Breaking Bad Dizisindeki Metamfetamin Üretim Yöntemi Bilimsel Olarak Gerçekçi mi?
25 Ağustos 2025 · 7 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Breaking Bad dizisindeki metafitimin üretim yöntemi bilimsel olarak gerçekçi mi?
Eminiz ki okurlarımız arasında hatır sayılır bir çoğunluk.
Merakla Breaking Bad'i izlemiştir ve sonlandığı için derin ve tedavi edilemez bir üzüntü duyuyordur.
Biz de onlara yönelik olarak anılarını tazelemek ve hayranlıklarını geliştirmek amacıyla ufak bir çeviri derlemesi yapmak istedik.
Hikayeyi bilmeyenler için çok ufak bir özet geçelim.
İlerleyen yaşlarında olan Walter White isimli bir kimya öğretmenine tedavi edilemez düzeyde akciğer kanseri teşhisi konur ve bu öğretmenin hayatını değiştirir.
Çünkü ömrünün sonlarına yaklaşırken o güne kadar sıradan ve normal bir öğretmen hayatı sürmüştür.
Ancak hem ailesinin onun ölümünden sonra rahat yaşayabilmesi, hem de ömrünün son yıllarında biraz aksiyon yaşayabilmek adına çılgınca bir işe kalkışır ve dizeye dadını veren bir olay gerçekleşir.
Yollan çıkar. Eski bir öğrencisiyle dünyanın en etkili ve tehlikeli uyuşturucusu olarak bilinen metafitamin üretimine, yani met pişirmek olarak bilinir, girer ve kimya bilgilerini kullanarak neredeyse %100 saf
metafitamin üretir. Bu derecede Safmet piyasada bulunmadığından çok hızlı şekilde para kazanmaya başlar ancak tabii ki bu süreçte başına bin bir türlü iş açılır ve dizi bunun üzerinden ilerleyen bir kara dramadır.
Peki Walter White üzerinden dönen bu hikayenin kimyasal tarafı ne kadar bilimsel?
Gerçekten %100 saflığa yakın metanfetamin üretilebilir mi?
Hikaye kurgusu içerisinde eğilinen noktalar bilimsel temele sahip mi?
Bu soruların cevabını bir analitik kimyacı ve internet yazarı olan Jonathan Parkinson şöyle özetliyor.
Breaking Bad bilimsel açıdan çok başarılı bir grafik sergiliyor.
Yazarların ev ödevlerini iyi yaptığını söyleyebiliriz.
Normalde metamfetamin herkesin kolaylıkla yarışabileceği dekonşikten etkili Sudafed'in kimyasal süreçlere tabi tutulması sonucunda üretilebiliyor.
Bu sebeple Sudafed tüketimi birçok ülkede yakından takip ediliyor.
Ancak dizideki kimya öğretmeni Walt bu metod yerine P2P adı verilen bir yönetimi başvuruyor.
Analitik kimyacı Parkinson asla met pişmeyi denemediğini söylese de P2P isimli metodun bilimsel olarak geçerli olduğunu söylüyor.
Walton tarifi.
Uyarı. Sevgili uyuşturucu müptelaları.
Lütfen heveslenmeyiniz.
Burada tüm detayları vermeyecek ve en önemli birkaç pasamağı atlayacağız.
Evrim ağacını zehirli emellerine zahmet edeceğimizi sanmıyordunuz değil mi?
Sudafya'dan meta dönüştürülmesi bahsettiğimiz gibi tamamen doğru bilinen bir süreçtir.
Sudafya'da içerisindeki aktif bileşen olan Pseudoephetrin, Met ile neredeyse aynı kimyasaldır.
Dolayısıyla birini diğerini dönüştürmek birkaç basit adımdan ibarettir.
Kibrit kutularındaki kibriti yakmaya yarayan şeritten elde edilecek olan kırmızı fosfor ve iodine erişim olan herhangi biri suda fedi meta dönüştürebilir.
Çünkü bu iki kimyasal suda fedin içerisindeki oksijen ve hidrojeni ayırarak geriye sadece metanfetamin denen kimyasalı bırakır.
Parkinson şöyle diyor.
Ancak dizide bahsedilen P2P yöntemi çok daha karışık.
Molekülleri tek tek birleştirmeniz gerekiyor.
P2P adını fenilikipropan sözcüğünden alıyor.
Bu dizideki Walter karakterinin kimyasal süreç içerisinde ürettiği ara maddelerden biri.
P2P molekülü de sudafet ve met ile benzer bir kimyasal vepe sahip.
Tıpkı bir anahtar gibi halkasal bir karbon düğümüne ve kısa bir karbon boynuna sahip.
Bunlara da öbek halinde bazı kimyasal gruplar bağlı.
P2P'yi mete dönüştürmek için tek yapmanız gereken anahtarın dişlerini değiştirmek.
Ancak dizide Amerikan uyuşturucu ile mücadele dairesi yani DEA'de P2P yönteminden haberdar ve bu yüzden bu yöntemi de yakından takip ediyor.
Dolayısıyla Walter yakalanmamak adına P2P'yi Parkinson'ın deyimiyle sodyumlu olan her kimyagerin üretebileceği kötü kokulu bir diğer kimyasal aracılığı üretiyor.
Bu kimyasal tepkimeye sokarak yukarıda bahsettiğimiz diş yapısını değiştiriyor ve metanfetimiz sözcüğündeki met kısmını üretiyor.
Burada dizinin gereksiz yere dramatize ettiği ve abarttığı bir noktaya verelim.
Dizide Walter sürekli olarak kimya laboratuvarından metil amini çalıyor.
Parkinson şöyle diyor.
Gerçekte Walt gibi bir kimyacı bunu herkesin erişimi olan basit kimyasallarla üretebilir.
Yapması çok kolay. Sanıyorum metil amini laboratuvardan çalmak çok daha havalı.
Walt'un tarifinin son basamağı ise kimyasalla bir grup hidrojen atomunu bağlamak.
Buna indirgen aminasyon adı veriliyor ve yine gerçek hayatta kullanılan bir yöntem.
Kısaca özetlersek, Walter'ın tarifinin her basamağı gerçek bir kimyasal sürecin taklidi ve dolayısıyla gerçek.
Peki doğru sıcaklık, zamanlama ve yöntemlerle gerçekten de %100 saflığa rekabet pişirmek mümkün mü?
Aynı moleküller. Volt metilamin kimyasalını P2P'ye eklediğinde aslında iki farklı kimyasal elde ediyor ve bunlar birbirinin aynı görüntüsü şeklinde.
Bunun sebebi metilamin anahtarın iki tarafına da bağlanabiliyor olması ve bunu bir kimyager kontrol edemiyor.
Dolayısıyla Parkinson 50'ye 50'lik bir karışım elde edebilirsiniz diye özetliyor.
Tıpkı karbon moleküllerinin sadece birbirine bağlanma türüne göre bir yanda kömür, diğer yanda elmas oluşabildiği gibi bu durumda da bir molekülün bile yerinin değişmesi ciddi anlamda farklı özelliklerinde olmasına neden olabilir.
Üretimdeki kimyasallardan birinin yerinin farklı olması metamfetaminin enantiomeri denen ikinci yapısında oluşması neden olabilir ve işte saflığı bozan da budur.
Parkinson'ın aradaki devasa farkı şöyle özetliyor.
Bunlardan biri sizi uçuracakken diğeri sadece burun tıkanıklığınızı açan bir etki yaratır.
İlginç bir bilgi metanfetaminin ters molekülü sıradan burun açıları içerisindeki aktif molekül olarak bulunmaktadır.
Şimdi can alıcı nokta şurası.
Eğer üretilebilecek metanfetamin ister istemez %50 saflıkta oluyorsa Walter'ın pirlikleri nasıl %100 yakın olabiliyor?
İşte burası kimya açısından biraz sıkıntılı.
Çünkü metanfetamini aynı molekülünle ayırmak mümkün olsa da bu süreç çok uğraştırıcı, çok zor, çok masraflı ve çok zaman alan bir süreç.
Üstelik met pişirme sırasında yaptıklarına bakılırsa, Walt bu yöntemlerin hiçbirini kullanmıyor.
Tabii ki burada yazarların özgürlüğünü ve hayal gücünü devreye sokarak sorunu çözebiliriz.
Ancak işte bilim de biraz bu noktada devreye giriyor.
Hayal gücümüz sınırsız yakın olsa da bunların isabetliliğini bilgi ve gerçekler sınırlandırıyor.
Bu yüzden Walt'un tarifi doğru olsa da sonucu bilimsel olarak hatalı oluyor.
En iyisi sorunu çözmek için şöyle diyelim.
Walt belki de hiçbirimizin bilmediği bir saflaştırma yöntemi keşfetti ve kimseyle paylaşmak istemiyor.
Ne dersiniz? Parkinson anlatımını şöyle özetliyor.
Bu bilimsel hata beni rahatsız etmiyor.
Çok yaratıcı bir dizi ve belki de Walt inanılmaz zekice bir şey yaptı ve biz bunu bilmiyoruz.
Bence diziyi daha ilginç yapan da bu.
Bu arada yazı boyunca metnin ne kadar berberat ve ölümcü bir kimyasal olduğunu birkaç fotoğrafla anlatmaya çalıştık.
ABD'de MET'e karşı kampanya bir kere bile denemeyin şeklinde yapılıyor.
Çünkü birkaç ay ile birkaç yıl arasındaki bir sürede biriyi bilişsel ve fiziksel olarak şükerdip esir haline getirebiliyor.
Dolayısıyla MET bir kere bile denemeyin.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir. Bu bölümün sesi transkript çıkarıldıktan sonra değiştiği için satır takibi ve tıklayarak atlama kapalı.
