Çernobil Faciasından Sonra İnsanlar Neden İyot Hapı Kullandılar?
28 Ağustos 2019 · 4 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Elif Köse Editör Meltem Çetin Sever 1986 yılında Çernobil Nükleer Santrali'nde gerçekleşen facia gibi nükleer kazaların yaşanma ihtimali hep vardır.
Nükleer kazalarda yayılan radyoaktif maddelerin insanlar üzerindeki zararlı etkileri ise çok fazladır.
Bu yüzden önlemler almak gerekir.
Bu önlemlerden biri de iotapı almaktır.
Kaza anında hemen alınan iotapları çok daha fazla etkildir.
24 saat sonra alındığında ise etkisi olmaz.
Bu yazımızda yararlı ve zararlı iyottan bahsederek, iyot haplarının nükleer kazalar sırasında nasıl etkili olduğunu inceleyeceğiz.
İyotun izotopları ve vücudumuzdaki etkileri Vücudumuzda bulunan tiroid bezinin işlevini yerine getirebilmesi ve hormon üretebilmesi için iyot gereklidir.
Vücudumuzda kullanılan iyot, stabil iyot olan iyot 127'dir.
Fakat iyotun farklı izotopları da bulunmaktadır.
İyot izotopları, diğer izotop atomlarda olduğu gibi proton sayıları aynı, nötron sayıları farklı olan atomlardır.
Bu izotoplardan biri olan IOT-131 nükleer santrallerde kullanılan uranyum fisyon reaksiyonları sırasında üretilir.
Nükleer kazalarda ortaya çıkan radyoaktif IOT, IOT-131 insan sağlığına son derece zararlıdır.
IOT-131 atmosfere karışarak solunum yoluyla vücuda girer.
Aynı zamanda suya ve yemeklere de karışabilir.
Tiroid bezimiz normal IOT ve radyoaktif IOT arasındaki farkı ayırt edemez.
Bu yüzden alınan radyoaktif IOT vücutta kullanılmaya başlanır.
Bu iotun yaydığı radyasyon tiroid ve çevresindeki dokuyu etkileyerek fonksiyon bozukluklarına ve kansere sebep olur.
Tiroid bezi ve fonksiyonları Tiroid, boynun ön kısmında yer alan 20-60 gram ağırlığındaki kelebek şeklindeki iç salgı bezidir.
T4, T3 ve kalsitonin olmak üzere 3 hormon salgılar.
Kalsitonin kemik metabolizması üzerinde etkiliyken, T4 ve T3 metabolizmanın kontrol ve düzenlenmesinde etkildir.
Bu hormonlar bazal metabolizma hızını arttırarak vücudun daha çok çalışmasını sağlarlar.
Bunun yanı sıra özellikle beyin gelişiminde önemli rol oynar ve büyümeye katkı sağlarlar.
İot bu hormonların yapı taşı olarak görev yapar ve vücudumuz bu elementleri dışarıdan almak zorundadır.
Besinlerden alınan iot bağırsaklardan emilerek kana karışır ve tiroid bezine ulaştırılarak hormon sentezinde kullanılması sağlanır.
Potasyum iodür tabletleri yani iot hapları radyoaktif olmayan iot I-127 içermektedir.
İotapları tiroid dokusunun iot ihtiyacını karşılayarak, radyoaktif iotun I-131 kullanımını engellemeye amaçlamaktadır.
I-131'in açığa çıktığı durumlarda alınması önerilen bu tabletler tiroid bezinin radyasyondan korunması için kullanılır.
İotapı yeterli dozda alındığında tiroid bezini iot ile doyurur ve vücutta bulunan radyoaktif iotun bez tarafından alınmasını ve depolanmasını engeller.
Hormon üretimi için kullanılmayan radyoaktif ve stabil iotların tamamı iki gün içinde vücuttan atılır.
Bu hapların etkisini göstermesindeki en önemli faktör, radyasyon maruziyeti ve hapın kullanımı arasında geçen süredir.
Radyoaktif iotun ortaya çıkışıyla birlikte hemen alınan haplar daha etkiliyken, 4 saat sonra etkisi yarıya düşer ve 24 saat sonra alınan haplar ise korunma sağlamaz.
Iot haplarının tek dozu 24 ila 36 saatlik bir koruma sağlar.
Fakat Çernobil faciası gibi kazalarda I-131 salınımı sürekli olduğu için tekrarlayan doz uygulamaları gerekmektedir.
Seslendiren Ekin Baran Sunar Bu içerik Evrim Ağacı'nda yayınlanmıştır.
Evrimağacı.org üzerinden daha fazla bilimsel içeriğe ulaşabilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
