Çam Ağaçları Çiçek Açmamasına Karşın, Bal Arıları Nasıl Çam Balı Üretebilir?
8 Mayıs 2021 · 5 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Editör Çağrı Mert Bakırcı Seslendirmen Melike Dal Bitkiler her ne kadar rüzgarla tozlaşabiliyor olsalar da tahmin edileceği üzere tamamen bilinçsiz ve
rastgele olan bu tozlaştırıcıya pek güven olmaz.
Fakat böceklere özellikle de bal arılarına çok daha fazla güvenilebilir.
Çünkü bal arıları da yaşamak için çiçeğin salgıladığı poline muhtaçtır.
İşte bu mutaliz yaşam biçimi sayesinde çiçekler üremesini bal arıları da besin kaynağını garantilemiş olur.
Nitekim bal arılarının bu eşsiz özelliği onları canlılar dünyasında çok önemli bir yere koyar.
Ancak işler çam ve gökner ağaçları gibi iğne yapraklı ağaçlara diğer bir deyişle çiçek açmayan bitkilere geldiğinde biraz karışır.
Arılar bu çiçek açmayan bitkilerden bile besin kaynağını bir şekilde çıkarabilmektedir.
Fakat Bu arılar bitkilerin fotosantez ile ürettiği şekeri bu kez doğrudan bitkinin üreme organlarından değil dolaylı yollardan temin ederek yapar.
Bu dolaylı yöntemin cevabı aslında çok basittir.
Her şey bilimsel ismi Marcellina helenica, Türkçe ismi ise çam pamuklu biti olan ve açık sarı renge sahip bir böcek tünün çam ağaçlarında konaklaması ve besin ihtiyacının
gidermesiyle başlar.
Özellikle kızıl çam.
Ormanlarında görülen bu böcek türü, ağacın fotosentezide kendi yaşamsal faaliyetlerini devam ettirebilmek için ürettiği besi suyunu, gövde kabuğundaki çatlaklara yerleşip, burada
salgıladığı enzimlerle odun su yapıyı parçalayıp, organik madde geçişinin yaşandığı kambiyel bölgeye ulaşarak ihtiyaç duyduğu besini tüketmeye başlar ve böylece parazitik
bir yaşam biçimiyle hayatını sürdürür.
Ayrıca beyaz ve pamuksu bir salgı bırakır ve bilim insanları tarafından bu beyaz ve pamuksu örtünün kendisini potansiyel düşmanlarından sakladığı, kamufle ettiği düşünülür.
En nihayetinde uzaktan bakıldığından ağacın üzerinde bembeyaz lekeler kalır ki bu da çam pamuklu bitinin varlığından bizi haberdar eder.
Besinli tükettiğinde ise kendisi için gerekli olan maddeleri almasının ardından şekerce zengin kalan kısmı kırmızımsı damlacıklar şeklinde dışkılama yoluyla çam ağacının üzerine bırakır.
Bal arıları da tam olarak burada devreye girer.
Çam pamuklu bitinin ihtiyaç duymadığı bu şekerli atık madde, çam ağacının üzerinde birdenbire bal arıları için özel bir besin kaynağının ham maddesi haline gelir.
Anlayacağınız, bal arıları tümüyle çiçek polenine bağımlı olmadan, onun ikamesi olarak bu şekerli atık maddeyi toplayarak kendi besinini yani çam balını üretebilmiş olur.
Buradan çıkaracağımız belki en önemli sonuç yaşamdaki çeşitlilik ve onun meydana getirdiği doğal dengidir.
Karşılıklı faydacılık üzerine bir yaşam biçimi oluşturan çiçekli bitkiler ve bal arıları arasındaki bu uyum her ne kadar harika olsa da çam ağacı üzerinde kendi halinde yaşayan bir
böcek türünün ihtiyaç duymadığı organik maddeyi dışkılaması bir anda bal arıları için bambaşka bir seçeneğe dönüşebilir ve en nihayetinde doğadaki bu çeşitlilik sayesinde
yepyeni yaşam biçimleri ve evrimsel avantajlar ortaya çıkabilir.
Ancak insanlar daha fazla çam balığı üretebilmek adına çam ormanlarına kasıtlı olarak çam pamuklu bitleri salmış ve bundan dolayı çam ağaçları olağan dışı
böcek istilaları ile baş etmek zorunda kalmıştır.
Bunun sonucunda ise birçok çam ağacında ciddi hastalıklar ve ölümler meydana gelmiştir.
Umarız ekolojik denge ve biyoçeşitlilik daha fazla önemsenip bu insan merkezci uygulamalar bir an önce son bulur ve yerini canlı merkezci uygulamalar alır.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
