COVID19 Koronavirüs Geçirdikten Sonra Tekrar Yakalanmak Mümkün mü?
23 Mart 2020 · 8 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Seslendiren Funda Başak Koronavirüs salgını tüm hızıyla devam ederken en çok merak edilen konulardan bir diğeri de COVID-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 isimli
koronavirüse birden fazla defa yakalanmanın mümkün olup olmadığı.
Çünkü birçok insan bir kez geçirip atlatayım da sonra tekrar bulaşmasın şeklinde bir yaklaşıma sahip.
Ne yazık ki bu yaklaşımın doğru olup olmadığını tam olarak bilemiyoruz.
Çünkü hastalığa karşı kazanılan direncin kalıcı olup olmadığı konusunda çok net bir bulgu yok.
Ancak tekrar bulaşmayı gösteren birden fazla vaka var.
İlk olarak Şubat 2020'de Japonya'da daha önceden COVID-19 hastalığına yakalanıp kurtulan bir kadına ait bir test sonradan tekrar pozitif çıktı.
Daha sonradan yine Japonya'da bir diğer adamın testi 14 Şubat 2020'de pozitif çıkıp hastanede tedavi gördükten sonra negatife dönmesinden sonrasında 2 Mart 2020'de sonuç yeniden
pozitif çıktı. Çin'de yayın yapan Kaijin'de yayınlanan 14 Şubat 2020 tarihli bir makalede ise COVID-19'dan kurtulanların %14'ünün tekrardan pozitif çıkabildiği iddia edildi.
Çin'de hastalıktan kurtularak hastaneden çıkan 36 yaşındaki bir erkek, 5 gün sonra tekrardan hastalığa yakalanarak kısa bir süre içinde hayatını kaybetti.
Tekrardan bulaşma mı, hatalı test mi, nüksetme mi?
Ne var ki henüz elimizde olmayan antikor testleri üretilmeksizin bu hastaların bir başkasından virüsü yeniden mi kaptığı, yoksa testlerde bir hata mı olduğu veya virüsün tamamen vücuttan atılmaması dolayısıyla
hastalığın nüksedip etmediği kesin olarak bilinemiyor.
Koronavirüslere karşı savunma tepkisine dair öğrenmemiz gereken çok şey var.
Ocak 2020'de Journal of Medical Virology dergisinde yayınlanan bir makalede insan savunma sisteminin farklı koronavirüslere farklı şekillerde tepki verebildiği söyleniyor.
Çünkü savunma sistemimiz tek bir sistemden oluşmuyor ve birçok sayıda alt birim ve parça bulunuyor.
Buna bağlı olarak savunma sistemimiz bir virüse bir şekilde tepki verirken ona benzer başka bir virüse bambaşka bir kimyasal yolaktan geçerek tepki verebiliyor.
Tüm bunlar savunma sisteminizin ne kadar güçlü olduğuna ve SARS-CoV-2'yi ne düzeyde tanıyabildiğine bağlı olarak değişiyor.
Dahası iş virüsü tanımakla bitmiyor.
Sonrasında sisteminizin virüsü hatırlaması gerekiyor.
Çünkü diğer viral hastalıklardan bildiğimiz üzere savunma sistemimiz bir virüsü zamanla unutabiliyor.
Yani belirli bir antijene karşı üretilen antikorların sayısı zamanla azalabiliyor.
Bu nedenle o virüs tekrar bulaştığında savunma sistemi yeniden hazırlıksız yakalanabiliyor.
SARS salgını bize neler öğretir?
Şu anda SARS-CoV-2'ye yönelik savunma tepkisinin süresini bilmek için çok erken.
Ancak onun en yakın kuzeni olan ve 2002 ila 2004 yılları arasında SARS salgınlığına neden olan SARS-CoV'a yönelik 2007 yılında Emerging Infectious Disease dergisinde yayınlanan bir makale
SARS'a yakalanmış 176 hastayı hastalıktan kurtulmaları sonrasında takip etti ve kanlarındaki antikor seviyelerinin virüsten kurtulmalarından sonraki 2 yıl boyunca yaklaşık olarak aynı düzeyde
kaldığını gösterdi. Ancak enfeksiyondan sonraki 3.
yıldan itibaren antikor seviyeleri düşmeye başladı.
Eğer savunma sistemlerimiz SARS-CoV-2'ye de SARS-CoV gibi tepki verecek olursa 2-3 yıl civarında bir korunma görmeyi bekleyebiliriz.
Bu süre aşı ve ilaçların üretilmesi için fazlasıyla yeterli bir süre gibi gözüküyor.
Bu iyi haber. Kötü haberse şu, vücuttaki antikor seviyeleri her zaman savunma sisteminin gücü veya kapasitesiyle eş anlamlı olmak zorunda değil.
Bazı insanlarda ölçülebilir antikor olmamasına rağmen patojenlere karşı direnç oluşabiliyor.
Bazı diğerlerinde ise antikorlar olmasına rağmen patojen direnci düşük olabiliyor.
Dolayısıyla yukarıdaki deneyi gerçekçi yapacak şey bu 176 hastaya tekrardan SARS-CoV bulaştırıp nasıl tepki verdiklerini görmek.
Ama bunun etik nedenlerle yapılamayacağı aşikar.
Kaç çeşit SARS-CoV-2 var?
Tabii tüm bu analiz içinde evrimi de unutmamak gerekiyor.
SARS-CoV-2 insandan insana, ülkeden ülkeye, kıtadan kıtaya bulaştıkça evrimleşiyor.
Buna bağlı olarak birden fazla soy hattına ayrılması ve bunların savunma sistemi tepkisinin farklı olması çok olası.
National Science Review dergisinde yayınlanan ve 103 hasta üzerinde yapılan bir çalışmaya göre şu anda iki çeşit COVID-19 hastalığı bulunuyor olabilir.
Bu illaki virüse karşı verilen tepkinin bambaşka olacağı anlamına gelmiyor.
Fakat araştırmacıların da makalelerinde belirttiği gibi bu durumun yakından incelenmesi ve evrimsel genetik araştırmalarına hız verilmesi gerekiyor.
Aksi takdirde ilaç ve aşı geliştirme çabaları hatalı sonuçlar üretebilir.
Uzmanlar olasılığın düşük olduğunu söylüyor.
SARS-CoV-2'nin akrabası olan diğer beta koronavirüslerden gelen veriler, koronavirüse yakalanma sonrasında belirli bir savunma direnci kazanıldığı ancak bu direncin ömür boyu kalıcı olmadığı yönünde.
Leeds Üniversitesi'nden virolog Prof.
Dr. Mark Harris şöyle diyor.
Koronavirüse yeniden yakalanma ihtimaliniz düşük.
Ancak akademik literatürde hayvan koronavirüslerine tekrardan yakalanmanın mümkün olduğunu gösteren bazı bulgular var.
Brighton ve Sussex Tıp Fakültesi'nden bulaşıcı hastalıkları doktoru Prof.
Dr. John Cohen ise şöyle diyor.
Bu sorunun cevabı şu anda bilmiyoruz olmalıdır.
Çünkü enfeksiyona yönelik bir antikor testimiz bulunmuyor.
Ancak yakında bu test üretildiğinde bu soruyu da cevaplandırabileceğiz.
Buna rağmen diğer viral enfeksiyonlara bakacak olursak koronavirüs bulaşmış bir kişinin savunma kazanacağı ve tekrar yakalanmayacağı söylenebilir.
Her zaman tuhaf istisnalar olacaktır ancak koronavirüse tekrar yakalanmanın mantıklı bir beklenti olmadığı söylenebilir.
Sonuç Tüm bunlardan çıkarılması gereken sonuç şu.
Bu yazının okurları bir noktada COVID-19'a muhtemelen yakalanacaklar ve büyük bir kısmı bu hastalığı atlatacak.
Ancak bu artık hastalığı taşımadığımız veya tekrar hasta olamayacağınız anlamına gelmiyor.
En azından şimdilik. Evet, olasılık düşük fakat sıfır olduğunu söylememiz imkansız.
Bu nedenle hastalığa yakalanıp atlatacak olsanız bile lütfen o andaki önlem uyarılarını dikkate alın.
Çünkü unutmayın, siz hasta olmasanız bile hastalığı başkalarına taşıyabilirsiniz.
Eğer hastalığa direnç kazanacak olursanız hastalığı taşıdığınızı tespit etmek de imkansıza yakın olacaktır.
Bu nedenle toplum için en tehlikeli durumlardan biri olan asemptomatik vaka haline dönüşebilirsiniz.
Lütfen evinizde kalın, hijyen kurallarına uyun ve uzmanların önerilerini takip etmeyi sürdürün.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
