Transkript
Ağaç aşırılama nedir, nasıl ve neden yapılır?
Aşırılama en basit tanımı ile üretmek istediğimiz ağaçtan kesilen dal, yani aşı kalemi ya da filizin aşı yapılacak ağaça yani anaça yerleştirilerek oraya tutunmasını ve büyümesini sağlamaktır.
Botanikte kullanılan aşırılama meyve ve süs ağaçlarının çoğaltılması amacıyla dünyanın her yerinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir.
Aşırılamanın tarihi ise oldukça eskilere dayanır.
Aşılamayla ilgili en eski yazılı kaynak ise Hipokrat'ın öğrencilerinin yazdığı düşünülen M.Ö.
424'e kaleme alınan Çocuğun Doğası Üzerine adlı kitaptır.
Kitaptaki bir pasajda şöyle yazmaktadır.
Bazı ağaçlar diğer ağaçlara yapılan aşılardan büyürler.
Bu ağaçlar üzerinde bağımlısı olarak yaşarlar ve meyveleri üzerine yaşadıkları ağaçtan farklıdır.
Bilgi aşılamayla ilgili eski belgelerin en önemlilerinden bir diğeri ise İncil'dir.
Yeni ahit 1. asrın 2.
yarısına itibaren yazılı metoda dönüştürülmüş bir kitaptır.
İçeriğinin bir kısmında bitkide ve tarıma değer verilir.
Romalılar kısmında şöyle yazar.
Ama zeytin ağacının bazı dalları kesildiyse ve sen yabanıl bir zeytin filizi iken onların yerine aşılanıp ağacın semiz köküne ortak oldunsa o dallara karşı övünme.
Eğer övünüyorsan unutma ki sen kökü taşımıyorsun.
Kök seni taşıyor. O zaman ben aşılanayım diye dallar kesildi diyeceksin.
Doğru onlar imansızlık yüzünden kesildiler.
Sen ise imanla yerinde duruyorsun.
Böbürlenme, kork. Çünkü tanrı asıl dalları esirgemediyse seni de esirgemeyecektir.
Çoğu ağacın kendi türüyle aşılanması gerekir.
Bununla birlikte aynı cinse ait farklı türlerle de aşılama yapmak mümkündür.
Örneğin akı ağaç türleri olan Asar japonikum, A.
sirsinatum ve A.
shirasavanum türlerinin hepsi de Asar palmatum anaç ağacı üzerine aşılanabilir.
Çam ağaçları için ise hatırlanması gereken kural iğne sayısına göre aşılama yapmaktır.
Örneğin 5 inili çam türü, diğer 5 inili çam türü üzerine aşılanmalıdır.
Aşılama sırasında hücresel düzeyde 2 ağaç tek bir yapı oluşturmak için damar sistemleri iletişim kurmaya ve birleştirmeye çalışır.
DNA değişimi yapılamaz ancak sağlıklı bir bağlantı için benzer hücreler gerektirir.
Anaç, hücresel veya kimyasal uyumluluklar nedeniyle iletişim kuramalı dokular bulursa aşı başarısız olur.
Aşılama ağaç ve bitkilerdeki tomocuklama döneminden önce veya sonra yapılabilir.
Çoğu aşılama kış ve erken ilkbahar döneminde yapılır.
Bazı yaprak döken ağaçlar genellikle kış aylarında aşılanır.
Aşılama neden yapılır? Aşılamanın yapılmasındaki en büyük amaç, büyük meyve veya bol çiçeklenme gibi bir ağacın en iyi özelliklerinin kuşaktan kuşa aktarılmasını sağlamaktır.
Aşılama teknikleri kolay olduğu için sayıca azalan ağaçların veya bitkilerin çoğaltılması da sağlanır.
Bu yöntemle ağaçların ve bitkilerin çeşitleri arttırılabilir.
Bazı bodur ağaçlardan ana çağçı olarak faydalanabilir.
Meyve ağaçlarının tohumlarını üreterek meyve elde etmek çok uzun zaman alır.
Aşılama yöntemiyle çok kısa sürede meyve elde etmek mümkündür.
Örneğin tohumdan yetiştirilen bir avokado ağacı 6 ile 10 yıl arasında veya daha fazla sürede meyve verirken aşılı bir avokado ağacı 3 ile 4 yıl içinde meyve üretebilir.
Aşılamayla bir ağacın normalde yetişemediği topraklarda yetişmesi sağlanabilir.
Doğal olarak bir ağacı büyüyemeyeceği bir yere dikiyorsanız kısa bir ömre sahip olur ama o ağacı uygun bir anaç kullanarak aşılarsanız olumsuz koşullarda bile büyüyebilir.
Belirli anaç ağaçlar ağır veya kirli topraklar gibi farklı toprak tipleriyle başa çıkmak veya belirli hastalıklara karşı koymak için kullanılabilir.
Aşılama ile ilgili temel kural birbirine benzeyen ağaçların aşılanmasıdır.
Yani elma anacına elma ağacı, armut anacına armut ağacı aşılanması gibi.
Aşılama yöntemleri nelerdir peki?
Ağaç aşılama özellikle meyve ağaçları üzerinde çokça uygulanır.
Farklı aşılama teknikleri ağaçların ve bitkilerin farklı ihtiyaçlarını gidermek için kullanılır.
Aşılama tekniği genel olarak ikiye ayrılır.
Göz aşısı ve kalem aşısı.
Bunlar da kendi aralarında farklı şekillerde kullanılan yöntemlere ayrılırlar.
Göz aşısı nedir ve yöntemleri nelerdir?
Göz aşısı daha çok fidanlar ve meyve ağaçlarına uygulanır ama ağaç aşılanmasını istediğimiz ağaçtan alınan gözün yani filizin anaç ağacı yerleştirip büyümesini sağlamaktır.
Mart-Nisan aylarında yapılan göz aşısına erken sürgün aşısı, Mayıs-Azir'in aylarında yapılan göz aşısına sürgün göz aşısı ve Eylül-Ekim aylarında yapılan göz aşısına durgun göz aşısı denir.
Sürgün göz aşısında filiz kışa kadar büyürken durgun göz aşısında filiz kışın duraklama evresine girer ve ilkbaharda sürmeye devam eder.
Bu yüzden yaz döneminin kısa sürdüğü bölgelerde bu aşıyı yapmak daha doğru olur.
T göz aşısı ya da kalkan aşı.
En çok bilinen ve uygulanan yöntemdir.
Büyüme evresindeki ana çağ açıları uygulanır.
Anaç ağaç topraktan 5-25 cm yüksekliğinde T şeklinde kesilir.
Göz anaçta açılan T şeklinde yerleştirilir.
Aşılanan yer hava almayacak şekilde bağlanır.
Genellikle burada farya kağıdı kullanılır ve 15-20 gün sonra açılır.
Yağmurlu bölgelerde ise yağmur suları aşılanan yere zarar vermesin diye T şekli ters yöne kesilerek yapılır.
Ters T göz aşısı.
Buğra aşısı. Ceviz, kestane, sakız gibi ağaçlar uygulanır.
Boru aşısı için aşılamak istediğimiz ağaçtan üzerinde bir göz yani filiz bulunan kabuk parçası boru şeklinde çıkarılır.
Daha sonra anaç ağaçta aşılama yapacak kısmın kabuğu soyulur ve boru şeklindeki kabuk buraya yerleştirilir ve bağlanır.
Yama göz aşısı. Anaç ağaçtan dikdörtgen şeklinde üzerinde göz bulunan bir kabuk kesilerek yerine aşılamak istediğimiz üzerinde göz bulunan ağacın parçası yerleştirilir ve bağlanır.
Bu yöntem genellikle T göz aşısı başarısız olmuşsa kullanılır.
Gece ve gönül sıcaklık farkının az olduğu dönemlerde yapılmalıdır.
Kaleme aşısı nedir ve yöntemleri nelerdir?
Kalem ağacın üzerindeki sürgüden büyüyen ve üzerinde uyuyan gözler bulunan kalem şeklindeki dallardır.
Kalem denilen bu dallar anaç ağacın kambiyum yani ağaç kesildiğinde ortaya çıkan hık kalkılı bölgelerine girecek şekilde bağlanmasıyla kalem aşısı yapılır.
Dilcikli aşı. Çapı 0.6 cm ile 1.2 cm çapında olan anaç ağaçları için kullanılır.
Anaç ağaçın ve kalemin aynı kalınlıkta olması gerekir.
Anaçta ve kalemde kesilen tersi yönde çapraz ve zikzak şeklinde yani dilcikli, Kesilerek üst debilmesi sağlanır ve güzelce bağlanır.
Dilciksiz aşı yani ekleme aşı.
Bu yöntemde ise dilcikler kesilmeden sadece tersi yönde çapraz kesilmesiyle elde edilen eşit uzunluk ve kalınlıktaki anaç ve kalem birbirine bağlanmasıyla oluşur.
Kenar yan aşı. Anaç ağacın kalemden daha kalın olduğu durumlarda uygulanır.
Anaç ağaçta derinliği 3 cm civarında olacak şekilde çapraz meyilli ince bir dilim kesilir.
Üzerinde gözler bulunan yaklaşık 8 cm uzunluğundaki kalemin ucuda çapraz kesilerek anaçtan kesilen dilimli yerine yerleştirilir.
Anaç ve kalemdeki halkaların çakışmaya salınır ve bağlanır.
Yarmı aşı Diğer kalem aşılarının uygulanamadığı daha kalın gövdeli anaçlar uygulanır.
Ayrıca bu yöntemle ağacın farklı dallara sahip olması da sağlanır.
Anaç ağacın kesilen gövdesinin tepesinde bir yarık oluşturulur.
Üzerinde gözler bulunan kalemler yarıkların iki yanında kabuklar aynı hizaya gelecek şekilde yerleştirilir ve aşım ağacını sürülür.
Kalkma aşı Göz açısı tutmadığı zaman 7,5-10 cm kalınlığındaki anaçlar uygulanır.
Anaç ağacın tepesinden çok hafif meyilli ve topraktan uzaklığı yaklaşık 20 cm olacak şekilde kesilir.
Anaç ağacın kesilen yerinin yüksek tarafından yaklaşık 4-5 cm uzunluğunda V şeklinde bir çıkıntı kesilir.
Üzerinde gözler bulunan yaklaşık 10 cm uzunluğundaki kalem çıkıntıya yerleştirilir.
Kabuk çoban açı.
Çapı 25-30 cm olan daha büyük ağaçlar uygulanır.
Düzgünce kesilen ağaçların kabuğunun iç kısmından kertikler açılır.
10-15 cm uzunluğunda üzerinde bu gözler bulunan uçları yontulmuş kalemler bu kağıtlıklara yerleştirilir.
Yanaştırma aşı. Bu yöntemde ise anaç ağacın ve kalemin üzerinden birer kesinti alınarak kesilen bölgelerin üst üste geçmesi anılır ve bağlanır.
İngiliz kalem aşısı. Kışın sera gibi kapalı yerlerde yapılır.
Tepesi kesilmiş anacın tepesinden dikine de 3-4 cm kesilir.
Aynı kalınlıkta üzerinde gözler bulunan kalemden de aynı şekilde kesim yapılarak kesilen yerler birbirinin üzerine gelecek şekilde yapıştırılır.
Aşılama işleminden sonraki süreç.
Aşılama işleminden sonra aşılı bölgeyi güneş ışığından, yağmurdan ve böceklerden korumak gerekir.
Aşılanan bölgeyi yağmurdan korurken aynı zamanda nemli kalmasını da sağlamak gerekir.
Çünkü büyümek için neme ihtiyacı vardır.
Direkt gelen güneş ışınları büyüyen hücrelere zarar verir.
O yüzden direkt güneş ışınlarından korumak gerekir.
Aşılanmamış dalları bulamak, aşılanan dala daha fazla enerji gitmesini sağlar.
Bu yüzden ağacın diğer dalları uygun şekilde bulanabilir.
Aşılanan bölgeyi bağladığımız için büyüdüğü zaman sıkışıp kalmasın diye bağladığımız bantlar veya hepler kesilmelidir.
Aşılama işleminin gerçekleşmeme nedenleri Aşılamanın tutmamada zamanla yapılan bütün işlemler zamanla ürün kalma nedeni olur.
Aşılamanın tutmaması ağaçlar arasındaki uyumsuzluktan ya da aşılamanın gerçekleşebileceği koşulların sağlanılmasına karar verilir.
Ayrıca doğru yöntemle aşılama yapmamak aşının tutmama nedenlerinden biridir.
Anaç ağaç ile göz ve kalem arasındaki oransızlık olduğunu da tutmayabilir.
Peki farklı meyve ağaçları birbirine aşılayabilir mi?
Çok sene meyve taşıyan bir ağaç yaratmanın püf noktası aynı anaç üzerine birkaç yumurtanın aşılanmasıdır.
Göz aşısı en uygundur çünkü anaç bu yöntemle en az şoku geçirir.
Aşılamada uyumluluk önemlidir bazen uyumlusu aşılamalar hayatta kalsa da sonunda başarısız olurlar.
Meyve ağaçlarının çoğu kendi türleriyle uyumludur ama aynı cinsten farklı türlerde uyumlu olabilirler.
Örneğin erik, nektarin ve şeftali gibi aynı prunus cinsine ait olan farklı tür ağaçlar aynı ağaca aşılanabilir.
Farklı tür elma ağaçları kendi kendine tozlaştırabilsinle genellikle birlikte aşılanırlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
