
2 doz mRNA aşısı olduktan 7 ve daha fazla gün sonra immünobaskılayıcı ilaç alanlarda SARS-CoV-2 enfeksiyonundan korunma oranı %80 olarak ölçüldü.
2 doz Pfizer-BioNTech aşısı olduktan 7 ila 27 gün sonra immüno baskılanmış kişilerde semptomatik COVID-19 görülme oranı %75 azaldı.
Genel popülasyonda bu oran %94.
2 doz mRNA aşısı olduktan 14 ve daha fazla gün sonra immüno baskılanmış kişilerde alanlarda COVID-19 nedeniyle hastanelik olma oranı %59 azaldı.
Genel popülasyonda bu oran %91.
Salgını durdurmak için maskeler şart.
Aşılanmanın reddi ve aşılılarında yeni evrimleşmiş varyantı ciddi anlamda yayabiliyor olması, maske, sosyal mesafelendirme ve diğer pandemiyle mücadele yöntemlerini de aktif olarak kullanmaya devam etmemiz
gerektiğini gösteriyor. Ancak aşı karşıtlığı ve değişen şartlara göre yön değiştiren kararlardan ötürü halkın aşılanma ve maske mesajlarını dikkate alamayacağından endişe ediliyor.
Tüm bunlar bir araya geldiğinde, COVID-19 pandemisinin daha uzun yıllar aramızda kalacağı ve insanları öldürmeye devam edeceği yönündeki tabloyu netleştiriyor.
Buna bağlı olarak uzmanlar, savaş alanının ve dolayısıyla savaş matematiğinin değiştiğini vurguluyorlar.
Pandemiye bakış açınızı değiştirin.
Döküman daha ziyade CDC'nin halkla iletişim çabalarını güçlendirmesine ve aşı ile maske teşvikini geliştirmesine odaklansa da, gerçekçi bir bakış açısıyla aşı kararsızlığı nedeniyle hedeflerin tutturulması
oldukça zor gözüküyor.
Kolombiya Üniversitesi epidemiologlarından Jeffrey Schaman şöyle söylüyor.
Sanıyorum buradaki temel sorun aşılıların da delta virüsünü yaymak konusunda ciddi bir rol oynuyor olması.
Bu bakımdan aşılanma artık daha ziyade bireysel bir korunma yöntemi haline gelmiş halde.
Kişiler kendilerini ağır hastalıklardan korumak istiyorlarsa aşı olmalılar.
Bunca tekrar vakası ve yarma vakası gördüğümüz için sürü bağışıklığı kavramı artık önemini yitirdi gibi gözüküyor.
Maryland Tıp Fakültesi'nde aşı uzmanı olan Kathleen Neuzil ise şöyle söylüyor.
Daha fazla kişiyi aşılamak bir öncelik olarak kalmalı.
Ancak halkın virüsle ilişkisini gözden geçirmesi gerekiyor.
Bu virüs öngörülebilir geleceğe kadar bizimle kalacak.
Dolayısıyla ciddi hastalık, engellilik ve tıbbi sonuçlardan kaçınmaya dönük bir hedef tutturmalıyız.
Burnunda virüs teşhis edilen her bireye odaklanmamalıyız.
Bunu yapmak zor biliyorum.
Ama koronavirüsün artık bir yere gitmeyeceği fikrine alışmamız gerekiyor.
Gerçekleri aykırın.
Dökümanda aşılarla ilgili verilen bilgilerde şunların halka hatırlatılması gerektiği vurgulanıyor.
Aşılar en çok hastanelik olma ve ölüm riskini azaltmada başarılı.
Sonrasında hasta olma ihtimalinizi düşürmede başarılı.
Sonrasında enfeksiyona yakalanma riskinizi azaltmada başarılı.
Aşılı birinin ağır hastalık geçirme riski aşısız birinden en az 10 kat daha az.
Aşılı birinin hastalığa yakalanma riski aşısız birinden en az 3 kat daha az.
Aşı etkililiği bir grubun ortalama riskini yansıtıyor.
Tekil bir bireyin riskindeki azalmayı değil.
Çünkü bireysel risk yaş ve savunma sistemi baskılanmışlığına göre değişebiliyor.
Bireysel korunma etrafındaki mesajlar netleştirilmeli.
Aşıların etkililiğinden söz ederken aşısızlarla kıyaslama yapılmalı.
Aşılılar ile aşısızlar arasındaki farklar belirgin ve kısmen sabit ilerliyor.
Kişisel hikayelere yer vermek önemli.
Salgının patlak verdiği spesifik örnekler verilmeli.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
