Astrolojiye İnananlara Hatalarını Nasıl Gösterirsiniz?
8 Eylül 2026 · 17 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Astrolojiye inananlara hatalarını nasıl gösterirsiniz?
Basit bir astroloji deneyi.
Oyunu ile astrolojinin tutarsızlıklarını gösterebilirsiniz.
Richard Dawkins'in astrolojiye inananlara yönelik yaptığı kapsamlı analiz videosunu artık izlemeye kalmamıştır.
Kaçıranlar aşağıda izleyebilirler.
Astroloji ile ilgili bilimsel temelinizi sağlamlaştırmak isterseniz buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.
Ola ki bilimsel araştırmalar halk efsanelerinin geçersizliğini görmeniz için yeterli değilse,
kendi testlerinizi uygulayarak kendi gözlerinizle astroloji safsatası üzerinden para kazananların gözünüzün içine baka baka yalan söylediğini ve paranızı çaldığını görebilirsiniz.
Deneysel oyunla burçlara ait karakter iddialarını çürütün.
Deney oldukça basit ve Dawkins'in gösterdiği deneylerin bazılarından esinleniyor.
Diyelim ki astrolojiye göre yengeç burcusunuz.
Astrolojiden anladığını iddia eden ve sizi kısmen tanıyan birine konu açıldığında yengeç harcı bir burç söyleyin.
Sonra ikizleriyle ilgili bilgiler vermesini ve size ne kadar da uyduğunu, olumlu ve olumsuz taraflarınıza anlatmasını izleyin.
Sonrasında sözünü keserek yalan söylediğinizi, aslında ikizler olmadığınızı söyleyin.
Muhtemelen, haha tahmin etmiştim, çok da uymuyor sana şimdi düşününce, nesin aslında?
Minivalinde bir şeyler diyeceklerdir.
Bunu söylediklerinde biraz utangaç ama karşı tarafa güven verecek şekilde yine yanlış olan başka bir burç söyleyin.
Biraz utangaç olmalısınız.
Çünkü az önce yalan söylediğiniz için kendinizin utandığını karşı taraf anlamalı.
Eğer aşırı emin gözükürseniz karşı taraf kendisini yine kandırmaya çalıştığınızı düşünecektir.
Ola ki foyanız açığa çıkarsa şakayla karışık bir şekilde yanlış bir doğum tarihle birlikte ona uygun bir burç söyleyin.
Mesela 23 Ocak deyin ve kova olduğunuzu söyleyin.
Böylece fazladan bilgi vererek karşı tarafı ikna etme şansınızı arttırmış olacaksınız.
Her neyse, karşı taraf ikna olduğunda ve kovanın size ne kadar uyduğunu,
olumlu olumsuz taraflarınızı saymaya başladığında bir süre sonra yine lafını kesin
ve tekrar yalan söylediğinizi söyleyin.
Bu işlemleri karşı taraf yalan söylemekten veya size oynamaktan bıkana kadar devam ettirin.
Teorik olarak 11 defa burç değiştirmeniz mümkündür.
Çünkü astrolojinin tamamı ve burçların hepsi uydurmadır.
Ancak çoğu zaman kişiler 3-4 yalandan sonra sıkılırlar.
Farklı farklı astroloji safsatasına inananlarla rekorunuzu kırmaya çalışın.
Deneyinlerinizi bizlerle paylaşın.
Astroloji neden en basit bilimsel testleri geçemiyor?
Tabi ki astrolojiye inanan bilim karşıtları genellikle süreç içerisinde bu tür çürütmelere eşit derecede geçersiz savunmalar geliştirmişlerdir.
Bunların bir tanesi ama yükselen var, diğer gök cisimlerinin etkisi var.
Şimdi onları katmadan astrolojiden bahsedemezsiniz gibi bir savunmadır.
Ülkemizin en değerli astronomlarından Dr. Ethem Derman'ın sözleri bu noktada ete kemiğe bürünerek anlam kazanmaktadır.
Hayatınızda ebenin etkisi Satürn'den fazladır.
Gerçekten de öyle.
Burada tüm detaylarıyla gösterdiğimiz üzere hem matematiksel olarak hem de fiziksel olarak astrolojinin herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır.
Yani elektromanyetizma, gök cisimlerinin kütle çekim kuvveti ve benzeriyle astrolojiye bilimsel bir temel bulmak imkansızdır.
Odada oturan arkadaşınızın veya doğum sırasında orada bulunan doktorun sizin üzerinizdeki kütle çekim kuvveti herhangi bir gezegenin hatta ayınkinden bile daha güçlüdür.
Cebinizdeki telefonun veya doğum anında kullanılan oksijen ve kalp ritmi monitörlerinin elektromanyetik kuvveti herhangi bir gezegenin ve hatta güneşin elektromanyetik kuvvetinden daha fazladır.
Bu durumda etrafımızda bu kadar faktör varken,
spesifik bir gök cisminin göz ardı edilebilecek kadar ufak fiziksel etkisinin sistemsel bir mekanizma olarak ileri sürülmesi geçersizdir.
Eğer bu saydığımız diğer faktörlerinde bizi etkilediği kabul edilecek olursa da,
astrolojinin tüm iddiaları geçersiz konuma düşmektedir.
Çünkü astrologlar, yaptıklarını iddia ettikleri analizlerin hiçbirinde bu tür sinyal gürültülerini dikkate almamaktadırlar.
Yani her iki durumda da astrolojinin bilimsel bir temele oturtulması imkansız gözükmektedir ki bu nedenle de bugüne kadar oturtulamamıştır.
Astrologlar genellikle bu tarz bilimsel analizlere yönelik olarak çok sayıda asılsız, temelsiz, gerçekliği ispatlanmamış ek iddia ile argümanlarını bulundurmaktadır.
Ancak ispatsız olan tüm üst iddiaları görmezden gelip, astrolojinin yine ispatsız olan temel argümanlarına odaklandığınızda,
geriye kalan basitçe insani karakterlerin doğum anı ile hiçbir alakası olmadığı,
astrologların kafalarına göre yorum yaptıkları gerçeğidir.
Çünkü gök cismi ile davranış arasındaki nedensellik bilimsel olarak gösterilmediği müddetçe,
bunun üzerine inşa edilen karakter analizlerinin, burç kategorilerinin,
geleceğe yönelik tespitlerin hiçbiri geçerli görülemez.
Astrologların katılımıyla gerçekleştirilen, onların katkılarıyla yapılan
ve Nature dergisine yayınlanan bir deneyde 28 astroloğa 256 katılımcının 480 soruya verdikleri cevaplardan toplanmış kişilik verileri gönderilmiş.
Bu bilgilerden yolu çıkarak astrologların buç ve kişilik analizleri yapması istenmiştir.
Birden fazla şekilde yapılan testler sonucunda astrologların birbiriyle ortak sonuçlara varamadıkları gibi
astrologlar tarafından test edilen sonuçların kişiler tarafından doğru bulunmadığı,
Askeri üretilen veya başkalarına ait olan kişilik analizlerini kendilerine özel üretilenlere istatistik olarak eşit sıklıkla tercih ettikleri gösterilmiştir.
Aynı deney 2008 yılında 52 üniversite öğrencisiyle tekrar edilmiştir ve aynı sonuçlara ulaşılmıştır.
Dolayısıyla yukarıdaki basit oyuna yaptığınızda bir nevi kontrolü deney gibidir.
Astrologların ne tür savunmalarla sizi kandırmaya çalıştıklarını kolayca görmenizi sağlayacaktır.
Teknik olarak eğer ki burçlar doğru olsaydı burcunuz size uymalıdır.
Bir astrolog net bir şekilde bu burcu test edebilmelidir.
Çoğu zaman kişiler ama gerçekten burcum bana çok uyuyor derler.
Bunun sebebi burçların gerçekten size uyuyor olması değil.
Astrologların Forer Barnum etkisinden bir psikolojik, istatistik yönteme başvurarak size yalan söylüyor olmasındandır.
Eğer ki 12 burçtan herhangi birini size sizin burcunuzu okuyoruz diyerek okusaydık büyük oranda uyduğunu görecektiniz.
Dawkins'in deneyi bunun bir örneğidir.
Forer Barnum etkisiyle ilgili buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.
Ama astroloji gerçekten cidden geçersiz mi?
Astrolojiye inananların hatalarını göstermenin bir yolu da onlarla mantığa ve bilime dayalı bir sohbet olabilir.
Bu çoğu zaman işe yaramaz.
Çünkü sahte bilim inancı oldukça derindir ve mantıklı bir sohbet zor olabilir.
Ancak ola ki bunu yapabilecek birini tanıyorsanız,
belki de onları gerçeğe yönlendirmenin yolu yukarıdaki oyun gibi zokaya düşürmek değil,
bir iddiaya bilimsel olarak nasıl yaklaşmaları gerektiğini öğretmektir.
Şöyle düşünün, yukarıdaki eğlenceli deneyi oyuna el alın.
Bu bir fizik deneyi olsaydı kimi zaman çalışıp kimi zaman çalışmamasını bekler miydiniz?
Hayır.
Tıp olsaydı, valla şekerim şimdi diabet var, kalp var, böbrek var, neyin olduğunu nihayetinde elbette bilemeyiz.
Ama biz gene de bu tedaviyi bir deneyelim denmesini ister miydiniz?
Elbette hayır.
Anetleştirelim.
Diyelim ki babanız kim?
Net olarak biliyorsunuz ve genetik bilimin isabetliliğini tespit etmek istiyorsunuz.
Baba olabilecek yaşta 12 kişiyi ele alıp bir hastaneye gidiyorsunuz.
Sizden ve bu 12 kişiden kan alınıyor.
Genler dizleniyor.
Araştırmacılara diyorsunuz ki 4 numaralı kişi babamdır.
Ama aslında yalan söylüyorsunuz.
Gerçekte babanız olan kişi 9 numaralı kişi.
Genetik sonuçlar geliyor ve sonuç net.
9 numaralı kişi babanız.
Diyorsunuz ki hayır yalan söyledim.
Aslında 11 numaralı kişi babamdı.
Tekrar edelim testi.
Tekrar test yapılıyor.
Ve yine genetik testin sonucu aynı.
9 numaralı kişi babanız.
Bunu istediğiniz kadar tekrar edin.
Genetik testlerin akademik olarak yayınlanan hata paylarının içinde kaldığınız müddetçe ısrarla sonuç 9 numara olacaktır.
Bu size güven vermelidir.
Benzer şekilde astrologların belirsizliği de size güvensizlik vermelidir.
Eğer fizikte, kimyada, biyolojide bir iddianız varsa en azından istatistiki olarak anlamlı bir tekrar boyunca sonuçlarınızın aynı olması gerekirdi.
Daha temel bilimleri geçtik.
Psikoloji ve sosyoloji gibi sosyal bilimlerde bile belli bir istatistik standart vardır.
Örneğin buradaki örneği okuyarak bilimsel bir mesele söz konusu olduğunda araştırmacıların en ufak bir hatasında bile bilim camiasının ne kadar katı, sert ve net bir tepki verdiğini, kişileri doğru yöne sevk edecek uyarıları yaptığını ve bilimsel iddiaların yayınlanmadan önce ve sonra ne tarz katı bilimsel testlere tabi tuttuğunu görebilirsiniz.
Astrolojinin bilimselliğine yönelik kontrol listesi
Bir alanın bilimselliğine yönelik yaptığımız incelemeyi astrolojiye uygulayalım.
Bakalım nasıl bir sonuç çıkacak?
1. Astroloji doğal dünyaya mı odaklanmaktadır?
Evet, ancak astrolojinin temel iddiası, başımızdan geçen olayların doğum tarihimiz ve gök cisimleriyle ilişkilendirilebileceğidir.
Yani dünyanın güneş etrafında bulunduğu konuma yönelik, tamamen rastgele geliştirdiğimiz ve milenyumlar içinde değişen takvim sistemi
ve bu takvimde hangi günde ve saatte doğduğunuzdaki astronomik cisim konumları ile
bugün, yarın, birkaç yıl sonra başınızdan geçecekler arasında bir ilişki olduğunu iddia etmektedir.
Bu, standart bir bilimsel neden-sonuç ihtiyazdır ve bilimsel olarak test edilebilir.
Fakat bunu yapıp da başarılı bir neden-sonuç ilişkisi kurabilen kimse olmamıştır.
Astrolojinin geçerli olmasını mümkün kılacak, söz konusu ilişkileri sağlayabilecek herhangi bir fiziksel kuvvet bulunmamaktadır.
2. Astroloji doğal dünyayı açıklamaya çalışmakta mıdır?
Evet, ancak astrolojinin yaptığı, aradaki nedenselliği ispatlamaksızın, çıkarım üzerine çıkarım inşa etmektir.
Örneğin, bahar ekinoksunda doğmuş olmak ile girişimci olmak arasında bir ilişki olduğunu ileri sürer.
Bu tarz ilişkileri ortaya koyan herhangi bir bilimsel araştırma bulunmamaktadır.
Buna rağmen astroloji, bu iddiadan yola çıkarak ek karakteristik kategorizasyonlara girmekte ve ispatlamadığı bir iddia üzerine hikayeler oturtmaktadır.
3. Astroloji test edilebilir iddiaları kullanmakta mıdır?
Hayır. Çünkü astroloji tarafından ileri sürülen iddialar öylesine geneldir ki herhangi bir diğer özellik de aradaki nedenselliği açıklamaya yetecektir.
Zaten Forer Barnum etkisi de bunu ispatlamakta.
Astrolojinin geçersizliğine neden bize uyuyormuş gibi gözüktüğünü izah etmektedir.
Öte yandan test edilebilir olan iddiaları da vardır.
Örneğin bir kişinin borcunun, o kişinin yönetimsel becerilerini etkilediği iddiası test edilebilir bir iddiadır.
Ancak bunu test edip de başarılı bir sonuç üretebilen kimse olmamıştır.
Yani astroloji, kendi test edilebilir iddialarının sınanmasında bile başarısızdır.
4. Astroloji kanıta dayalı bir uğraş mıdır?
Hayır. Çünkü astrologlar kendilerine sunulan kanıtlar ışığında iddialarını ve hipotezlerini terk etmezler.
Tam tersine, onları daha da sıkı savunarak alternatif açıklamalar üretmeye çalışırlar.
Daha önceden de bahsettik.
Ancak astrologları çok basit bir çifte kör testine tabi tutan ve Nature dergisine yayınlanan araştırmayı hatırlayın.
Astrologlar sistematik sonuçlar üretemedikleri gibi kanıt ışığında fikir değiştirmek yerine bahanelerle neden başarısız olduklarını geçiştirmeye çalışmaktadır.
5. Astroloji, bulgularını bilim cemiyetiyle paylaşmakta mıdır?
Hayır, bilimin en temel mekanizması bilimsel bulguları hakemli, güvenilir ve akran denetiminden geçen akademik jurnallerde yayınlamaktır.
Böylece diğer bilim insanları metotlarınızı, sonuçlarınızı, bu sonuçlardan ulaştığınız çıkarımları test edip onları kendi araştırmalarında kullanarak sizi sınayabilirler.
Astrolojide böyle bir mekanizma bulunmamaktadır.
Astrologlar iddia ve bulgularını akademik dergiler yerine magazin dergilerinde paylaşmaktadırlar.
6. Astroloji devam eden bilimsel araştırmalar üretebilmekte midir?
Hayır. Astrolojinin iddiaları bilimin evrimi içinde test edildi, sınandı ve başarısız oldu.
Bu nedenle bilim cemiyeti bu iddiaları terk edip daha gerçekçi ve bilimsel açıklamalara yöneldi.
Astroloji, icadından beri hiçbir bilimsel keşfe veya bulgaya katkı sağlamadı.
7. Astrologlar bilimsel metodolojiye uygun davranmakta mıdır?
Bilimde bir iddia ileri sürülürken aman canım biri zaten hatamı bulur diyerek konuya yaklaşılmaz.
Daha yayın aşamasına gelmeden iddialar tekrar tekrar çürütülmeye çalışır.
Alternatif açıklamalar üzerinde durularak iddialar sınanır.
Astrologlar ise daha kendi iddialarının akademik temelini sorgulamaksın halka yaymaktadır.
Dahası yukarıda da izah ettiğimiz gibi kendileriyle çelişen akademik sonuçları görmezden gelirler.
Astroloji bireylere zarar verebilir.
Sırf bu temel kriterlerdeki başarısızlığı bile astrolojiyi ciddiye almadan reddetmek için yeterlidir.
Ancak astrolojiyi reddetmenizin sebebi sadece bilim felsefesine dayalı sebepler olmak zorunda değildir.
Astroloji insanlara zarar verebilir.
Yani toplum üzerinde doğrudan olumsuz etkisi vardır.
Çünkü astroloji temelsiz varsayımlardan büyük iddialar üzerine inşa edilmiştir.
Öte yandan bilimin her alandan uzmanlar, zayıf verilerden büyük iddialar çıkarmamaya özen gösterirler.
Bir psikolog, herkesin standart kalıplara bölünemeyeceğini bilir.
Bu nedenle bireysel terapiler uygulanır.
Birekim, hasta hikayesi gibi bireysel özelliklerden yola çıkarak tedavi önerir.
İnsanları standart kategoriler bölmez.
Ancak astrologlar, gök cisimlerinin konumlarından yola çıkarak kişiliklerin 12 kalıba ayrıldığını
ve bunların spesifik bir bireyler için genel geçer yargılar üretmekte kullanılabileceğini iddia ederler.
Astroloji, bu yolla halka sahte umutlar pazarlamaktadır.
insanlar şu üç şeyi duymak isterler çünkü bunlar onları mutlu eder bir kendilerine dair olumluyanlar
iki gelişmekte olan olumsuzluklar üç geleceğe yönelik bilgiler bunlar kişilerin özgüvenini
artırır İlki başkalarından beklediğimiz onaylanma hissini tatmin eder diğer ikisi ise bilinmezlikleri
azaltarak bizi psikolojik olarak sorunlara ve bilinmezlere hazırlar ancak bir sorun var
astrolojinin size sundukları gerçek değildir astroloji kişilere sadece duymaktan hoşlanacağı
Hoşlandığı sandığı şeyleri pazarlar, gerçekleri değil.
Bu büyük bir problemdir.
Çünkü hatalı yönlendirme dolayısıyla astrolojinin iddiaları insanların gerçeğe yönelik algılarını saptırabilmektedir.
Örneğin bir üniversite öğrencisi adayına sınavı kazanacağının söylendiğine ve bu nedenle çalışmalarını gevşettiğini düşünün.
Sorumlu bir astrolog bundan kaçınabilir.
Ancak astroloji bir sınava yönelik başarı oranımızı tahmin edemedikten sonra gerçekten ne işe yarar ki?
Sıkıntıların var ama bunları aşacaksın gibi bir bilginin kişiye faydası nedir?
Sıkıntıların er ya da geç aşılacağı gerçeği sıradan bir istatistikli önermedir.
Gizli bir astrolojik öngörü değil.
Tabi ki astrolojide istenmeyen, olumsuz, üzücü iddialar da bulunmaktadır.
Bu, hiçbir sağlam temele dayanmıyor olsa da astrolojinin inandırıcılığını arttıran bir taraftır.
Aman canım, sadece iyi şeyler söylemiyorlar ki, yaygın bir astroloji savunusudur.
Ne var ki bu da bireyler için zararlıdır.
Çünkü kişileri tamamen asılsız bir şekilde strese ve paranoya yetebilir.
Hayat elbette üzüntüler ve mutlulukların bir toplamı.
bir karışımıdır. Elbette yeterince süre beklerseniz başınıza iyi ve kötü şeyler gelecektir. Bunu fark
etmek için astrolojiye ihtiyaç yoktur. Ancak astroloklar burç ve fallardan yola çıkarak bu
iyi ve kötü şeylerin yaşanabileceği alanları çok spesifik bir konuya, olaya odaklayabileceklerini
iddia etmektedirler. Bunu yaptıklarında kişilerin psikolojisini de bu iddialarına göre şekillendirmekte
ve onlara önyargılar yüklemektedirler. Örneğin sevgilinizin sizden ayrılacağının söylenmesi,
sevgilinize yönelik psikolojinizi doğrudan değiştirmektedir
ve belki de gerçekten bir kavgaya ve nihayetine ayrılmaya yol açacaktır.
Halbuki astrologların sevgilinizle ilişkinize dair en ufak bir fikri yoktu.
Astroloji, bireysel çeşitliliği temelsiz kategorilere böler.
Tür içindeki davranışlar geniş bir çeşitlilik göstermektedir.
Ancak astrolojinin önünde pazarlamaya çalıştığı şey,
gökyüzünlerine ve hareketlerine bakarak sizi sizden daha iyi bilebilecekleri iddiasıdır.
Bu sahte kategorizasyon olmasaydı, astroloji de olmazdı.
Çünkü astroloji, davranışlarımızın gerçekten de olduğu gibi kişisel özelliklere göre değişiyor olduğunu kabul etseydi, size herhangi bir umut pazarlayamazdı.
Çünkü dayanacağı bir kalıp olmazdı. Her davranış sıradan bireysel özelliklerden ibaret olurdu.
Bilim insanları her zaman matematiksel hata paylarından, istatistikten, çift kör deneylerinden, akran denetiminden söz ederler.
Astrologlardan bunları duymayız. Çünkü astroloji bir bilim değildir.
Eğer astrolojinin iddiaları basit bir çift kör testinden geçirilecek olsaydı,
astrologların iddialarının rastgelelikten öte olmadığı, hiçbir somut ve tekrar edilebilir sisteme dayanmadığı,
çünkü insanların söz konusu burçlara bölünemeyeceği gerçeğe görülürdü.
Ki görülmüştür.
Sonuç, astroloji bilimin geri kalanıyla aynı bilimsel standartlara tabi tuttuğumuzda bilimin sınavlarını geçememektedir.
Bu, astrolojiye karşı özel bir düşmanlık olmasından kaynaklı bir durum değildir.
Astroloji, bilimsel standartları tutturabilen bir altyapıya sahip değildir.
Çoğunluğu antik, büyük kısmı mistik, neredeyse tamamı hatalı iddialar üzerine kuruldur ve en basit testlerde bile başarısız olmaktadır.
Eğer öyle olmasaydı ve astroloji temel bilimsel testlerimizi geçebilseydi, bilimin geri kalanı astrolojiyi memnuniyetle kucaklar, araştırma programlarına dahil ederdi.
Düşünsenize, gök cisimleriyle insan psikolojisi arasında test edilebilir, güvenilir, tekrar edilebilir bir ilişki kurulacak ve bilim camiası buna sırt çevirecek.
Tam tersine, bilim insanları böyle bir mekanizmanın üzerine atlarlardı.
Kazların davranış kalıplarının keşfinde Nobel ödülleri verilmişken,
sırf astrolojinin insan davranışları ve evrenin işleyişi üzerindeki etkileri alanından kaç adet Nobel ödülü dağıtılacağını hayal edebiliyor musunuz?
Ancak bilim insanları bu alanın üzerine atlamıyorlar.
Çünkü alanın vaat ettiği bilimsel hiçbir veri bulunmuyor.
Uzun lafın kısası astroloji.
Sadece bir sahte bilimden ve para tuzağından ibaret.
Ve bu belki hukukta geçerli değil ama
büyük fizikçi Edward Taylor'ın da dediği
ve bilimde her zaman geçerli olduğu gibi astroloji
aksi kanıtlanana kadar suçludur.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
