Transkript
Ayakta su içmek zararlı mı?
İhtiya. Midenin küçük eğiline uyan kısmında valde yerin mide caddesi denen oluk bulunur.
Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını geçerek 12 parmak bağırsağına geçer.
Ayakta su içildiğinde su hiçbir yere etkisi olmadan direkt olarak 12 parmak bağırsağına geçer.
Gerçek mi? Gerçek ne?
Duruş pozisyonunuz ile su içmeniz arasında modern bilim bilgilerimiz ışığında bugüne kadar keşfedilmiş hiçbir bağlantı bulunmamaktadır.
Bugüne kadar yapılan hiçbir araştırmada ayakta su içenlerin herhangi bir hastalığa yakalanma sıklığında diğerine göre daha fazla yatkınlık olduğunu veya ayakta su içen birinin bundan herhangi bir şekilde fizyolojik
veya psikolojik hasar gördüğünü gösteren herhangi bilimsel bir sonuca ulaşılamamıştır.
Dolayısıyla argüman bilimsel açıdan tamamen hataldir.
İsabetsiz bir spekülasyondan öte bir değeri bulunmamaktadır.
İddianın kökeni Bu iddia Çeşitli dini kaynaklar tarafından halk arasına yayılmış hatalı bilgilerden birisidir.
Örneğin Hindistan'daki dini doktorlar olan Ayurveda uzmanları ayakta su içmenin artışta neden olduğunu iddia etmektedirler.
Ancak bu bilimsel olarak tamamen hatalıdır.
Bu tür anlatıları daha ziyade insanların yeme içme davranışlarıyla ilgili farkındalıklarını artırmaları amacıyla türetilmiş fikirler olarak görmek gerekir.
Bilimsel birer argüman olarak değil.
Bilgiler Su son derece akışkan bir sıvıdır.
Miti geliştirenlerin iddia ettiği üzere bir katı gibi hareket etmez.
Mide hangi konumda olursa olsun sindirim kanalından çıkıp mideye ulaşan su türbülant akışa girerek çalkalanacak ve mide asitleriyle normal bir şekilde karışacaktır.
Bahsedilen doğrudan geçiş ancak ve ancak katı ve ufak parçalar için geçerli olabilir ki midenin şeklinden ötürü bu bile doğru olmayacaktır.
Aşağıda sıvıyla dolu bir midenin şematik görüntüsü gösterilmektedir.
Valdeğer'in Caddesi Hatası Midede sıvıların takip ettiği veya sıvıların özellikle içerisinden aktığı Valdeğer'in Caddesi isimli bir oluk bulunmaz.
Bu tamamen uydurma bir terimdir.
Anatomi veya kimi zaman cerrahi bilimlerde Valdeğer'in bağı olarak tanımlanan Fashoff Valdeğer ya da Valdeyers Fashoff bulunmaktadır.
Ancak bunun suyun akışıyla doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır ve midenin dışındaki bir katlanma formasyonu için kullanılan bir isimdir.
Kimi Türkçe kaynakta sinirim borusunun sonu ile 12 parmak...
bağırsağı arasında en kısa mesafe olarak tanımlansa da bu yanlıştır.
Bu iki nokta arasındaki en kısa mesafeye kurvatura ventriculi minor adı verilir.
Yani kıvık yapıdaki midenin içte kalan kısa kenarıdır.
Tuttuğunuz katı ve sıvıların nasıl bir yol takip ettiğini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.
Bunun yanı sıra midede yapısı gereği elbette çeşitli yarıklar ve oyuklar bulunmaktadır.
Hatta bunların bir kısmının mide sıvı ve katılarla dolduktan sonra duodenuma başaltım sırasında görevleri olduğuna dair bulgular bulunmaktadır.
Ancak bunların hiçbirinin su içme pozisyonu yani suyun mideye giriş biçimiyle ilgisi bulunmamaktadır.
Valdier'in adının geçtiği diğer yerlerin ise midenin içi ya da sıvılarıyla hiçbir alakası bulunmamaktadır.
Örneğin yutağımızda Valdier'in halkası isimli bir yapı bulunur ve görevi vücudu mikroplara karşı korumaktır.
Dolayısıyla midede bulunduğu iddia edilen bu doğrusal cadde bir hayal ürünüdür.
Aşağıdaki detaylı mide haritaları incelenebilir.
Ayakta durmak ile mide yapısı arasındaki ilişki Midenin yapısı diğer organlara göre daha esnek olmakla birlikte oturma ile ayakta durma arasında sıvılar gibi akışkanların hareketini etkileyebilecek düzeyde değişmez.
Elbette kilo miktarına ve organların anlık konuna bağlı olarak hareketlerimiz çeşitli organların bir miktar basılı veya gergin hale gelmesine neden olabilir.
Ancak bunu sıvılar gibi akışkanların hareketini dikkate değer bir miktarda etkilemesi mümkün değildir.
Üstelik pozisyonumuzun midenin yapısıyla bir ilgisi olsaydı bile bunun su akışı veya patojenlerin öldürülmesiyle bir ilgisi olmazdı.
Ayaktaki bir insanın midesi aşağıdaki gibi gözükür ve bu şekilde de görülebileceği gibi mideye inen suyun asitle karışması için fazlasıyla zaman olacaktır.
Eğer bir sıvının yutulduktan sonra yolu nasıl takip edeceği ve kıvrımlardan nasıl sıçrayarak akacağı düşünülürse argümanın geçersizliği net bir şekilde görülecektir.
İddia evrimsel olarak da geçersizdir.
İnsanlar evrimsel süreçte sonradan iki ayak üzerinde kalmış türlerdir.
Esasında anatomimiz halen dört ayak üzerinde yürümeye uygun olacak biçimdedir.
İki ayakla halen tam olarak uyumlu değiliz.
Bu durumda sindirim sistemimizde esasında diğer dört ayaklı hayvanlarınkine benzemektedir ve bu şekilde adapte olmuştur.
Eğer dört ayak üzerinde yaşayan atılardan evrimleştiysek bu durumda biz insanlar için en uygun su içme durumunun dört ayak üzerinde durarak olduğunu mu beklemek gerekir?
Elbette hayır. Tıpkı ayakta su içmenin zararlı olduğunu söylemek gibi, dört ayak üzerinde su içmenin en uygun olduğunu söylemek de hatalı olacaktır.
Zira sıvıların tüketiminin veya detoksifikasyonun pozisyonuyla doğrudan bir alakası bulunmamaktadır.
Atalarımız, suyu bulabildikleri her yerde, içebildikleri her şekilde içmişlerdir ve bu konuda herhangi bir seçilim baskısına maruz kalmamışlardır.
Dolayısıyla su içmek için doğru bir pozisyon bulunduğu fikri bilim dışıdır.
Sonuç, ara ara insanlar bu iddiayı doğrulayan bulgular keşfedildiğini ileri sürseler ve bazı doktorların bu konuda yaptıkları açıklamaları kaynak kabul etseler de saygın hiçbir tıp örgütü bu yönde bir görüş
beyan etmemiştir. Keza bu yönde açıklamalar yapan doktorlar iddialarının kaynağı olan akademik makaleleri gösterememektedirler.
Çünkü bu tür bir ilişkiyi gösterebilen hiçbir akademik makale bulunmamaktadır.
Dolayısıyla su içmenin doğru pozisyonu...
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
