Breaking Bad Dizisindeki Metamfetamin Üretim Yöntemi Bilimsel Olarak Gerçekçi mi?
19 Ocak 2026 · 7 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Breaking Bad dizisindeki metafetimin üretim yöntemi bilimsel olarak gerçekçi mi?
Eminiz ki okurlarımız arasında hatır sayılır bir çoğunluk,
merakla Breaking Bad'i izlemiştir ve sonlandığı için derin ve tedavi edilemez bir üzüntü duyuyordur.
Biz de onlara yönelik olarak anılarını tazelemek ve hayranlıklarını geliştirmek amacıyla
ufak bir çeviri derlemesi yapmak istedik.
Hikayeyi bilmeyenler için çok ufak bir özet geçelim.
İlerleyen yaşlarında olan Walter White isimli bir kimya öğretmenine,
tedavi edilemez düzeyde akciğer kanseri teşhisi konur ve bu öğretmenin hayatını değiştirir.
Çünkü ömrünün sonlarına yaklaşırken o güne kadar sıradan ve normal bir öğretmen hayatı sürmüştür.
Ancak hem ailesinin onun ölümünden sonra rahat yaşayabilmesi
hem de ömrünün son yıllarında biraz aksiyon yaşayabilmek adına
çılgınca bir işe kalkışır ve dizeye dadını veren bir olay gerçekleşir.
Yollan çıkar.
Eski bir öğrencisiyle dünyanın en etkili ve tehlikeli uyuşturucusu olarak bilinen metafitemin üretimine
yani met pişirmek olarak bilinir
girer ve kimya bilgilerini kullanarak neredeyse %100 saf metamfetamin üretir.
Bu derecede saf met piyasada bulunmadığından çok hızlı şekilde para kazanmaya başlar ancak
tabi ki bu süreçte başına binbir türlü iş açılır ve dizi bunun üzerinden yerleyen bir kara dramadır.
Peki Walter White üzerinden dönen bu hikayenin kimyasal tarafı ne kadar bilimsel?
Gerçekten %100 saflığa yakın metamfetamin üretilebilir mi?
Hikaye kurgusu içerisinde eğilinen noktalar bilimsel temele sahip mi?
Bu soruların cevabını bir analitik kimyacı ve internet yazarı olan Jonathan Parkinson şöyle özetliyor.
Breaking Bad bilimsel açıdan çok başarılı bir grafik sergiliyor.
Yazarların ev ödevlerini iyi yaptığını söyleyebiliriz.
Normalde metamfetamin herkesin kolaylıkla yarışabileceği dekonşikten etkili Sudafed'in kimyasal süreçlere tabi tutulması sonucunda üretilebiliyor.
Bu sebeple Sudafed tüketimi birçok ülkede yakından takip ediliyor.
Ancak dizideki kimya öğretmeni Walt, bu metod yerine P2P adı verilen bir yönetime başvuruyor.
Anarktik kimyacı Parkinson, asla met pişimeyi denemediğini söylese de P2P isimli metodun bilimsel olarak geçerli olduğunu söylüyor.
Walt'un tarifi.
Uyarı.
Sevgili uyuşturucu meptalaları.
Lütfen heveslenmeyiniz.
Burada tüm yatayları vermeyecek ve en önemli birkaç pasama atlayacağız.
Evrim ağacını zehirli emellerine zahmet edeceğimizi sanmıyordunuz değil mi?
Sudafed'in meta dönüştürülmesi bahsettiğimiz gibi tamamen doğru bilinen bir süreçtir.
Sudafed içerisindeki aktif bileşen olan Pseudoephedrin, Met ile neredeyse aynı kimyasaldır.
Dolayısıyla birini diğerini dönüştürmek birkaç basit adımdan ibarettir.
Kibrit kutularındaki kibriti yakmaya yarayan şeritten elde edilecek olan kırmızı fosfor ve iodine erişim olan herhangi biri Sudafed'i meta dönüştürebilir.
Çünkü bu iki kimyasal sudafetin içerisindeki oksijen ve hidrojeni ayırarak geriye sadece metanfetamin denen kimyasalı bırakır.
Parkinson şöyle diyor.
Ancak dizide bahsedilen P2P yöntemi çok daha karışık.
Molekülleri tek tek birleştirmeniz gerekiyor.
P2P adını fenil 2 propan sözcüğünden alıyor.
Bu dizideki Walter karakterinin kimyasal süreç içerisinde ürettiği ara maddelerden biri.
P2P molekülü de sudafet ve met ile benzer bir kimyasal hedefeye sahip.
Tıpkı bir anahtar gibi halkasal bir karbon düğümüne ve kısa bir karbon boynuna sahip
Bunlara da öbek halinde bazı kimyasal gruplar bağlı
P2P'yi meta dönüştürmek için tek yapmanız gereken anahtarın dişlerini değiştirmek
Ancak dizide Amerikan uyuşturucu ile mücadele dairesi yani DEA'de P2P yönteminden haberdar ve bu yüzden bu yöntemi de yakından takip ediyor
Dolayısıyla Walter yakalanmamak adına P2P'yi Parkinson'ın deyimiyle
Sodyum'i olan her kimyagerin üretebileceği kötü kokulu bir diğer kimyasal aracılığı üretiyor
Bu kimyasalı tepkimeye sokarak yukarıda bahsettiğimiz diş yapısını değiştiriyor
Ve metafetimiz sözcüğündeki met kısmını üretiyor
Burada dizinin gereksiz yere dramatize ettiği ve abarttığı bir noktaya verelim
Dizide Walter sürekli olarak kimya laboratuvarından metil amin çalıyor
Parkinson şöyle diyor
Gerçekte Walt gibi bir kimyacı bunu herkesin eleşimi olan basit kimyasallarla üretebilir
yapması çok kolay.
Tanıyorum metil amini laboratuvardan çalmak çok daha havalı.
Walton tarifinin son basamağı ise
kimyasal bir grup hidrojen atomunu bağlamak.
Buna indirgen aminasyon adı veriliyor
ve yine gerçek hayatta kullanılan bir yöntem.
Kısaca özetlersek
Walton tarifinin her basamağı
gerçek bir kimyasal sürecin taklidi ve dolayısıyla gerçek.
Peki doğru sıcaklık zamanlama ve yöntemlerle
gerçekten de %100 saflığa yakın metil pişirmek mümkün mü?
Aynı moleküller.
Volt metilamin kimyasalını P2P'ye eklediğinde aslında iki farklı kimyasal elde ediyor ve bunlar birbirinin aynı görüntüsü şeklinde.
Bunun sebebi metilamin anahtarın iki tarafına da bağlanabiliyor olması ve bunu bir kimyager kontrol edemiyor.
Dolayısıyla Parkinson 50'yi 50'lik bir karışım elde edebilirsiniz diye özetliyor.
Tıpkı karbon moleküllerinin sadece birbirine bağlanma türüne göre bir yanda kömür diğer yanda elmas oluşabildiği gibi bu durumda da bir molekülün bile yerinin değişmesi ciddi anlamda farklı özelliklerin donmasına neden olabilir.
Üretimdeki kimyasallardan birinin yerinin farklı olması metanfetaminin enantiomeri denen ikinci yapısında oluşması neden olabilir ve işte saflığı bozan da budur.
Parkinson'ın aradaki devasa farkı şöyle özetiliyor.
Bunlardan biri sizi uçuracakken diğeri sadece burun tıkanıklığınızı açan bir etki yaratır.
İlginç bir bilgi metanfetaminin ters molekülü sıradan burun açıları içerisindeki aktif molekül olarak bulunmaktadır.
Şimdi can alıcı nokta şurası.
Eğer üretilebilecek metanfetamin ister istemez %50 saflıkta oluyorsa
Walter'ın pişirdikleri nasıl %100 yakın olabiliyor?
İşte burası kimya açısından biraz sıkıntılı
Çünkü metanfetamini aynı molekülünle ayırmak mümkün olsa da
Bu süreç çok uğraştırıcı, çok zor, çok masraflı ve çok zaman alan bir süreç
Üstelik met pişirme sırasında yaptıklarına bakılırsa
Walter bu yöntemlerin hiçbirini kullanmıyor
Tabi ki burada yazarların özgürlüğünü ve hayal gücünü devreye sokarak sorunu çözebiliriz
Ancak işte bilim de biraz bu noktada devreye giriyor.
Hayal gücümüz sınırsız yakın olsa da bunların isabetliliğini bilgi ve gerçekler sınırlandırıyor.
Bu yüzden Bolt'un tarifi doğru olsa da sonucu bilimsel olarak hatalı oluyor.
En iyisi sorunu çözmek için şöyle diyelim.
Bolt belki de hiçbirimizin bilmediği bir saflaştırma yöntemi keşfetti ve kimseyle paylaşmak istemiyor.
Ne dersiniz?
Parkinson anlatımını şöyle özetliyor.
Bu bilimsel hata beni rahatsız etmiyor.
Çok yaratıcı bir dizi ve belki de Walt inanılmaz zekice bir şey yaptı ve biz bunu bilmiyoruz.
Bence diziyi daha ilginç yapan da bu.
Bu arada yazı boyunca Metin'in ne kadar berbat ve ölümcü bir kimyasal olduğunu birkaç fotoğrafla anlatmaya çalıştık.
ABD'de Met'e karşı kampanya bir kere bile denemeyin şeklinde yapılıyor.
Çünkü birkaç ay ile birkaç yıl arasındaki bir sürede biriyi bilişsel ve fiziksel olarak çökertip esire haline getirebiliyor.
Dolayısıyla Met bir kere bile denemeyin.
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir. Bu bölümün sesi transkript çıkarıldıktan sonra değiştiği için satır takibi ve tıklayarak atlama kapalı.
