Başkalarının Fikirlerini Karakterinizin Bir Parçası Haline Getiriyor Olabilir misiniz?
15 Mayıs 2023 · 7 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
İçe atım nedir?
Başkalarının fikirlerini karakterinizin bir parçası haline getiriyor olabilir misiniz?
İçe atım kişinin başkalarının düşünce veya beklentilerini kabul edip bunları kişiliğinin bir parçası haline getirmesi durumudur.
Sigmund Freud tarafından öne sürülen baş etme mekanizmalarından biridir.
Ayrıca psikolojide başka bir kavram olan yansıtmanın terse olduğu kabul edilir.
Genellikle otorite figürlerinin içe atımı yaygın görülen bir durumdur.
Birçok çocuk yüksek oranda güçlü sezgilere sahiptir ve birçok konuda alıcı davranır.
Hassas çocuklarda bu durum daha da belirgindir.
Alıcılıklarının bir sonucu olarak çevreden gördüklerini almakla kalmaz, kişiliklerinin bir parçası haline getirirler.
Çünkü çocukları tanımlayacak şey içinde bulundukları çevredir.
Çocukların içe atım davranışının bir nedeni de terk edilme korkusudur.
Çocuklar bakıma muhtaç olduklarından karşılarındaki yetişkini taklit etmeleri, ona benzemeleri gerektiğini düşünebilirler.
İçe atım sürecinde kişi benimsediği düşünceyi sorgulamaz veya çok az sorgular.
Yani arkadaşlarınızın fikirlerini üzerinde bir miktar düşündükten sonra mantıklı bularak kabul etmeniz bir içe atım örneği değildir.
Buna karşın çocukların ailelerinin siyasi görüşlerini, seksle ilgili tabularını veya cinsiyet rollerine dair bakış açılarını sorgulamaksızın kabullenmesi bir tür içe atımdır.
Bu gibi düşünceleri benimseyen çocuk, yetişkinliğinde bile bu düşünceleri kişiliğinden ayıramaz.
Çevrenin içe atım üzerindeki etkisi Her ne kadar çocuklarda içe atımın kaynağı ebeveynler veya bakım verenler olsa da, yetişkin veya çocuk herhangi bir birey, hayatında etkisi
büyük olan insanların tavır veya karakteristik hareketlerini içe atım süreciyle benimseyebilir.
Aile dışındaki kişilerden kaynaklanan içe atımlarda çocuğun edindiği davranış aileden gördüğü davranışlardan oldukça farklı olabilir.
Okulda zorbalığa uğrayan bir çocuk, hayvanlara veya kardeşlerine normalde yapmadığı olumsuz davranışlar sergilemeye başlayabilir.
Bir savunma mekanizması olarak içe atım.
Freud'a göre içe atım daha çok mental olarak sağlıklı insanların kullandığı bir tür savunma mekanizmasıydı.
Günümüz psikologlarından bazılarına göre ise içe atım çocukların ulaşmakta zorluk çektikleri bakım verenlere karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır.
Bu durumda çocuk karşısındaki yetişkinin bazı özelliklerini benimseyerek yetişkinin yanında olmasa bile varlığını hissedebilir.
Bu tarz içe atım, benimsenen özelliğin iyi veya kötü olmasına göre olumlu veya olumsuz sonuçlar doğurabilir.
İçe atımın olası etkileri İçe atım süreci, sürece neden olan durum ve süreç içerisinde benimsenen özelliklere bağlı olarak olumlu veya olumsuz etkiler yaratabilir.
Olumlu etkiler Şefkat, sadakat, ahlak veya fakirlere yardım etme arzusu gibi özelliklerin benimsendiği durumlarda bu özellikler kişinin iyi olarak tanımlanacak bir kişilik oluşturmasına
yardımcı olabilir. Çocuklarda yetişkinin varlığını hissetme durumunda anlatıldığı gibi içe atım yetişkinlere bir yakının ölümünü daha kolay anlatma fırsatı sunabilir.
Örneğin annesini yeni kaybetmiş bir kadına annesine ne kadar benzediği söylendiğinde kadın annesiyle olan güzel anılarını hatırlayabilir ve kendisini annesine yakın hissedebilir.
Aynı şekilde aynı babası gibi sözlerini duyma hevesi çocuklarda sorumluluk alma isteği doğurabilir.
Olumsuz etkiler. Ailesinden gördüklerini içe atan bir çocuk, ailesinde sürekli gördüğü değersizlik, yetersizlik veya suçluluk gibi duyguları kendine uyarlayabilir ve zamanla
özgüveninde büyük yaralar açılabilir.
İçe atımın başka bir olumsuz etkisi, içe atılmış bir düşünceyle kişinin zamanla kendi başına edindiği fikirleri uzaklaştıramaması ve bunların yarattığı çelişkiden dolayı kişiliğini
sorgulaması olabilir. Örneğin babasını ideal bir insan olarak içe atan çocuk, babasının bir suça karıştığını öğrendiğinde büyük bir iç karmaşa yaşayabilir.
Yine benzer şekilde kişi benimsediği davranışları içten içe eleştiriyor, bunları tam anlamıyla doğru bulmuyorsa içsel bir çatışma yaşayabilir.
Ayrıca kişi onaylamadığı davranışları içe atarak bu davranışlara karşı duyduğu nefreti azaltmaya çalışabilir.
veya bu içe atımın sonucunda kişi hoşlanmadığı figürün özellikleriyle hesaplaşmasını içsel bir sürece dönüştürmüş olabilir.
İnsanlar içe atımın bir sonucu olarak kendi ihtiyaçlarından çok başkalarının beklenti ve isteklerine odaklanabilir.
Bazı genç yetişkinler kendilerini tatmin edecek kararlar vermektense ebeveynlerinin inançlarını pekiştirmeye veya beklentilerini karşılamaya yönelik kararlar alabilir.
Romantik bir ilişkide kişi, partnerinin dış görünüşü ve kişiliğine dair yorumlarını içe atarak bu yorumlara uygun olacak şekilde davranabilir.
Olumsuz içe atım istismar vakalarında da ortaya çıkabilir.
Örneğin istismar içeren bir ilişkide kişi partnerinin gerçek olmayan yorumlarını benimseyerek değersizlik veya başarısızlık duyguları yaşayabilir.
Bazı durumlarda istismar edilen kişi partnerini o kadar güçlü bir şekilde içe atar ki kendisi de bir istismarcıya dönüşebilir.
Olumsuz içe atımın tedavisi Olumsuz içe atımları bulunan bir kişi terapi olarak bunlardan kurtulabilir.
Psikanaliz derinlere yerleşmiş bilinçsiz düşüncelerin ortaya çıkarılmasını sağlayabilir.
Ayrıca bilişsel davranışçı terapi kişinin olumsuz inançlarını analiz etmesine ve bunları daha gerçekçi düşüncelerle değiştirmesine yardımcı olabilir.
Olumsuz içe atımlar depresyon ve anksiyete gibi mental sağlık sorunlarına yol açabilir.
Bu durumda terapi bu rahatsızlıkların tedavisi için de önerilebilir.
Terapi yardımıyla kişi olumsuz içe atımlarını düzelterek bunların gelecek hayatını etkilemesini önleyebilir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
