Transkript
Cımbızlama safsatası ve alıntı madenciliği.
İnsanlar kaynaklarını art niyetli şekilde seçerek sizi nasıl kandırıyor?
Yazar Çağrı Mert Bakırcı, seslendiren Ekrem Kesen.
Cımbızlama sapsatası, kanıtları bastırma veya eksik kanıt yanılgısı olarak da bilinir ve belirli bir görüşü savunan bir kişinin o görüşü destekleyen kanıtları kabul edip, kendi görüşünü zayıflatan
veya çürüten kanıtları görmezden gelmesi, reddetmesi veya ikinci plana atması durumudur.
Mutlaka tanıklık etmiş olacağınız üzere insanlar arasındaki en yaygın ve en yanlış kanılardan biri haklı olmanın önemidir.
Haklı olmanın güzel hissettirdiği veya bir yanlışınızı keşfetmenin can sıkıcı olduğu doğrudur.
Ancak bunu sadece yenme ve yenilme düzleminde düşünürseniz asla gelişemezsiniz.
Hatanızın keşfedilmesi ve düzeltilmesi sizi gerçeğe bir o kadar yaklaştıracaktır, daha iyi ve bilgi yapacaktır.
Çünkü aksi takdirde eğer hatalarımızı kabullenmeyi bilmezsek ve veri ışığında görüş değiştirmek yerine görüşlerimiz ışığında veri bulmaya çalışırsak cımbızlama safsatasına düşmemiz kaçınılmaz
olacaktır. Bu tür bir haklı olma zorunluluğu algısı kişilerin sorunu olduğu kadar toplumun ve eğitimin de bir sorunudur.
Sadece doğru cevabı ödüllendirmek, düşünmeye teşvik etmemek, düşünme biçimlerine önem vermemek ve toplumsal olarak Fikir değiştirmenin adizane görülüyor olması, insanların fikirlerine
saplantılı bir bağımlılık geliştirmesine neden olur.
Bir fikre aşırı bağlılık fanatizmi doğurur.
Fanatizm ise yalanı, çarpıtmayı, gerçekleri kabullenmemeyi ve birçok diğer tehlikeli sonucu.
Düşüncelerimizin saplantılı olup olmadığını tespit etmenin en iyi yolu, karşımızdaki kişi veya bilimsel literatür bize ters şeyler söylediğinde, Fikrimizi değiştirip değiştirmediğimize
bakmaktır. Veri ve kanıt karşısında fikirleri değiştirebilmenin bir erdem olduğunu kabullendiğimiz zaman, hem giderek artan bir hızla medeniyet seviyelerini atlamayı başaracağız, hem de birbirimizle çok
daha açık iletişim kanalları kurmayı başaracağız.
Zira biri size ters bir şeyler söylerken aklınıza gelen ilk şey, ne yaparım da bu kişiyi haksız çıkırırım ise, İletişiminizde ve hayata bakış açınızda ciddi bir sorun
var demektir. Cımbızlama safsatasına örnekler.
Safsatanın genel formülasyonu şu şekildedir.
1. Kanıt A ve kanıt B keşfedilmiştir.
2. Kanıt A, X kişisinin iddiasını desteklemektedir.
3. Kanıt B, X kişisinin iddiasını zayıflatmaktadır veya çürütmektedir.
4. X kişisi sadece A kanatını ileri sürerek haklı olduğunu iddia eder.
Kiraz toplama sapsatası ismi nereden geliyor?
Cımbızlama sapsatasının İngilizce'deki adı olan kiraz toplama aslında konuyu oldukça güzel bir şekilde izah etmektedir.
Bir meyveyi toplarken özellikle olgunlaşmış olanları seçer, henüz olgunlaşmamış veya çürük olanları eleriz.
Bu sayede elimizdeki sepette hep en sağlıklı meyveler olur.
Eğer bunu gidip de birine gösterip, bak bizim bahçede hiç kötü meyve olmaz, hepsi kusursuzdur, bakın bu da ispatı dersek kiraz seçme safsatasına düşmüş oluruz.
Çünkü elimizdeki örneklem zaten yanlı olarak belirlenmiştir.
Bu bakımdan cımbızlama safsatası ile taraflı örnekleme mantık safsatası yakın kuzendir diyebiliriz.
Anekdotal kanıtlar ve anekdotal anlatımlar.
Ancak çoğu durumda safsata bu kadar karmaşık değildir.
Aslına bakarsınız cımbızlama safsatasının en tehlikeli olduğu zamanlar en sıradan şekillerde kullanıldığındadır.
Buna en yaygın örneği anekdotal anlatımlarda karşımıza çıkar.
Benim başıma x geldi.
Demek ki x çok yaygın gibi bir yaklaşım aceleci genelleme safsatasına ek olarak X'in yaygınlığı ile ilgili objektif kanıtların tamamını görmezden gelip sadece kendi deneyimimizi cımbızladığımıza
karşımıza çıkar. İşte tam da bu nedenle sizin başınıza gelenler, bir arkadaşınızdan, akrabanızdan, tanıdığınızdan duyduklarınız, gerçekliğe dair genellemeler yapabilmeniz için yeterli
değildir. Doğaya yönelik gözlemlerin kontrollü şartlar altında veya eğitimli bir şekilde yapılması gerekir.
Bu yapılmayacaksa bile, Uzmanların da inceleyebilmesi için gözlediğimiz olguya dair çok net veriler toplamamız gerekir.
Yüksek çözünürlüklü fotoğraflar veya videolar çekmek gibi.
Sadece ben duydum, ben gördüm, kaynımı olmuş gibi kulaktan dolma anlatımların bilimsel bir geçerliliği yoktur.
özgeçmiş ve sosyal medya profilleri.
Cımbızlama safsatasının en normalleşmiş örneklerinden birisi, bireylerin kendilerine ait CV, özgeçmiş hazırlaması olayıdır.
Düşünecek olursanız, bir CV içerisine yazılan şeyler, bir kişinin başarıları ve karakteriyle ilgili cımbızla seçilmiş başarılardan ibarettir.
Halbuki işe alım sürecinin amacı, sadece belirli başarılara ulaşmış kişileri belirlemek değil, o iş için en uygun özelliklere sahip adayı belirlemektir.
Ancak hepimizin negatif tarafları ve başarısızlıkları da vardır.
Bunları CV özgeçmişimize yazmayız.
Yani sadece cımbızlanmış veriden yola çıkarak kendimizle ilgili bir profil yaratırız.
Aynı durum sosyal medya profillerimiz için de geçerlidir.
Buradaki durum iki katmanlıdır.
Profilimize yazdığımız ve kendimizi tanımlamakta kullandığımız şeyler her zaman olumlu taraflarımıza odaklanır.
Özellikle LinkedIn gibi profesyonelleri öne çıkaran sosyal medya araçlarını düşünün.
Halbuki sadece bunlar kim olduğumuzu tanımlamaz.
Tanımlayamaz. Elbette burada sosyal medya veya CV gibi unsurların amacı sorgulanabilir.
Sonuçta kişinin olumlu taraflarının bir özetinin hedeflendiği savunulabilir.
Ama ne olursa olsun bu gibi araçlarda sunulan bilginin cımbızlanmış olduğu gerçeği değişmemektedir.
Aynı durum sosyal medya platformlarında kendimizle ilgili sadece pozitif duyguları yansıtan paylaşımlar yapmamızdır.
Yani genellikle mutlu, başarılı, keyifli, heyecanlı olduğumuz zamanlara ait fotoğrafları ve videoları paylaşırız.
Üzüntülü, stresli, başarısız olduğumuz zamanlara ait fotoğraf ve videoları çok daha seyrek paylaşmaya meyilliyizdir.
Bu nedenle dışarıdan bakan biri bizi çok mutlu veya çok başarılı olarak görebilir.
Halbuki kendimizi ve hayatımızı tanımlayan kanıtları, olayları cımbızlamaktayız.
Dolayısıyla sadece bu bilgilerden yola çıkarak kendimize ait tam bir resim çizmemiz imkansızdır.
Satılmış uzman safsatası Cımbızlama safsatasının en yaygın görüldüğü bir başka alan, bilimsel gerçekler hoşa gitmediğinde ileri sürülen o uzmanlar satılmış iddiasıdır.
Bireyler, akademik literatürün kendi yanlarında olmasını isterler.
Ancak bu her zaman mümkün olamaz.
Eğer literatür bize tamamen karşıysa kişinin fikirlerini değiştirmesi gerekir.
Eğer literatürde belirsizlik varsa kişinin fikirlerini yumuşatması gerekir.
Biri karşısında görüş değiştirmek bunu gerektirir.
Bunun yerine birçok durumda insanlar...
Konsensüsün tam olarak oluşmadığı durumlarda, kendilerini destekleyen sonuçlara ulaşmış uzmanları gerçek veya uzman olarak alıp, kendilerini çürüten veya iddialarını zayıflatan sonuçlara ulaşmış
uzmanları satılmış veya sahte olarak yaftalarlar.
Böylece literatürde cımbızlama yapmış olurlar.
Bu hataya en sık düşenler sahte bilimcilerdir.
Sahte bilim savunucuları tanım gereği gerçek olmayan bir iddiayı savunmaktadırlar.
Bunu halka pazarlayabilmek için bilimin kendi yanlarında olduğunu söylemeleri gerekir.
Ancak eğer bilim gerçekten sahte bilimcilerin iddialarını destekliyor olsaydı savundukları saha sahte bilim değil bilim olurdu.
Bu durumun oluşabilmesinin iki yolu vardır.
Sahte bilim savunucuları %100 yalan söylüyor olabilir.
Veya bilim camiasında bir belirsizlik olabilir ve sahte bilimciler bu belirsizliğin bir tarafını mutlak gerçekmiş gibi sunuyor olabilirler.
İlk durumda cımbızlama değil, düpedüz yalancılık yapmaktadırlar.
Ancak ikinci durumda yoğun bir şekilde cımbızlama yaptıklarını görmekteyiz.
Evrim Karşıtlığı ve Alıntı Madenciliği Sahte bilim dahilinde yapılan cımbızlamalardan söz ederken, evrim karşıtlarının cımbızlama furyasından söz etmemek hata olurdu.
Hatalı olduğunu kesin olarak bildiğimiz, yoktan birdenbire varoluş fikrini savunarak evrimi çürütmeye çalışan kişi ve kurumlar bunu akademik olarak yapamayacakları için spesifik makaleleri cımbızlamak
yerine kitap sözleri veya bilim insanlarının seminerlerde söylediklerini cımbızlayarak bilim insanlarının da evrime şüphe duyduğunu veya evrimi kabul etmediklerini halka pazarlamaya çalışırlar.
Buna alıntı madenciliği adı da verilir.
Çünkü art niyetli evrim karşıtları bilim insanlarının genel görüşlerine odaklanmak yerine çarpıtılmaya müsait cümleleri bulup onları ileri sürerek pozisyonlarını savunmaya çalışırlar.
İklim Değişimi İnkarcılığı İklim değişimi konusunda inkarcılık Türkiye'de çok daha az yansımış olsa da özellikle batılı ülkelerde bu konuda yaratılan karşıtlığın önemli bir bölümü evrim
karşıtlığı ile benzer ve hatta paraleldir.
Çoğu durumda dünyanın insanlar için olabilecek en iyi şekilde yaratıldığı fikri, evrim veya küresel ısınma gibi uzun muhatede baştan sona dönüştürücü güçlerin kabullenilmesini zorlaştırmaktadır.
Bu nedenle iklim değişimi karşıtları eldeki akademik veriler içerisinde sadece kendi görüşlerini destekleyenleri cımbızlamakta, iklim bilim uzmanları arasındaki %100'e yakın görüş birliğini
hiçe saymaktadırlar. Politika ve politikacılar Elbette cımbızlama saftatasının yuva yaptığı yerlerden birisi politikadır.
Politikacılar tabanlarını memnun etmek adına bir gerçeğin sadece işlerine gelen taraflarına odaklanırlar, diğer taraflarını reddederler.
Benzer şekilde kendi uygulamalarının veya geçmişlerinin sadece pozitif algı yaratacak taraflarına odaklanıp diğer taraflarını reddedebilirler.
Örneğin bir politikacının tabanının şunlara önem verdiğini düşünelim.
Hayırsever olmak, dindar olmak, hayvansever olmak.
Ve aynı tabanın şunlardan nefret ettiğini düşünelim.
Evlilik dışı seksi yapmak, alkol tüketmek, uyuşturucu tüketimi ve teşviki.
Bu kişi kendisiyle ilgili şöyle bir iddiada bulunabilir.
Vatandaşlarım, beni seçmelisiniz.
Çünkü ben gelirimin %50'sini ihtiyacı olanlara bağışlıyorum.
Her cuma namazımı kılıyorum ve her hafta sonu hayvan barınaklarında gönüllü olarak çalışıyorum.
Kulağa hoş geliyor değil mi?
Ama bu kişinin 7 gün 24 saat içerisinde yaptıklarına baktığınızda gelirinin %50'sini dağıttığını ancak bağıştan kastının seks karşılığı payişçilere para vermek
olduğunu keşfettiniz. Her cuma günü namaz kıldığını ama namazdan sonra sarhoş olana kadar alkol tükettiğini keşfettiniz.
Hayvan barınaklarında çalıştığını ama hayvanların telef edilmesine izin veren yasaları onayladığını keşfettiniz.
Bunların herhangi biri mutlak olarak iyi veya kötüdür demiyoruz.
Buradaki tartışmanın konusu bu değil.
Önemli olan kişinin beyanında kendisiyle ilgili bilgilerin cımbızlanmış olduğu gerçeğini fark etmektir.
Burada verdiğimiz farazi bir örnek olsa da aktüel politikadan daha isabetli örnekleri tespit etmeyi size bırakıyoruz.
Sonuç Cımbızlama safsatası sadece hataya düşmenin ötesine geçerek çoğu durumda kasten yalan söylememizi gerektiren bir mantık safsatasıdır.
Bu bakımdan haklı çıkma arzusunun bir saplantıya dönüştüğünde ne kadar tehlikeli olabileceğini göstermektedir.
Dahası gerçeğe ulaşma yolculuğumuzda bizi sekteye uğratmaktadır.
Bu nedenle her tartışmadan zaferle çıkma arzusu yerine dinlemeyi, okumayı, düşünmeyi becerebilirsek, bize ters gelen fikirlere karşıt ama iyi düşünülmüş, araştırılmış cevaplar
üretebilirsek ve bu işlem sonucunda karşı tarafın haklılığını kabul edebilmenin ve görüşlerimizi değiştirebilmenin yüce bir erdem olduğunu anlayabilirsek, gerçeğe çok daha fazla yaklaşırız ve cımbızlama
safsatası gibi hatalara düşmek zorunda kalmayız.
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
