Beyin Sisi Nedir? COVID-19 Kaynaklı da Olabilen Beyin Sisi ile Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?
22 Ağustos 2021 · 10 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Beyin sisi nedir?
COVID-19 kaynaklı da olabilen beyin sisiyle nasıl başa çıkabilirsiniz?
Yazar Anthony James Ocon.
Uyarlayan Cansu Erdem.
Editör Pedram Türkoğlu.
Seslendiren Murat Kılıç.
Günlük hayatta aniden beynimizin durduğunu veya yavaş çalıştığını hissettiğimiz zamanlar olabilir.
Bu durum bazen psikolojik anlamda stresli bünyemize veya altta yatan herhangi bir sağlık sorununa bağlanabileceği gibi yalnızca uzun süren sedanter yaşantımıza yani sürekli
hareketsizlik durumuna da bağlanabilir.
İnsan beyni uzun süre meşgul edilmediği takdirde veya bir patolojik olgu nedeniyle işlev kaygına uğradığında bu uyarı eksikliklerine karşı bir çeşit uyuşukluk haliyle yanıt verebilir.
Buna basitçe beyin sesi diyoruz.
Beyin sisi, odaklanma problemleri, çoklu düşünebilme ve uzun ve kısa süreli bellek kapasitesinde azalma ile karakterize olan farklı fiziksel veya psikolojik nedenlere bağlı olarak oluşabilen
bir durumdur. Aslında tıbbi veya bilimsel bir terim değildir.
Daha çok psikolojik belirtileri tarif etmek için kullanılan bir kavramdır.
Westminster Üniversitesi'nde bilissel sinir bilim çalışan Catherine Laudey, beyin sisini şöyle tanımlıyor.
Beyin sisi, zayıf bilissel işlevlere neden olur.
Adeta belleğimiz, dikkatimiz, yaratıcı düşünme ve problem çözme yeteneğimizin üzerini örten bir örtü gibidir.
Beyin sisinde neden olan durumlar Kronik yorgunluk sendromu Nedenleri henüz tam olarak aydınlatılmasa da beyin sisine yol açtığı rapor edilen bir takım olgular vardır.
Bunlardan belki de en önemli olanı kronik yorgunluk sendromudur veya kısaca KYS.
Kronik yorgunluk sendromu hem fiziksel hem de bilissel olarak kendini gösteren, genelde 6 aydan uzun süren yoğun hasizlik durumuyla karakterizedir ve çeşitli nedenler sonucunda
günlük yaşantıyı güçleştirmektedir.
Özellikle azalmış beyin kan akımı gösterilmiştir ve yapılan fonksiyonel MR taramaları sonucunda KS'ye sahip bireylerin zor zihinsel görevleri yenile getirebilmek için kortikal
ve subkortikal beyin bölgelerinin normalden daha yüksek aktivite sergilemesi gerekebileceği görülmüştür.
Bir diğer KS nedeni olarak ortostatik intolerans ve buna bağlı olarak taşikardi gösterilmiştir.
Bu temel olarak uzun süre hareketsiz pozisyondayken oturur veya yatar, aniden ayağa kalktığımızda gelişen hipotansiyon ve ani hasizlik durumudur.
KYS belirtileri genel olarak hafif bilissel bozuklukla sınırlandırılsa da KYS'yi tecrübe etmiş bireyler bu belirtileri beyin sisi olarak ifade etmişlerdir.
KYS nedenli beyin sisi belirtileri olarak yavaş düşünme, odaklanmada güçlük, kafa karışıklığı, unutkanlık ve hasizlik rapor edilmiştir.
Azalmış sosyal etkileşim Beyin sisini neden olan diğer bir güçlü faktör olarak azalmış sosyal etkileşim ve sıradan tek düze bir yaşantı gösterilmektedir.
Her günü bir öncekiyle aynı geçirmek, her zaman aynı işlerle aynı şekilde meşgul olmak sonucunda beynin kendini bir nevi tasarruf moduna aldığını söyleyebiliriz.
Westminster Üniversitesi'nde bilissel sinir bilim çalışan Catherine Laudey'in bu durumu önlemek için önerileri şunlar.
Bir parkta yürürken telefonla bir iş toplantısına katılabiliyorsak değişen manzara ve egzersiz sayesinde daha uyanık olduğumuzu ve daha iyi konsantre olabileceğimizi görebiliriz.
Ayrıca evde farklı ortamlarda vakit geçirmenizi öneririm.
Ya da yalnızca bir odanız varsa odanın nasıl göründüğünü değiştirmeyi deneyin.
Yeniden dekore edin demiyorum ama duvarlardaki resimleri değiştirebilir veya en küçük alanda bile çeşitlilik için bir şeyleri hareket ettirebilirsiniz.
Bu ortama az da olsa bir farklılık katacak ve beyninizi az da olsa işler halde tutacaktır.
Her günün aynı şekilde geçirilip, sosyalleşmeden uzak durmanın tercih edildiği zamanların fazla olması durumunda, kümülatif olarak beynin hatıraları işleme mekanizmasının da etkilendiği
düşünülür. Bellek merkezi olan hipokampüs, bireysel anıların başarılı ve her birinin ayrı bir şekilde kodlanmasını sağlar.
Böylece bir anıyı diğerinden ayırt edebilir ve onları verimli bir şekilde kaydedebilir.
Sisli bir beyin sisli anılar kaydedecektir ve bunları tekrar hatırlamak da bir hayli zor olacaktır.
Cambridge Üniversitesi'nde bilissel sinir bilim çalışan Profesör John Simons'a göre bu gidişle ileride anılarımızı ayırt etmek çok zor olacak.
Bir ya da iki yıl içinde geçen yılki belirli bir olaya bakıp bu ne zaman oldu ki diyeceğiz.
COVID-19 Hem viral enfeksiyon açısından hem de pandeminin zorunlu kılmış olduğu evde izolasyondan dolayı beyin sisini neden olan faktörlerden biri olarak koronavirüs de gösteriliyor.
Yapılan son çalışmalarla koronavirüsün beyin sesi oluşturma mekanizması daha da aydınlatılmış durumda.
Bilim insanlarına göre koronavirüsün belirli beyin hücrelerine doğrudan saldırıp beyin kan akımını azaltması veya beyinde beyin hücrelerine zarar verebilecek bağışıklık moleküllerini uyarmasının
söz konusu olabileceği düşünülüyor.
Koronavirüs enfeksiyonu sonucunda bireylerde bilissel aktivite kaybının rapor edilmesi sonucunda yapılan sinir bilimsel araştırmalarla virüsün kan beyin bariyerini geçip geçemediği konusunda farklı
sonuçlara varılmıştır.
Örneğin bir çalışmada virüsün kan beyin bariyerini geçemediği ancak burun boşluğunda olfaktör mukozaya yerleşmesi sonucunda beyin hücreleriyle sınırlı da olsa bir etkileşime
girebildiği sonucuna varılmıştır.
Virüsün olfaktör mukoza ile teması sonrası olfaktör sinirleri enfekte etmesi ve sinir boyunca ilerleyerek beyne ulaşması da bir diğer çalışmanın sonucudur.
Farklı bir çalışmada koronavirüsün kan beyin bariyerini aşabildiğinden bahsedilmektedir.
Ancak burada bahsedilen muhtemelen bütünlüğü bozulmuş bir kan beyin bariyeridir.
Koronavirüs kaynaklı veya hali hazırda var olan iskemi, ensafalit veya kardiyovasküler hastalıklardan kan beyin bariyerinin geçirgenliğini arttırması söz konusudur.
Ayrıca viral enfeksiyon sırasında gelişen stokin fırtınasının da bariyer geçirgenliğini arttırdığı yapılan çalışmalara göre anlaşılmıştır.
Diğer bir çalışmaya göre koronavirüsün beyne geçişi için enfekte olmuş bağışıklık hücrelerinin virüse taşıyıcılık etme olasılığı neden olarak gösterilmiştir.
Koronavirüste enfekte hücrelerin menencit, vaskülit gibi patojenlerin oluşturduğu geçiş kapılarından beyne ulaşabileceği fark edilmiştir.
İnflamasyon Nörolojik bozuklukların sebebi olarak görülen nöroinflamasyon olgusunun da beyin sisi oluşumuna katkıda bulunduğu düşünülmektedir.
Bu nedenle nöroinflamasyonun eşlik ettiği ya da yol açtığı bilissel fonksiyon bozukluklarında beyin sisi belirtilerine rastlamak şaşırtıcı olmayabilir.
Örneğin nöron inflamasyonu veya oksidatif stresin yoğun olarak gözlendiği Alzheimer hastalığında bozulan bilissel fonksiyonlara ek olarak beyin sisine benzer bir anksiyete
zihinsel kaynakları tüketen faktör olarak tanımlanan anksiyete yani kaygı bozukluğu, beyni oldukça yorar, birey normal görevlere odaklanabilmek için daha fazla çaba sarf etmelidir.
Ve bunun sonucunda beyin sisi tecrübe edilebilir.
Bunun yanı sıra depresyon, ADHD yani Türkçe adıyla dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi bozukluklar da beyin sisine neden olabilmektedir.
Bu gibi durumlarda uzmanlara göre yeterli uyku, bol su içme, iyi beslenme, fiziksel hareket ve olabildiğince stressiz bir yaşantı ile beyin sisi belirtileri belli bir dereceye kadar
azaltılabilmektedir.
Diğer Beyin sesinin yukarıda saydığımız sebeplerinden başka, vitamin eksikliği, açlık, susuzluk, yasa dışı madde ve alkol kullanımı, kronik hastalıklar, belirli ilaçlar,
örneğin kemoterapötikler, tetikleyici olarak gösterilebilir.
Ne zaman doktora danışılmalı?
Eğer fiziksel aktivite sonrası yorgunluk, yetersiz uyku, soğuk algınlığı ya da yoğun stresin yaşandığı ortamlar gibi beyin sisine sebep olabilecek açık faktörler biliniyorsa bu olumsuzluklardan
olabildiğince kaçınmak suretiyle beyin sisi önlenebilmektedir.
Çoğu zaman geçicidir ve ciddi bir olgu söz konusu değildir.
Ancak sebepsiz şekilde kişinin günlük yaşantısını çok güçleştiren bir tablo varsa doktora danışılmalıdır.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
