Cinsel Kimlik: Biyolojik Cinsiyet, Cinsel Yönelim ve Toplumsal Cinsiyet Nedir?
22 Ağustos 2021 · 28 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Altyazı M.K. Seslendiren
Merve Nur Karamanlı Günümüzde cinsellikle ilgili birçok terim oldukça hatalı ve eksik bir şekilde kullanılmakta.
Bunların toplum tarafından net olarak bilinmiyor oluşu temel gerçeklerde anlaşmayı zorlaştırmaktadır.
Hele ki İngilizce ve Türkçedeki kelimelerin karşılıkların olmayışı veya eksik oluşu kavramlar konusunda uzlaşmayı güçleştirmektedir.
Gelin cinsiyet ve cinsellikle ilgili bazı terimleri temizleyelim ve netleştirelim.
Cinsiyet, seks.
İlk olarak İngilizce'deki seks teriminin teknik terminolojide Türkçe'ye cins olarak çevirildiğini belirtmekte fayda var.
Ancak bu kullanım halk arasında pek yaygın değil.
Dolayısıyla burada kafa karıştırmamak adına halk arasında daha yaygın kullanımı olan cinsiyet sözcüğünü kullanacağız.
Tabi cins sözcüğünün taksonomik anlamının tamamen farklı olmasından ötürü de cinsiyet kullanımının kafa karıştırıcılığının önüne geçeceğini düşünüyoruz.
Cinsiyet, bir cananın doğuştan genetik olarak kazandığı cinsel üremeye yönelik özelliklerin toplamıdır.
Bu noktada anlaşılması gereken eşeğli üreyen her türe ait her bireyin bir cinsiyeti olduğudur.
Cinsiyet, siper ve yumurtanın birleşmesinden ötürü ve birleştiği anda ortaya çıkan bir unsurdur ve dolayısıyla bir yavru doğarken mutlaka bir cinsiyet ile doğar.
Tabii ki kimi kromozomal ve genetik anomaliler cinsiyetin tam oluşmasına engel olabilir ancak bu nadir durumları şimdilik göz ardı ediyoruz.
Bunlar başka yazıların konusu.
Sperm ve yumurtanın birleştiği anda belirlenen cinsiyete, kimi zaman diğerleriyle karıştırmamak adına biyolojik cinsiyet veya biyolojik cins de denmektedir.
Kısaca cinsiyet, bir bireyin genlerinden kaynaklı oluşan üreme organları ve özellikleri ile tanımlanan bir olgudur.
Cinsiyet kategorileri Bilindiği kadarıyla 3 farklı cinsiyet tanımlanmaktadır.
1. Erkek X diye kromozomen sistemine uyumlu olarak evrimleşmiş canlılarda, Erkekler X-Y kromozoman kombinasyonu ile doğarlar.
2. Dişi. X-Y kromozoman sistemine uyumlu olarak evrimleşmiş canlılarda dişiler XX kromozoman kombinasyonu ile doğarlar.
3. İnterseks, cinsiyet evrası.
İnterseks ise bu sistemde birkaç farklı şekilde ortaya çıkabilir.
Ancak bu etapta basitçe hem XX'in hem de X-Y'nin bir arada bulunmasından kaynaklı olarak ortaya çıktığının bilinmesi yeterli olacaktır.
İnterseks cinsiyetini doğuran bir diğer yaygın neden ise Y kromozomun üzerinde SRY geninin X kromozomu üzerine geçmesidir.
Genel bir tabiriyle interseks veya hermafrodit bireylerde iki üreme sistemi de bir arada oluşur.
Ortalama her 100 doğumdan bir tanesinde interseks cinsiyet görülmektedir.
Ancak bu interseksin at kategorilerinde daha farklı görülme sıklığı oranları görmek mümkündür.
Kimi kategorizasyonda sonuncu cinsiyet, erdişi veya hermafrodit olarak da tanımlanmaktadır.
Ancak bu da biyolojide teknik olarak ayrı bir anlama sahip olduğu için biz cinsiyet araştırmalarında daha sık kullanılan interseks çocuğunu tercih ediyoruz.
Bu kavramlara verdiğimiz isimler onları daha yakından tanıdıkça değişmektedir.
Örneğin eskiden interseks bireylerin cinsel bölgelerine atipik yani tipik olmayan genital bölge adı verilirken günümüzde daha çok belirsiz genital bölge kavramı kullanılmaktadır.
Benzer şekilde bu durum eskiden doğum hatası olarak sınıflandırılırken günümüzde doğum varyasyonu olarak görülmektedir.
Biyolojik cinsiyetlerin fiziksel özellikleri bu cinsiyetleri doğuran genlerin etkisiyle oluşur.
Örneğin eğer ki bu genlerde veya hormonal sistemde bir sıkıntı yoksa erkeklerin tamamında penis ve testis, dişlerin tamamında vajina ve üreme kanalı oluşacaktır.
Buna birincil eşeği karakterleri adı verilir.
Benzer şekilde yine bu makalemizde bahsedeceğimiz diğer konulardan bağımsız olarak sperm ve yumurtanın beklendiği bir şekilde birleşip çeşitli mutasyonların oluşmadığı durumda Tüm
dişlerde ergenlikle birlikte memeler değişen miktarda büyüyecek, erkeklerde göğüste ve yüzde değişen miktarlarda kıllar oluşacaktır.
Bunlara ikincil eşeği karakterleri adı verilir.
Tüm bunlar dediğimiz gibi sperm ve yumurtanın birleştiği anda X ve Y kromozomlarının kombinasyonlarına göre belirlenir ve bireyin veya toplumun cinselliğinden veya yaklaşımlarından
bağımsızdır.
Ancak bu organlar ve bu organlara bağlı olarak salgılanan hormonlar bu kişilerin nasıl hissedeceklerini tek başına etkilememektedir.
Henüz tam olarak bilinmeyen sebeplerle bazı bireyler eşeğilerinin genel özelliklerinden farklı şekilde hissetmesine neden olur.
Bu sebeplerin ne olduğunu bilmiyor olsak da potansiyel nedenlerin genetik, hormonlar, epigenetik ve psikolojinin birleşik bir etkisiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.
Eşeğilerin genel özelliklerinden kastımız ise toplum tarafından norm ya da normal olarak algılanan her türlü görünüm, davranış ve özelliktir.
Burada anlaşılması gereken şudur.
Bir insanın doğuştan gelen bir özelliği olan erkeklik ve dişilik, onun cinsel faaliyetlerinin nasıl ve hangi cinsiyete yönelik olacağını belirlemeye yetmemektedir.
İşte eşcinsellik ile ilgili yanlış anlaşılmaların kökeni bu noktadaki varsayımdan kaynaklanmaktadır.
Anlaşılması gereken bir bireyin erkek genetik yapısıyla doğmasının onun dişlerle çiftleşmeye yöneleceğini garanti etmemesidir.
Buna anlamının çok basit bir yolu aşağıdaki fotoğrafa bakmaktır.
Fotoğrafta solda bir erkek var toplumsal cinsiyet rollerine göre.
Sağda da bir kadın var.
Yukarıdaki fotoğrafta genlerden kaynaklı cinsiyete bağlı temel fiziksel özelliklerinden ötürü soldaki bireyin erkek, sağdaki bireyin dişi olduğunu varsayabilirsiniz.
Çok başarılı estetik ve cinsiyet değişimi ameliyatları göz ardı edilirse bu varsayımınız muhtemelen doğru olacaktır.
Ancak sadece bu fotoğrafa bakarak soldaki veya sağdaki bireyin hangi cinsiyetlere eğilim göstereceğini bilemezsiniz.
Çünkü sadece eşeği karakterleri yani cinsiyete bağlı fiziksel özelliklerin bireylerin cinsel yönelimlerini belirlemeye yetmez.
Bu anlaşıldığında eşcinsellikle ilgili temel bir hatadan kurtulunmuş olacaktır.
Şimdi toplumun cinsiyet algısından doğan bir kavrama bakalım ve yukarıdaki açıklamamızı derinleştirelim.
Toplumsal cinsiyet, gender.
En temel tanımıyla toplumsal cinsiyet, cinsiyetlere toplum tarafından yüklenen fiziksel, biyolojik, zihinsel ve davranışsal karakterlerin tümüdür.
Cinsiyet, biyolojik ve genel olarak tüm eşeğli yürüyen canlılarda görülen bir kavramken, evrimsel patikasından ötürü insan popülasyonlarında bir de tanımlanmış cinsiyet veya toplumsal
cinsiyet kavramı bulunur.
Bu kavramın bazı diğer iri beyinli primatlarda da olduğu düşünülmektedir.
Bu kavram insan türünün biyolojik evrimi sonucunda ortaya çıkan kültürel evriminin bir ürünüdür.
Evrimsel süreçte edindiğimiz rollerin günümüzde de geçerli olduğu fikrine dayandığı söylenebilir.
Kolay anlaşılması açısından Daha basit bir tanımı erkeksilik yani maskulin ve kadınsılık yani feminen olarak yapılabilir.
Bazı fiziksel özellikler, hareketler, davranışlar toplum tarafından erkeksi karşılanırken bazı diğerleri toplum tarafından kadınsı olarak karşılanır.
Bu yaklaşımların doğrudan biyolojik bir arka planı bulunmamaktadır.
Üstelik bu ayrım kültürden kültüre değişebildiği gibi aynı kültür içerisinde farklı zaman dilimlerinde farklı tanımlar kazanabilir.
Feminen bir erkek fotoğrafı var.
Örneğin yukarıdaki fotoğraftaki erkek davranışları ve fiziksel görünümü itibariyle toplumumuz tarafından feminen olarak algılanmaktadır.
Çok temel eşek karakterlerinden ötürü sakalların varlığı, kol kılları, kaş yapısı ve benzeri cinsiyetinin erkek olduğunu varsayabiliriz.
Bunlar biyolojik cinsiyetten kaynaklı özelliklerdir.
Öte yandan ayna kullanması, kendine bakması, ellerinin duruş biçimi, saç yapısı ve benzeri bilgiler toplumsal cinsiyet açısından bu erkeğin feminen olarak algılanmasına neden olur.
Fakat ne cinsiyeti ne de toplumsal cinsiyet algısı bize bu kişinin cinsel yönelimi hakkında hala bilgi vermemektedir.
Feminen yapıda olmasına rağmen dişlere ilgi duyuyor olabilir.
Ancak bu varsayım da hatalı olabilir.
Toplumsal cinsiyetin en tipik örnekleri erkeklere küçükken mavi rengin yakıştırılması, pembe rengin ise kızlar için kullanılmasıdır.
Eğer bir erkek pembe giyiyorsa kadınsa olarak yaftalanır.
Renklere dayalı toplumsal cinsiyet algısı öyle güçlü, yaygın ve kabullenilmiştir ki, biyolojik cinsiyeti belirleyen kromozomal haritada erkekleri mavi, dişileri pembe gösteririz.
Benzer bir şekilde küçük bir erkek bebeğinin Barbie ile oynaması, erkek çocuğunun ev setiyle oynaması toplumsal cinsiyet kavramı dahilinde anormal olarak görülecektir.
Bu toplumsal ayrımlar büyüme ve gelişme boyunca devam eder.
Kız çocukları daha nazik, yumuşak başlı, duyarlı, evcimen ve bağımlı olarak görülürler.
Öyle olmaya yönlendirilirler.
Erkek çocukları ise saldırgan, egemen, hızlı, güçlü ve bağımsız olacak şekilde şekillendirilirler.
Bu güçlü toplumsal şekillendirmenin belli başlı genetik altyapıları bulunsa da Bu yönlendirmeden yoksun çocuklarda bu kadar bariz ayrımlar oluşmamaktadır.
Dolayısıyla çocuklarımızın toplumsal cinsiyeti neredeyse tamamen bizler tarafından belirlenmektedir diyebiliriz.
Halbuki bu normlar ile anormal koşulların tarafsız ve bağımsız olarak belirlenmesi olanaksızdır.
Ancak bir toplum olarak yaşayan insanlarda bu kavramlar insanların hayatlarına müdahale edilmesini meşru kılacak hale sokmaktan ve hiçbir bilimsel temeli olmayan bir düzende şahsi
tanımlar ve keyfi yaptırımlar uygulanabilmektedir.
Bu örnekte Brad Pitt gibi bir aktörün ömrü içinde çekilen farklı fotoğrafları üzerinden giderek algılarımızın dış görünüşten nasıl etkilendiğini görelim.
Fotoğraflarda karışık olarak Brad Pitt'in feminen ve maskünen olduğu fotoğraflar var.
Örneğin yukarıdaki ilk 2-3 fotoğrafta Brad Pitt daha feminen olarak değerlendirilebilecekken alttaki fotoğraflarda daha çok maskünen olarak değerlendirilebilir.
Tüm fotoğraflarda bireyin erkek olduğundan neredeyse kesin olarak emin olabiliriz.
Ancak alttaki fotoğraflarda bu cinsiyete ait ana özellikler daha çok vurgulandığından toplumsal açıdan da normal gibi bir algı oluşturmaktadır.
Yani giyim tarzından saç yapısına, sakal bırakma durumuna ve daha nice görsel bilgiye dayanarak bir bireye toplumsal yaftalar yapıştırırız.
Eğer ki erkeksi bulunan ve bir erkekte olması gerektiği düşünülen özellikler daha az vurgulanırsa veya karşı cinsiyete ait olarak görülen özellikler daha fazla ortaya
çıkarılırsa bu durumda anormal gibi bir algı oluşur.
Halbuki bunlar toplumun zaman içerisinde belirlediği ve objektif bir temele dayanmayan varsayımları ve çıkarımlarıdır.
Dolayısıyla toplumsal yaklaşımlarımız bireyin cinsel yönelimlerine yargılamak ile ilgili güvenilir bir kıstas değildir.
Peki bu bahsedip durduğumuz cinsel yönelim nedir?
Cinsel yönelim en geniş tanımıyla bir bireyin eğer uyuyorsa hangi cinsiyete romantik veya cinsel ilgi duyduğudur.
Aynı zamanda cinsel yönelim hiçbir cinsiyete ilgi duymama durumunu aseksüellik de içerir.
Bu açıdan cinsel yönelim dört kategoride incelenebilir.
Aynı cinsiyete ilgi duyma eşcinsellik veya homoseksüellik.
Farklı cinsiyete ilgi duyma heteroseksüellik.
İki cinsiyete de ilgi duyma biseksüellik.
Hiçbir cinsiyete ilgi duymama ise aseksüellik.
Daha sonradan yapılan araştırmalar daha fazla sayıda tanımı da beraberinde getirmiştir.
Örneğin var olan tüm cinsiyet ve cinsel yönelimlere ilgi duyma panseksüellik veya birden fazla olmak kaydıyla bunlardan spesifik olarak bazılarına ilgi duyma poliseksüellik
de bu kategoriler içerisinde değerlendirebilmektedir.
Her ne kadar insan biyolojik bir cinsiyet ve o cinsiyete yapışık olarak doğan bazı toplumsal cinsiyet tanımları ile bir toplumun içinde doğuyor olsa da bireyin her zaman bu tanımlara uyan cinsel
yönelimler geliştirmediği görülür.
İşte eşcinsellik kavramının başladığı nokta burası olarak görülebilir.
Yani her ne kadar bir birey erkek olarak X diye kromozomları ile doğsa ve bu doğumu nedeniyle biyolojik ve toplumsal olarak dişilere yönelmesi beklense de sayısız türde bu durum bu
şekilde gelişmek zorunda değildir.
Daha düzgün bir tanımıyla her erkek doğan birey dişilere, her dişi doğan birey erkeklere yönelmek zorunda değildir.
Cinsel yönelim kategorileri Cinsel yönelimle ilgili olarak birçok farklı kategorizasyon geliştirmek mümkündür.
Aşağıda bunların olabildiğince kapsayıcı ve güncel bir listesini sunmaya çalışacağız.
Ancak bunu yaparken fantezi olarak tabir edilen seks uygulamalarından doğan kategorileri listemize dahil etmeyeceğiz.
Daha ziyade cinsel yönelimin temelini belirleyen kategorileri sunmaya çalışacağız.
Geleneksel olarak bu listenin ilk dört maddesi cinsel yönelim kategorizasyonunda kullanılmışsa da sonradan bu liste giderek genişlemiştir.
Aseksüelliğin bir cinsel yönelip olup olmadığı halen tartışılmakta olan bir konu.
Bir, düz cinsel.
Kendi biyolojik cinsiyetinden olmayan, karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir.
İnsan popülasyonunun büyük bir kısmı da bu kategoriye girmektedir.
Kendi biyolojik cinsiyetinden olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir.
Hem kendi biyolojik cinsiyetinden olan, Hem de karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir.
4. Cinselliksiz, aseksüel.
Hem kendi biyolojik cinsiyetinden olan hem de karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere herhangi romantik veya cinsel ilgi duymayanlar bu kategoridedir.
5. Griaseksüel.
Seksüellikle yani yukarıdaki ilk üç kategoriden birisinde olmak ile aseksüellik arasında bir yerde bulunan, bu iki üç arasında gidip gelen kişiler bu kategoridedir.
6. Androfilik.
Eşcinsel, düzcinsel tanımına alternatif olarak geliştirilen, erkek dişi kutupluluğu yerine maskünenite, feminite kavramları yerleştiren, bu tanım çerçevesinde maskülen özelliklere romantik
veya cinsel ilgi duyanları barındıran kategoridir.
7. Jinefilik. Eşcinsel-düzcinsel tanımda alternatif olarak geliştirilen, erkek dışı kutupluluğu yerine maskülamite-feminite kavramlarını yerleştiren, bu tanım çerçevesinde feminal özelliklere romantik
veya cinsel ilgi duyanları barındıran kategoridir.
Panseksüel-omliseksüel.
Cinsel yönelimi ve cinsel kimliği ayırt etmeksizin her insana romantik veya cinsel ilgi duyan kişileri barındıran kategoridir.
Kimi zaman cinsel kör olarak da tanımlanırlar.
9. Poliseksüel.
Farklı cinsel kimliklere ilgi duyup hepsine ilgi duymayan kişiler bu kategoridedir.
O. Queer.
Heteroseksüel veya düz cinsiyetli olmayan, herkesi barındıran çatı bir kategoridir.
Cinsel yönelim bir tercih değildir.
Burada anlaşılması gereken çok önemli bir noktaya değinmek istiyoruz.
Çünkü bunun anlaşılmaması eşcinsellerin yanlış yargılanmalarına neden olmaktadır.
Bireyler eşcinsel olmayı seçmemektedirler.
Çünkü hiçbir birey cinsel eğilimini seçemez.
Bu konuda kafanız karıştığında kendinize şunu sorun.
Ben karşıcıya sevgi duymayı ne zaman seçtim?
Buna cevabınız hiçbir zaman olacaktır.
Çünkü hiçbir zamanda bilinçli bir tercih yapmadınız.
Ayrı şey eşcinseller için de geçerlidir.
Eşcinsel olmayan düz bireyler nasıl ki karşı cinsiyete ilgi duymayı isteyerek yapmıyorlarsa eşcinseller de kendi cinsiyetlerine ilgi duymayı isteyerek yapmamaktadırlar.
Bu önemli noktayla ilgili çok sayıda araştırma yürütülmektedir.
Hemen hemen hepsi benzer sonuçlara varmaktadır.
Cinsel yönelim henüz kesin olarak bilinmeyen nedenlerin etkisi altında çok küçük yaşta muhtemelen ana rahminde belirlenmektedir ve sonrasında çok nadir bazı durumlar haricinde değişmemektedir.
Bu durumda bu kişilerin oldukları gibi kabullenmeleri toplum açısından en modern ve akılcısı olacaktır.
Cinsel kimlik, cinsiyet kimliği Tüm bu tanımlardan anlaşılabileceği gibi cinsiyetler ve bunların toplumsal karşılıkları basit birer XX ve XY kromozomu kombinasyonuna
indirgenemez. Dahası toplumun bireylerin nasıl ve ne şekilde davranmaları gerektiğine, ne kadar karışmasına izin vereceğimize bağlı olarak toplumsal cinsiyet kavramı sorunlu ve uzak durulmaya çalışan bir
kavram haline gelebilmektedir.
İşte bu durum bir kişinin kendisini dilediği kimlikte tanımlaması anlamına gelen cinsel kivrik kavramını doğurmuştur.
Cinsel kimlik bir bireyin genlerden veya toplumdan kaynaklı tanımlardan bağımsız olarak.
kendi benliğiyle, kendisinin hangi toplumsal cinsiyet kalıbına uyduğunu belirtmesi veya kendi tanımlarını yaratmasıdır.
Elbette basit bir ikili sistemden kişilerin kendilerini özgürce tanımlayabilecekleri akışkan bir sisteme geçildiğinde kavramlar bir anda çoğalabilmekte ve neyin ne anlama geldiğini takip etmek zorlaşabilmektedir.
Özellikle de birbirine çok benzer ancak birebir aynı olmayan tanımların doğması genel halk üzerinde kafa karışıkları ve direnme güdüsü yaratabilmektedir.
Dahası, cinsiyet araştırmaları daha kapsamlı hale geldikçe elde edilen yeni verilere bağlı olarak kategoriler daha da netleşebilmektedir.
Kimi zaman medyada ve özellikle sosyal medyada bu farklı cinsiyet kimlikleri alay konusu olabilmektedir.
Çünkü kısa bir sürede asırlara yayılan tanımlar değişmiş ve birçokları bu değişime ayak uyduramamıştır.
Dahası birçok kişi bu konular üzerinde pek kafa yormadığı ve kendini geleneksel dişi ve erkek gibi kategorilere uygun gördüğü için genel popülasyona nazaran oldukça ufak bir azınlığın tanımları bu kadar köklü
bir şekilde değiştirebilmesi onları rahatsız edebilmektedir.
özgürlüklerin değerini bilen insanlar homofobik, eşcinsel karşıtı olarak algılanmamak için bu değişime güçlü bir ayak direme yerine alay, satir ve komedi gibi yollara başvurarak değişmeye
direnmeye devam etmektedirler.
Özgürlük, eşitlik ve daha kapsayıcı tanımlar isteyen azınlık ile hali hazırda var olan tanımların yeterli olduğuna inanan, kapsamlı değişmeleri yersiz ve abartılı bulan çoğunluk arasındaki sürtüşme er ya da geç
belirli değişimleri beraberinde getirecek ve tanımlarımızın güncellenmesiyle sonuçlanacaktır.
Bunun izleyene daha 21.
yüzyılın ilk çeyreğinde bile net bir şekilde görebilmekteyiz.
İşte bu nedenle bu kısımda olabildiğince güncel ama kısa tanımlarıyla cinsel kimlik kategorilerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Çünkü durmaksızın geliştirdiğimiz evrim ağacı profillerinizde kendi kimliğinizi özgür bir şekilde tanımlayabilmenizi arzuluyoruz.
Cinsel kimlik kategorileri 1.
Kimliksiz, agender.
Kendi herhangi bir kimlikle tanımlamayan kişilerdir.
Bu kişiler herhangi bir cinsel kimlikleri olmadığını veya varsa da yaygın kimliklerin bir karışımı olduklarını düşünürler.
Bazı kimliksiz kişiler ameliyat veya hormon tedavisi yoluyla vücutlarını da cinsel kimliği belirginleştiren özelliklerden arındırmaktadırlar.
2. Er dişi, androjen.
Hem erkek hem dişlere ait cinsel özelliklere bunların bir karışımına sahip olan kişilerdir.
3. Bir cinsiyetli, çift kimlikli bir gendir.
Yaşamlarının farklı dönemlerinde kendilerini erkek veya dişi olarak tanımlayabilen, bunlar arasında geçiş yapan kişilerdir.
4. Düz cinsiyetli, cis, Cinsel kimlikleri biyolojik cinsiyetleriyle örtüşen kişilerdir.
Popülasyonun büyük çoğunluğu kendisini bu kategori altında tanımlamaktadır.
Sadece erkek ve dişlere ait özellikler arasında geçiş yapmakla kalmayıp burada cislenen diğer kimlikler arasında da geçiş yapabilen kişilerdir.
Kendilerini çok spesifik bir grup altında tanımlamayan, sadece geleneksel toplumsal cinsiyet kanıtlarına uymayan kişiler kendilerini bu şekilde tanımlamaktadırlar.
Özellikle de kadın gibi giyinmeyi seçen erkekler, erkek gibi sert ve zorlu ilişkilere ilgi duyan kadınlar ve transseksüeller bu kategori altında bulunurlar.
7- Sorgulayan. Özellikle cinsel kimlik tartışmalarının yaygınlaşması, sonrasında toplumun tanımladığı ikili kategoriden fazlası olduğunu öğrenen kişiler, kendi cinsel kimliklerini sorgulama sürecinden geçebilirler.
Bu süreçteki kişiler kendilerini böyle tanımlamaktadır.
8- İkiliksiz, genderqueer ya da non-binary.
Bu listedeki birçok kategoriyi bünyesinde toplayan çatı bir kavramdır.
Genel olarak toplumun ikili cinsel kimlik kalıbına uymayan herkesi tanımlamak için kullanılır.
9- Kimlik bükücü, gender bendir.
Cinsel kimlik kalıplarına uymamakla kalmayıp bunları bilerek çiğnemeyi sosyal bir aktivizm türü olarak benimsemiş kişilerdir.
Bu kişiler özellikle homofobi, transfobi, kadın karşıtlığı ve erkek karşıtlığı gibi düşüncelerle mücadele etmek için cinsel kimlik uyumsuzluğunu önlere çıkarmaktadırlar.
10. Pan cinsiyetli, pan gender.
Er dişiyle benzer bir kavramdır ancak er dişilere göre cinsiyet karakterleri biraz daha az belirgindir.
Kimi zaman bütün cinsel kimlikler anlamında cinselliğin bütün çeşitliliğini öne çıkarmak amacıyla kullanılan bir terimdir.
11. Üçüncü cinsiyetli, third gender.
Kendilerini erkek ya da dişi olarak tanımlamayan, Bunun yerine üçüncü bir artanatif olarak gören kişilere kullandığı genel bir terimdir.
Buradaki üçüncü sözcüğü çoğunlukla diğer anlamında kullanılmaktadır.
Biolojik olarak erkek doğmuş bireyin cinsel kimliğinin bu biyolojik cinsiyet ile aynı olmaması.
Erkek doğmuş olmaya rağmen kendini kadın olarak hissetme veya erkek bedenine doğmuş kadın olma durumudur.
Bu kişiler hormon tedavisi ve ameliyat yoluyla vücutlarını kadınların biyolojik özelliklerine edinecek şekilde değiştirmiş olabilirler veya olmayabilirler.
13. Trans erkek, trans male Female to male.
Biyolojik olarak dişi doğmuş bir bireyin cinsel kimliğinin bu biyolojik cinsiyet ile aynı olmaması.
Kadın doğmuş olmaya rağmen kendini erkek olarak hissetme veya kadın bedene doğmuş erkek olma durumudur.
Bu kişiler hormon tedavisi ve ameliyat yoluyla vücutlarını erkeklerin biyolojik özelliklerini edinecek şekilde değiştirmiş olabilirler veya olmayabilirler.
14. Üç cinsiyetli.
Three gender. Erkek dişi ve cinsiyetsiz özellikler arasında geçiş yapan kişilerdir.
Her ne kadar toplum genelinde transseksüellik ameliyat ile cinsiyet değiştirme anlamına gelse de, Psikolojik terminoloji açısından illa ameliyatla cinsiyet değişimi gerekmemektedir.
Kimi zaman biyolojik cinsiyetiyle cinsel kimliğe uyuşmasa da cinsiyet değişimi istemeyen kişilere transgender denmektedir.
Ancak modern teknikler sayesinde cinsel kimliği transgender olan bireyler biyolojik özelliklerinde cinsel kimliklerine uydurmayı seçebilirler.
Bu durumda biyolojik cinsiyet değiştirme operasyonları terapilere uygulanır.
Görülebileceği gibi bu kavramların bazıları birbirine fazlasıyla yakındır.
Hatta bazıları diğerlerini kapsayan kavramlardır.
Bu kavramlar literatürde oturdukça birbirleriyle olan ilişkileri ve kavramsal sınırları da netleşmektedir.
Evrim ağacı olarak burada ikili olmayan cinsel kimliklere yer verememiş olsak da olabildiğince geniş bir yaypazeyi kapsadığımızı umuyoruz.
Sonuç, gelici ve gelişmekte olan toplumlarda erkek ve kadın haricinde herhangi bir kavramdan söz etmek bile şeytani olarak nitelendirilebilmektedir.
Ancak günümüz modern toplumlarında ve aydın düşünce dahilinde bir bireyin cinsel kimliğinin tamamen kendine ait olması son derece mantıklı ve insan toplumunun ulaştığı medeniyet düzeyine
uyumludur. Cinsiyet, cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet gibi kavramlardan haberdar olmak, bireylerin cinsel kimliklerini tanımlama hakkına sahip oldukları gerçeğiyle kaçınılmaz olarak
yüzleşmemizi sağlamaktadır.
Buraya kadar birçok tanımdan bahsettik.
Ancak bu konuları inceleyen başlı başına bir bilim dalı olarak seksoloji ve cinsiyet araştırmalarına ucundan bile değinmiş olamadık.
Fakat biliniz ki cinsiyet, psikolojik, sosyolojik, evrimsel, antropolojik ve benzeri açılardan incelenirken buraya sığdıramayacağımız kitaplar dolusu analiz yapılmaktadır.
Ve sadece birkaç satırda bunların irdelenmesi mümkün değildir.
Üstelik Bu tanımların çoğu sürekli olarak gelen yeni veriler ışığında değişmekte, bilim camiası içerisinde yeni tartışmalara neden olmakta ve güncellenmektedir.
Bu sebeple bu verdiğimiz tanımlarla ilgili olarak da çok basit bir açıklama yapmak pek mümkün olamamaktadır.
Biz burada sizlere olabildiğince temel bir özet verip, çok temel bazı hatalı anlaşmaları düzeltip, daha detaylı araştırmalarınız için ön ayak olmayı hedefledik.
Umarız başarılı olmuşuzdur.
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
