Transkript
Covid-19 hastalığına bağışıklık en az 6 ay sürüyor.
SARS-CoV-2 bağışıklığına yönelik bilgilerimiz arttıkça aşıların işlevi konusundaki umutlar artıyor.
Yazar Ashley Yeager, çevirmen Emirhan İleri, uyarlayan İnci Şarda, editörler Çağrı Mert Bakırcı ve Berkay Morkan, seslendiren
Murat Kılıç.
Yapılan araştırmalara göre COVID-19 virüsüne karşı bağışıklık kazanmak en az 6 ay sürüyor.
Hatta 5 Kasım 2020 tarihinde Bio Archive'da yayınlanan bir ön baskıda bağışıklık kazanmanın çok daha uzun sürebileceğinden bahsedildi.
Bu ön baskı sonradan Nature dergisinde yayınlanarak bilimsel literatüre kazandırıldı.
Covid-19 atlatan 87 kişi arasında yapılan araştırmada SARS-CoV-2'ye karşı kazanılan antikorların 6 ay sonra bile kişilerde hala tespit edilebilir durumda
olmasına rağmen ilk aya göre azaldığı görüldü.
Bu hastalardan 6'sının örnekleri daha detaylı incelendiğinde enfeksiyondan 6 ay sonra vücutta bulunan antikorların enfeksiyondan yaklaşık 1
ay sonra vücutta bulunanlara göre virüsü nötralize etmede daha başarılı olduğu görüldü.
Ayrıca daha güçlü antikorlar oluşturan hafıza hücrelerinin sayısının zamanla değişmediği de saptandı.
Ekibi New York'ta pandeminin ilk günlerinden beri COVID-19 hastalarında antikor tepkilerini izleyip kaydeden Samuel Kohn ve Ralph Steinman profesörleri
ve aynı zamanda Rockefeller Üniversitesi Moleküler İmmunoloji Laboratuvarı Başkanı olan Michelle Nussweig şöyle dedi.
Bu gerçekten heyecan verici bir haber.
Burada gözlemlediğimiz bağışıklık tepkisi türü vücudun yeniden maruz kaldığında virüse karşı hızlı ve etkili bir yanıt vermesini sağlayarak oldukça uzun bir süre korumayı potansiyel
olarak sağlayabilir. İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden ümminolog Ziv Schulman son çalışmada yer almamasına rağmen bunu harika bir haber olarak değerlendiriyor
ve şunları dile getiriyor.
koronavirüse karşı uzun süreli hafıza oluşturup oluşturamayacağımız belirsizdi.
Yapılan araştırmada hafıza hücrelerinin aylar sonra bile vücutta bulunduğunu ve yüksek etkileşimli virüsü nötralize edebilecek antikorlar üretebildiğini gösterdi.
Araştırma sonuçları henüz bilim kurullarının incelemesine tabi tutulmamış olsa da virüsle iki kez karşılaşan bireylerin virüse karşı oldukça hızlı ve etkili bir bağışıklık
tepkisi oluşturma olasılıklarının oldukça yüksek olduğunu gösterdi.
Bu araştırmalar aynı zamanda uzmanlara uzun ömürlü bir aşı üretmek için de umut ışığı oldu.
Bu araştırmada New York'taki Rockefeller Üniversitesi'nde ümminolog ve fizikçi olan Christian Geblach ve ekibi enfekte olduktan 1 ve 6 ay sonra 87 bireyden
alınan kan örneklerindeki SARS-CoV-2 antikorlarının sebeblerini ve gücünü karşılaştırdı.
Araştırma ekibi spesifik olarak patojenleri nötralize etmek için üretilen Ümmino Globulin A.
yani IgA, IgG ve IgM gibi antikorların seviyesini ölçtü.
IgM, çoğunlukla enfekte olduktan sonra ilk yanıtı oluşturan antikordur.
IgC, kanda bulunan ana tip antikor olarak bilinir.
Kandaki IgA ise enfeksiyona karşı enflamatuar yani enflamasyonla savaşan bir reaksiyon başlatmaya yardımcı olur.
SARS-CoV-2 Spike yani mızrak proteininin reseptör bağlanma bölgesine uyumlu olan IgM ve IgG antikorlarının seviyesi ekibin çalışmalarına göre 1.
aydan 6. aya kadar keskin bir şekilde düşerken IgA antikorunda keskin bir değişim fark edilmemişti.
2. bir enfeksiyon sinyaline karşı tüm bu antikorları oluşturan hafıza B hücrelerinin seviyesi araştırma boyunca sabit kalmıştı.
Ağustos ayında MedArchive'da yayınlanan ön baskı ile uyumlu olan bu sonuçlar, hafif bir Covid-19 enfeksiyonundan sonra da virüsle savaşan hafıza B hücrelerinin üretilmeye
devam ettiğini gösterdi.
Nasus Wyck'ın laboratuvarında bir doktor ve immunolog olarak çalışan Christian Gabler şöyle dedi.
Reseptör bağlanma alanı olarak bilinen, virüsün zayıf yanına saldıran antikorları üreten bellek B hücrelerinin toplam sayısı aynı kaldı.
Bu iyi bir haber çünkü virüsle bir kere daha karşılaşırsanız bunlar ihtiyacınız olan şeyler.
Gebla ve meslektaşları bir sonraki aşamada 1 ve 6 ay sonra üretilen antikorları tanımladı.
Laboratuvarda sentezledi ve reseptör bağlanma bölgesine uyumlarını test etti.
Enfekte olduktan 6 ay sonra üretilen antikorlar, 1 ay sonra üretilenlere göre, virüsün bağlanma bölgesiyle daha sıkı bir kompleks oluşturuyorlardı.
Ayrıca bu antikorlar SARS-CoV-2 varyantlarını nötralize etme konusunda da daha başarılıydılar.
Bu gözlemler hastaların uzun süreli hafıza B hücrelerinin ve antikor üreten bağışıklık sistemlerinin harekete geçirildiğini gösteriyordu.
Hafıza B hücrelerinin üretildiği, germinal merkez olarak adlandırılan yapıların eksikliği, şiddetli Covid-19 enfeksiyonuyla ve ölümle ilişkilendirilmiştir.
Geblach ve ekibi enfeksiyondan 1 ve 6 ay sonra B hücrelerinin aynı tip antikorları üretip üretmediğini merak ediyorlardı.
Hafıza B hücre reseptörlerinin genetik dizilerini karşılaştırdılar ve genetik dizilerin 6 ay içerisindeki değişimlerini gözlemlediler.
Yapılan gözlemler B hücrelerinin 6 ay sonra ürettiği antikorların ilk ayda üretilen antikorlara göre virüsle mücadelede daha başarılı olduklarını gösteriyordu.
Sonraki laboratuvar deneyleri bu yeni antikor setinin virüse daha iyi tutunabildiğini ve virüsün mutasyona uğramış versiyonlarını dahi tanıyabildiğini gösterdi.
Bu konuda NASA Spike şunları söylüyor.
Bellek Bey hücrelerinin bu sıra zarfı içerisinde gelişmeye devam ettiğini görünce çok şaşırdık.
Bu genellikle virüsün vücutta kaldığı HIV veya uçuk gibi kronik enfeksiyonlarda meydana gelir.
Fakat enfeksiyon çözüldükten sonra vücuttan ayrıldığı düşünülen SARS-CoV-2 ile bunu görmeyi beklemiyorduk.
SARS-CoV-2 virüsü akciğerler, üst boğaz ve ince bağırsaktaki belirli hücrelerde kopyalanır.
Ve bu dokularda saklanan artık viral partiküller hafıza hücrelerinin evrimini tetikliyor olabilir.
Araştırmacılar Bu hipotezi derinlemesini araştırmak için güncel olarak Mount Sinai Hastanesi'nde gastroenterolog olan Saurabh Mahindru ile beraber ortalama
3 ay önce Covid-19'u atlatan bireylerin bağırsak dokusu biyopsilerini incelediler.
Mahindru'nun ekibi yaklaşık 4 ay önce enfekte olmuş ve iyileşmiş 14 hastanın biyopsilerini oldukça detaylı bir şekilde inceledi.
Doku toplama alanında hiçbirinin PCR sonucu pozitif çıkmamıştı.
Ancak 14 hastadan 3'ünün bağırsağında SARS-CoV-2'nin ZNA'sının bulunduğu ve 5 hastadan alınan biyopsilerinin SARS-CoV-2-N proteini içerdiği
tespit edildi. Ayrıca bir hastanın biyopsisindeki elektron tomografisinde de SARS-CoV-2 viral partikülleri tespit edildi.
Saurabh Mehundur'u şöyle diyor.
Virüs bağırsağınızda yaşamaya devam ediyorsa hala bağışıklık sisteminizi uyarma potansiyeline sahiptir.
Massachusetts Genel Hastanesi'nin Reagan Enstitüsü, MIT ve Harvard'da ümmünolog olan Shiv Pillai çalışmalarda yer almamasına rağmen bağırsaktaki virüsün enfeksiyon
nedeniyle hala bağışıklık sistemimizi uyararak hafıza B hücreleri ürettiği fikrini destekliyordu.
Sonuçlar SARS-CoV-2'yi atlatan çocuklarda.
haftalar sonra bile kusma, ishal ve şiddetli karın ağrısı gibi semptomlar gösteren, gizli bir bağırsak enfeksiyonu olan MIS-C'yi de açıklayabilirdi.
Şiv Pilaye bu konuda şöyle diyor.
Virüsün bağırsaklarda kalması için bağırsaklarımızda bir rezervuar var.
Ve bu tanımlarla tamamen uyuşuyor.
Mehinduru ve ekibi bağırsakta virüsün izlerini rastlamalarına rağmen SARS-CoV-2'nin dışkı yoluyla bulaşabileceğine dair bir kanıtları olmadığını özellikle vurguladılar.
Gablah ve ekibi de henüz bağırsaktaki virüsün bağışıklığın evrimine sebep olduğundan ve vücudun başka bir bölgesine sıçrayıp oradan bağışıklık sistemini etkileyebileceğinden
emin olmadıklarını vurguluyor.
Mahindru ve Gablah, bağırsaklardaki viral kaçakların, Hafıza B hücrelerinin evrimsel sürecini tetikleyip tetiklemediğini incelemek için araştırma gruplarını birleştirdiler.
Ekip, viral kaçakların hem hastalığın ilerlemesinde hem de bağışıklıkta hangi rolü oynayabileceğini daha iyi anlamak için daha fazla birey üzerinde çalışmayı planlıyor.
Gelecek araştırmalar Hafıza B hücrelerinin imlim tepkisinin 6 ayı geçip geçemeyeceği henüz belli değil.
2003'te SARS virüsüyle enfekte olan bireyler hala bu patojen için hafıza B hücrelerine sahip.
Gablah bunu referans alarak modelin SARS-CoV-2 için de aynı olabileceğini düşünüyor ve genellikle böyle bir hafıza tepkisi oldukça uzun sürer diye ekliyor.
Bir sonraki adımın aşıyla bağışıklık kazanmış hafıza B hücreleri olan bireyler de kan taraması yapmak olduğunu düşünüyorlar.
Aşılardan elde ettiğimiz bağışıklık verileri doğal enfeksiyonla kazanılan bağışıklığa son derece benziyor.
Bu hem şaşırtıcı hem de mükemmel bir haber.
Bu olay aşıların doğal bağışıklıkla aynı hafıza tepkisine yol açtığını gösterir olabilir.
Bunun açıklığa kavuşturulması hepimiz için oldukça önemli.
Bir podcast
fikriniz var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
