Bizi "Öldürmeyen Şey Güçlendirir" mi? Yeni Bir Araştırma, Bu İddiayı Yanlışlıyor!
7 Eylül 2020 · 4 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Bizi öldürmeyen şey güçlendirir mi?
Yeni bir araştırma bu iddiayı yanlışlıyor.
Yazar Janus Wood.
Çevirmen Eyüp Yıldırım.
Editör Çağrı Mert Bakırcı Seslendiren Dünçar Arslan Seni öldürmeyen şey güçlendirir sözü herkes tarafından o kadar kabul edilmiş durumda ki günlük
hayatımızdaki birçok konuşmada ve hatta ünlü şarkılarda bile bu sözü duyuyoruz.
Ancak yeni bir çalışmaya göre çoğu insan tarafından doğru kabul edilen bu düşünce aslında yanlış.
Araştırmacılara göre geçmişte yaşadığımız stresli olaylar gelecekte yaşayacağımız travmatik olaylara karşı bir direnç geliştirmiyor.
Hatta yapılan araştırma gerçeğin bundan tamamen farklı olduğunu gösteriyor.
Geçmiş disiplese yol açan olaylar insanları gelecekte yaşayabilecekleri travmatik olaylara karşı hassaslaştırıp zihinsel bir rahatsızlığa yakalanma ihtimalini arttırıyor.
Brown Üniversitesi'nde psikiyatrik epidemiolog olarak görev yapan ve araştırmanın başında bulunan Christina Fernandez şöyle diyor.
Doğal afetlerin sayısı her yıl artarken ve bu felaketlerin getirdiği hastalık.
Ölüm ve ekonomik sorunlar dünya tarafından tanınırken yine bu felaketlerin neden olabildiği zihinsel rahatsızlıklar ne yazık ki görmesi gereken ilgiyi görmüyor.
Bu araştırmanın doğal affetlerin bu yönüne de ilgi çekmesini umuyoruz.
Araştırma Brown Üniversitesi ve Konsepsiyon Üniversitesi'nde bilim insanlarının ortak çabasıyla yürütüldü.
Araştırma ekibi 2003 ve 2011 yıllarında 1160 şiriliği inceledi.
Bu yollar kayıtlara geçmiş en güçlü 6.
deprem, Ve ardından gelen Tsunami'nin Şili'yi vurduğu 2010 yılından önce ve sonraya denk geliyor.
Çalışma 2003 yılında başladığında hiçbir katılımcının travma sonrası stres bozukluğu PTSD veya büyük depresif bozukluk MDD'ye geçmişi yoktu.
2010 depreminden sonra hayatta kalanların %9,1'ine PTSD, %14,4'üne MDD tanısı konuldu.
Bu rahatsızlıklara sahip olma riski özellikle birden fazla felaket öncesi stres etkenine sahip kişilerde daha yüksek.
Bu stres etkenleri ciddi bir hastalık, bir yakının ölümü, boşanma, işsizlik ve finansal problemler olarak sıralanabilir.
Felaket sonrası PTSD riskinin artması için bahsettiğimiz etkenlerden 4 veya daha fazlasını felaket öncesinde yaşamış olmak gerekirken durum MDD için daha farklı.
Sayıdan bağımsız olarak bu stres etkenlerinden birini bile geçiren insanların felaket sonrası MDD riskinin daha yüksek olduğu belirtildi.
Araştırmacılar genel olarak felaket öncesinde birden fazla stres etkenine maruz kalan Şilililerin, daha az stres etkenine maruz kalanlara göre felaket sonrasında zihinsel bir bozukluk gösterme
riskinin daha fazla olduğunu söyledi.
Brown Halk Sağlığı Okulu'nda epidemioloji profesörü olarak görev yapan ve makalenin başyazarı Stephen Burke'a ekliyor.
Ne yazık ki aynı şeyleri Covid-19 için söylemek de mümkün.
Daha şimdiden virüsün siyahi ve Latin Amerikalılara nasıl daha fazla bulaştığını ve can aldığını görüyoruz.
Elimizdeki bulgular daha fazla stres altında kalan dezavantajlı grupların pandemi sonrası süreçte zihinsel bozukluklardan daha ciddi bir şekilde etkileneceğini gösteriyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
